Nikâhın Rükünleri

1) Velinin İzni

2) Mehir

3) Şahid

4) Kabul ve İcap

(12) Birinci Rükün, Nikâhta Velinin İzninin Şart Oluşu!

(20) Ebu Musa el-Eşari (Radiyallahu Anh) dedi ki:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Velinin izni olmadan nikâh yoktur!”

Ebu Davud 2085, Tirmizi 1101, Darimi 2/137, İbni Mace 1881, İbnu’l-Carud 702, İbni Hibban el-Mevarid 1243, Darekutni 3/218/4, Hâkim 2/170, Beyhaki 7/107, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/394, 413, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1839

(21) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç kere şöyle buyurdu:

“Her hangi bir kadın velisinin izni olmaksızın nikâhlanırsa, onun nikâhı batıldır! Onun nikâhı batıldır! Onun nikâhı batıldır!”

Ebu Avane 4037, Ebu Davud 2083, Tirmizi 1120, Darimi 2/137, İbnu’l-Carud 700, İbni Mace 1879, İbni Ebi Şeybe 3/272, Darekutni 3/221/10, Hâkim 2/168, Beyhaki 7/105, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/47, 165, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1840

(22) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç kere şöyle buyurdu:

“Bir kadın, velisinin iznini almadan nikâhlanamaz! Eğer nikâhlanırsa, o nikâh batıldır; o nikâh batıldır; o nikâh batıldır!..”

Ebu Avane 4259, Ebu Davud 2083, Tirmizi 1102, Darimi 2/137, İbni Mace 1879, İbni Hibban 4074, İbni Ebi Şeybe 3/272, İbnu’l-Carud 700, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/47, 165, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1840

(13) Velisi Olmayanın Velisi Sultandır!

(23) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sultan, velisi olmayan kimsenin velisidir!”

Ebu Avane 4037, Ebu Davud 2083, Tirmizi 1102, Darimi 2/137, İbni Mace 1879, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1040

(24) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Bir kadın, velisinin iznini almadan nikâhlanmaz! Eğer nikâhlanırsa, o nikâh batıldır; o nikâh batıldır; o nikâh batıldır! Eğer erkek o kadına girerse (Yani cinsel ilişkide bulunursa), onun için erkeğin ona isabet etmesi sebebiyle sadece mehir vardır. Eğer anlaşmazlığa düşerlerse, sultan, velisi olmayan kimsenin velisidir!”

Ebu Avane 4259, Ebu Davud 2083, Tirmizi 1102, Darimi 2/137, İbni Mace 1879, İbni Hibban 4074, İbni Ebi Şeybe 3/272, İbnu’l-Carud 700, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/47, 165, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1840

(14) İkinci Rükün, Mehirin Vucubiyeti!

(25) Ebu Seleme bin Abdurrahman şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in eşi Aişe (Radiyallahu Anha)’ya, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in mehiri ne kadardı? dedim. Aişe (Radiyallahu Anha):

−Onun zevcelerine verdiği mehir on iki ûkiyye ve bir neşş idi, dedi. Sonra Aişe (Radiyallahu Anha):

−Neşş nedir biliyor musun? dedi. Ben:

−Hayır, deyince. O:

−Yarım ûkiyyedir, işte bunun hepsi beş yüz dirhemdir. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zevceleri için verdiği mehir budur, dedi.

Müslim 1426/78, Ebu Davud 2105, Nesei 3347, İbni Mace 1886

(26) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Abdurrahman bin Avf (Radiyallahu Anh)’ın üzerinde sarı boya izi görünce şöyle buyurdu:

−“Bu nedir?”

Abdurrahman bin Avf (Radiyallahu Anh) cevaben dedi ki:

−Ben hurma çekirdeği ağırlığı kadar altını mehir vererek evlendim dedim...

Buhari 5244, Müslim 1427/79, Ebu Davud 2109, Nesei 3351, Tirmizi 1933, Darimi 2/104, İbni Mace 1907, İbnu’l-Carud 715, İbni Hibban 4060, Begavi 2310, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/190, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1923

(27) Ukbe bin Amir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Mehrin en hayırlısı, kolay olanıdır.”

Hâkim 2742, Beyhaki 14332, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 6/345

(28) Sehl bin Sa’d (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Bir kadın, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldi ve:

−Ya Rasulallah! Ben nefsimi sana hibe etmek için geldim, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kadına bakmaya başladı. Bakışını yukarı kaldırıp doğrulttu, sonra başını aşağı indirdi. Kadın, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in kendisi hakkında bir hüküm vermediğini görünce oturdu. Buna müteakiben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabından bir kimse ayağa kalktı ve:

−Ya Rasulallah! Eğer senin bu kadına ihtiyacın yoksa beni onunla evlendir, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de ona şöyle buyurdu:

−“Mehir olarak verecek bir şeyin var mı?”

O kimse:

−Hayır, vallahi ya Rasulallah! dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Ailenin yanına git de bak, bir şey bulabilecek misin?”

O kimse ailesinin yanına gitti, sonra dönüp geldi ve:

−Hayır, vallahi ya Rasulallah! Hiçbir şey bulamadım, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Haydi, bak demirden bir yüzük olsun bul!”

O kimse gitti ve dönüp geldi ve:

−Hayır, ya Rasulallah! Demirden bir yüzük de bulamadım. Ancak şu izarım vardır, dedi. Sehl bin Sa’d (Radiyallahu Anh):

−Onun ridası da yoktu, dedi. Bunun yarısı onun olsun, dedi. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“İzarınla ne yapabilirsin, onu sen giyersen kadının üzerinde ondan bir şey bulunmaz, açık kalır, kadın giyerse, senin üzerinde ondan bir şey kalmaz, sen çıplak kalırsın!”

O kimse bulunduğu yere oturdu ve oturuşu uzunca oldu. Sonra kalktı arkasını dönüp gitti. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun arkasını dönüp gittiğini gördü de çağırılmasını emretti. Adam geldiği zaman Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Kur’an’dan beraberinde neler vardır?”

O kimse:

−Şu sureler, şu sureler, şu surelerdir, dedi ve ezbere bildiği sureleri saydı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona şöyle buyurdu:

−“Sen bu sureleri ezbere okuyabiliyor musun?”

O kimse:

−Evet, okuyabiliyorum, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Öyle ise git Kur’an’dan ezberindeki surelerle seni bu kadına malik yaptım.”

İzar: Belden aşağı örten ihram.

Rida: Belden yukarısını örten ihram.

Buhari 5124, Müslim 1425/76, Malik 2/526, Ebu Davud 2111, Nesei 3339, Tirmizi 1114, Darimi 2/142, Tabarani Mucemu’l-Kebir 5750, İbnu’l-Carud 716, İbni Hibban 4093, Begavi 2302, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1925

(15) Mehir Tayin Etmeden Nikâhlanıp, Cimadan Önce Ölen Kimsenin Eşiyle İlgili Hüküm

(29) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Abdullah’a bir topluluk geldi de:

−Bizden bir erkek bir kadınla evlendi. Bu kimse kadına bir mehir tayin etmeden ve kadınla cima etmeden öldü? dediler. Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh):

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i kaybedip ondan ayrıldığımdan beri bana bundan daha şiddetli bir soru sorulmadı, bu hususta benden başkasına gidin, dedi. O topluluk bu meselede Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh)’ya bir ay gidip geldiler. Sonunda ona:

−Biz bunu sana sormaz isek kime sorarız! Sen ise bu beldede Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in en değerli sahabelerindensin. Biz senden gayrını bulamıyoruz! dediler. Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh):

−Bu meselede görüşümün imkânı nispetinde bir şey söyleyeceğim. Söyleyeceğim şey eğer doğru olursa, şüphesiz ki, o şeriki olmayan Allah’tandır ancak! Eğer o hata olursa, o benden ve şeytandandır! Allah ve Rasulü o sözden beridir. O kadın hakkındaki görüşüm:

−O kendi gibi kadınların aldığı mehiri alır; onların aldığı mehirden fazla ve noksan almaz! Onun için ölen kocasından miras ve dört ay on gün iddet beklemek vardır! dedi. Ravi dedi ki:

−Bu olay, Eşca’ kabilesinden bir takım insanların işittiği bir meclisde olmuştu. O kimseler ayağa kalktılar ve:

−Şahidlik ederiz ki sen, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in bizden Berva’ binti Vâşik denilen bir kadın hakkında verdiği hükmün benzeri hüküm verdin, dediler. Ravi dedi ki:

−İslam’ının dışında Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh)’ın o gün sevindiği gibi sevindiği görülmemiştir.

Nesei 3358, Ebu Davud 2114, 2115, 2116, Tirmizi 1153, Darimi 2/155, İbni Mace 1891, İbnu’l-Carud 718, İbni Hibban el-Mevarid 1263, Beyhaki 7/245, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/279, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1939, 1937

(16) Üçüncü Rükün, Şahitsiz Nikâh Yoktur!

(30) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Velisiz ve iki adil şahidsiz nikâh yoktur! Bunun gayrı üzere kıyılan nikâh ise, o batıldır! Eğer taraflar aralarında anlaşmazlığa düşerlerse, sultan, velisi olmayan kimsenin velisidir!”

İbni Hibban 4075, Tabarani Mucemu’l-Evsad 9287, 6923, Darekutni 3/226, 227, Beyhaki 7/125, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1858

(17) Dördüncü Rükün, Kabul ve İcap

(31) Sehl bin Sa’d (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Bir kadın, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldi ve:

−Ya Rasulallah! Ben kendimi sana hibe ettim, dedi. Müteakiben bir adam:

−Ya Rasulallah! Bu kadını benimle evlendir, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

−“Kur’an’dan bildiğin sureleri ona öğretmen karşılığı bu kadını seninle evlendirdim.”

Buhari 2140

(18) Nikâh Kıyarken Hutbetu’l-Hacenin Vucubiyeti!

(32) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize, namazda teşehhüt hutbesini ve ihtiyaç hutbesini öğretti. Namazdaki teşehhüt hutbesi:

Ettahiyyatu Lillahi Vessalavatu Vettayyibatu. Esselamu Aleyke Eyyuhennebiyyu ve Rahmetullahi ve Berekatuhu. Esselamu Aleyna ve Ala İbadillahissalihin. Eşhedü Ella İlahe İllallah ve Eşhedü Enne Muhammeden Abduhu ve Resuluh’ şeklindedir. İhtiyaç hutbesi ise şöyledir:

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَانِ الرَّحِيم

إِنَّ الْحَمْدَ لِلَّهِ نَحْمَدُهُ، وَنَسْتَعِينُهُ، وَنَسْتَغْفِرُهُ، وَنَعُوذُ بِاللهِ مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِنَا، وَمِنْ سَيِّئَاتِ أَعْمَالِنَا، مَنْ يَهْدِهِ اللهُ فَلاَ مُضِلَّ لَهُ، وَمَنْ يُضْلِلْ فَلاَ هَادِيَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنْ لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ، وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ، وَرَسُولُهُ

﴿يَآ أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللهَ حَقَّ تُقَاتِهِ وَلاَ تَمُوتُنَّ إِلاَّ وَأَنْتُمْ مُسْلِمُونَ﴾

﴿يَآ أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجاَلاً كَثِيرًا وَنِسآءً وَاتَّقُوا اللهَ الَّذِي تَسآءَلُونَ بِهِ وَالْأَرْحَامَ إِنَّ اللهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا﴾

﴿يَآ أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللهَ وَقُولُوا قَوْلاً سَدِيدًا يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَمَنْ يُطِعِ اللهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ فاَزَ فَوْزًا عَظِيمًا﴾

أَمَّا بَعْدُ؛ فَإِنَّ أَصْدَقَ الْحَدِيثِ كِتَابُ اللهِ، وَخَيْرَ الْهَدْيِ هَدْيُ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، وَشَرَّ الْأُمُورِ مُحْدَثَاتُهَا، وَكُلَّ مُحْدَثَةٍ بِدْعَةٌ، وَكُلَّ بِدْعَةٍ ضَلاَلَةٌ، وَكُلَّ ضَلاَلَةٍ فِي النَّارِ

Şüphesiz ki, hamd Allah’a içindir. Allah’a hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülerinden Allah’a sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur! Kimi de saptırırsa onu hidayete erdirecek yoktur!

Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah olmadığına şehadet ederim. Allah, tektir ve ortağı yoktur! Yine şehadet ederim ki; Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Allah’ın Kulu ve Rasulüdür.

“Ey iman edenler! Allah’tan, sakınılması gerektiği gibi sakının ve sizler ancak Müslümanlar olarak ölün!”

Âl-i İmran Suresi 102

“Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden de birçok erkek ve kadın üretip yayan Rabbinizden korkun! Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının! Şüphesiz ki, Allah üzerinizde gözetleyicidir.”

Nisâ Suresi 1

“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin ki, Allah işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın! Kim, Allah’a ve Rasulüne itaat ederse, büyük bir kurtuluşa ermiş olur.”

Ahzâb Suresi 70, 71

Bundan sonra; Kuşkusuz ki, sözlerin en doğrusu Allah’ın Kitabıdır. Yolların en hayırlısı da Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yoludur. İşlerin en şerlisi ise sonradan uydurulan şeylerdir! Dine sonradan sokulan her şey bid’attır! Her bid’at sapıklıktır ve her sapıklık ta, ateştedir!

Müslim 867, Nesei 3/188

(19) Nikâhı Başkasının Kıyması!

(33) Mugire bin Şube şöyle dedi:

“Mugire bin Şube amcasının kızı olan bir kadını istedi. Mugire o kadına veli olmada insanların en yakını olduğu halde, başka bir kimseye emretti de adam Mugireyi kadınla evlendirdi.”

Buhari 5224

(20) Nikâhı İlan Etmek!

(34) Muhammed bin Hatib (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Nikâhta helâl ile haram arasındaki fasıla def ve ses ile duyurmaktır!”

Nesei 3369, Tirmizi 1094, İbni Mace 1896

(21) Velime Yemeği

(35) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Abdurrahman bin Avf (Radiyallahu Anh)’ın üzerinde sarı boya izi görünce:

−“Bu nedir?”

Abdurrahman bin Avf (Radiyallahu Anh):

−Ben, hurma çekirdeği ağırlığı kadar altını mehir vererek evlendim, dedim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

−“Bârekellahu Leke, Bir koyunla da olsa velîme yap!”

Buhari 5244, Müslim 1427/79, Tirmizi 1094, Darimi 2/143, İbni Mace 1907, Begavi 2309

(22) Velime Yemeği Zifafın Akabinde Üçüncü Gündedir

(36) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hayber ile Medine arasında üç gün ikamet etti. Bu müddet içinde Safiye ile zifafa girdi. Akabinde ben Müslümanları Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in velimesine davet ettim. Bu velimede ekmek de et de yoktu! Tabaklanmış deri sofraların yayılması emredildi. Ona hurma, kuru yoğurt ve tereyağı kondu...”

Buhari 5176

(23) Velime Davetine İcabet Etmek

(37) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sizden biri velimeye davet edildiği vakit, ona icabet etsin!”

Buhari 5258, Müslim 1429/96, Malik 2/546/49, Ebu Davud 3736, 3737, Tirmizi 1098, İbni Hibban 5294, Begavi 2318, Ahmed bin Hanbel Müsned 4730, 4949

(24) Düğünde Kadınların Eğlenip Def Çalması

(38) Rubeyy binti Muavviz (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Ben gelin olduğum günün kuşluk vaktinde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim düğün günümde geldi ve senin benimle oturduğun gibi benim döşeğimin üzerine oturdu. O sırada bazı kızlarımız def çalıyor ve babalarından Bedir’de öldürülen kimseleri güzel sıfatlarını zikredip sena ediyorlardı. Nihayet onlardan biri:

İçimizde yarın ne olacağını bilen bir Nebi var dedi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Böyle söyleme! Önceki söylediğin sözleri söyle!”

Buhari 3748, 5147, Tirmizi 1090, Beyhaki 7/ 288, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/359, 360, Albânî Adabu’z-Zifaf 94

(39) Urve (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

Aişe (Radiyallahu Anha) bir kadını Ensar’dan bir adamla evlendirmişti. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Ya Aişe! Beraberinizde lehv eğlence yok mu!? Kuşkusuz ki, Ensar lehvden hoşlanır.”

Buhari 5249, İbni Hibban 5875, Hâkim 2749, Beyhaki 7/288

(25) Evlenen Kimseye Dua Etmek

(40) el-Hasan (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

Akîl bin Ebi Talib, Cuşm oğullarından bir kadınla evlendiğinde ona:

‘Birrefâi ve’l-Benin’ diye dua edilmişti. Akîl bin Ebi Talib buna itiraz ederek, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ettiği gibi dua edin! dedi:

Bârekellahu Fikum ve Bâreke Lekum.

Nesei 3371, Darimi 2/132, İbni Mace 1906, İbnu’s-Sünni 602, Abdurrezzak 10457, Ahmed bin Hanbel Müsned 1739

(41) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) evlenenlere aralarında ülfet olması için dua ettiğinde şöyle ederdi:

“Bârekellahu Lekum ve Bâreke Aleykum ve Cemea Beynekuma Fî Hayrin.”

İbni Mace 1905, Ebu Davud 2130, Tirmizi 1091, Darimi 2/134, Said bin Mensur 522, Hâkim 2/183, Beyhaki 7/148, İbnu’s-Sünni 604, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/38, Albânî Adabu’z-Zifaf 174, 175

(26) Nikâhta Şart Koşmak

(42) Ukbe bin Amir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Yerine getirmeniz gereken şartların en haklısı, kendisi ile fercleri helâl kılmak istediğiniz şarttır!”

Buhari 2543, Müslim 1418/63, Ebu Davud 2139, Nesei 3281, Tirmizi 1127, Darimi 2/143, İbni Mace 1954, İbni Ebi Şeybe 3/326/3, Ebu Ya’la 1754, Beyhaki 7/248, Begavi 2270, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/144, 150

(43) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Hiçbir kadın din kardeşi diğer kadının çanağındaki boşalsın ve kendisi nikâhlansın diye onun erkek tarafından boşanmasını isteyemez! Kuşkusuz ki, ona da takdir olunan vardır!”

İbni Hibban 4069, Malik 2/900, Buhari 6493, Müslim 1413/51, 53, Ebu Davud 2176, Nesei 3239, Humeydi 1026, İbnu’l-Carud 677, Said bin Mensur 654, Begavi 2271, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/238, 274, 487

(44) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Kadın kardeşinin boşanmasını şart olarak koşamaz! dedi.”

Buhari 5242

(27) Nikâhı Haram Olan Kadınlar!

(45) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Size (şunlarla evlenmeniz) haram kılındı:

1) Analarınız,

2) Kızlarınız,

3) Kız kardeşleriniz,

4) Halalarınız,

5) Teyzeleriniz,

6) Erkek kardeşlerinizin kızları,

7) Kız kardeşlerinizin kızları,

8) Sizi emziren sütanneleriniz,

9) Sütkardeşleriniz,

10) Karılarınızın anneleri,

11) Birleştiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız eğer onlarla henüz birleşmemiş iseniz (kızlarını almaktan dolayı) üzerinize bir günah yoktur,

12) Kendi sulbünüzden gelen oğullarınızın karıları,

13) İki kız kardeşi bir arada almanız! Ancak geçmişte olan hariç. Şüphesiz ki, Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.”

Nisa Suresi 23

(46) Feyruz ed-Deylemi (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldim ve:

−Ya Rasulallah! Ben Müslüman oldum; nikâhım altında iki tane kız kardeş var! dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

−“Onlardan hangisi dilersen onu boşa!”

İbni Mace 1950, 1951, Ebu Davud 2243, Tirmizi 1129, İbni Hibban Mevarid 1276, Darekutni 3/273, Beyhaki 7/184, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/232, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 6/334

(47) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Bir kadın, halası ile bir nikâhta cem edilmez! Bir kadın teyzesi ile de bir nikâhta cem edilmez!”

Buhari 5205, Müslim 1408/33, Malik 2/532/20, Nesei 3288, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/462, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1882