Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Pis putlardan uzak durun! Yalan sözden sakının! (Bunları) Allah’ı birleyerek ve O’na ortak koşmadan yapın!”
Hacc Suresi 30, 31
Abdurrahman ibni Ebi Bekre (Radiyallahu Anh) babasından şöyle dediğini rivayet eder:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanındaydık bize şöyle buyurdu:
“Size büyük günahların en büyüğünü bildireyim mi?”
Bunu üç kez tekrarladı. Sonra şöyle buyurdu:
“Allah’a ortak koşmak! Babaya ve anneye kötülük etmek!”
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yan tarafına yaslanmış iken doğruldu ve şöyle buyurdu:
“Yalan yere şahidlik yapmaktır!”
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu o kadar tekrarladı ki, keşke sussa! dedik.
Buhari, Müslim
Yalancı şahidlikten sakınmanın burada tekrarla belirtilmesi, insanların yalancı şahidliği basit bir olay kabul etmesi, haset ve düşmanlık gibi yalancı şahidliğe sebep olabilecek şeylerin çokluğu ve yalancı şahidlik sonucu ortaya çıkabilecek birçok kötülük nedeniyledir.
Yalancı şahidlik sonucu ne haklar yenmiş ve suçsuzlara ne kadar zulmedilmiştir. Ya da bir takım insanlar hakları olmayan şeyleri elde etmişler, yalancı şahidliği kullanarak onlardan olmadığı halde kendilerini birilerinin soyuna nisbet etmişlerdir.
Bu konuda çekinilmeden yapılan şeylerden biri de bazı insanların mahkeme önlerinde yaptıkları şu davranıştır:
Oracıkta karşılaştığı birine “Sen bana şahidlik yap ben de sana şahidlik yapayım” der. Arazi veya ev mülkiyeti ya da anlaştığı kişinin doğruluğu gibi olayın iç yüzünü bilmeyi gerektiren bir konuda şahidlik yapar. Hâlbuki onunla sadece mahkeme kapısında veya koridorunda karşılaşmıştır. Bu, yalancılık ve sahtekârlıktır. Şahidliğin, Allah’ın kitabında bildirildiği üzere olması gerekir:
“Biz bildiğimizden başkasına şahidlik etmedik!”
Yusuf Suresi 81