Kur’an’ı Kerim İle İlğili Hadisler

(1) Osman bin Affan (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve Onu öğreten kimsedir.”

Buhari 11/5120, Ebu Davud 1452, Tirmizi 3070, 3071, İbni Mace 211, 213

(2) Osman bin Affan (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kuşkusuz ki, sizin en faziletliniz Kur’an’ı öğrenen ve Onu öğreten kimsedir.”

Buhari 11/5121

(3) Zeyd bin Erkam (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Dikkat! Şüphesiz ki, ben sizlere iki ağırlık bırakıyorum. Onların biri, Allah Azze ve Celle’nin Kitabıdır. O, Allah’ın ipidir...”

Müslim 2408/37

(4) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Ey insanlar! Ben sizlere iki ağırlık bıraktım! Bunlar, Allah’ın Kitab’ı olan Kur’an’ı Kerim ve benim sünnetimdir…”

Bağdadi el-Fakih 1/94, Malik Muvatta 1604

(5) Ebu Şureyh el-Huzâî (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Şüphesiz ki, bu Kur’an’ın bir ucu Allah’ın elinde, diğer bir ucu da sizin elinizdedir! Kur’an’a sımsıkı sarılınız! Sizler Kur’an’dan sonra ebediyen sapmayacak ve asla helak olmayacaksınız!”

İbni Ebi Şeybe 7/164/1, Taberani Mucemu’l-Kebir, Tergib ve Terhib 1/97, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 713

(6) Zeyd bin Erkam (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

هُوَ حَبْلُ اللهِ مَنِ اتَّبـَعَهُ كَانَ عَلَى الْهُدَى، وَمَنْ تَرَكَـهُ كَانَ عَلَى ضَلاَلَةٍ

“O Kur’an, Allah’ın İpidir. Kur’an’a tâbi olan hidayet üzeredir. Kur’an’ı bırakıp/terk eden de dalâlet üzeredir!”

Müslim 2408/37

(7) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Şu altı şeyi görmeden ölmekte acele edin!

1) Sefihlerin emir olması!

2) Polislerin çoğalması!

3) Hükmün satılması!

4) Akrabalık bağlarının koparılması!

5) Kur’an’ın musiki edinilmesi!

6) Fıkıh bilgisi az da olsa sırf Kur’an’ı teganni ile okuduğu için kişinin öne geçirilmesi.”

Ahmed bin Hanbel Müsned, Hakim el-Müstedrek, Albânî Sahihu’l-Cami’ 2812

(8) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kur’an ehline (Kur’an’ı okuyana):

−Oku ve yüksel! Kur’an’ı dünyada okuduğun gibi tertil üzere (yavaş yavaş) oku! Muhakkak ki, senin menzilin (durağın) okuduğun son ayetin yanındadır, denilir.”

Ebu Davud 1464, Tirmizi 3080, İbni Mace 3780

(9) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herkim Allah’ın Kitabı’ndan bir harf okursa karşılığında onun için bir hasene (iyilik) vardır. Her bir hasene ise on katı ile karşılık görür. Ben size elif lam mim bir harftir demiyorum. Elif bir harftir, lam bir harftir, mim de bir harftir.”

Tirmizi 3074

(10) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kur’an’ı okuyun! Kuşkusuz ki, Kur’an kıyamet gününde okuyucularına bir şefaatçi olarak gelecektir…”

Müslim 804/252, 805/253, Darimi 3394

(11) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Ey Allah’ım! Kendini isimlendirdiğin, Kitabı’nda indirdiğin veya katındaki (bizce bilinmeyen) gayb ilminde kendine sakladığın Sana ait tüm isimlerle Senden istiyorum. Kur’an’ı gönlümün baharı, kalbimin cilası yap. Kur’an’la hüznümü, gam ve kederimi gider.”

Ahmed bin Hanbel Müsned 1/391-3712-4318, Hakim el-Müstedrek 1/509, Mucemu’l-Kebir 10352, Ebu Ya’la 5297, İbni Ebi Şeybe Musannef 29309, İbni Hibban İhsan 972, Bezzar Keşfu’l-Estar 3122, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 199

(12) Bureyde (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kim Kur’an’ı okur, öğrenir ve onunla amel ederse, kıyamet gününde babasına ve annesine, güneşin ışığı gibi parlak nurdan bir taç ve dünyada da eşi benzeri olmayan iki hulle (elbise) giydirilir.”

Hakim el-Müstedrek 2132, Terğib ve Terhib 3/277

(13) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kur’an’ı okuyan mü’minin benzeri, tadı güzel, kokusu güzel portakal meyvesi gibidir. Kur’an’ı okumayan mü’minin benzeri de, tadı güzel, fakat kokusu olmayan hurma gibidir. Kur’an’ı okuyan facirin (günahkâr) benzeri ise, kokusu güzel, tadı acı reyhan otu gibidir. Kur’an’ı okumayan facir kimsenin benzeri de, tadı acı ve kokusu olmayan Ebu Cehil karpuzu gibidir!”

Buhari 5113

(14) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kur’a’n hafızı kişinin misali, bağlı devenin sahibinin misali gibidir. Eğer deve sahibi devesini gözetlerse onu elinde tutabilir, ona dikkat etmeyip bırakırsa deve kaçıp gider!”

Buhari 5126

(15) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kur’an’ı ezberleyenlerin biri için, ‘Ben şu ve şu ayetleri unuttum’ demesi ne kötü bir sözdür! Bunun yerine söylemesi gereken söz, ‘unutturulurdu’ sözüdür.”

Buhari 5133

(16) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kur’an’ı ezberleyerek okuyan hafız kişi es-Seferutu’l-Kiram olan meleklerle beraberdir. Kur’an hafızı olmadan, kendisine zor geldiği halde okumaya çalışan kişiye de iki ecir vardır.”

Buhari 4971

(17) İmam Şafiî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Kur’an’ı okuyanın, değeri artar. Hadis yazanın, delilleri güçlenir. Dinde fakih olmak için çalışanın, itibarı artar. Arapça öğrenenin, karakteri yumuşar. Hesap ilmini öğrenen yanılmaz. Nefsini korumayana ilim fayda vermez!”

İbni Receb el-Hanbeli Hadislerden Hikmet Damlaları 77

(18) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“İçinde Kur’an okunan bir ev, yer ehline yıldızların parlak göründüğü gibi gök ahalisine de öylesine parlak görünür!”

Beyhaki Şuabu’l-İman, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 3112

(19) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kur’an’ı maharetle okuyan bir kimse son derece üstün ve hayırlı meleklerle birliktedir. Kur’an’ı okurken zorlanan ve kendisine ağır gelen bir kimse için ise iki kat ecir vardır.”

Müslim 798/244, İbni Mace 3779, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/98, 170, 266, Beyhaki Sünenu’l-Kubra 2/519

(20) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kur’an’ı seslerinizle güzelleştiriniz! Kuşkusuz ki, güzel sesli bir kimse Kur’an’ın güzelliğini arttırır.”

Albâni Sahîhu’l-Câmi’

(21) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Aranızda iki şey bıraktım. Onlara bağlı kaldığınız sürece asla sapmazsınız! Allah’ın Kitab’ı ve benim sünnetimdir. Bu ikisi, Kevser Havuzunda benimle beraber bir arada bulunacakları vakte kadar birbirlerinden asla ayrılmayacaklardır!”

Hakim el-Müstedrek

(22) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kur’an Hafızı kıyamet günü gelecek ve Kur’an:

−Ey Rabbim! Onu süsle, diyecektir. Bunun üzerine Allah-u Teâlâ Kur’an Hafızına keramet tacı giydirilecektir. Sonra Kur’an:

−‘Ey Rabbim! Ona daha ver, diyecektir. Bunun üzerine Allah-u Teâlâ Kur’an Hafızına keramet hullesi/elbisesi giydirilecektir. Sonra Kur’an:

−Ey Rabbim! Ondan razı ol, der. (Allah-u Teâlâ Kur’an Hafızından razı olur.) Bunun üzerine Allah-u Teâlâ Kur’an Hafızına:

−Oku ve yüksel, buyuracak ve her ayet okuyuşunda bir hasene/sevap ilave edilecektir.”

Tirmizi 3075, Hakim, Albânî Sahîhu’l-Camii’s-Sağir 8031

(23) Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

أَكْثَرُ مُنَافِقِي هَذِهِ الْأُمَّةِ قُرَّاؤُهَا

“Bu ümmetin münafıklarının çoğu, kurrâlardır/Kur’an’ı Kerim Hafızlarıdır!”

Ahmed bin Hanbel Müsned 4/155, Beyhaki Şuabu’l-İman 5/363, Abdullah ibni Mübarek Zühd 1/16, Rûyânî Müsned 1/172, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 2/249

(24) Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sahabelere şöyle buyurdu:

“Sizden herhangi biri bir gecede Kur’an’ın üçte birini okuyabilir mi?”

Bu, sahabelere güç geldi ve şöyle dediler:

−Ya Rasulallah! Bizim hangimiz buna güç yetirebilir?

Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“İhlas Suresi Kur’an’ın üçte birisidir.”

Buhari 5103

(25) Âlimlerden bazıları şöyle demiştir:

“Çocuklarınıza sütle beraber Kur’an’dan öğütler verin!

Boyları büyürken, kalpleri ve bakış açıları da büyüsün!”

(26) Yahya bin Muaz (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

قَالَ؛ يَحْيَى بِنْ مُعَاذٍ رَحْمَةُ اللهِ عَلَيْهِ:

دَوَاءُ الْقَلْبِ خَمْسَةُ أَشْيآءٍ:

قِرَاءَةُ الْقُرْآنِ بِالتَّفَكُّرِ،

وَخَلاَءُ الْبَطْنِ،

وَقِيَامُ الْلَيْلِ،

وَالتَّضَرُّعُ عِنْدَ السَّحَرِ،

وَمَجَالِسَةُ الصَّالِحِينَ

Beş şey kalbin ilacıdır:

1) Tefekkür ederek Kur’an’ı Kerim okumak,

2) Karnı boş bırakmak,

3) Gece namazı kılmak,

4) Seher vakti yalvarmak ve

5) Salihlerle beraber oturmak.

 

(27) Rabî’ (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“Yedi şey dışında az konuşun! Tesbih, Tekbîr, Tehlîl, Tahmîd, İyiliği emretmek, Kötülükten sakındırmak ve Allah’ın Kitab’ı Kur’an’ı Kerim’i okumak.”

Ebu Nuaym Hilyetu’l-Evliyâ

(28) Hammad bin Seleme (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabından iki adam vardı. Bunlar birbirleriyle buluştukları zaman Asr Suresini okurlardı. Asr Suresini okumadan ve birbirlerine selam vermeden de ayrılmazlardı!”

Taberânî Mucemu’l-Evsad 5120, Beyhaki Şuabu’l-İman 9057, Şevkâni Fethu’l-Kadir 5/491 Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 2648

(29) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Evlerinizde namaz kılın, onları kabirlere çevirmeyin! Seslerinizi Kur’an ile süsleyin! Zira şeytan içinde Bakara Suresinin okunduğu evden kaçar.”

Ebu Avane Musned 3892, 3893, Ebu Ubeyd Fadailu’l-Kur’an 160, İbni Hibban 3/27, İbni Hacer Netaicu’l-Efkâr 3/215, Mukbil bin Hadi Sahihu’l-Musned 1442

(30) Ebu Abis el-Gifarî (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den işittim, ümmeti için şu altı şeyden korkuyordu:

بَادِرُوا بِالْأَعْمَالِ خِصَالاً سِتًّا، إِمْرَةَ السُّفَهَاءِ، وَكَثْرَةَ الشُّرَطِ، وَقَطِيعَةَ الرَّحْمِ، وَبَيْعَ الْحُكْمِ، وَاسْتِخِفَافًا بِالدَّمِ، وَنشْوًا يَتَّخِذُونَ الْقُرَآنَ مَزَامِيرَ، يُقَدِّمُونَ الرَّجُلَ لَيْسَ بِأَفْقَهِهِمْ وَلاَ أَعْلَمِهِمْ؛ مَا يُقَدِّمُونَهُ إِلاَّ لِيُغَنِّيَهُمْ

“Çocukların yöneticiliği, güvenlik görevlilerinin çoğalması, hükümde rüşvet, akrabalık bağlarının koparılması, kan dökmeyi hafife almak, Kur’an’ı çalgı edinen ve kişiyi en fakihleri olmadığı halde sırf kendilerine en üstün şekilde musiki makamı yaptığı için öne geçirip imam yapan bir topluluk.”

Taberânî Mucemu’l-Kebir 18/37, Taberânî Mucemu’l-Evsad 1/212, Buhari Tarih 7/80, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/494, Bezzar 2/177, Keşfu’l-Estar 1610, Tahavi Şerhu’l-Muşkil 1389, İbni Gani Mucem 851, Mervezi Kıyamu’r-Ramazan 21, Ebu Ubeyd Fadailu’l-Kuran 196, İbni Ebi Şeybe 7/529, İbni Ebi’d-Dünya Ukubat 289, Ebu Nuaym Marife 5550, Deylemi 2328, Beyhaki Şuabu’l-İman 2/541, İbni Abdilberr et-Temhid 1/147, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 979

Ayet, hadis ve Esmau’l-Hüsna yazılı olan levha, tabak ya da çerçeve gibi şeylerin asılması hakkında alimler şöyle demişlerdir:

“Bunun gibi süs için veya hatırlatmak için, ya da ticareti artırma vesilesi olarak asılan şeylere insanların rağbet göstermesi, İslam’ın Kur’an ve hadislerle hedeflediği yüce amaçlardan uzaklaşmaktır ve bu haramdır! Kur’an; hidayet, kanun, nasihat, ibret ve hükümler kitabıdır! Duvarlara asılması için indirilmemiştir! Kur’an ayetlerinin bunlara yazılması indiriliş sebebine muhaliftir! Bizlerin, Allah’ın Kitabına hürmet göstermemiz ve tazim etmemiz, indiriliş sebebine uygun hareket etmemiz gerekir. Kur’an’ı Kerim, duvarlara asılmak ve nakışlanarak yazılmak için inmemiştir!”

El-Lecnetu’d-Daime