Ayete’l-Kürsi’nin Fazileti

(1) Ubeyy ibni Kâb (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Ya Eba Munzir! Yanındaki Allah’ın kitabından en büyük ayet hangisidir bilir misin?”

Ben:

Allah ve Rasulü en iyi bilendir dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine şöyle buyurdu:

“Ya Eba Munzir! Yanındaki Allah’ın kitabından en büyük ayet hangisidir bilir misin?”

Bu sefer ben:

“...اللهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَالْحَيُّ الْقَيُّومُ” ayetidir, dedim. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) göğsüme vurdu ve şöyle buyurdu:

“Vallahi ilim sana afiyet olsun! Ya Eba Münzir!”

Müslim 810/258

(2) Ebu Umame (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herkim farz namazların arkasından Ayete’l-Kürsi’yi okursa, onunla cennete girmesine tek engel, sadece ölümdür!”

İbni Sünni 124, Nesei Ameli’l-Yevm 100, Tebarani Mucemu’l-Kebir 3/134, Tebarani Kitabu’d-Dua 675, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 972

(3) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni Ramazan zekatını korumaya vekil tayin etti. Ben de bir gece nöbette iken, birisi geldi ve zekat hurmalarından avuçlamaya başladı. Onu yakaladım ve:

Allah’a yemin olsun ki, seni Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e götüreceğim, dedim. O da bana:

Kuşkusuz ki, ben ihtiyaç sahibiyim! Üzerimde de bana muhtaç bir aile (geçimi) var! Benim bu aldığım şeye şiddetli ihtiyacım var! dedi. Bunun üzerine ben de onu bıraktım. Sabah olunca da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdu:

“Ya Eba Hureyre! Dün gece esirin ne yaptı!?”

Ben de:

Ya Rasulallah! Şiddetli ihtiyaçtan ve ailesinin çokluğundan şikayet etti. Ben de ona acıdım ve onu bıraktım dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de bana şöyle buyurdu:

“Fakat o sana muhakkak ki, yalan söylemiştir o yine gelecektir!”

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine gelecek dediği için, onun geleceğini bildim ve onu gözetledim. O geldi ve hurmadan avuçlamaya başladı. Onu yine yakaladım ve:

Seni elbette Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e götüreceğim dedim. O da bana:

Beni bırak! Çünkü ben muhtacım ve bakmam gereken büyük bir aile var bir daha dönmem! dedi. Ben de ona acıdım ve onu bıraktım. Sabah olunca da Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdu:

“Ya Eba Hureyre! Esirin ne yaptı?”

Ben de:

Ya Rasulallah! Şiddetli bir ihtiyaçtan ve ailesinin çokluğundan şikayet etti. Bende ona acıdım ve onu bıraktım dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

“Fakat o sana muhakkak ki, yalan söylemiştir ve yakında yine gelecektir!”

Onu üçüncü defa gözetledim. Geldi ve hurmadan avuçlamaya başladı. Onu yine yakaladım ve:

Bu defa seni muhakkak ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e götüreceğim dedim ve:

Üç defadır bir daha dönmem diyorsun ama yine geliyorsun, dedim. O bana:

Beni bırak da sana bir takım kelimeler öğreteyim! Allah sana bu kelimelerle fayda ihsan eder, dedi. Bende ona:

Bu kelimeler nedir? dedim. O da bana:

Yatağına girdiğinde: “اللهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَالْحَيُّ الْقَيُّومُ” ayetini sonuna kadar oku! dedi. Muhakkak seni Allah tarafından bir koruyucu sabaha kadar korur ve hiçbir şeytan sana yaklaşamaz! dedi. Ben de onu salıverdim. Sabah olunca Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdu:

“Dün gece esirin ne yaptı?”

Ben de:

Ya Rasulallah! O esir bana bir takım kelimeler öğreteceğini bunlar sebebiyle Allah’ın bana hayır ve yarar ihsan edeceğini söyledi. Ben de onu salıverdim dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Bu kelimeler nedir?”

Ben de:

Bana yatağıma girdiğimde: “اللهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَالْحَيُّ الْقَيُّومُ” ayetini sonuna kadar oku! dedi ve yine bana o:

Allah tarafıntan bir koruyucu seni sabaha kadar korur ve asla ayrılmaz ve sana şeytan da yaklaşamaz! dedi, diye cevap verdim. Sahabeler hayır öğrenmeye pek hırslı idiler. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

“Dikkat! Bu esir çok yalancı olduğu halde sana doğru söylemiştir! Ya Eba Hureyre! Üç gecedir seninle konuşan kim biliyor musun?”

Ben de:

Bilmiyorum! dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

“O şeytandır!”

Buhari 2142

(4) Ubeyy ibni Ka’b (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Bir hurma harmanı vardı. Hurmalar azalıyordu. Bir gece onları bekledim. Derken birden yeni buluğa girmiş çocuğa benzer bir hayvan geldi ve selam verdim. Selamımı aldı. Buna müteakiben ona:

Sen cin misin, yoksa insan mısın? dedim.

Ben cinim, dedi.

Bana elini uzat dedim. Bana elini uzattı. Eli köpek eli gibi ve tüyü de köpek tüyü gibiydi!

Cinler bu şekilde mi yaratılmıştır? dedim.

Cinler bilir ki, içlerinde benden daha çirkin bir adam vardır! dedi. (Şeytanı kastediyor!)

Bana niye geldin? dedim.

Senin sadaka vermeyi sevdiğin bize ulaştı. Bu nedenle senin hurmalarından nasibimizi almayı geldik, dedi.

Sizden nasıl kurtuluruz? dedim. O da bana şöyle dedi:

Kim, Bakara Suresinde ki, “اللهُ لآ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ” ayetini akşam okursa, sabaha kadar bizden korunursun. Kim de bu ayeti sabahleyin okursa akşama kadar bizden korunur! Ayetin tamamı şöyledir:

اللهُ لآ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَآءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ

Sabah olunca, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına geldim ve bu olayı, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e anlattım. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

“Habis doğru söylemiş!”

Tergib ve Terhib 2/87

(5) Ebu Eyyub el-Ensari (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

İçerisinde hurma bulunan bir ambarım vardı. Cin gelir o hurmadan alırdı. Bunu Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e şikayet ettim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

“Git! Onu görünce ‘Bismillah’ diyerek Allah’ın Rasulune cevap ver, de!”

Ben de onu yakaladım. Bir daha gelmeyeceğine yemin etti ve ben de onu serbest bıraktım. Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldiğimde şöyle buyurdu:

“Yakaladığın kimse ne yaptı?”

Geri gelmeyeceğine yemin etti, dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

“Yalan söylemiştir! Yalanı üzerine geri döner!”

Onu diğer bir defa daha yakaladım. Geri dönmeyeceğine yemin etti ve ben de onu serbest bıraktım. Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldiğimde şöyle buyurdu:

“Yakalayıp esir ettiğin ne yaptı?”

Geri dönmeyeceğine yemin etti, dedim. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

“Yalan söylemiştir! Geri döner!”

Onu tekrar yakalayıp:

Seni Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e götürmeden bırakmam, dediğimde bana şöyle dedi:

Sana bir şey hatırlatacağım. Bu, Ayete’l-Kürsi’dir. Onu evinde oku, sana ne şeytan ve ne de başkası yaklaşamaz! Ben de onu serbest bırakıp Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldiğimde bana şöyle buyurdu:

“Esirin ne yaptı?”

Onun bana söylediğini haber verdim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

“O çok yalancı olduğu halde doğru söylemiştir!”

Tergib ve Terhib 3/309