Duanın şartları olduğu gibi, kemâle ulaşması için de adabı vardır. Bu adaptan bazıları:
Fudale bin Ubeyd (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Sizden biri dua edeceği vakit Rabbine hamd ve sena ile başlasın! Sonra Nebi’ye salât etsin! Sonra dilediği şeyi istesin!”
Tirmizi 3708
Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu
“Sizden biri acele edip de, dua ettim bana icabet olunmadı demediği müddetçe o kimseye icabet olunur.”
Tirmizi 3609, İbni Mace 3853
Duadan fayda sağlanması ve zararın def edilmesi kast olunur. Aile, mal ve canın aleyhinde yapılan duanın gerisinde hiçbir maslahat yoktur. Aksine bu, dua eden kimse için sırf zarardır. Kişi ailesinin, evladının, malının ve canının bozulmasından veya onlara zararın ulaşmasından ne umar? Bundan dolayı Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Nefisleriniz aleyhine dua etmeyin! Çocuklarınız aleyhine dua etmeyin! Mallarınız aleyhine dua etmeyin!..”
Ebu Davud 1532
Ebu Musa el-Eş’ari (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dua etti ve ellerini kaldırdı. Hatta koltuk altlarının beyazını gördüm.”
Buhari 6323
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Rabbimiz Tebareke ve Teâlâ çok hayâlıdır ve çok cömerttir. Kulu O’na ellerini kaldırdığı vakit onu bomboş olarak geri çevirmekten hayâ eder.”
Ebu Davud 1488, İbni Mace 3865
İnsanların çoğu bundan gafildir. Onları sadece büyük işlerde ve şiddetli belalarda Allah’a sığınıp, O’ndan istediklerini görürsün. Bunun dışındaki şeylerde ise Allah’tan bir şey istemezler. Bu hatadır, Müslümana yakışan büyük veya küçük bütün isteklerini Allah’a arz etmesidir.