Elbisede Yasaklanan Renkler
İle İlgili Konular

(10) Halis Kırmızı Elbise Giymenin Nehyi!

(16) Bera bin Azib (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize yedi şeyi emretti:

1) Hasta ziyareti yapmayı,

2) Cenazenin arkasından gitmeyi,

3) Hapşırana teşmit etmeyi,

4) Harir,

5) Dibac,

6) Kassi, istebrak nevi ipek ve

7) Kırmızı altlıktan nehyetti.”

Teşmit: “Yerhamukellah demektir.”

Harir: “Halis ipek demektir.”

Dibac: “Bir nevi ipek kumaştır. Ancak ed-Dibac Kelimesi daha ziyade altınla süslenmiş ipek elbiseye denir.”

Kassî: “Üzerinde kalın dalgalı ipek bulunan, Mısır yapımı bir nevi libastır.”

İstebrak: “İyi cins kalın ipektir. Bunu diğerlerinden ayıran özellik kumaşın kalın ve nakışlı oluşudur.”

Buhari 5897, Müslim 2066/3

(17) İmran bin Husayn (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Ben el-Urcuvan’a binmem! Kırmızıya boyanmış elbise de giyinmem! İpekle kenar geçirilmiş kamis de giyinmem!”

Urcuvan: “Kırmızı yün, çok şiddetli kırmızı, kırmızı boya ve kırmızı kumaştan içine pamuk doldurularak küçük minder gibi yapılan çuldur. Binici onu, hayvanı kürtünleyeceği zaman kürtünün altına koyar.”

Ebu Davud 4048

(18) Ali (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Halis kırmızı meyâsire yasaklandı!”

Meyâsire: “At, deve ve benzeri binit hayvanlarının üzerine konan kırmızı renkli eğer yastığıdır. Bu kelime, elbisenin üstüne giyilen üstlük manasına da gelmektedir.”

Ebu Davud 4050, Nesei 8/169, İbni Mace 3601, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 2395

(19) Ali (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), beni altın yüzük takmaktan, kassî giymekten ve kırmızı el-Mîsireden yasakladı!”

El-Mîsire: “Meyasire kelimesinin tekilidir, meyasire kelimesinin izahı ise yukarıda geçti.”

Ebu Davud 4051

(20) Ali (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana dört şeyi yasakladı:

1) Altın yüzük takmamı,

2) El-Kassî giyinmemi,

3) Rükûda ve secdede olduğum halde Kur’an okumamı,

4) Usfurla boyanmış elbise giyinmemi.”

Usfur: “Sulak ve kurak yerlerde yetişen bir bitkidir onunla elbise boyanır.”

Müslim 2078/31, Nesei 5194

(21) Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üzerimde usfur bitkisiyle boyanmış iki elbise gördü de şöyle buyurdu:

−“Bu elbiseyi giyinmeni sana annen mi emretti?”

Ben onları yıkarım dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Şüphesiz ki, bu kâfirlerin elbiselerindendir! Sen bunu giyinme! Bilakis sen bunları yak!”

Müslim 2077/28

(11) Erkekler Zağferanla Boyanmış Elbise Giyemez!

(22) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) erkeğin zağferan ile elbisesini boyamasını yasakladı!”

Müslim 2101/77, Buhari 5895

(23) Ammar bin Yasir (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Ehlimin yanına akşamleyin geldim, iki elimde iyice çatlamıştı. Ehlim tedavi için benim elimin çatlaklarına zağferan yaptılar. Sabah olunca Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e gittim ve kendisine selam verdim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) selamımı almadı ve bana merhaba da demedi! Bana şöyle buyurdu:

−“Git bu zağferanı yıka! Kendinden gider!”

Ben de gittim ve onu yıkadım. Sonra geldim, ancak üzerimde zağferandan izler kalmıştı kendisine selam verdim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e yine selamımı almadı ve bana merhaba da demedi. Bana şöyle buyurdu:

−“Git bu zağferanı yıka! Kendinden gider!”

Ben de gittim ve onu yıkadım. Sonra geldim ve kendisine selam verdim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) selamımı aldı, bana merhaba etti ve şöyle buyurdu:

−“Kuşkusuz ki, melekler kâfirin cenazesine, zağferan sürünen ve cünüp kimselerin yanında hayır ile hazır bulunmazlar!”

Ammar bin Yasir (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), cünüp kimseye uyuyacağı veya yiyeceği yahut içeceği vakit abdest almasına ruhsat verdi.

Ebu Davud 4176

(24) Ammar bin Yasir (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Üç kimseye melekler yaklaşmaz!

1) Kâfirin cifesi/cesedi,

2) Haluk kokusu sürünen ve

3) Abdest alması müstesna cünüp kimsedir!”

Haluk: “Çoğunluk kısmı zağferan safran olan bir nevi esansın adıdır.”

Ebu Davud 4180

(12) Kırmızı Renkli Elbisenin Kadınlara Caizliği

(25) Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber Seniyyeden indik. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir ara bana baktı. Benim üzerimde usfur bitkisi ile kırmızıya boyanmış rıta vardı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdu:

−“Üzerindeki bu rıta nedir?”

Ben, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in kerih gördüğü şeyi anladım. Müteakiben ailemin yanına geldim. Onlar kendilerine ait bir fırını tutuşturuyorlardı. Ben rıtayı onun içine attım. Sonra ertesi gün Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Ey Abdullah! Rıtayı ne yaptın?”

Ben de onu haber verdim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Onu ehlinden bazısına giydirseydin. Onun kadınlar için bir beis yoktu!”

Rıta: “Tek kat dokuma bir nevi elbisedir. İnce ve yumuşak elbiseye de yine rıta denir. Rıtanın diğer bir ismi de Raytadır.”

Ebu Davud 4066, İbni Mace 3603

(13) Sarı Renkli Giysi Kadınlara Caizdir

(26) Halid bin Saîd’in kızı Ümmü Halid (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Küçükken üzerimde sarı bir gömlek olduğu halde, babamla beraber Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Seneh, seneh.”

Bu kelime Habeş dilinde güzel demektir. Ümmü Halid (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

−Ben gidip Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in iki küreği arasındaki Nübüvvet mührü ile oynamaya başladım. Babam beni bundan menetti. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

−“Çocuğu bırak!”

Sonra da bana şöyle buyurdu:

−“Gömleğini eskitesin parçalayasın, sonra eskitesin parçalayasın, sonra eskitesin parçalayasın.”

Buhari 2863