Cihadda Elde Edilen Mallar
İle İlgili Konular

(44) Savaş Alanından Kaçmanın Günahı!

(72) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Helak edici yedi şeyden uzak durup sakınınız!”

Sahabeler:

−Ya Rasulallah! Onlar nelerdir? dediler. Rasulullah(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

1) “Allah’a şirk koşmak,

2) Sihir yapmak,

3) Allah’ın haram kıldığı bir canı öldürmek, ancak haklı olarak öldürülürse bu müstesnadır,

4) Faiz yemek,

5) Yetimin malını yemek,

6) Düşmanla karşı karşıya iken hücum esnasında savaştan kaçmak ve

7) Zinadan korunmuş saf mü’min kadınlara zina iftirasında bulunmaktır!”

Buhari 2615, Müslim 89/145, Ebu Davud 2874, Nesei 3673, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1335

(45) Ganimetlerin Helal Oluşu

(73) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Ganimetler bana helal kılındı.”

Buhari 2905

(74) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Nebiler üzerine altı şeyle tafdil olundum.

1) Bana Cevâmiu’l-Kelim verildi.

2) Düşmanlarıma korku salmakla mensur kılındım.

3) Ganimetler bana helal kılındı.

4) Yeryüzü bana bir temizlik vasıtası ve bir mescid kılındı.

5) Halkın hepsine Nebi olarak gönderildim.

6) Benimle Nebilik sona erdi!”

Müslim 523/5, Ebu Avane 1/395, Tirmizi 1553, İbni Mace 567, Begavi 3617, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/411, 412

(46) Savaşıp Ganimet Elde Eden Kimsenin Sevabı

(75) Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Allah’ın Yolunda savaşa gidenlerden Mücahidler ganimet elde ederlerse, ahiret ecirlerinden üçte ikisini acele ile dünyada iken almış ve kendilerine üçte bir ecir kalmış olur. Eğer ganimet elde edememişlerse onların ecirleri kendilerine tam verilir.”

Müslim 1906/153, Ebu Davud 2497, İbni Mace 2785, Nesei 3074, Ahmed bin Hanbel Müsned

(47) Ganimetlerin Taksimi

(76) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ganimet malından at için iki pay, sahibi için de bir pay tayin etmiştir.”

Buhari 2696, Müslim 1762/57

(77) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Ben size ne bir şeyi verebilirim ne de engel olabilirim! Ben taksim ediciyim, emrolunduğum yere koyarım.”

Buhari 2902

(48) Ganimette Müslümanların Genel Maslahatını Gözetmek

(78) Ömer bin el-Hattab (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, insanların sonra gelen nesillerini aynı seviyede hiçbir şeysiz terk etme korkum olmasaydı, elbette fethedilen her memleketin arazisini Müslümanlar arasında Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Hayberi taksim ettiğim gibi taksim ederdim. Fakat ben fethedilen araziyi hazine malı olarak onlara terk ediyorum.”

Buhari 3945

(49) Ganimetten Müellefey-i Kulûba Verilmesi

(79) Sa’d bin Ebi Vakkas (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gönülleri İslam’a ısındırılan bazı kişilere ganimetlerden veriyordu. Ben de onların içinde oturuyordum. Sa’d bin Ebi Vakkas (Radiyallahu Anh) dedi ki:

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlardan en hoşuma giden bir kişiyi terk etti ona bir şey vermedi! Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e doğru kalktım ve usulca:

−Falan kimseyi neden bıraktın? Vallahi ben onu mü’min olarak biliyorum! dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“(Mü’min deme!) Müslüman de!”

Biraz sustum sonra o kişi hakkında bildiğim şeyler bana galip geldi de:

−Ya Rasulallah! Falanca kişiden sana ne oldu ki, onu terk ettin! Vallahi ben onun mü’min olduğunu biliyorum! dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“(Mü’min deme!) Müslüman de!”

Biraz sustum sonra o kişi hakkında bildiğim şeyler bana galip geldi de:

−Ya Rasulallah! Falanca kişiden sana ne oldu ki, onu terk ettin! Vallahi ben onun mü’min olduğunu biliyorum dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“(Mü’min deme!) Müslüman de!”

Rasulallah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), mü’min sözü yerine Müslüman sözünü kullanmasını kast ediyordu. Müteakiben Rasulallah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Şüphesiz ki, ben bazen ganimeti, diğeri bana çok daha sevgili olduğu halde onu terk ederek cehenneme yüzü üzerine yuvarlanmasından korktuğum kimselere veririm!”

Buhari 1406, Müslim 150

(50) Ganimetten Bazı Şeylerin Yenmesinin Caizliği

(80) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Biz savaşlarımızda bal, üzüm ve benzeri yiyecekleri ele geçirirdik de bunları yerdik ama yanımızda taşımazdık!”

Buhari 2939

(81) Abdullah bin Mugaffel (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Bizler Hayber kalesini kuşatıyorduk, bir kişi içinde yağ bulunan bir tulum attı. Ben onu almak için ileriye sıçradım. Arkama döndüğümde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i gördüm ve utandım.”

Buhari 2939, Müslim 1772/72

(51) Malını Ganimetlerin İçinde Bulan Kimse Onu Alır

(82) Nafi (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’ya ait bir köle kaçıp Rumlara katılmıştı. Sonra Halid bin Velid (Radiyallahu Anh) o köleye galip gelmiş ve onu Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’ya tekrar iade etmişti. Yine Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’ya ait bir at kaçmış, Rumlara katılmıştı. Sonra Halid bin Velid (Radiyallahu Anh) o ata galip gelmiş ve onu Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’ya tekrar iade etmişti.”

Buhari 3068

(52) Mücahid Savaşta Öldürdüğü Kimsenin Savaş Aletlerini Almaya Herkesten Daha Layıktır

(83) Ebu Katade (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Biz, Huneyn senesi Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber yola çıktık. Düşmanla karşılaştığımız zaman Müslüman ordusu için bir ilerleme ve gerileme olmuştu. Müşriklerden bir adamı Müslümanlardan birinin üzerine çıkmış olarak gördüm. Düşman tarafına döndüm. Nihayet arkasından onun yanına vardım, kılıçla boynu ile kürek kemiği arasına vurdum. O benden tarafa döndü ve beni öyle bir kucakladı ki, bu kucaklamada ölümün kokusunu hissettim. Sonra ona ölüm yetişti de beni salıverdi. Müteakiben Ömer ibni el-Hattab (Radiyallahu Anh)’a ulaştım ve:

−Bu insanlara ne oluyor? dedim. Ömer (Radiyallahu Anh):

−Allah’ın işidir, dedi. Sonra insanlar toparlandılar, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de oturdu ve şöyle buyurdu:

“Herkim bir düşmanı öldürür ve öldürdüğüne dair delili de olursa, öldürdüğü kimsenin elbise, silah ve diğer eşyası onundur.”

Ben ayağa kalktım ve:

−Benim için kim şahidlik yapar? dedim ve oturdum. Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine şöyle buyurdu:

−“Herkim bir düşmanı öldürür ve öldürdüğüne dair delili de olursa, öldürdüğü kimsenin elbise, silah ve diğer eşyası onundur.”

Ben yine ayağa kalktım ve:

−Benim için kim şahidlik yapar? dedim sonra oturdum.

Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üçüncü kez yine aynı şeyleri söyledi. Bunun üzerine bir adam ayağa kalktı ve:

−Ya Rasulallah! Katade doğru söylüyor. O öldürdüğü kimsenin eşyası benim yanımdadır. Ona bundan başka bir şeyler vererek onu benden hoşnut et dedi. Ebu Bekir (Radiyallahu Anh):

−Allah’a yemin olsun ki, bu olmaz! Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Allah ve Rasulü yolunda savaşan Allah’ın aslanlarından bir aslanın selebini sana vermez! dedi. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Ebu Bekir doğru söyledi!”

Ve peşinden onun harp teçhizatını Ebu Katade’ye verdi. Ebu Katade (Radiyallahu Anh) dedi ki:

−Ben zırhı sattım ve onunla Beni Seleme yurdundan bir bahçe satın aldım. Bu bahçe İslam’da aslına sahip olduğum ilk malımdır.

Seleb: Savaşta Müslüman kişinin öldürdüğü harbinin, savaş araçlarını ve elbiselerini alma hakkıdır.

Buharı 2928, Müslim 1751/41

(53) İmam Mücahidlere Nasıl Ganimet Verir?

(84) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Necd cihetine bir seriye gönderdi. Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’da bu seriyyenin içindeydi. Bu mücahidler birçok deve ganimeti elde ettiler. Seriyyedeki her fert başına on iki deve veya on bir deve ganimet düşüyordu. Onlara bundan hariç adam başı birer deve de Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) humustan verdi.”

Buhari 2920, Müslim 1749/35

(85) Seleme (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Başımızda Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) olduğu halde Fezâre oğulları savaşına gittik. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ebu Bekir (Radiyallahu Anh)’ı bize emir yapmıştı. Bizimle suyun arası bir saat olunca, Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) bize emretti ve gecenin sonunda istirahat için konakladık.

Sonra Ebu Bekir (Radiyallahu Anh), baskın yapacak atlıları ayırdı ve düşmana hücum etti. Suyun başını tuttular. Bunun üzerine öldüren öldürdü, esir alan esir aldı. Bu arada ben içlerinde kadınlar ve çocuklar bulunan bir insan topluluğunu gördüm. Onların dağa doğru beni geçip gitmelerinden korktum da onlarla dağ arasına ok atmaya başladım.

Okları görünce durdular. Akabinde ben onları önüme katıp getirdim. Bu topluluk arasında Fezâre oğullarından bir kadın vardı ki, onun üzerinde deriden eski bir kürk örtü, beraberinde de Arap’ın en güzel bir kızı vardı. Ben bu kafileyi sürüp Ebu Bekir (Radiyallahu Anh)’a getirdim. Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) o kadının kızını bana ganimet olarak verdi...”

Müslim 1755/46