Rehin Alıp Vermek İle İlgili Konular

(126) Alış Verişte Rehin Alıp Vermek Caizdir

(224) Aişe (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir Yahudiden veresiye yiyecek satın aldı. Bu yiyeceğe karşılık demirden bir zırhı ona rehin verdi.”

Müslim 1603/125, Buhari 2323, Nesei 4664, İbni Mace 2436, İbnu’l-Carud 664, Beyhaki 6/36, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/42, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1393

(225) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat etti, zırhı bir Yahudinin yanında ailesi için aldığı otuz sa’ arpa karşılığında rehindi.”

İbni Mace 2439, Nesei 4685, Tirmizi 1214, Darimi 2/259, 260/2585, Beyhaki 6/36, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/236, 300, 361, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil5/231/1393

(127) Gayri Müslimlerle Rehin Muamelesi Yapmak Caizdir

(226) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir Yahudiden veresiye yiyecek satın aldı. Bu yiyeceğe karşılık demirden bir zırhı ona rehin verdi.”

Müslim 1603/125, Buhari 2323, Nesei 4664, İbni Mace 2436, İbnu’l-Carud 664, Beyhaki 6/36, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/42, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1393

(128) Rehin Alınan Maldan İstifade Etmek Caizdir

(227) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Binek hayvanı rehin olduğu zaman, yemi verilerek binilir. Sağım hayvanı rehin olduğu zaman, yemi verilerek sütü içilir. Rehin edilen hayvanın nafakası, ona binen ve sütünü içen kimse üzerine vaciptir.”

Buhari 2323, Ebu Davud 3626, Tirmizi 1254, İbni Mace 2440, İbnu’l-Carud 665, Darekutni 3/34, Beyhaki 6/38, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/472, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1409

(129) Beyyine Getirmek İddia Sahibinedir, Aleyhine İddia Olunan Sadece Yemin Eder

(228) İbni Ebi Müleykete şöyle dedi:

Ben, Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’ya bir mektup yazdım. O da bana:

−Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

“Yemin etmek aleyhine iddia olunana aittir,” şeklinde hüküm verdi diye yazdı.

Buhari 2324

(229) Ebu Vail şöyle dedi:

Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

−Herkim kendisiyle bir malı hak etmek için facir olarak yemin ederse, Allah kendisine gazap etmiş halde onunla karşılaşır. Allah bunun tasdikini Kitabında Âl-i İmran Suresi 77. ayetinde indirmiştir:

“Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir pahaya satanlar var ya, işte onların ahirette bir nasibi yoktur! Allah, kıyamet günü onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır! Ve onlar için elim bir azap vardır!”

Sonra Es’as bin Kays bizim yanımıza çıkıp geldi ve:

−Ebu Abdurrahman size neyi tahdis ediyor? dedi. Ebu Vail dedi ki:

−Biz ona Abdullah’ın sözlerini naklettik. Es’as bin Kays:

−Abdullah doğru söylemiş. Vallahi elbette bu ayet benim hakkımda indirildi. Benimle bir adam arasında bir kuyu hakkında husumet vardı. Husumetimizi Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e götürdük.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Ya şahidin olacak veya onun yemini yeterlidir.”

Ben:

−O halde o adam yemin eder önemsemez? dedim. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Herkim kendisiyle bir malı hak etmek için facir olarak yemin ederse, Allah kendisine gazap etmiş halde onunla karşılaşır. Allah bunun tasdikini indirmiştir.” Sonra da Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ali İmran Suresi 77. ayetlerine kadar okudu:

“Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir pahaya satanlar var ya, işte onların ahirette bir nasibi yoktur! Allah, kıyamet günü onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır! Ve onlar için elim bir azap vardır!”

Buhari 2324, 2325