(13) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Ölüp de Allah katında büyük bir hayra sahip olan hiçbir kulu, dünyaya tekrar dönmek, dünya ve dünyadaki her şeyin kendinin olması karşılığında asla onu sevindirmez! Bundan yalnız şehid müstesnadır! Muhakkak ki, o şehid olmanın fazileti sebebiyle gördüğü şeylerden dolayı tekrar dünyaya dönmek ve dünyada tekrar Allah’ın Yolunda öldürülmek onu sevindirir.”
Buhari 2644, Müslim 1877
(14) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Cennete giren hiç kimse, yeryüzündeki her şeye sahip olsa bile tekrar dünyaya dönmeyi istemez! Şehid bundan müstesnadır! Şüphesiz ki, o görmekte olduğu kerametlerden dolayı tekrar dünyaya dönmeyi ve on kere öldürülmeyi temenni eder!”
Buhari 2662
(15) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Sadık olarak şehid olmak isteyene, kendine bir musibet isabet etmese de şehidlik derecesi verilir!”
Müslim 1908/156
(16) Mesruk (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
“Biz, Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh)’a Allah’ın:
“Allah’ın Yolunda öldürülenleri ölüler sanma! Hayır, onlar bilakis diridirler! Rableri katında rızıklanmaktadırlar! Allah’ın keremiyle kendilerine verdiklerinden mesrur olarak, arkalarında henüz (şehid olup) kendilerine yetişemeyenlere de korku olmadığına, onların da üzüntüye uğramayacaklarına sevinirler.” Ali İmran Suresi 169, 170 ayetinin tefsirini sorduk.
Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh)’da şöyle dedi:
−Biz de bunu sormuştuk da Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşdu:
−“Onların ruhları bir takım yeşil kuşların içindedirler. Onlar için Arş’a asılmış kandiller vardır. Onlar cennette diledikleri her yere uçarlar sonra o kandillere girerler. Rableri onlara muttali olup:
−‘Herhangi bir şey arzu ediyor musunuz?’ buyurur. Onlar da:
−Ne arzu edelim ki? Biz cennette dilediğimiz her yere gidebiliyoruz derler. Rableri bunu onlara üç defa tekrarlar. Onlar kendilerine bu teklif edilmekten vazgeçilmeyeceğini görünce:
−Ey Rabbimiz! Bizim Senin Yolunda tekrar öldürülmemiz için bizim ruhlarımızı cesetlerimize iade etmeni istiyoruz derler! Nihayet Rableri kendileri için bir şey istemediklerini görünce, onlar terk olunur.”
Müslim 1887/121
(17) Abdullah bin Kays (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Ben babamdan işittim, düşmanın hemen önünde olduğu halde şöyle diyordu:
−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Şüphesiz ki, cennetin kapıları kılıçların gölgesi altındadır!
Kays’ın bu hadisi üzerine, üzerindeki elbisesi eski ve dağınık bir kimse ayağa kalktı ve:
−Ya Eba Musa! Sen bunu, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) söylerken bizzat işittin mi? dedi. Ebu Musa (Radiyallahu Anh)’da şöyle dedi:
−Evet! Bunun üzerine o kimse arkadaşlarının yanına döndü ve:
−Sizlere selam okuyorum dedi ve sonra kılıcının kınını kırıp attı! Sonra kılıcıyla düşmana doğru yürüdü ve onunla düşmana vura vura şehid düştü!
Müslim 1902/146
(18) Ebu Katade (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün sahabelerin yanında ayağa kalktı ve onlara hitaben şöyle buyurdu:
“Şüphesiz ki, Allah’ın Yolunda cihad ve Allah’a iman amellerin en faziletlisidir!”
Bunun üzerine biri kalkıp:
−Ya Rasulallah! Eğer Allah’ın Yolunda öldürülürsem günahlarım benden silinir mi? bu hususta ki görüşün nedir? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de ona şöyle buyurdu:
−“Eğer sabredici, ecrini sadece Allah’tan umarak savaşır, ileri atılıcı ve geri kaçıcı olmadan Allah’ın Yolunda öldürülürsen evet.”
Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o kimseye şöyle buyurdu:
−“Nasıl dedin?”
O kimse:
−Eğer Allah’ın Yolunda öldürülürsem günahlarım benden silinir mi? bu hususta ki görüşün nedir? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de ona şöyle buyurdu:
−“Eğer sabredici, ecrini sadece Allah’tan umarak savaşır, ileri atılıcı ve geri kaçıcı olmadan Allah’ın Yolunda öldürülürsen evet. Ancak kul borcu müstesnadır! Bunu bana (az önce) Cebrail söyledi!”
Yani borçlu şehidde olsa, alacaklı alacağından vaz geçip borçluya hakkını helal etmedikçe, Allah’ın onu bağışlamayacağını ifade etmek istiyor. Bu hadisin hemen altındaki Abdullah bin Amr hadisi de buna şahidlik eder.
Müslim 1885/117
(19) Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Şehid için borçtan gayrı her günah bağışlanır.”
Müslim 1886/119
(20) Ebu Musa (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Bir bedevi, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e:
−Bazı kimseler ganimet almak için savaşır, bazı kimseler insanlar arasında ismi anılması için savaşır, bazı kimseler de iyi savaşçı olduğu görünsün diye savaşır. Bunlardan Allah’ın Yolunda olan kimdir? dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:
−“Kim Allah’ın kelimesi en yüksek olsun diye savaşırsa, işte o kimse Allah’ın Yolundadır!”
Buhari 2908, Müslim 1904/149
(21) Cundeb bin Beceli (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, hak ve batıl olduğu belli olmayan, karanlık bir davanın bayrağı altında kavmiyete çağırarak yahut kavmiyete yardım ederek öldürülürse, tam bir cahiliye ölümüyle ölmüş olur!”
Müslim 1850/57