Secde Ederek Gelen Ölüm!

Bir varmış bir yokmuş;

Günah ve isyan ile kendisine yazık eden bir genç vardı. Çok isyankar olduğundan hiçbir günahı işlemekten çekinmiyordu! Uyuşturucu kullanıyor ve hiçbir kötülüğü işlemekten de geri durmuyordu! İş artık anne ve babasını dövmeye kadar varmıştı! Ailesi ile arasındaki bağ kopmuş onlarda evlerinin üst katında onun için bir oda yapmışlardı. Orada onlardan uzak bir şekilde yaşamaya devam ediyordu!

Günlerden bir gün dört tane salih kardeş onunla konuşup nasihat etmek için aralarında sözleştiler ve onun odasına çıktılar. İçeride sarhoş ve baygın bir halde yatıyordu. Yanına oturup konuşabilmek için onu sarstılar. Ama o hiçbir şey anlamıyordu. Bir müddet beraberce oturdular. Bir ara genç ayıldı ve kardeşleri ona Allah’ın rahmetinden, cennetten ve cehennemden bahsettiler. Genç birden ağlamaya başladı! Vallahi bunları daha önce hiç duymadım! Allah’a yemin olsun ki, sizinle beraber gelmek istiyorum, dedi. Buna müteakiben beraberce gittiler.

Şehir dışına çıkıp orada bir mescide girdiler. Genç onlarla beraber Allah’a açıkça tevbe etti. Fakat kullandığı uyuşturucunun etkisi hâlâ devam ediyordu! Öyle ki, gece olduğunda yanındakilere kalkıp kendisini bağlamalarını söyledi. Çünkü çıkıp uyuşturucu aramaya gitmekten korkuyordu. Hadi kalk da gidelim bir hastane bulalım, dediler. İsyankar genç ise şöyle dedi:

Hayır, beni bağlayın!

Onu sıkıca bağladılar! Genç çektiği acılardan dolayı durmadan ağlıyordu. Bu durum on beş gün devam etti. Uyuşturucu alamadığı için acı çekiyordu. Fakat o tevbesinde de samimiydi. En azından biz onun öyle olduğunu umuyoruz, içini sadece Allah bilir.

Sonunda on beş günün ardından Allah onu rahatlattı. Onu alıp hastaneye götürdüler. Doktor gerekli tahlilleri yaptıktan sonra bu genç daha önce uyuşturucu kullanmış olamaz! dedi.

Genç tam üç ay ailesinden uzak bir şekilde bekledi. Ailesi ise yaptıklarından dolayı onu hiç arayıp sormamıştılar. Hatta onun çoktan ölmüş olabileceğini bile düşünüyorlardı. Üç ay sonra ailesinin yanına gitti ve kapıyı çaldı. Annesi kapıyı açtı ve üç aydır kayıp olan oğlunu görünce çok şaşırdı. Yüzü deyişmiş ve şekli güzellik bakımından farklı bir hale bürünmüştü. Annesinin boynuna sarıldı, onu başından öptü, ağlamaya başladı ve kendisini affetmesini istedi. Annesi de onu affetti. Genç annesine şöyle dedi:

Anneciğim! Ellerinle yaptığın yemeklerden yemek istiyorum. Annesi de ona yemek yapmak için kalktı. O genç de namaz kılmak için tekbir aldı. Sonra rukuya gitti, kalktı ve secdeye gitti ve secdesini uzattıkça uzattı.

Annesi yemekle beraber oğlunun yanına gelmişti. Onu secdede gördüğünde doğru yola geldiği için sevinçten ağlamaya başladı. Fakat oğlu secdesini uzattıkça uzatıyordu. Ona seslendi fakat cevap alamadı. Oğlunu sarsmaya başladığında secdedeyken ölmüş olduğunu fark etti!

Komşuları ve aile fertleri kötülük ve günahın zirvesinde olan bu genci görebilmek için içeriye girdiler. Fakat o secdede ölmüştü. Ceplerine baktılar ve birtakım kağıtlar buldular. Bunlar gencin yazmış olduğu vasiyetiydi. Sizce vasiyetinde ne yazıyordu? Vasiyetinde şöyle yazıyordu:

Kefenini annesinin dikmesini, cenazesini ise tevbe etmeden önce kendisini tanıyan gençlerin taşımasını ve kendisini defnetme işini de babasının yüklenmesini istiyordu.

Her Güne Bir Ders 345