Muzdarib; Ravilerin, senedinde ya da metninde ihtilaf ettikleri ve bunların bir arada telifine ya da tercihine imkan bulunmayan rivayetlere denir.
Örnek: Ebu Bekir (Radiyallahu Anh), Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e gördüğüm kadarıyla saçların ağardı demiş, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de bunun üzerine şöyle buyurmuş:
“Hud Suresi ve kardeşleri (benzeri sureler) benim saçlarımı ağarttı!”
Bu hadis yaklaşık on farklı şekilde rivayet edilmiştir. Mevsul ve mürsel olarak rivayet edildiği gibi Ebu Bekir, Aişe ve Sa’d’dan müsned olarak da rivayet edilmiştir. Telifin (cemin) da, tercihin de mümkün olamayacağı daha başka ihtilaflarla da rivayet edilmiştir.
Şayet cem (rivayetlerin telifi) mümkün olursa cem etmek gerekir ve ızdırab ortadan kalkar.
Örnek: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Veda haccında ne için ihrama girdiğine dair rivayetler arasında ihtilaf bulunmasıdır! Bu rivayetlerin bazısında Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in hac için ihrama girdiği belirtilirken, diğer bazısında Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Temettu haccı için ihrama girmiş, bir diğer kısmında da Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in hac ve umreyi birlikte haccı kıran yaptığı zikredilmiştir.
İbni Teymiyye (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:
Bunlar arasında herhangi bir çelişki yoktur! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kıran haccı gibi temettu ve haccın amellerini müfred olarak (hacc-ı ifrad gibi) yaptı ve iki ibadet olan umre ve haccı da birlikte (hacc-ı kıran) yaptı.
Böylelikle Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki ibadeti bir arada yapmak itibariyle hacc-ı kıran yapmış oldu. İki tavaf ve iki ayrı say’den birisini yapmış olması itibariyle hacc-ı ifrad iki yolculuktan birisini yapmayarak rahat etmiş olması itibariyle de temettu’ haccı yapmış oldu.
Şayet tercih yapma imkanı olursa tercih edilen gereğince amel edilir ve aynı şekilde ızdırab ortadan kalkmış olur.
Mesela: Bureyde (Radiyallahu Anh)’nın hadisindeki rivayetlerin ihtilafı böyledir. Bureyde (Radiyallahu Anh) azad edildiğinde Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu kocası ile birlikte evli kalmayı sürdürmek yahut ondan ayrılmak hallerinden birisini seçmekte serbest bırakmıştı. Acaba onun kocası o zaman hür müydü, köle miydi?