(1) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Bizler Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in beraberinde evlenmek için hiçbir şeyi olmayan gençler idik. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize şöyle buyurdu:
“Ey gençler topluluğu! Sizden evlenmeye gücü yeten evlensin! Muhakkak ki, evlenmek gözü haramdan en iyi saklar ve ferci de (yani cinsel organı da) en iyi korur. Evlenmeye gücü yetmeyen de oruç tutsun! Kuşkusuz ki, oruç onun için bir kalkandır!”
Buhari 5162, Müslim 1401/1, Nesei 2238, Tirmizi 1081, Darimi 2/132, İbnu’l-Carud 672, Abdurrezzak 10380, Beyhaki 7/77, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/424, 432, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1781
(2) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Üç kişi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in eşlerinin evlerine geldiler ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ibadetlerinden soruyorlardı. Kendilerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ibadeti haber verilince, sanki onlar o ibadetleri az addediyormuş gibi yapıp:
−Biz nerede, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nerede? Şüphesiz ki, Allah Onun geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamıştır, dediler. Onlardan biri:
−Bana gelince, ben geceleri daima namaz kılacağım! dedi. Diğeri ise:
−Ben de her zaman oruç tutacağım ve hiç orucumu açmayacağım! dedi. Başka birisi de:
−Ben de kadınlardan ayrı yaşayacağım ve hiç evlenmeyeceğim! dedi. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geldi ve şöyle buyurdu:
−“Sizler şöyle şöyle söyleyen kimselersiniz! Dikkat edin! Allah’a yemin ederim ki, şüphesiz ki, ben sizin Allah’tan en çok korkanınız ve en muttakinizim! Buna rağmen bazen oruç tutarım bazen de oruçsuz olurum. Gecenin bir kısmında namaz kılarım bir kısmında da uyurum ve kadınlarla da evlenirim. Bu benim sünnetimdir! Herkim benim sünnetimden yüz çevirirse o kimse benden değildir!”
Buhari 5158, Müslim 1401, Nesei 3217, İbni Hibban 14, Beyhaki 7/77, Begavi 96
(3) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Bizler Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in beraberinde evlenmek için hiçbir şeyi olmayan gençler idik.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize şöyle buyurdu:
“Ey gençler topluluğu! Sizden evlenmeye gücü yeten evlensin! Muhakkak ki, evlenmek gözü haramdan en iyi saklar ve ferci de (yani cinsel organı da) en iyi korur. Evlenmeye gücü yetmeyen de oruç tutsun! Kuşkusuz ki, oruç onun için bir kalkandır!”
Buhari 5162, Müslim 1401/1, Nesei 2238, Tirmizi 1081, Darimi 2/132, İbnu’l-Carud 672, Abdurrezzak 10380, Beyhaki 7/77, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/424, 432, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1781
(4) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Üç kişi var ki, onlara yardım etmek Allah’ın kendi üzerine aldığı bir haktır:
1) Allah’ın Yolunda Cihad eden Mücahid,
2) İffetli olmak isteğiyle evlenen kimse ve
3) Kendi bedelini ödemek isteğiyle mükatebe/yazışma yapan köledir.”
İbni Hibban 4030, Nesei 3120, 3218, Tirmizi 1655, İbni Mace 2518, Begavi 2239, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/151, 437
(5) Said bin Cübeyr (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
“Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) bana:
−Evlendin mi? dedi. Ben:
−Hayır, evlenmedim! dedim. Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma):
−Evlen! Şüphesiz ki, bu ümmetin en hayırlısı, kadınları çok olandır, dedi.”
Buhari 5163, 5164
(6) Ma’kıl bin Yesar (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Sizler kocalarına sevgi besleyen ve çocuk doğuran kadınlarla evlenin! Kuşkusuz ki, ben geçmiş ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla övünürüm.”
Ebu Davud 2050, Nesei 3227, İbni Hibban Mevarid 1229, Hâkim 2/162, Begavi Mesabih 2296
(7) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
﴿وَإِنْ خِفْتُمْ أَلاَّ تُقْسِطُوا فِي الْيَتَامَى فَانْكِحُوا مَا طَابَ لَكُمْ مِنْ النِّسَآءِ مَثْنَى وَثُلاَثَ وَرُبَاعَ فَإِنْ خِفْتُمْ أَلاَّ تَعْدِلُوا فَوَاحِدَةً أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ ذَالِكَ أَدْنَى أَلاَّ تَعُولُوا﴾
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Eğer yetimler hakkında adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, sizin için temiz/helal kılınan kadınlardan ikişer, üçer ve dörder tane nikâhlayın! Buna müteakiben eğer o kadınlar arasında adaleti yapamayacağınızdan korkarsanız, artık bir kadınla veya sağ elinizin malik olduğu cariyelerle ile yetinin/iktifa edin! Adaletten ayrılmamanız/zulüm etmemeniz için bu daha uygundur.”
Nisa Suresi 3
(8) Kays bin el-Haris (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nikâhım altında sekiz tane kadın olduğu halde İslam’a girip Müslüman oldum. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldim ve bu durumu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e zikrettim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:
−“Onlardan dört tanesini seç ve diğerlerini boşa!”
Ebu Davud 2241, İbni Mace 1952, Beyhaki 7/183, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1855
(9) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Gaylân bin Seleme es-Sekafî İslam’a girip Müslüman olduğunda cahiliye zamanından nikâhı altında on tane kadın vardı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona şöyle emretti:
“Onlardan dört tanesini seçip nikâhında tut, diğerlerinden ayrıl!”
Tirmizi 1137, İbni Mace 1953, Hâkim 2780, Beyhaki 14041, Ahmed bin Hanbel Müsned 5026, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1883
(10) Sa’d bin Ebi Vakkas (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Osman bin Mez’ûn (Radiyallahu Anh)’ın tebettül isteğini reddetti! Şayet ona bu hususta izin verseydi, biz elbette ileri gider hadımlaşırdık.”
Tebettül: Evlenmeyi terk etmek demektir.
Buhari 5167, Müslim 1402/6, Nesei 3212, Tirmizi 1083, İbni Mace 1848
(11) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Dinini ve ahlakını beğendiğiniz bir kimse sizden bir kadına talip olursa, onu evlendirin! Yoksa yeryüzünde fitneler ve çok büyük fesat olacaktır!”
Tirmizi 1084, İbni Mace 1967, Hâkim 2/164, Beyhaki 7/82, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1868
(12) Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Allah, her hangi bir kimseye saliha bir eş takdir ederek rızıklandırmış ise, şüphesiz ki dininin yarısını yaşamak üzere o kimseye yardım etmiştir. O kişi, dininin diğer yarısı hususunda Allah’tan korksun ve takvaya sarılsın!”
Tabarani Mucemu’l-Evsad 976, Hâkim 2/161, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 625
(13) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kadın dört şeyden dolayı nikâhlanır:
1) Malı için,
2) Soyu için,
3) Güzelliği için ve
4) Dini için. Sen dindar olanı ele geçirmeye bak, teribet yedâk.”
Teribet yedâk: Arapların manasını kast etmedikleri ve teşvik sadedinde kullandıkları bir ifadedir. Anlamı ise elin fakir olsun demektir. Yani hadiste kasdedilen şudur: “Dindar olan bir kadınla evlen, elin fakirlik görmez.”
Buhari 5183, Müslim 1466/53, Ebu Davud 2047, Nesei 3230, Darimi 2/133, 134, İbni Mace 1858, İbni Hibban 4036, Beyhaki 7/79, Begavi 2240, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/428
(14) Fatıma binti Kays (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
Fatıma’yı kendini kast ediyor kocası üç talak ile boşadı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona bir sükna ve nafaka tayin etmedi.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdu:
−“İddetini bitirdiğinde bana bildir!”
Ben de iddetin bittiğini kendisine haber verdim. Fatıma’ya, Muaviye, Ebu Cehm ve Usame bin Zeyd evlenme talebinde bulundular.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Muaviye hiç malı olmayan bir adamdır! Ebu Cehm ise kadınları çok döven bir adamdır! Fakat Usame bin Zeyd ile evlen!”
Fatıma eliyle şöyle şöyle işaret ederek:
−Usame! Usame! dedi.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Fatıma’ya şöyle buyurdu:
−“Allah’a itaat etmek, Rasulüne itaat etmek senin için daha hayırlıdır!”
Fatıma binti Kays (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
Bunun üzerine ben Usame ile evlendim ve bu evliliğimden gıbta edip çok memnun oldum.
Sükna: İçerisinde barınılacak ev vb. yerdir.
Müslim 1480/47
(15) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Osman bin Mez’un vefat etti ve Hakîm’in kızı Havle’den olma bir kız bıraktı. Osman bin Mez’un ölürken kızını kardeşi Kuddame bin Mez’un’a emanet edip vasiyet etmişti. Bu ikisi yani Osman bin Mez’un ve Kuddame bin Mez’un benim dayım olmaktadır. Osman bin Mez’un’un kızını amcası Kuddame bin Mez’un’dan bana nikâhlaması için talep ettim.
O da kızın benimle evlenmesine razı oldu. Sonra Mugire bin Şube araya girdi; yani annesinin yanına girdi ve onu malla kızı kendisine nikâhlaması için rağbetlendirdi de kadın Mugire’ye razı oldu. Kız da annesinin hevasına uyup razı oldu. Kuddame bin Mez’un ve Mugire bin Şube anlaşmazlığa düştüler de bu anlaşmazlıkları Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e arz edildi. Bunun üzerine Kuddame bin Mez’un:
−Ya Rasulallah! Bu kız benim kardeşimin kızıdır; kardeşim onu bana vasiyet etti. Ben de onu halasının oğlu Abdullah ibni Ömer ile evlendirmek istedim. Bu kız hakkında ne salah ne de denklik yönünden taksirat yapmadım. Ancak o aklını kullanamayan bir kadındır, annesinin hevasına tabi oldu, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“O kız yetimdir, izni olmadan nikâhlanamaz!”
Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
−Vallahi, kıza sahip olduktan sonra onu benden çekip aldılar ve Mugire bin Şube ile evlendirdiler.
Ahmed bin Hanbel Müsned 2/130, Darekutni 3/230, Hâkim 2703, Beyhaki 7/120, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1835
(16) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanında idim. Ona bir adam geldi ve:
−Ensardan bir kadınla evlendim diye Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e haber verdi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de ona şöyle buyurdu:
−“O kadına baktın mı?”
O kimse:
−Hayır, bakmadım! dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“O halde git ona bak! Muhakkak ki, Ensar’ın gözlerinde bir şey vardır!”
Müslim 1424/74, Humeydi 1172, Nesei 3246, İbni Hibban 4041, Said bin Mensur 523, Darekutni 3/253, Beyhaki 7/84, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/299
(17) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e bir adam geldi ve:
−Ensar’dan bir kadınla evlendim, dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona şöyle buyurdu:
−“O kadına baktın mı? Kuşkusuz ki, Ensar’ın gözlerinde bir şey vardır.”
O kimse:
−Evet, baktım, dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:
−“O kadınla ne kadar mehir üzere evlendin?”
O kimse:
−Dört ûkiyye gümüş üzerine evlendim, dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o kimseye şöyle buyurdu:
−“Dört ûkiyye gümüş üzerine mi?’ Sanki gümüşü şu dağın yamacından yontup çıkarıyorsunuz! Yanımızda şimdi sana verecek bir şeyimiz yoktur! Ancak seni bir seriyye içinde yollarız da oradan bir şeylere nail olursun.”
Ravi şöyle dedi:
−Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Abs oğulları cihetine bir seriyye gönderdi ve bu kimseyi de o seriyye içinde gönderdi.
Müslim 1424/75, İbni Hibban 4094, Hâkim 2/177, Beyhaki 7/235
(18) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Her hangi biriniz bir kadına evlenmek için talip olduğu zaman eğer kadını nikâh etmeyi celb edici yerlerine bakabilirse ona baksın!”
Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
−Ben bir kıza talip oldum, onu görmek için saklandım da onun beni evlenmeye davet eden yerine baktım ve onunla evlendim.
Ebu Davud 2082, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1791, 1792, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 95, 98
(19) Fatıma binti Kays (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
Ebu Amr bin Hafs, Fatıma binti Kays (Radiyallahu Anha)’yı kesin olarak boşadı. Ebu Amr bin Hafs ortada yokken, bulunduğu yerden kendi vekili ile nafaka olmak üzere biraz arpa gönderdi. Fatıma binti Kays (Radiyallahu Anha) vekile kızdı! Vekil de:
−Vallahi, senin bizim üzerimizde hiçbir hakkın yoktur! dedi. Bunun üzerine Fatıma binti Kays (Radiyallahu Anha), Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldi ve olayı kendisine söyledi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:
−“Senin Ebu Amr bin Hafs üzerinde hiçbir hakkın yoktur!”
Fatıma binti Kays’a Ümmü Şüreyk’in evinde vacip olan iddetini beklemesini emretti. Sonra da şöyle buyurdu:
−“Bu Ümmü Şüreyk ashabımın sıkça uğradıkları bir kadındır, dolayısıyla sen iddetini Abdullah ibni Ümmü Mektum’un yanında geçir. Kuşkusuz ki, o kör bir kimsedir. Orada dış elbiseni de çıkarabilirsin. İddetin bittiği zaman bana haber ver.”
Fatıma binti Kays (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
−Ben iddetimi tamamlayınca, Muaviye bin Ebi Sufyan ile Ebu Cehm’in benimle evlenmek istediklerini Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e söyledim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:
−“Ebu Cehm’e gelince, o omzundan değneği indirmeyen bir adamdır! Muaviye ise, son derece fakirdir ve hiçbir malı yoktur! Sen Usame bin Zeyd ile evlen!”
Ben ondan hoşlanmadım. Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine şöyle buyurdu:
−“Usame ile evlen!”
Bunun üzerine ben onunla evlendim. Allah bu evlilikte birçok hayır halk etti ve bu evliliğime gıpta edip çok memnun oldum.
Müslim 1480/36, Ebu Avane 4139, Malik 2/580/67, Ebu Davud 2284, Nesei 3245, Tirmizi 1135, İbni Hibban 4252, 4254 Abdurrezzak 12022, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/412, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1804