(1) Tavus (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kişiyi satın aldığı erzakı tamamen teslim alıncaya kadar başka bir müşteriye satmaktan yasakladı!”
Ben, Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’ya:
O yasak nasıldır? dedim.
Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Müşterinin satın aldığı erzakı kabzedip taşımadan başkasına satması, parayı para ile satmaktır! Ve satın alınmış olan erzakın teslimi geri bırakılmıştır, dedi.”
Buhari 1968
Not: Satın alınan bir metaın temlik edilmeden satılması yasaklanmıştır. İmam Begavi (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
“İlim ehli, bir metaı satın alan kimsenin onu kabzetmeden satamayacağı üzere ittifak etmiştir.”
Begavi Şerhu’s-Sunneh 8/107
Âlimler, satın alınan bir metaın temlik edilmeden satılmasının yasaklanması, sadece yiyecek maddelerine mi hastır, yoksa bütün eşyaya teşmil midir diye ihtilaf etmişlerdir. Bazı alimler yiyecek maddeleriyle, diğerlerini tefrik etmiş yasağı sadece yiyecek maddelerine tahsis etmiştir.
Bazı âlimlerse, yiyecek maddeleri ile diğer nesneler arasında fark görmemiş ve yasağı her şeye teşmil etmişlerdir. Doğru olan bu ikinci görüştür. Çünkü bu Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’nın:
“...Her şeyin de ancak bunun benzeri olduğunu sanıyorum.” Sözünün sarih manasıdır.
Bu kıyas, sahabelerin Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in kast ettiği manayı herkesten daha iyi anladığına delalet eden sahih bir kıyastır. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den bu kıyası teyit eden hadisler gelmiştir.
Hakim bin Hizam (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Ben: Ya Rasulallah! Ben metalar satın alan bir adamım. Satın aldığım metalardan neler benim için helal olur, onlardan neler bana haram olur? dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Ey kardeşimin oğlu! Bir şey satın aldığın vakit, onu kabzedip temlik edene kadar sakın satmayasın!”
İbnu’l-Carud 602, Ahmed bin Hanbel Musned 3/403, Abdurrezzak 14214, Tayalisi 1318, İbni Hibban 4983 Darekutni 3/9
İmam Begavi (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
“Kabzetmek eşyanın çeşitliliğine göre değişiklik arz eder. Satın alınan eğer ev, bağ, bahçe, arsa, ağaç vb. şeylerse bunları kabzetmek; satılan bu mallarla müşterinin arasından onları kullanmaya mani şeyleri ortadan kaldırmak, müşterinin satın aldığı şeylerden tam istifadesini sağlamak ve satıcının aradan çıkması demektir. Satılan şey taşınabilen nesnelerden ise, onu eline alır veya taşıma araçlarıyla taşır.”
Begavi Şerhu’s-Sunneh 8/109
(2) Hakim bin Hizam (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
Ya Rasulallah! Bir kimse bana gelip benim yanımda bulunmayan bir metaı satın almak istiyor. Ben o kimseye satmak için istediğini çarşıdan satın alabilir miyim? dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Hayır, yanında bulunmayan bir malı satma!”
Ebu Davud 3503, Nesei 4627, Tirmizi 1232, 1233, 1235, İbni Mace 2187, İbnu’l-Carud 602, İbni Hazm 8/519, Tabarani Mucemu’l-Kebir 3097, Darekutni 3/46, Beyhaki 5/267, 317, Ahmed bin Hanbel Musned 3/401, İmam Şafii Risale 335
(3) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yasakladığı şey, satın alınarak elde edilmeyip yanında bulunmayan erzakın satışıdır. Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Her şeyin de ancak bunun benzeri olduğunu sanıyorum.”
Buhari 1970, Müslim 1525/3029, Ebu Davud 3497, Nesei 4614, Tirmizi 1291, İbni Mace 2227, Tayalisi 2602, Humeydi 508, Beyhaki 5/312, Begavi 2089, Ahmed bin Hanbel Musned 1/221, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 5/176
Not: Satıcıya temlikinde olmayan bir malı satması helal değildir! Çünkü o mal onun gücünün ve tasarrufunun altında değildir! İmamı Şevkani (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:
“Hadisteki yasağın zahir manası, insanın mülkü içinde olmayan ve kudretinin altında bulunmayan bir malı satmasının haramlığına delalet etmektedir.”
Şevkani Neylu’l-Evtar 5/155
(4) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Sahabeler pazarın üst tarafında erzak satın alırlar ve bunları satın aldıkları yerde satarlardı! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), onları bu malları satın aldıkları yerde pazara getirmeden satmaktan yasakladı!”
Buhari 1993, Ebu Davud 3494, Nesei 4620
(5) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Sahabeler, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zamanında binili tacirlerden zahîre satın alıyorlardı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), o tacirlere görevli gönderiyor onlar da tacirleri satın altıkları şeyleri, zahîre pazarına getirinceye kadar, malı aldıkları yerde satmaktan men ediyorlardı!”
Buhari 1960, Müslim 1527/37, Nesei 4621
(6) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Çarşıdan zeytinyağı satın aldım. Onu tam kendim için mal edindiğimde bir kişi bana karşı geldi ve zeytinyağına karşılık bana güzel bir kar verdi. Eline vurup pazarlığı bitirmeyi istediğim anda, arkamdan bir adam kolumu tuttu. Dönüp baktığımda, bir de baktım ki, Zeyd bin Sabit (Radiyallahu Anh) ve bana şöyle dedi:
Bu zeytinyağını eşyalarının yanına götürüp temlik etmeden satın aldığın yerde satma! Zira Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tüccarları satın aldıkları metaı eşyalarının yanına götürüp temlik etmeden, satın aldıkları yerde satışını yasakladı!”
Ebu Davud 3499, İbni Hibban 4984, Taberani Mucemu’l-Kebir 4782, 4783, Hakim 2/40, Ahmed bin Hanbel Musned 5/191
(7) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle demiştir:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Alıcılar mal getiren binicileri (yolda) karşılamasınlar!..”
Buhari 1988, Müslim 1521/19, İbni Mace 2177
(8) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ticaret metaının pazar yerlerine ulaşmadan yolda karşılanmasını yasaklamıştır!..”
Müslim 1517/14, Buhari 2165, Ebu Davud 3436, Nesei 4511, İbni Mace 2179, İbni Hibban 4959, Beyhaki 5/347, Begavi 2092, Ahmed bin Hanbel Musned 2/142, Albânî Gayetu’l-Meram 336
(9) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), satılmak için getirilmekte olan malın yolda karşılanmasını yasakladı ve şöyle buyurdu:
“Mal getirmekte olan binicileri pazar haricinde karşılamayın!..”
Buhari 1982, 1983, Müslim 1515/11, 1519/16, Ebu Davud 3437, Nesei 4513, Tirmizi 1221, Darimi 2/255, İbni Mace 2178, İbnu’l-Carud 571, Beyhaki 5/348, Ahmed bin Hanbel Musned 2/285, 403, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1317
(10) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Satılmak için getirilmekte olan malı yolda karşılanmayın! Herkim satış için getirilen malı yolda karşılar ve ondan satın alır da o malın sahibi pazara gelir piyasayı öğrenir ve satışı geri çevirmek isterse, o kimse muhayyerlik içerisindedir. (Yani isterse malını geri alır)”
Müslim 1519/17, Ebu Davud 3437, Nesei 4513, Tirmizi 1221, Darimi 2/255, İbni Mace 2178, İbnu’l-Carud 571, Beyhaki 5/348, Ahmed bin Hanbel Musned 2/284, 403
Not: İmam Begavi (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
“Satılık malı yolda karşılama şekli, satılık emtia yüklü araçların bir beldeye doğru geldiği haberi üzerine tacirlerden birinin onlar pazara mallarını getirmeden ve pazarın o günkü piyasa değerini öğrenmeden onları yolda karşılayıp onlardan bir şeyler satın almasıdır.”
Begavi Şerhu’s-Sunneh 8/116
Satılık malları yolda karşılamak haramdır! Çünkü bu fiil alış-verişte hile yapmaktır, hile yapmaksa caiz değildir! Âlimler, satılık malları yolda karşılamak şeklinde yapılan alış-veriş aktinin fasit oluşu hususunda ihtilaf ettiler! O görüşler içerisinde doğru olan, bu yasak fesadı gerektirmemektedir. Çünkü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), mal sahibi için mutlak bir muhayyerlik vermiştir. Satılık malları yolda karşılamanın yasağı o malların pazar yerine ulaşmasıyla ortadan kalkar.