Mübaşeretle İlgili Konular

Zifaf Gecesinde Kılınacak Namaz

(1) Ebu Useyd’in azatlısı Ebu Said (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“Ben köle olduğum dönemde evlendiğimde, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabından bir topluluğu düğünüme davet etmiştim. O topluluğun içerisinde, Abdullah ibni Mes’ud, Huzeyfe bin Yeman ve Ebu Zer (Radiyallahu Anhum)’da bulunuyordu. Namaz için kamet getirildi. Ebu Zer takaddüm edip öne geçti. Sahabeler ona:

−Ağır ol bakalım! dediler. Ebu Zer:

−Ha öyle mi!? dedi. Onlar da:

−Evet, öyle dediler. Ben köle olduğum halde onların önüne geçtim. Sonra onlar bana zifaf/gerdek hukukunu öğretip şöyle dediler:

−Eşin senin yanına girdiği vakit, iki rekat namaz kıl; sonra yanına giren eşinin hayırlı olmasını iste ve onun şerrinden Allah’a sığın. Sonra sen onunla arandaki işe bak.”

İbni Ebi Şeybe 3/401/2, Abdurrezzak 10462, Albânî Adabu’z-Zifaf 94

Zifafa Giren Kimsenin Elini Eşinin Başını Koyup Dua Etmesi

(2) Amr bin Şuayb babası ve dedesi tariki ile şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sizden biri bir kadınla evlendiği yahut bir hizmetkâr satın aldığı zaman desin:

اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِهَا، وَخَيْرِ مَاجَبَلْتَهَا عَلَيْهِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّهَا وَشَرِّ مَاجَبَلْتَهَا عَلَيْهِ

Ey Allah’ım! Bu kadının hayrından ve kendisinde yarattığın hayırları Senden istiyorum. Onun şerrinden ve kendisinde yarattığın şerlerden de Sana sığınıyorum...”

Ebu Davud 2160, Buhari Efâlu’l-İbâd 199, İbni Mace 1918, Beyhaki 7/148, Albânî Adabu’z-Zifaf 92, 93

(3) Abdullah bin Şakik (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

Ebu Hureyze denen bir kimse Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh)’a geldi ve:

−Ben bekâr ve genç bir kızla evlendim. Onun beni kızdırmasından korkuyorum, dedi. Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh)’da şöyle dedi:

−Ülfet Allah’tan, kızıp gazaplanmak ise şeytandandır! Ailen evine geldiği vakit ona emret arkanda iki rekât namaz kılsın! Sonra da şöyle dua et:

اللَّهُمَّ بَارِكْ لِي فِي أَهْلِي، وَبَارِكْ لَهُمْ فِيَّ، اللَّهُمَّ اجْمَعْ بَيْنَنَا مَا جَمَعْتَ بِخَيْرٍ، وَفَرِّقْ بَيْنَنَا إِذَا فَرَّقْتَ إِلَى خَيْرٍ

“Ey Allah’ım! Beni ehlime, ehlimi de bana bereketli kıl. Ey Allah’ım! Hayırlı olduğu sürece bizi bir arada tut. Ey Allah’ım! Ayrılmak bizim için hayırlı olduğu zaman bizi ayır.”

İbni Ebi Şeybe 3/402/5, Abdurrezzak 10460, Deylemi Firdevs 1938, Taberani Mucemu’l-Evsad 2/166, Albânî Adabu’z-Zifaf 95, 96

Cimadan Önce Besmele ve Dua

(4) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Her hangi biriniz eşine geldiği zaman:

بِسْمِ اللهِ، اللَّهُمَّ جَنِّبْنَا الشَّيْطَانَ، وَجَنِّبِ الشَّيْطَانَ مَا رَزَقْتَنَا

‘Allah’ın adıyla. Ey Allah’ım! Şeytanı bizden uzaklaştır ve bizi kendisi ile rızıklandıracağın çocuktan da şeytanı uzaklaştır,’ der de onların aralarında bir çocuk takdir olunursa, şeytan o çocuğa zarar veremez!

Buhari 294, Müslim 1434/116, Ebu Davud 2161, Nesei İşretü’n-Nisa 144, Darimi 2/145, İbni Mace 1919, İbni Ebi Şeybe 3/401/1, İbni Sünni 608, Tayalisi 2705, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/216, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2012

Cima Anında Örtünmenin Gerekliliği

(5) Behz bin Hakîm babası ve dedesi tarikiyle şöyle dedi:

Ben:

−Ya Rasulallah! Avret mahallimizin gözükmesi yahut gözükmemesi hususunda neyi yapar neyi terk ederiz? dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Avret mahallini, eşin ve sağ elinin malik olduğu cariyenden gayrı herkesten muhafaza et!”

Ben:

−Ya Rasulallah! Eğer bir kavim birbirinin çok yakınında oturmak durumunda iseler? dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

−“Eğer avret mahallini hiç kimsenin görmemesine gücün yeterse, onu hiç kimse görmesin!”

Ben:

−Ya Rasulallah! Bizden biri hiç kimsenin olmadığı bir yerde olursa? dedim. (Yani avret yerini açabilir mi?) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Allah kendisinden haya edilmeye herkesten daha fazla hak sahibidir.”

Ebu Davud 4017, Tirmizi 2794, İbni Mace 1920, Beyhaki 1/199, Ahmed bin Hanbel Müsned 20054, Albânî Sahîhu’l-Cami’ 203

Kadına Fercden (Çocuğun Geldiği Yerden) Gelmenin Vucubiyeti

(6) Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Yahudiler:

−Erkek, kadınına arkadan fercine gelirse çocuk şaşı olur diyordu. Bunun üzerine, “Kadınlarınız sizin tarlanızdır. O halde tarlanıza nasıl dilerseniz öyle geliniz...” Bakara Suresi 223. ayeti indi. Müteakiben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Fercden olduğu sürece önden arkadan nasıl dilerseniz öyle gelin.”

Buhari 4220, 4221, Müslim 1435/117, 118, Ebu Davud 2163, Nesei İşretü’n-Nisa 888, 990, Tirmizi 2978, Darimi 1/258, İbni Mace 1925, İbni Cerir 2/234, İbni Kesir 1/381, Begavi 2296, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 7/62

(7) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Ensar daha önce putperest idi. Yahudiler ise kitap ehli olduklarından kendilerini Ensar’dan yani Evs ve Hazrec kabilesinden daha bilgili görürlerdi. Nitekim bu nedenle Medineliler de birçok işlerinde onlara uyarlardı. Yahudiler hanımlarıyla onları bir yana yatırarak cinsel ilişkiye girerlerdi ve kadının mahrem yeri örtülü olurdu.

Nitekim Ensar’da bunu onlardan öğrenmişti. Kureyşliler ise hanımlarını açık saçık bir şekilde yaptırır, sırtüstü, yüzüstü ve mümkün olan her şekilde cinsel ilişkiye girerlerdi. Muhacirler, Medineye geldiklerinde, muhacirlerden bir Müslüman, Ensar’dan bir kadın ile evlendi ve kendi adetlerine uygun olarak cinsel ilişkiye girmek istedi. Ancak hanımı bu adeti hoş görmeyerek, itiraz etti ve ona;

−Bizim adetimiz yan üstüdür! Sen de ya böyle yaparsın ya da benden uzaklaşırsın! dedi. Bu mesele Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in kulağına gidecek kadar büyüdü! İşte bunun üzerine:

“Kadınlarınız sizin tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz şekilde gelebilirsiniz.” Bakara Suresi 223. ayet nazil oldu.

Ebu Davud 1/377, Hâkim 2/195, 279, Beyhakî 7/195, Muhammed Nâsıruddin el-Albânî Evlenme Adabı

(8) Mü’minlerin annesi Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Muhacirler Medine’ye geldiklerinde Medineli kadınlarla evlendiler. Kureyşli kadınlar kocalarının arzularına uyarak, ellerini yere koyarlardı. Oysa Medineli kadınlarda böyle bir adet yoktu! Muhacirlerden biri, Medineli yani Ensar’dan olan hanımına ellerini yere koyarak cinsel ilişkide bulunmayı teklif edince; hanımı bu meseleyi Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e sorduktan sonra, kendisinin teklifine uyabileceğini söyledi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)e geldi ve fakat utandığı için bir türlü söyleyemedi. Bunun üzerine meseleyi bana açtı ve onun namına Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e ben sordum. İşte o zaman:

“Kadınlarınız sizin tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz şekilde gelebilirsiniz.” Bakara Suresi 223. ayet nazil oldu ve Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de normal yoldan (çocuğun geldiği yerden) olmak kaydıyla her türlü şeklin caiz olabileceğini söyledi.”

Ahmed bin Hanbel Müsned 6/305, 318, Tirmizi, Beyhaki 7/195

İki Cima Arasında Abdest Alınma

(9) Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sizden biri ehline geldiği (yani cinsel ilişkiye girdiği) vakit sonra tekrarlamak (yani bir kez daha cinsel ilişkiye girmek) isterse, arada bir (namaz abdesti gibi) abdest alsın!..”

Müslim 308/27, Ebu Avane 1/280, Ebu Davud 220, Nesei 1/142, Tirmizi 141, İbni Mace 587, İbni Ebi Şeybe 1/101, Begavi 271, İbni Huzeyme 219, İbni Hibban 1211, Ahmed bin Hanbel Müsned 23637, Albânî Sahîhu’l-Cami’ 263