Kur’an’ı Kerim’den Dualar

(1) Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنْتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

“…Ey Rabbimiz! (Salih amellerimizi) Bizden kabul buyur, kuşkusuz ki, Sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin.”

Bakara Suresi 127

(2) Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

“…Ey Rabbimiz! Bize dünyada da güzellik ver, ahirette de güzellik ver ve bizi ateşin azabından koru

Bakara Suresi 201

(3) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

...سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ

“…İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Bizi bağışlamanı dileriz ve dönüş Sanadır.”

Bakara Suresi 285

(4) Allah Azze ve Celle şöyle buyuruyor:

...رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَآ إِنْ نَسِينَآ أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلاَ تَحْمِلْ عَلَيْنَآ إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلاَ تُحَمِّلْنَا مَالاَ طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا أَنْتَ مَوْلاَنَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ

“…Ey Rabbimiz! Eğer unutur yahut hata edersek bizi hesaba çekme! Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlamızsın. Kafirlerin toplumuna karşı bize yardım et.”

Bakara Suresi 286

(5) Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

رَبَّنَا لاَ تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنْكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنْتَ الْوَهَّابُ

“Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalblerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet ver, kuşkusuz ki, Sen bol bol karşılıksız bağış yapansın.”

Âl-i İmran Suresi 8

(6) Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَبَّنَا إِنَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

“…Ey Rabbimiz! Şüphesiz ki, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru.”

Âl-i İmran Suresi 16

(7) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَبِّ هَبْ لِي مِنْ لَدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةً إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعَآءِ

“…Ey Rabbim! Bana Katından temiz bir soy bağışla. Kuşkusuz ki, Sen duayı işitensin.”

Âl-i İmran Suresi 38

(8) Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

رَبَّنَا آمَنَّا بِمَا أَنْزَلَتْ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِدِينَ

“Ey Rabbimiz! Senin indirdiğine iman ettik. Rasule de uyduk. Bizi şahidlerle beraber yaz.”

Âl-i İmran Suresi 53

(9) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

...ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ

“…Ey Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (Senin Yolunda) ayaklarımızı sabit tut ve kafirlerin toplumuna karşı bize yardım et.”

Âl-i İmran Suresi 147

(10) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَذَا بَاطِلاً سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

“Ey Rabbimiz! Sen bunu (gökleri ve yeri) boşuna yaratmadın. Senin Şanın yücedir. Bizi ateşin azabından koru.”

Âl-i İmran Suresi 191

(11) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

رَبَّنَا إِنَّكَ مَن تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ أَخْزَيْتَهُ وَمَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ أَنْصَارٍ

“Ey Rabbimiz! Kuşkusuz ki, Sen kimi ateşe sokarsan andolsunki, onu rezil etmiş olursun. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur

Âl-i İmran Suresi 192

(12) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

رَّبَّنَا إِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادِي لِلْإِيمَانِ أَنْ آمِنُوا بِرَبِّكُمْ فَآمَنَّا رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَآتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْأَبْرَارِ

“Ey Rabbimiz! Kuşkusuz ki, biz Rabbinize iman edin diye imana çağıran bir davetçi işittik ve buna müteakiben hemen iman ettik. Ey Rabbimiz! Bizim günahlarımızı bağışla ve kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilerle beraber al.”

Âl-i İmran Suresi 193

(13) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

رَبَّنَا وَآتِنَا مَا وَعَدْتَنَا عَلَى رُسُلِكَ وَلاَ تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّكَ لاَ تُخْلِفُ الْمِيعَادَ

“Ey Rabbimiz! Senin Rasullerinin aracılığı ile bize vaad etmiş olduğunu da bize ver ve kıyamet günü bizi rezil/perişan etme. Kuşkusuz ki, Sen asla sözünden dönmezsin.”

Âl-i İmran Suresi 194

(14) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَبَّنَا آمَنَّا فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِدِينَ

“…Ey Rabbimiz! Biz iman ettik. Bizi şahidlerle beraber yaz.”

Maide Suresi 83

(15) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنْفُسَنَا وَإِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ

“…Ey Rabbimiz! Biz nefislerimize zulmettik/kendimize haksızlık ettik! Eğer Sen bizi bağışlamazsan ve bize merhamet etmezsen, elbette ki biz, hüsrana uğrayanlardan oluruz.”

’raf Suresi 23

(16) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَبَّنَا لاَ تَجْعَلْنَا مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ

“…Ey Rabbimiz! Bizi zalimlerin topluluğu ile beraber bulundurma!”

’raf Suresi 47

(17) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

...حَسْبِيَ اللهُ لآ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ

“…Allah bana yeter! Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. Ben ancak Allah’a tevekkül ettim. Ve O, büyük Arş’ın Rabbidir.”

Tevbe Suresi 129

(18) Allah Azze ve Celle şöyle buyuruyor:

...رَبَّنَا لاَ تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلْقَوْمِ الظَّالِمِينَ وَنَجِّنَا بِرَحْمَتِكَ مِنَ الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ

“…Ey Rabbimiz! Bizi zalimlerin topluluğu için bir fitne yapma! (Yani bizi onların işkenceleri ile sınama!) Ve bizi rahmetin ile o kafirlerin toplumundan kurtar.”

Yûnus Suresi 85, 86

(19) Allah Azze ve Celle şöyle buyuruyor:

...رَبِّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ أَنْ أَسْأَلَكَ مَا لَيْسَ لِي بِهِ عِلْمٌ وَإِلاَّ تَغْفِرْ لِي وَتَرْحَمْنِي أَكُنْ مِنَ الْخَاسِرِينَ

“…Ey Rabbim! Kuşkusuz ki, ben bilmediğim bir şeyi Senden istemekten Sana sığınırım! Eğer Sen beni affetmez ve bana acımazsan ben hüsrana uğrayanlardan olurum!”

Hûd Suresi 47

(20) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَبِّ اجْعَلْ هَذَا الْبَلَدَ آمِنًا وَاجْنُبْنِي وَبَنِيَّ أَنْ نَعْبُدَ الْأَصْنَامَ

“…Rabbim! Bu beldeyi emniyetli kıl! Beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut!”

İbrahim Suresi 35

(21) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلاَةِ وَمِنْ ذُرِّيَّتِي رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَآءِ

“Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namaz kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! Duamı kabul et.”

İbrahim Suresi 40

(22) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ

“Ey Rabbimiz! Hesabın görüleceği gün, beni babamı, annemi ve Mü’minleri bağışla! (Çünkü Sen alemlerin Rabbisin, Senden başka hiç kimse bağışlayamaz!)”

İbrahim Suresi 41

(23) Allah Azze ve Celle şöyle buyuruyor:

...رَبَّنَا آتِنَا مِن لَّدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا

“…Ey Rabbimiz! Bize Senin katından bir rahmet ver ve bize şu işimizden bir çıkış yolu hazırla!”

Kehf Suresi 10

(24) Allah Azze ve Celle şöyle buyuruyor:

...رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي

“…Ey Rabbim! Göğsümü açıp genişlet. Bana işimi kolaylaştır. Dilimden de düğümü çöz ki, sözümü iyi anlasınlar!”

Ta-Ha Suresi 25, 26, 27, 28

(25) Allah Azze ve Celle şöyle buyuruyor:

...رَّبِّ زِدْنِي عِلْمًا

“…Ey Rabbim! İlmimi artır!”

Ta-Ha Suresi 114

(26) Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

...لآ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ، سُبْحَانَكَ، إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّا لِمِينَ

“…Senden başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin, Seni tesbih ederim. Kuşkusuz ki, ben zalimlerden oldum!”

Enbiya Suresi 87

(27) Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَبِّ لاَ تَذَرْنِي فَرْدًا وَأَنْتَ خَيْرُ الْوَارِثِينَ

“…Ey Rabbim! Beni yapayalnız, bir başıma bırakma. Sen, varislerin en hayırlısısın.”

Enbiya Suresi 89

(28) Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَّبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَنْ يَحْضُرُونِ

“…Ey Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından/vesveselerinden Sana sığınıyorum! Ey Rabbim! Onların yanımda bulunmalarından da yine Sana sığınıyorum!”

Mu'minûn Suresi 97, 98

(29) Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَبَّنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَ إِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًا إِنَّهَا سَآءَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا

“…Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır! Kuşkusuz ki, cehennemin azabı helak edici/devamlıdır! Kuşkusuz ki, cehennem ne kötü bir yer ve ne kötü bir duraktır!”

Furkan Suresi 65, 66

(30) Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ أَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ أَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقِينَ إِمَامًا

“…Ey Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve soyumuzdan/çocuklarımızdan göz aydınlığı bağışla ve bizi takva sahiplerine önder kıl!”

Furkan Suresi 74

(31) Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ وَاجْعَلْ لِي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْآخِرِينَ وَاجْعَلْنِي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِ

“Ey Rabbim! Bana hüküm/hikmet bağışla ve beni salihlerin arasına kat ve (benden) sonra gelenler arasında bana, bir doğruluk dili nasib et. (Yani sonraki nesiller arasında hayır ile anılmamı sağla.) Ve beni, Naîm/nimetlendirilmiş cennetin mirasçılarından yap.”

Şuarâ Suresi 83, 84, 85

(32) Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

وَلَا تُخْزِنِي يَوْمَ يُبْعَثُونَ

“(Ey Rabbim! Kulların) Diriltilecekleri gün, beni utandırma/rezil etme!”

Şuarâ Suresi 87

(33) Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَى وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضَاهُ وَأَدْخِلْنِي بِرَحْمَتِكَ فِي عِبَادِكَ الصَّالِحِينَ

“…Ey Rabbim! Bana, babama ve anneme verdiğin nimetine şükretmemi ve razı olacağın salih amel yapmakta beni başarılı kıl. Rahmetin ile beni salih kullarının arasına kat.”

Neml Suresi 19

(34) Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَبِّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي فَاغْفِرْ لِي...

“…Ey Rabbim! Kuşkusuz ki, ben nefsime zulmettim, beni bağışla...”

Kasas Suresi 16

(35) Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَبِّ نَجِّنِي مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ

“…Ey Rabbim! Beni zalimlerin topluluğundan kurtar!”

Kasas Suresi 21

(36) Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

...عَسَى رَبِّي أَنْ يَهْدِيَنِي سَوَاءَ السَّبِيلِ

“…Umarım ki, Rabbim beni doğru yola iletir.”

Kasas Suresi 22

(37) Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَبِّ إِنِّي لِمَا أَنْزَلْتَ إِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ

“…Ey Rabbim! Kuşkusuz ki, bana indireceğin her hayra muhtacım.”

Kasas Suresi 24

(38) Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَبِّ انْصُرْنِي عَلَى الْقَوْمِ الْمُفْسِدِينَ

“…Ey Rabbim! Müfsidler/bozguncular kavmine karşı bana yardım et.”

Ankebut Suresi 30

(39) Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَى وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضَاهُ وَأَصْلِحْ لِي فِي ذُرِّيَّتِي إِنِّي تُبْتُ إِلَيْكَ وَإِنِّي مِنَ الْمُسْلِمِينَ

“…Ey Rabbim! Bana, babama ve anneme verdiğin nimetine şükretmemi ve razı olacağın salih amel yapmakta beni başarılı kıl. Beni ve soyumu ıslah et! Kuşkusuz ki, ben Sana tevbe ettim ve muhakkak ki, ben Müslümanlardanım!”

Ahkâf Suresi 15

(40) Allah-u ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالْإِيمَانِ وَلاَ تَجْعَلْ فِي قُلُوبِنَا غِلاًّ لِلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا إِنَّكَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ

“…Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalblerimizde iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Ey Rabbimiz! Kuşkusuz ki, Sen çok şefkatli çok merhametlisin.”

Haşr Suresi 10

(41) Allah-u ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَّبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَإِلَيْكَ أَنَبْنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ

“…Ey Rabbimiz! Biz Sana tevekkül ettik, Sana yöneldik ve dönüş Sanadır!”

Mumtehine Suresi 4

(42) Allah-u ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

رَبَّنَا لاَ تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِلَّذِينَ كَفَرُوا وَاغْفِرْ لَنَا رَبَّنَا إِنَّكَ أَنْتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

“Ey Rabbimiz! Bizi, küfre sapanlar için bir fitne/imtihan aracı yapma! Bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Kuşkusuz ki, yegâne galip ve hükmünde hikmet sahibi ancak Sensin!”

Mumtehine Suresi 5

(43) Allah-u ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

...رَبَّنَا أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَا إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

“…Ey Rabbimiz! Nurumuzu tamamla ve bizi bağışla. Kuşkusuz ki, Sen her şeye gücü yetensin

Tahrîm Suresi 8

(44) Allah-u ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

رَبِّ اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِمَنْ دَخَلَ بَيْتِيَ مُؤْمِنًا وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَلاَ تَزِدِ الظَّالِمِينَ إِلاَّ تَبَارًا

“Ey Rabbim! Beni, babamı, annemi, inanarak evime gireni, mü’min erkekleri ve mü’min kadınları bağışla. Zalimlerin helakından başka bir şeyini de artırma! (Onların köklerini kurut)”

Nûh Suresi 28