Eğer yaptığımız amellerin, kabrimizde karşımıza güzel bir şekilde çıkmasını istiyorsak, amellerimizin salih yani Kur’an ve Sahih Sünnete göre olması gerekiyor! Maalesef günümüzdeki insanlar, hocalarından duyduğu şeyleri araştırmadan inanıp onunla amel ediyorlar ve bu hoca efendiler insanlara nasihat ederken okuduğu hadis, sahih midir, zayıf mıdır yoksa uydurma mıdır diye dikkat etmiyorlar!
(1) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
كَفَى بِالْمَرْءِ كَذَبًا أَنْ يُحَدِّثَ بِكُلِّ مَا سَمِعَ
“Kişiye her işittiğini söylemesi yalan olarak yeter!”
Müslim 5/5
(2) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَإِنْ تُطِعْ أَكْثَرَ مَنْ فِي الْأَرْضِ يُضِلُّوكَ عَنْ سَبِيلِ اللهِ إِنْ يَتَّبِعُونَ إِلاَّ الظَّنَّ وَإِنْ هُمْ إِلاَّ يَخْرُصُونَ
“Eğer yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, onlar seni Allah’ın Yolundan saptırırlar! Onlar sadece zanna uyarlar ve yalandan başka söz de söylemezler!”
En’am Suresi 116
Bu konuya en güzel örnek, insanların kulaktan duyma ve birbirlerine söylediği şu ZAYIF hadistir! Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
(3) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
اللَّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِي رَجَبٍ، وَشَعْبَانَ، وَبَلِّغْنَا رَمَضَانَ
“Ey Allah’ım! Bize Receb ve Şaban’ı bereketli kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.”
BU HADİS UYDURMADIR! Ahmed bin Hanbel Müsned 1/259,Tabarani Mucemu’l-Evsad 3939, Beyhaki 3534, Ebu Nuaym Hilye 6/269, Keşfu’l Hafa 1/554, Albânî Daîfu’l-Cami’ 4395
Demekki biz, birinden bir hadis duyduğumuzda o hadisin kaynağını ve sahih olup olmadığını sormamız gerekiyor! Yoksa Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in hadisinde geldiği gibi hocalardan işittiğimiz şeyleri başkalarına söylediğimiz zaman, yalan söylemiş oluruz!
(4) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
لُعِنَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ بَنِي إِسْرَآئِيلَ عَلَى لِسَانِ دَاوُودَ وَعِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ ذَالِكَ بِمَا عَصَوا وَّكَانُوا يَعْتَدُونَ
“İsrailoğullarından inkâr edenler, Davud’un ve Meryem’in oğlu İsa’nın diliyle lanetlendiler! Bu lanet, isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir!”
Maide Suresi 78
Bu ayetin tevsirinde, İbnu’l-Kayyim el-Cevziyye (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:
“Bir insan bir şeyin haram olduğunu bile bile yaparsa, o insanda Yahudilikten bir cüz vardır! Kimde bir şeyin haram veya helal olup olmadığını araştırmadan yaparsa, onda da Hristiyanlıktan bir cüz vardır!”
Sünneti ve onun ahkâmını iyi bilen, sünnetin nuruyla aydınlanan, onun gölgesinde gölgelenen, şeriata ve sünnete uymanın güzel kokusunu koklayan herkes, kandil gecelerinde yapılan amellerin, dinde çıkarılan bir sapıklık ve akılsızlık olduğunu iyi bilir. Müslüman bir kişi, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i sevmenin böyle olmadığını da çok iyi bilir.
Eğer Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i sevmek böyleyse, Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali ve diğer sahaber Allah onlardan razı olsun bu gibi amelleri niçin bizden önce yapmadılar? Said bin el-Museyyib ve diğer tâbiîn imamları Allah onlara rahmet etsin, bu gibi amelleri niçin bizden önce yapmadılar? Dört mezhep imamı ve diğer İslam âlimleri, bu gibi amelleri niçin bizden önce yapmadılar? Bu kimselerden hiçbirisi bunun gibi veya buna yakın hiçbir davranışta bulunmamışlardır!
(5) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Allah Rasulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün mescidde otururken eliyle yere düz bir çizgi çizip şöyle buyurdu:
“İşte bu Allah’ın dosdoğru yoludur.”
Sonra Allah Rasulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu çizginin sağına ve soluna küçük çizgiler çizip şöyle buyurdu:
“İşte bu yolların üzerinde insanları bu yola çağıran şeytanlar vardır.”
Daha sonra Allah Rasulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) En’am Suresi 153. ayeti okudu:
وَأَنَّ هَذَا صِرَاطِي مُسْتَقِيمًا فَاتَّبِعُوهُ وَلاَ تَتَّبِعُوا السُّبُلَ فَتَفَرَّقَ بِكُمْ عَنْ سَبِيلِهِ ذَالِكُمْ وَصَّاكُمْ بِهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ
“İşte bu Benim dosdoğru yolumdur, buna uyun! Başka yollara uymayın! Zira o yollar sizi Allah’ın Yolundan ayırır! Allah size bunları sakınasınız diye vasiyet etmiştir.”
Buhari, Müslim, İbni Mace