Soru: Ramazan ayında babam bizden yemekten sonra yemek duası yapmamızı istiyor. Fakat sofrada o kadar erkek varken bir kızın dua etmesi caiz midir?
Cevap: Öncelikle yemek duası Ramazan’a has değildir! Yani her yemekten sonra yapılması gerekir! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetine baktığımız zaman yemek duasını herkesin kendi yaptığını görüyoruz.
Birinin yemek duası yapıp diğerlerinin de amin demesi, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetinde olmayan bir şeydir! Bir kadının erkeklerin yanında dua etmesi hiçte doğru bir hareket değildir! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetinde olan yemek duaları şunlardır.
(1) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
إِذَا أَكَلَ أَحَدكُمْ طَعَامًا فَلْيَقُلْ بِسْمِ اللهِ فَإِنَّ نَسِيَ فِي أَوَّلِهِ فَلْيَقُلْ بِسْمِ اللهِ فِي أَوَّلِهِ وَآخِرِهِ
“Sizden biriniz yemek yiyeceği vakit, ‘BİSMİLLAH’ desin!..”
Tirmizi 1920, Ebu Davud 3767
(2) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
إِذَا أَكَلَ أَحَدكُمْ طَعَامًا فَلْيَقُلْ بِسْمِ اللهِ فَإِنَّ نَسِيَ فِي أَوَّلِهِ فَلْيَقُلْ بِسْمِ اللهِ فِي أَوَّلِهِ وَآخِرِهِ
Biriniz bir yemek yediği vakit, ‘Bismillah’ desin! Yemeğin evvelinde onu söylemeyi unutursa hatırladığında, ‘Bismillah Fî Evvelihi Ve Ahirihi’ desin!”
Tirmizi 1920, Ebu Davud 3767
الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَطْعَمَنِي هَذَا، وَرَزَقَنِيهِ مِنْ غَيْرِحَوْلٍ مِنِّي، وَلاَ قُوَّةٍ
“Benden hiçbir hareket ve kuvvet harcamaksızın bana bu yemeği yediren ve beni onunla rızıklandıran Allah’a hamdolsun.”
Tirmizi
الْحَمْدُ لِلَّهِ حَمْدًا كَثِيرًا طَيِّبًا مُبَارَكًا فِيهِ، غَيْرَ مَكْفِيٍّ، وَلاَ مُوَدَّعٍ، وَلاَ مُسْتَغْنىً عَنْهُ رَبَّنَا
“Çok tertemiz ve mubarek çokça hamd, yalnızca sonsuz ve terk olunmayan, kendisinden müstağni olunmayarak yapılan hamd, Rabbimiz Allah’adır.”
Buhari, Tirmizi
اللَّهُمَّ بَارِكْ لَهُمْ فِيمَا رَزَقْتَهُمْ، وَاغْفِرْ لَهُمْ، وَارْحَمْهُمْ
“Allah’ım! Onlara rızık olarak verdiklerine bereket ver, onları bağışla ve onlara merhamet et.”
Müslim
اللَّهُمَّ أَطْعِمْ مَنْ أَطْعَمَنِي وَاسْقِ مَنْ سَقَانِي
“Ey Allah’ım! Bana yemek verene yemek ver. Bana su verene su ver.”
Müslim
Abdullah bin Zubeyr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sa’d bin Muaz (Radiyallahu Anh)’ın yanında iftar etti. Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dua etti:
أَفْطَرَ عِنْدَكُمُ الصَّائِمُونَ، وَأَكَـلَ طَعـَامَكُمُ الْأَبْرَارُ، وَصَلَّتْ عَلَيْكُمُ الْمَلآئِكَةُ
“Eftara İndekumu’s-Sâimûn Ve Ekele Taâmekum’l-Ebrâr, Ve Sallet Aleykumu’l-Melâikeh.”
“Oruçlular yanınızda iftar etsin, Yemeğinizi iyiler yesin ve melekler de sizin için Allah’a istiğfarda bulunsun.”
İbni Mace 1747, Ebu Davud 3858, Nesei Ameli’l-Yevm 299, İbnu’s-Sünni Ameli’l-Yevm 382, İbni Hibban 5296, Beyhaki 7/287, Begavi 3320, Abdurrezzak 7907, Albânî Adabu’z-Zifaf 170
Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) orucunu açtığı zaman şöyle derdi:
ذَهَبَ الظَّمَأُ، وَابْتَلَّتِ الْعُرُوقُ، وَثَبَتَ الْأَجْرُ إِنْ شَآءَ اللهُ
“Zehebe’z-Zemeu, Vebtelleti’l-Urugu, Ve Sebete’l-Ecru, İnşaallah.”
“Susuzluk gitti ve damarlar ıslandı. Allah’ın izniyle ecir sabit oldu.”
Ebu Davud 2357, Nesei Ameli’l-Yevm 301, Hakim 1/42, Beyhaki 4/239, Begavi 1740, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 920