Soru: Mehir hakkında bilgi verir misiniz?

Cevap: Mehir, erkeğin evlenirken eşine verdiği ya da verme taahhüdünde bulunduğu para, altın, gümüş, ev, arsa, araba, bağ, veya benzeri şeylerdir. Mehir, kadının hakkıdır! Mehir, kadını hem evliliğe ısındırmak hem de ona belli bir ekonomik güç kazandırmak düşüncesiyle verilmektedir.

(1) Ebu Seleme bin Abdurrahman (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in eşi Aişe (Radiyallahu Anha)’ya, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in mehiri ne kadardı? dedim. Aişe (Radiyallahu Anha)’da şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zevcelerine verdiği mehir on iki ukiyye ve bir neşş idi. Sonra Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Neşş nedir biliyor musun? Ben de:

Hayır, deyince. Aişe (Radiyallahu Anha)’da şöyle dedi:

Yarım ukiyyedir, işte bunun hepsi beş yüz dirhemdir. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zevceleri için verdiği mehir budur.

Müslim 1426/78, Ebu Davud 2105, Nesei 3347, İbni Mace 1886

(2) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Abdurrahman bin Avf (Radiyallahu Anh)’ın üzerinde sarı boya izi görünce şöyle buyurdu:

“Bu nedir?”

Abdurrahman bin Avf (Radiyallahu Anh)’da cevaben şöyle dedi:

Ben hurma çekirdeği ağırlığı kadar altını mehir vererek evlendim.

Buhari 5244, Müslim 1427/79, Ebu Davud 2109, Nesei 3351, Tirmizi 1933, Darimi 2/104, İbni Mace 1907, İbnu’l-Carud 715, İbni Hibban 4060, Begavi 2310, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/190, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1923

(3) Ukbe bin Amir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Mehrin en hayırlısı, kolay olanıdır.”

Hâkim 2742, Beyhaki 14332, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 6/345

(4) Sehl bin Sa’d (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Bir kadın, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldi ve:

Ya Rasulallah! Ben nefsimi sana hibe etmek için geldim, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de kadına bakmaya başladı. Bakışını yukarı kaldırıp doğrulttu, sonra başını aşağı indirdi. Kadın, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in kendisi hakkında bir hüküm vermediğini görünce oturdu. Buna müteakiben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabından bir kimse ayağa kalktı ve:

Ya Rasulallah! Eğer senin bu kadına ihtiyacın yoksa beni onunla evlendir, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de ona şöyle buyurdu:

“Mehir olarak verecek bir şeyin var mı?”

O kimse de:

Hayır, vallahi ya Rasulallah! dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

“Ailenin yanına git de bak, bir şey bulabilecek misin?”

O kimse ailesinin yanına gitti, sonra dönüp geldi ve:

Hayır, vallahi ya Rasulallah! Hiçbir şey bulamadım, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

“Haydi, bak demirden bir yüzük olsun bul!”

O kimse gitti ve dönüp geldi ve:

Hayır, ya Rasulallah! Demirden bir yüzük de bulamadım. Ancak şu izarım vardır, dedi. Sehl bin Sa’d (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Onun ridası da yoktu. Bunun yarısı onun olsun, dedi. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

“İzarınla ne yapabilirsin, onu sen giyersen kadının üzerinde ondan bir şey bulunmaz, açık kalır, kadın giyerse, senin üzerinde ondan bir şey kalmaz, sen çıplak kalırsın!”

O kimse bulunduğu yere oturdu ve oturuşu uzunca oldu. Sonra kalktı arkasını dönüp gitti. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun arkasını dönüp gittiğini gördü de çağırılmasını emretti. Adam geldiği zaman Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

“Kur’an’dan beraberinde neler vardır?”

O kimse de:

Şu sureler, şu sureler, şu surelerdir, dedi ve ezbere bildiği sureleri saydı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de ona şöyle buyurdu:

“Sen bu sureleri ezbere okuyabiliyor musun?”

O kimse de:

Evet, okuyabiliyorum, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

“Öyle ise git Kur’an’dan ezberindeki surelerle seni bu kadına malik yaptım.”

İzar: Belden aşağı örten ihram.

Rida: Belden yukarısını örten ihram.

Buhari 5124, Müslim 1425/76, Malik 2/526, Ebu Davud 2111, Nesei 3339, Tirmizi 1114, Darimi 2/142, Tabarani Mucemu’l-Kebir 5750, İbnu’l-Carud 716, İbni Hibban 4093, Begavi 2302, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1925