(44) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Mescidde bir kimseyi bir şey satarken yahut satın alırken gördüğünüz zaman, Allah ticaretine kar vermesin deyiniz! Ve mescitte yitiğini ilan eden bir kimse gördüğünüz zaman, ona da Allah yitiğini sana geri çevirmesin deyiniz!”
Tirmizi 1337, Nesei Ameli’l-Yevm 176, Darimi 1/326, İbnu’l-Carud 562, İbni Huzeyme 1305, İbni Hibban 1650, Hakim 2/56, Beyhaki 2/447, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1295
(45) Ebu Zerr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Üç kimse var ki, Allah kıyamet gününde onlarla konuşmaz; onlara bakmaz; onları tezkiye etmez ve onlar için elim bir azap vardır!”
Ebu Zerr (Radiyallahu Anh) dedi ki:
−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunları üç kere okudu. Onlar gerçekten zarar etmiştir, ziyana uğramıştır. Onlar kimdir? Ya Rasulallah dedim.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
1) “Elbisesini uzatarak salıveren,
2) İhsanını başa kakan ve
3) Yalan yeminle metaını revaçlandırandır!”
Müslim 106/171, Ebu Avane 115, 116, Ebu Davud 4087, 4088, Nesei 4470, Tirmizi 1211, Darimi 2/267, İbni Mace 2208, Tayalisi 467, Beyhaki 5/265, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/148, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 900
(46) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Allah-u Teâlâ dört kişiye buğz eder:
1) Çok yemin eden satıcı,
2) Kibirli fakir,
3) Zina eden ihtiyar ve
4) Zalim imam (devlet başkanı)”
Nesei 2575, İbni Hibban 5558, Hatib Tarih 9/358, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 363
(47) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Yemin, satılık mal için sürüm ve revaç sebebi; bereket için de yok olma sebebidir!”
Buhari 1930, Müslim 1606/131, Ebu Davud 3335, Nesei 4473, İbni Hibban 4906, Beyhaki 5/265, Begavi 2046, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/235
(48) Ebu Katade el-Ensarî (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Sizi alışverişte çok yemin etmekten sakındırırım! Çünkü yemin etmek mala revaç sağlar sonra da mahveder!”
Müslim 1607/132, Nesei 4472, İbni Mace 2209, Ahmed bin Hanbel Müsned 22607, Albânî Sahîhu’l-Cami’ 2685
(49) Kays bin Ebi Garzete (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Biz el-Baki mevkiinde alışveriş yapardık Rasulullah(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizim yanımıza geldi ve biz o zamana kadar es-Semasıra diye isimlendiriliyorduk.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
−“Ey tüccarlar topluluğu!” buyurdu ve bizi ismimizden daha güzel bir isimle isimlendirdi.
Sonra şöyle buyurdu:
−“Şüphesiz ki şeytan, günah, boş söz ve yemin (ile yapılan) bu alışverişlerde hazır olurlar!Sizler alışverişlerinize sadaka karıştırın!”
Tirmizi 1223, Ebu Davud 3326, Nesei 3806, İbni Mace 2145, İbnu’l-Carud 557, Humeydi 438, Tayalisi 1204, 1205, Tabarani Mucemu’s-Sagir 1/50, Hakim 2/5, 6, Beyhaki 5/266, Begavi Mesabih 2043
(50) Amr bin Eş-Şerid şöyle dedi:
“Ben Sa’d bin Ebi Vakkas(Radiyallahu Anh)’ın yanında ayakta duruyordum. Misver bin Mahrame(Radiyallahu Anh) geldi ve elini iki omzumdan birinin üzerine koydu. O ara Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in azatlısı Ebu Rafi’(Radiyallahu Anh) geldi ve:
−Ey Sa’d!Hanen içindeki iki odamı benden satın al dedi.
Sa’d(Radiyallahu Anh):
−Vallahi o odaları satın almam!dedi.
Misver(Radiyallahu Anh):
−Vallahi sen o iki odayı elbette satın alacaksın!dedi.
Sa’d(Radiyallahu Anh):
−Vallahi o odalara karşılık sana, taksitli olarak veya parça parça dört binden ziyade vermem! dedi.
Ebu Rafi’(Radiyallahu Anh):
−Kuşkusuz bu iki odaya bedel bana beş yüz dinar verildi. Eğer ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i:
‘Komşu en yakın komşusuna daha hak sahibidir!’ buyururken işitmeseydim iki odaya bedel bana beş yüz dinar teklif edildiği halde bu iki odayı sana dört bin dirheme vermezdim dedi ve iki odayı Sa’d(Radiyallahu Anh)’a verdi.”
Buhari 2084, Ebu Davud 3516, Nesei 4717, İbnu’l-Carud 645, Humeydi 552, Abdurrezzak 14382, Darekutni 4/222, 223, Beyhaki 6/105, 106, Begavi 2172, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/390, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1538
(51) Hakim bin Hizam (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Satan ve alan kişiler bunlardan her biri doğru söyler ve malın ayıbını beyan ederse, alışverişlerinde kendilerine bereket ihsan olunur. Eğer gizler ve yalan söylerlerse alışverişlerinde bir kar elde etmeleri ve onun bereketinin gitmesi umulur!”
Buhari 1923, Müslim 1532/47, Ebu Davud 3459, Nesei 4469, Tirmizi 1246, Darimi 2/250, İbni Hibban 4904, Tabarani Mucemu’l-Kebir 3115, Tayalisi 1316, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/403, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1281
(52) Ukbe bin Amir(Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i şöyle buyururken işittim:
“Müslüman Müslümanın kardeşidir. İçerisinde kusur bulunan bir şeyi kardeşine satması Müslüman için helal değildir! Ancak kardeşine kusuru beyan ederse, bu müstesnadır!”
İbni Mace 2246, Tabarani Mucemu’l-Kebir 17/877, Beyhaki 5/320 Ahmed bin Hanbel Müsned 4/158, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1321
(53) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
Bir şahıs bir genç köle satın aldı. Bu köle adamın yanında Allah’ın dilediği bir müddet kaldı. Sonra adam kölede bir kursu olduğunu gördü. Adam, köleyi satan kimseyi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e şikâyet edip köleyi satıcıya geri verdi.
Köleyi satan:
−Ya Rasulallah! Bu adam benim kölemden onu çalıştırarak faydalandı!dedi.
Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“el-Haraç Bi’d-Damân.”
Ebu Davud 3510, İbni Mace 2243, İbnu’l-Carud,Hakim 2/15, Begavi 2118, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1315
(54) Rifâa bin Rafi’ (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Şüphesiz ki tacirler kıyamet gününde facirler olarak diriltilirler! Ancak herkim Allah’tan korkar, ihsan ile iyilik yapar ve doğru söylerse bu müstesnadır!”
İbni Mace 2146, Tirmizi 1210, Darimi 2/247, İbni Hibban 4910, Tabarani Mucemu’l-Kebir 4542,Hakim 2/6, Beyhaki 5/266, Abdurrezzak 20999, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 1458
(55) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir yiyecek yığınına uğradı ve elini o yığına soktu. Parmaklarına ıslaklık isabet etti.
Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Ey yiyecek sahibi! Bu nedir?”
Mal sahibi:
−Ya Rasulallah! Ona yağmur isabet etti dedi.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“İnsanların görebilmesi için onu yiyeceğin üzerine koymalı değil miydin? Bizi kandıran bizden değildir!”
Müslim 102/164, Ebu Avane 157, Ebu Davud 3452, Tirmizi 1330, İbni Mace 2224, İbnu’l-Carud 562, İbni Hibban 4905, Ebu Ya’la 6520, Begavi 2120, 2121, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/242, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1319
(56) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Hilekârlık, kandırma ve hainlik ateştedir!”
Hakim 8795, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 1057
(57) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Bir kişi, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e:
−Ben alışverişte daima aldatılıyorum, dedi.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Sen bir şey satın almak istediğinde, aldatmak yoktur! de”
Bundan sonra o kimse hep öyle söylüyordu.
Buhari 1955, Müslim 1533/48, Malik 2/685/98, Ebu Davud 3500, Nesei 4496, İbnu’l-Carud 5679 İbni Hibban 5052, Tayalisi 1881, Beyhaki 5/2739 Begavi 20519, Ahmed bin Hanbel Müsned 5036, 5405
(58) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) en-Necş yapmayı yasakladı.”
Buhari 1977, Müslim 1516/13, Malik 2/684/97, Nesei 4517, Darimi 2/255, İbni Mace 2173, İbni Hibban 4968, Beyhaki 5/343, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/7, 63, 109, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1318
(59) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Deve ve koyunları bol sütlü göstermeye çalışmayınız! Kim sütü memesinde hapsedilmiş bir hayvanı, bu şekilde satın alırsa, onu sağması sırasında iki görüş arasında muhayyerdir. Dilerse o hayvanı mülkiyetinde tutar, isterse onu bir sa’ hurma ile birlikte sahibine geri verir.”
Buhari 1981, Müslim 1524/25, Malik 2/683, 684/96, Ebu Davud 3440, Nesei 4499, Tirmizi 1251, Humeydi 1028, Tayalisi 1344, Abdurrezzak 14861, Begavi 2092, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1320
(60) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Kim sütü memesinde biriktirilmiş bir davar satın almış ise, dilerse o davarı geri versin ve onunla beraber, bir sa’ da bir şey versin...”
Buhari 1982, Müslim 1518/15, Abdurrezzak 14866
(61) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Musarrat bir hayvanı satın alan kimse, üç gün süreyle muhayyerlik içindedir. Eğer o hayvanı iade ederse onunla beraber bir sa’ da hurma iade eder buğday iade etmez!”
İbni Mace 2239, Ebu Davud 3444, Nesei 4501, Tirmizi 1268, Abdurrezzak 14859
(62) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Musarrat bir hayvanı satın alan kimse, üç gün süreyle muhayyerlik içindedir. Eğer o hayvanı iade ederse onunla beraber bir sa’ hurma iade eder buğday iade etmez!”
İbni Mace 2239, Ebu Davud 3444, Nesei 4501, Tirmizi 1268, Abdurrezzak 14859
(63) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Almayacağınız malın fiyatını gereksiz rekabetle artırmayın!”
Ebu Davud 3438
(64) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Sizden bazısı diğer bazısının alışverişi üzerine alışveriş yapmasın!”
Müslim 1412/50, Buhari 1974, Malik 2/683/95, Ebu Davud 3436, Nesei 4515, İbni Mace 2171, İbni Hibban 4965, Beyhaki 5/344, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/7
(65) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“...Hiç kimse kardeşinin alışverişi üzerine fiyat artırması yapmasın!..”
Buhari 2544, Ebu Davud 3438, Nesei 4514, 4519, Tirmizi 1190, 1304, İbni Mace 2172, Humeydi 1026
(66) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Ben, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zamanında kilosu belirsiz erzak satın alan kimseleri onları satmaktan men edilirken ve dövülürken gördüm.”
Buhari 1967, Müslim 1527/38, Ebu Davud 3498, Nesei 4622, İbni Hibban 4986, Abdurrezzak 14598, Beyhaki 5/314, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/7, 40, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1329
(67)Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim bir zahireyi satın alırsa, o zahireyi ölçtürüp tastamam teslim almadıkça satmasın!”
Buhari 1963, Müslim 1526/34, 35, Ebu Davud 3492, Nesei 4609, Darimi 2/252, 253, İbni Mace 2226, Beyhaki 5/312, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/63, 64
(68) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Ölçü ve tartıda hile yapanların vay haline! Onlar insanlar bir şey ölçüp aldıkları zaman ölçüyü tam yaparlar. Kendileri onlara bir şey ölçtükleri zaman (ölçü ve tartıyı) noksan yaparlar.”
Mutaffifin Suresi 1, 2, 3
(69) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine’ye geldiği vakit, Medineliler ölçü ve tartıyı noksan verme hususunda insanların en kötüsü idiler. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Ölçü ve tartıda hile yapanların vay haline!..”
Ayetlerini indirdi. Bundan sonra Medineliler, ölçü ve tartıyı güzel yaptılar.”
İbni Mace 2223, Nesei Sünenu’l-Kübra 1654, Tabarani Mucemu’l-Kebir 12041, İbni Hibban 4919, Hakim 2/33
(70) Tavus (Rahmetullahi Aleyh), Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’dan şöyle dediğini rivayet etti:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kişiyi satın aldığı erzakı tamamen teslim alıncaya kadar başka bir müşteriye satmaktan yasakladı!
Ben, Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’ya:
−O yasak nasıldır? dedim.
Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
−Müşterinin satın aldığı erzakı kabzedip taşımadan başkasına satması, parayı para ile satmaktır! Ve satın alınmış olan erzakın teslimi geri bırakılmıştır!”
Buhari 1968
(71) Hakim bin Hizam (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Ya Rasulallah! Bir kimse bana gelip, benim yanımda bulunmayan bir metaı satın almak istiyor. Ben o kimseye satmak için istediğini çarşıdan satın alabilir miyim?
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Hayır! Yanında bulunmayan malı satma!”
Ebu Davud 3503, Nesei 4627, Tirmizi 1232, 1233, 1235, İbni Mace 2187, İbnu’l-Carud 602, İbni Hazm 8/519, Tabarani Mucemu’l-Kebir 3097, Darekutni 3/46, Beyhaki 5/267, 317, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/401, Şafii Risale 335
(72) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yasakladığı, satın alınarak elde edilmeyip yanında bulunmayan erzakın satışıdır! Her şeyin de ancak bunun benzeri olduğunu sanıyorum!”
Buhari 1970, Müslim 1525/30, 29, Ebu Davud 3497, Nesei 4614, Tirmizi 1291, İbni Mace 2227, Tayalisi 2602, Humeydi 508, Beyhaki 5/312, Begavi 2089, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/221, Albânî İrvâu'l-Ğalîl Fî Tahrîci Ehâdîsi Menari's-Sebîl 5/176
(73) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Sahabeler pazarın üst tarafında erzak satın alırlar ve bunları satın aldıkları yerde satarlardı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onları bu malları satın aldıkları yerde pazara getirmeden satmaktan yasakladı!”
Buhari 1993, Ebu Davud 3494, Nesei 4620
(74) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Sahabeler, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zamanında binili tacirlerden zahîre satın alıyorlardı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o tacirlere görevli gönderiyor onlar da tacirleri satın altıkları şeyleri, zahîre pazarına getirinceye kadar, malı aldıkları yerde satmaktan men ediyorlardı!”
Buhari 1960, Müslim 1527/37, Nesei 4621
(75) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Çarşıdan zeytinyağı satın aldım. Onu tam kendim için mal edindiğimde bir kişi bana karşı geldi ve zeytinyağına karşılık bana güzel bir kar verdi. Eline vurup pazarlığı bitirmeyi istediğim anda, arkamdan bir adam kolumu tuttu! Dönüp baktığımda, bir de baktım ki Zeyd bin Sabit (Radiyallahu Anh)’dır.
Bana:
−Onu eşyalarının yanına götürüp temlik etmeden satın aldığın yerde satma! Zira Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tüccarları satın aldıkları metaı eşyalarının yanına götürüp temlik etmeden, satın aldıkları yerde satışını yasakladı! dedi.”
Ebu Davud 3499, İbni Hibban 4984, Tabarani Mucemu’l-Kebir 4782, 4783, Hakim 2/40, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/191
(76) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle demiştir:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Alıcılar mal getiren binicileri (yolda) karşılamasınlar...”
Buhari 1988, Müslim 1521/19, İbni Mace 2177
(77) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ticaret metaının pazar yerlerine ulaşmadan yolda karşılanmasını yasaklamıştır!..”
Müslim 1517/14, Buhari 2165, Ebu Davud 3436, Nesei 4511, İbni Mace 2179, İbni Hibban 4959, Beyhaki 5/347, Begavi 2092, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/142, Albânî Gayetü’l-Meram 336
(78) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) satılmak için getirilmekte olan malın yolda karşılanmasını yasakladı ve şöyle buyurdu:
“Mal getirmekte olan binicileri pazar haricinde karşılamayın!..”
Müslim 1519/16, Ebu Davud 3437, Nesei 4513, Tirmizi 1221, Darimi 2/255, İbni Mace 2178, İbnu’l-Carud 571, Beyhaki 5/348, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/285, 403, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1317
(79) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Satılmak için getirilmekte olan malı yolda karşılanmayın! Herkim satış için getirilen malı yolda karşılar ve ondan satın alır da o malın sahibi pazara gelir piyasayı öğrenir ve satışı geri çevirmek isterse O kimse muhayyerlik içerisindedir!”
Müslim 1519/17, Ebu Davud 3437, Nesei 4513, Tirmizi 1221, Darimi 2/255, İbni Mace 2178, İbnu’l-Carud 571, Beyhaki 5/348, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/284, 403
(80) Ma’mer bin Abdullah (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim ihtikar yaparsa o kimse günahkardır!”
Müslim 1605/129, Ebu Davud 3447, Tirmizi 1284, Darimi 2/248, 249, İbni Mace 2154, İbni Hibban 4936, Beyhaki 6/2930, Begavi 2127, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/353, 354
İhtikar: Bir metaı bol olduğu zamanda en büyük oranda satın alıp piyasadan çekip saklamaktır! Sonra o metaı, piyasada kalmadığı veya çok az kaldığı bir vakitte yüksek fiyatla tekrar piyasaya sürmektir!
(81) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
Berire kendi hürriyetini satın alma yazışması yapmış olduğu halde yanıma geldi ve:
−Ben sahiplerimle her yılda bir ukıyye vererek dokuz ukıyye üzerine hürriyetimi satın alma yazışması yaptım, bana yardım et beni satın al ve hürriyetime kavuşturdedi.
Aişe (Radiyallahu Anha), Berire’ye:
−Eğer sahiplerin vela hakkı benim olmak üzere, benim bu bedeli kendilerine peşin olarak vermemi ve seni hürriyetine kavuşturmamı isterlerse öyle yaparım dedi. Berire sahiplerine gitti teklifi onlara bildirdi. Onlar bunu kabul etmediler.
Berire Aişe (Radiyallahu Anha)’ya gelip:
−Ben bu teklifi onlara arz ettim. Onlar vela hakkı kendilerine ait olmadıkça kabul etmekten imtina ettiler dedi.
Aişe (Radiyallahu Anha) dedi ki:
−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu işitti ve benden sordu. Ben de kendisine haber verdim. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdu:
−“Velayı onlara şart koşarak Berire’yi satın al ve hürriyete kavuştur! Çünkü vela, hürriyete kavuşturana aittir.”
Aişe (Radiyallahu Anha) dedi ki:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Allah’a hamd edip ona senada bulundu. Sonra şöyle buyurdu:
−“Sizden bazı kimselere ne oluyor ki, onlar Allah’ın Kitabında olmayan bir takım şartlar koşuyorlar! Allah’ın Kitabında olamayan her hangi bir şart yüz tane şart da olsa batıldır, hükümsüzdür! Allah’ın hükmü uyulmaya daha haklıdır ve Allah’ın şartı en sağlamdır. Sizden bazı kimselere ne oluyor ki, onlardan her hangi bir kimse: Ya falan! Vela benim olmak üzere hürriyete kavuştur diyor. Onlar yüz şart ile şart koşsalar da şüphesiz ki, vela hakkı sadece hürriyete kavuşturankimseye aittir.”
Buhari 2362, Müslim 1504/8, Malik 2/780/17, Ebu Davud 3929, 3930, Nesei 3451, Tirmizi 2124, İbni Mace 2521, İbnu’l-Carud 981, İbni Hibban 4272, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/206, 213, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1308
(82) Atâ bin Yesar şöyle dedi:
“Ben Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) ile karşılaştım ve:
−Bana Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Tevrat’taki sıfatını haber versen dedim.
Abdullah (Radiyallahu Anh):
−Evet, vallahi Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Kur’an’daki bazı sıfatları ile Tevrat’ta da sıfatlanmıştır.
Örneğin:
Ey Nebi! Biz seni bir şahid, bir müjdeci, bir korkutucu ve ümmilere bir koruyucu olarak gönderdik. Sen Benim Kulum ve Rasulümsün. Seni el-Mütevekkil diye isimlendirdim. Bu Rasul kaba değildir, katı değildir, çarşılarda bağırıp çağıran değildir! O kötülüğe kötülükle karşılık vermez, lakin o affeder ve bağışlar. Allah O Rasul ile eğri bir milleti La ilahe İllallah demeleri sebebiyle doğrultmadan Onun ruhunu kabzetmeyecektir. Allah bu kelimeyle kör gözleri, sağır kulakları ve perdeli kalpleri açar dedi...”
Buhari 1961
(83) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Bir kimse geldi ve:
−Ya Rasulallah! Fiyatları sabitleştirseniz! dedi.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Bilakis rızkı bollaştırması için Allah’a dua ederim.”
Sonra bir kişi daha geldi ve:
−Ya Rasulallah! Fiyatları sabitleştirseniz yapsanız! dedi.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Bilakis fiyatları Allah düşürür ve yükseltir. Ben Allah’a kavuşurken, hiç kimsenin benden zülüm görmemiş olmasını niyaz ederim.”
Ebu Davud 3450, Beyhaki 6/29, Begavi 2126
(84) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
İnsanlar:
−Ya Rasulallah! Fiyatlar yükseldi, fiyatları sabitleştirseniz! dediler.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Fiyatları tespit eden, darlık ve bolluğu verip rızıklandıran Allah’dır. Şüphesiz ki ben, sizden hiç kimsenin kan veya mal hususunda bir zulmü benden talep etmeden Allah’a kavuşmuş olmayı umuyorum.”
Ebu Davud 3451, Tirmizi 1329, Darimi 2/249, İbni Mace 2200, İbni Hibban 4935, Tabarani Mucemu’l-Kebir 761, Ebu Ya’la 2774, Beyhaki 6/29, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/156, 286, Albânî Gayetu’l-Meram 323