Sebre bin Ebu Fakih (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim şöyle buyurdu:
“Kuşkusuz ki, şeytan her yerde Ademoğlunun önüne oturur! İslam Yolunda da Ademoğlunun önüne oturur ve şeytan şöyle der:
−Sen nasıl Müslüman olursun?! Eski dinini, babalarının ve atalarının dinini nasıl bırakırsın!? Fakat o kimse şeytana isyan eder ve Müslüman olur.
Sonra şeytan, Hicret Yolunda da Ademoğlunun önüne oturur ve şöyle der:
−Kendi yurdunu ve kavmini terk edip nasıl hicret edersin!? Kuşkusuz ki, Hicret eden kişinin misali dizginlerinden bağlanmış at gibidir! Fakat o kimse şeytana isyan eder ve Hicret eder.
Sonra şeytan, CİHAD Yolunda da Ademoğlunun önüne oturur ve şöyle der:
−CİHAD’A gidiyorsun, CİHAD, hem seni yorar hem de malını kaybedersin! Savaşacaksın ve öldürüleceksin! Savaşacaksın ve öldürüleceksin! Karın da başkasına nikahlanacaktır ve malların taksim edilecektir! Fakat o kimse de şeytana isyan eder ve CİHADA gider.
Herkim, böyle yaparsa o kimseyi cennete girdirmek Allah Azze ve Celle’nin kendi üzerine aldığı bir haktır! Savaşta öldürülse de o kimseyi cennete girdirmek Allah Azze ve Celle’nin kendi üzerine aldığı bir haktır! Boğularak ölse de o kimseyi cennete girdirmek Allah Azze ve Celle’nin kendi üzerine aldığı bir haktır! Hayvanın sırtından düşüp ölse de o kimseyi cennete girdirmek Allah Azze ve Celle’nin kendi üzerine aldığı bir haktır!”
Nesei 3120, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/483, Albani Silsiletu’l-Ehadîsi’s-Sahiha 1653