(11) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Satarken, satın alırken, alacağını talep ederken ve borcunu öderken müsamahalı davranan kimseye Allah rahmet etsin.”
Buhari 1919, Tirmizi 1320, İbni Mace 2203, İbni Hibban 4903, Tabarani Mucemu’s-Sagir 1/240, Beyhaki 5/357, Begavi 2044, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/340
(12) Osman bin Affan (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Sattığı zaman müsamaha gösteren, satın aldığı zaman müsamaha gösteren ve hakkını isterken müsamaha gösteren kimseye Allah rahmet etsin!”
İbni Mace 2202, Buhari Tarihu’l-Kebir 6/467, Nesei 4710, Ahmed bin Hanbel Müsned 410, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 1181
(13) Ebu Hureyre(Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim bir Müslümanın satıştan vazgeçmesini müsamaha ile kabul ederse, Allah da onun kıyamet günü tökezlemelerini müsamaha ile kabul eder.”
İbni Mace 2199, Ebu Davud 3460, İbni Hibban Mevarid 1103, 1104, Hâkim 2/45, Beyhaki 11128, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/152, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1334, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 2614
(14) Sahr el-Gamidî (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Ey Allah’ım! Ümmetime gündüzün ilk vaktinde bereket ihsan et.”
Sahr el-Gamidî şöyle (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir seriyye veya ordu gönderdiğinde gündüzün ilk vaktinde gönderirdi.
Ravi dedi ki:
−Sahr el-Gamidî (Radiyallahu Anh), ticaret yapan bir adamdı ticaret mallarını günün ilk vaktinde gönderirdi. Bu sebeple serveti ve malları çoğaldı.
Ebu Davud 2606, İbni Mace 2236
(15) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Ey Allahım! Ümmetime gündüzün ilk vaktinde bereket ihsan et.”
İbni Mace 2238, Ebu Davud 2606, Tirmizi 1212, Darimi 2/214, Tayalisi 1246, İbni Ca’d el-Ca’diyât 2557, İbni Hibban 8475, Tabarani Mucemu’l-Kebir 7275, 7276, Beyhaki 9/151, 152, Begavi 2673
(16) Said bin Müseyyeb şöyle dedi:
Ben, Osman (Radiyallahu Anh)’ı minberin üzerinde hutbe okurken işittim şöyle diyordu:
−Ben, Beni Kaynuka denilen Yahudilerden bir soydan hurma satın alıyor ve onu karla satıyordum. Bu fiilim Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e ulaştı. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Ey Osman! Satın aldığın zaman tartarak al! Sattığın zaman da tartarak sat!”
Ahmed bin Hanbel Müsned 1/62/444, Darekutni 3/8, Beyhaki 10696, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1330
(17) Mikdam bin Ma’di Kerib (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Erzakınızı tartın ki, size bereketlensin!”
Buhari 1965, Müslim 1528/39, İbni Hibban 4918, Tabarani Mucemu’l-Kebir 20/643, Ebu Nuaym Hilye 5/217, Beyhaki 6/32, Begavi 3000, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/131
(18) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Bir şeyi sattığınızda tartacağınız zaman tartınızı ağır yapınız!”
İbni Mace 2222, Albânî Sahîhu’l-Cami’ 825
(19) Suveyd bin Kays şöyle dedi:
Ben ve Mahrefe el-Abdi, Hecer şehrinden bez getirttik. Müteakiben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize geldi ve bizimle şalvarda pazarlık etti. Yanımızda ücretle (bezleri) tartan bir tartıcı vardı.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona şöyle buyurdu:
−“Ey tartıcı! İyi tart ve biraz fazla ver!”
Hecer Şehri: Arap yarımadasının doğusunda bir yerdir.
İbni Mace 3579
(20) Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Alışveriş ancak karşılıklı hoşnutlukla olur.”
İbni Mace 2185, Beyhaki 6/17, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1283
(21) Ebu Hureyre(Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Alışverişte iki kişi, birbirinden razı olmanın dışında bir şeyle ayrılmasın!”
Ebu Davud 3458, Tirmizi 1248, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/536, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1283
(22) Ebu Hurretur-Rukaşî amcasından şöyle tahdis etti:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Müslüman bir kimsenin malı, gönülden razılığı olmadan başkasına helal olmaz!”
Darekutni 3/26/92, Ebu Yağla 1570, Beyhaki 6/100, Ahmed bin Hanbel Müsned 20720, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1459
(23) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Mü’min kimsenin malının haramlığı, kanının haramlığı gibidir!”
Darekutni 3/26/94, Ebu Nuaym Hilye 7/336, Albânî Gayetu’l-Meram 345, Albânî Sahîhu’l-Cami’ 3140
(24) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
“Berire kendi hürriyetini satın alma yazışması yapmış olduğu halde yanıma geldi ve:
−Ben sahiplerimle her yılda bir ukıyye vererek dokuz ukıyye üzerine hürriyetimi satın alma yazışması yaptım, bana yardım et beni satın al ve hürriyetime kavuştur, dedi.
Aişe (Radiyallahu Anha), Berire’ye:
−Eğer sahiplerin vela hakkı benim olmak üzere, benim bu bedeli kendilerine peşin olarak vermemi ve seni hürriyetine kavuşturmamı isterlerse öyle yaparım dedi...”
Ukiyye: On iki dirhemdir.
Buhari 2362, Müslim 1504/8, Malik 2/780/17, Ebu Davud 3929, 3930, Nesei 3451, Tirmizi 21249, İbni Mace 2521, İbnu’l-Carud 981, İbni Hibban 4272, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/206, 213, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1308
(25) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir Yahudiden veresiye taam satın aldı ve ona mukabil Yahudiye zırhını rehin bıraktı.”
Buhari 1938, Nesei 4623, 4664, Tirmizi 1215, İbni Mace 2437, İbni Hibban 5938, İbnu’l-Carud 664, Beyhaki 6/36, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/42, 160, 230
(26) Âta bin Ebi Rebah şöyle dedi:
“Ben, ganimetleri mezat usûlü alıp satmakta beis görmeyen insanlara eriştim.”
Buhari 1975
(27) Zeyd bin Eslem şöyle dedi:
“Ben, kendisine Şehr denilen bir şahsı Abdullah ibni Ömer(Radiyallahu Anhuma)’ya müzayede alışverişini sorarken işittim.
Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma):
−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ganimetler ve miraslar müstesna, sizden birinin o alışverişi terk edene kadar kardeşinin alışverişi üzerine alışveriş yapmasını yasakladı! dedi.”
İbnu’l-Carud 570, Darekutni 3/11, İbni Hacer Fethu’l-Bari 5/25
(28) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir Yahudiden yiyecek satın aldı. Bu yiyeceğe karşılık demirden bir zırhı ona rehin verdi.”
Müslim 1603/125, Buhari 2323, Nesei 4664, İbni Mace 2436, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1393
(29) Aişe (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Berire kendi hürriyetini satın alma yazışması yapmış olduğu halde yanıma geldi ve:
−Ben sahiplerimle her yılda bir ukıyye vererek dokuz ukıyye üzerine hürriyetimi satın alma yazışması yaptım, bana yardım et beni satın al ve hürriyetime kavuştur dedi.
Aişe(Radiyallahu Anha), Berire’ye:
−Eğer sahiplerin vela hakkı benim olmak üzere, benim bu bedeli kendilerine peşin olarak vermemi ve seni hürriyetine kavuşturmamı isterlerse öyle yaparım dedi...”
Buhari 2362, Müslim 1504/8, Malik 2/780/17, Ebu Davud 3929, 3930, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1308
(30)Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“İki kişi alışveriş yaptıkları zaman, satıcı ve alıcıdan her biribirbirlerinden ayrılmadıkları müddetçe onlardan her biri arkadaşına karşı muhayyerlik içindedir. Eğer ikisi birden yahut onlardan biri diğerini muhayyer bırakarak alışveriş yaparlarsa satış vacip olmuştur. Birbiriyle alışveriş yaptıktan sonra birbirinden ayrılır ve onlardan hiç biri satışı terk etmezse satış vacip olmuştur. Ancak muhayyerlik (şartı) ile satış olması müstesnadır!”
Buhari 1951, Müslim 1531/44, Nesei 4484, İbni Mace 2181, İbnu’l-Carud 618, İbni Hibban 4917, Darekutni 3/5, Beyhaki 5/269, Begavi 2049
(31) Amr bin Şuayb babası ve dedesi tarikiyle şöyle tahdis etti:
Rasulullah(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Satan ve alan kişiler birbirlerinden ayrılmadıkları müddetçe muhayyerlik içindedir! Ancak muhayyerlik satışı müstesnadır! Taraflardan birinin, vazgeçmek ister endişesi ile arkadaşından ayrılması kendisine helal olmaz!”
Ebu Davud 3456, Nesei 4495, Tirmizi 1247, İbnu’l-Carud 620, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/183, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1311
(32) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Her satıcı ve alıcı birbirlerinden ayrılıncaya kadar aralarında kesinleşmiş bir satış yoktur! Muhayyerli alışveriş bundan müstesnadır!”
Buhari 1951, Müslim 1531/43, Malik 2/671/79, Şafii er-Risale 863, Ebu Davud 3454, Nesei 4477, Darekutni 3/6, Beyhaki 5/268, Begavi 2047, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/56, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 5/154
(33) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Mü’minlerin emiri Osman(Radiyallahu Anh)’a kendisine ait Hayber’deki bir malına bedel benim bir vadideki malımı sattım. Alışverişi kesinleştirdiğimizde ben, topuğumun üzerine geri döndüm. Satışı aleyhime geri çevirir endişesiyle onun evinin dışına kadar çıktım. Alan ve satan birbirlerinden ayrılıncaya kadar muhayyerlik içinde olmaları, alışverişte sünnetti.
Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) dedi ki:
−Benimle onun bu satış muamelesi kesinleşince, onu üç gecelik mesafedeki Semûd arazisine sevk etmem sebebiyle onu kandırdığımı gördüm. O ise beni üç gecelik mesafedeki Medine arazisine sevk etmişti.”
Buhari 1954
(34) Cabir(Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) satış olduktan sonra, bir bedeviyi muhayyer yaptı.”
Tirmizi 1265, İbni Mace 2194, Darekutni 3/21/73
(35) Hâkim bin Hizam (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Satan ve alan kişiler birbirlerinden ayrılmadıkları müddetçe muhayyerlik içindedir!”
Buhari 1951, Müslim 1532/47, Ebu Davud 3459, Nesei 4469, Darimi 2/250, İbni Hibban 4904, Tabarani Mucemu’l-Kebir 3115, 3119, Tayalisi 1316, Beyhaki 5/269, Begavi 2051, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/402
(36) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Müslümanlar, hakka muvafık olan şartları üzeredirler.”
İbnu’l-Carud 637, Ebu Davud 3594, İbni Hibban Mevarid 1199, İbni Adiyy el-Kamil 2088, Darekutni 3/279 Hâkim2/449/101, Beyhaki 6/79
(37) Cabir bin Abdullah(Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e devemi sattım ve beni ailemin yanına kadar taşımasını kendisine şart koştum...”
Ebu Davud 3505
(38) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Ben, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den işittim de şöyle buyuruyordu:
“Herkim hurma ağacını aşılandıktan sonra, aşılanmış olarak satarsa, onun üstündeki meyve satıcıya aittir. Ancak satın alan kimse, meyvenin satışa dâhil olduğunu şart koşarsa bu müstesnadır! Herkim de malı bulunan bir köleyi satarsa, kölenin malı satıcıya aittir! Ancak satın alan kimse malın kendisine ait olacağını şart koşarsa, bu müstesnadır!”
Buhari 2203, Müslim 1543/80, Ebu Davud 3433, Nesei 4650, Tirmizi 81244, Darimi 2/253, İbni Mace 2211, İbnu’l-Carud 628, 629, İbni Hibban 4922, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/9, 82, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1314
(39) Abdullah ibni Mes’ud(Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Satıcı ve alıcı ihtilaf ettikleri zaman söz satıcının sözüdür! Alıcıya muhayyerlik vardır!”
Tirmizi 1286, İbni Mace 2186, Darimi 2/250, Tayalisi 399, Ahmed bin Hanbel Müsned 4446, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1322
(40) Muhammed bin el-Eş’as babası ve dedesi tarikiyle şöyle dedi:
“Eş’as yirmi bine, Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh)’dan humus kölelerinden birkaç köle satın altı. Abdullah (Radiyallahu Anh) onların ücretini Eş’as’den alması için bir adam gönderdi.
Eş’as:
−Ben onları sadece on bine satın almıştım! dedi.
Bunun üzerine Abdullah (Radiyallahu Anh), Eş’as’e:
−Benimle senin aranda hakem olacak bir adam seç, dedi.
Eş’as:
−Sen benimle kendi nefsin arasında hakemsin, dedi.
Abdullah (Radiyallahu Anh) dedi ki:
−Kuşkusuz ben, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim:
−‘Satıcı ve alıcı ihtilaf ettikleri vakit, aralarında bir beyyine bulunmazsa, satış mal sahibinin söylediğidir yahut satıcı ve alıcı alışverişi terk ederler!’ buyururken işittim dedi.”
İbnu’l-Carud 624, Ebu Davud 3511, Nesei 4462, İbni Mace 2186, Tabarani Mucemu’l-Kebir 10365, 10337, Darekutni 3/21, Beyhaki 5/333, Begavi 8/169, Ahmed bin Hanbel Müsned 4446, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 798
(41) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Satıcı ve alıcı satışta ihtilaf ettikleri zaman, dilerlerse satışı geri çevirirler!”
Tabarani Mucemu’l-Kebir 9987, 10365, Darekutni 3/21/20, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 5/170
(42) Abdu’l-Mecid bin Vehb şöyle dedi:
“Bana el-Addâubnu Halid bin Hevze(Radiyallahu Anh) dedi ki:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in bana yazdığı bir mektubu sana okutmaz mıyım?
Abdülmecid dedi ki:
−Elbette okut! dedim.
el-Addâubnu Halid bana bir mektup çıkardı mektubun içerisinde:
−‘İşte bu, el-Addâubnu Halid bin Hevze’nin Muhammed Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den satın aldığı şeydir. el-Addâubnu Halid bin Hevze (Radiyallahu Anh), Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den bir köle yahut cariye satın almıştır. Müslümanın Müslümana satışı olarak onda bir hastalık, aldatma ve habislik yoktur!’ yazılı idi.”
Tirmizi 1232, İbni Mace 2251
(43) Useyd bin Züheyr sonra Harise oğullarından bir şahıs şöyle haber verdi:
“Kendisi Yemame üzerinde emir iken, Mervan kendisine:
−Muaviye bana; “Her hangi bir adamın bir malı çalınırsa, malı çalınan kimse malını her nerede bulursa onu almaya herkesten daha hak sahibidir” diye mektup yazdı diye mektup yazdı. Sonra Mervan, Muaviye’nin mektubunu bana gönderdi.
Ben de Merva’na:
−Şüphesiz ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) malı çalan kimseden çalıntı malı satın alan kimse hırsızlıkla itham olunmayan şahıs olduğu vakit, malın sahibi muhayyer bırakılır. Dilerse kendisinden çalıntı malı ücretini ödeyerek satın alır, dilerse onu çalana tabi olur diye hüküm verdi. Sonra Ebu Bekir, Ömer ve Osman (Radiyallahu Anhum) bu hükümle hüküm verdi. Mervan benim bu mektubumu Muaviye’ye gönderdi.
Muaviye de Mervana:
−Sen ve Useyd bana hüküm verecek değilsiniz! Ben sizin üzerinize emir olmam sebebiyle ben hüküm veririm, dolayısıyla sana emrettiğim şeyi infaz et diye mektup gönderdi. Mervan, Muaviye’nin mektubunu bana gönderdi. Bunun üzerine ben:
Emir olduğum müddetçe Muaviye’nin sözüyle hüküm vermeyeceğim dedim.”
Nesei 4694