(189) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle demiştir:
“Biz, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in namazının bittiğini, tekbir sesinden anlardık.”
Buhari 827, Müslim 583/120, Ebu Davud 1002, 1003, Nesei 1334, Ebu Avane 2/243, Tabarani Mucemu’l-Kebir 12200, Beyhaki 2/184, Begavi 712, Abdurrezzak 3225, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/367
(190) Sevban (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazdan çıktığı zaman üç kere şöyle derdi:
“Estağfirullah, Estağfirullah, Estağfirullah.”
Sonra da şöyle derdi:
“Allahumme Entesselamu ve Minkesselamu Tebarekte Ya Ze’l-Celali Ve’l-İkram.”
İbni Mace 928, Müslim 591/135, Ebu Avane 2/242, Ebu Davud 1513, Nesei 1336, Tirmizi 300, Darimi 1/311, İbni Huzeyme 737, 738, Beyhaki 2/183, Begavi 714, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/275, 279
(191) Abdullah bin Zubeyr (Radiyallahu Anh) her namazda selam verdikten sonra şöyle dua edredi:
لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَـمْدُ، وَهُوَعَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ لاَحَوْلَ، وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللهِ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ، وَلاَ نَعْبُدُ إِلاَّ إِيَّاهُ، لَهُ النِّعْمَةُ، وَلَهُ الْفَضْلُ، وَلَهُ الثَّنَآءُ الْحَسَنُ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ، وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ
“La İlahe İllallahu Vahdehu La Şerike Leh. Lehul Mulku Velehul Hamdu Ve Huve Ala Kulli Şeyin Kadir. La Havle Vela Kuvvete İlla Billah. La İlahe İllallah. Ve La Nağbudu İlla İyyah. Lehu’n-Niğmetu Velehu’l-Fadlu Velehus Senau’l-Hasenu. La İlahe İllallahu Muhlisine Lehuddine Velev Kerihe’l-Kafirune.”
Abdullah bin Zubeyr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) her namazdan sonra bu lafızlarla tespih ederdi.
Müslim 594/139, Ebu Avane 2/245, 246, Ebu Davud 1507, Nesei 3/70, İbni Huzeyme 741, İbni Hibban 2008, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/4
(192) Muğire bin Şube Muaviye’ye şöyle yazdı:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazı bitirip selam verdiği zaman şöyle derdi:
لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَعَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، اللَّهُمَّ لاَ مَانِعَ لِمَا أَعْطَيْتَ، وَلاَمُعْطِيَ لِمَـا مَنَعْتَ، وَلاَيَنْفَعُ ذَا الْجَدِّ مِنْكَ الْجَدُّ
“La İlahe İllallahu Vahdehu La Şerike Leh Lehul Mulku Velehu’l-Hamdu Ve Huve Ala Kulli Şeyin Kadir. Allahumme La Mania Lima Ağteyte Ve La Muğtiye Lima Menağte, La Yenfau Ze’l-Ceddi Minke’l-Ceddu.”
Duanın Manası: “Bir ve ortağı olmayan Allah’tan başka ilah yoktur. Mülk O’nundur, hamd O’nadır, O’nun her şeye gücü yeter. Ey Allah’ım! Verdiğin nimetlere mani olucu, mani olduklarını da verici yoktur. Güç ve kuvvet ancak Sendendir.”
Müslim 593/137, Buhari 6265, Ebu Avane 2/244, Ebu Davud 1505, Nesei 3/71, İbni Huzeyme 742, Abdurrezzak 4224, Tabarani Mucemu’l-Kebir 20/925, Beyhaki 2/185, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/250
(193) Muaz bin Cebel (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) elimi tuttu ve şöyle buyurdu:
−“Ya Muaz! Vallahi kuşkusuz ki ben seni seviyorum! Vallahi kuşkusuz ki ben seni seviyorum!”
Sonra da Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Ya Muaz! Her namazın ardından, şöyle demeni sana tavsiye ediyorum…”
اللَّهُمَّ أَعِنِّي عَلَى ذِكْرِكَ، وَشُكْرِكَ، وَحُسْنِ عِبَادَتِكَ
Allahumme Einni Ala Zikrike Ve Şükrike Ve Hüsni İbadetike.”
Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Seni zikretmeye, Sana şükretmeye ve Sana güzel ibadet etmeye karşı bana yardım et.”
Ebu Davud 1522, Nesei 1302, İbni Huzeyme 751, İbni Hibban 2020, Tabarani Mucemu’l-Kebir 20/110, Hakim 1010, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/245, Buhari Edebu’l-Müfred 690
(194) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Her namazın arkasında kim otuz üç kere; ‘Subhanallah’ der Allah’ı tesbih eder, ‘Elhamdulillah’ der otuz üç kere Allah’a hamd eder, ‘Allah-u Ekber’ der otuz üç kere Allah’ı tekbir eder ve bunlar doksan dokuz olur. Bunun akabinde ‘La İlahe İllallahu Vahdehu La Şerike Leh Lehul Mulku Velehul Hamdu Ve Huve Ala Kulli Şeyin Kadir’ der bununla tespihi yüze tamamlarsa, o kulun günahları denizin köpüğü kadar çok olsa da hepsi bağışlanır!”
Otuz üç kere:
سُبْحَانَ اللهِ
Duanın Manası: “Allah’ı her türlü noksanlıklardan tenzih ederim.”
Otuz üç kere:
الْحَمْدُ لِلَّهِ
Duanın Manası: “Hamd, Allah’a mahsustur.”
Otuz üç kere:
اللهُ أَكْبَرُ
Duanın Manası: “Allah en büyüktür.”
Yüzüncüsün de:
لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَعَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Duanın Manası: “Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. O, birdir ve hiçbir ortağı yoktur. Mülk O’nundur ve hamd O’nadır. O, her şeye gücü yetendir.”
Müslim 597/146, Ebu Avane 2/270, Beyhaki 2/187, Ahmed bin Hanbel Müsned 8842, 10271
(195) Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i tespihi elinin parmakları ile akdettiğini gördüm.”
Tirmizi 3715
(196) Muhacirlerden olan Yuseyre (Radiyallahu Anha) şöyle demiştir:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bize şöyle emretti:
“Size gerekli olan, Tesbih, Tehlil ve Takdis’dir, (yani bu tesbihatları elden bırakmayınız!) Ve bunları parmak uçlarıyla (veya parmak boğumuyla) çekiniz! Kuşkusuz ki parmaklar sorguya çekilecek ve konuşturulacaktır! Rahmeti unutarak gaflette olmayın!”
Not: Tesbih; “Subhanallah,” demektir. Tehlil; “La İlahe İllallah,” demektir. Takdis; “Subhane’l-Meliki’l-Kuddus” veya “Subbuhun, Kuddusun, Rabbu’l-Melaiketi Ve’r-Ruh,” demektir.
Tirmizi 3815, Ebu Davud 1501
(197) Ebu Ümame (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim farz namazların arkasından Ayete’l-Kursi’yi okursa, onunla cennete girmesi arasında engel, sadece ölümdür!”
İbni Sünni 124, Nesei Ameli’l-Yevm 100, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 972
(198) Ukbe bin Amir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) her namazın sonunda Muavvezat (İhlâs-Felak-Nâs) sureleri okumamı emretti!”
Ebu Davud 1523, Nesei 1335, Tirmizi 2903, İbni Sünni 122