Örtünmek Vaciptir Farzdır

(1) İnsanın Bedenini Örtmesi Vaciptir!

(1) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Ey Âdemoğulları! Her mescide gidişinizde ziynetinizi (güzel ve temiz elbiselerinizi üzerinize) alınız!..”

Araf Suresi 31

(2) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“De ki; Allah’ın kulları için çıkardığı ziyneti ve güzel rızıkları kim haram edebilir? De ki; Onlar, dünya hayatında mü’minlerindir! Kıyamet günün de sadece onlarındır! İşte biz bilen bir topluluk için ayetleri böyle açıklıyoruz.”

Araf Suresi 32

(2) Çıplaklık Haramdır!

(3) Misver bin Mahreme (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Ağır bir taşı taşır olduğum halde geldim, üzerimde ise hafif bir izar bulunuyordu. Taş benimle beraber iken izarım çözüldü. Taşı yerine ulaştırana kadar izarımı yerine koyamadım. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Elbisene dön ve onu al! Çıplak olarak yürümeyiniz!”

İzar: Peştamal gibi belden aşağı giyilen elbisedir.

Müslim 341/78

(4) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Kâbe bina edileceği zaman Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kavmiyle beraber Kâbe için taş taşıyordu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in üzerinde izarı bulunuyordu. Amcası Abbas (Radiyallahu Anh), Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e:

−Ey kardeşimin oğlu! Keşke izarını belinden çözsen omuzlarının üzerine koyup taşların altına getirsen seni taştan korur, dedi. Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) izarını çıkartıp boynuna koyunca bayılmış olarak yüzü üzere yere düştü gözlerini semaya dikip kaldı ve ayılınca şöyle buyurdu:

−“İzarım, izarım!”

Sonra izarını alarak beline bağladı. Bundan sonra hiç çıplak olarak görülmemiştir.

Buhari 460

(5) Suffe ashabından olan Abdurrahman bin Cerhed (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizim yanımızda oturdu. O anda benim bacağım açık bulunuyordu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Baldırını ört! Kuşkusuz ki, o avrettendir! Baldırın avret olduğunu bilmedin mi?”

Ebu Davud 4013, Tirmizi 2795

(3) Güzel Giysinin Caizliği

(6) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kalbinde zerre ağırlığınca kibir olan kimse cennete giremez!”

Bir şahıs:

−İnsan, elbisesinin güzel olmasını sever, ayakkabısının güzel olmasını sever, dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Şüphesiz ki, Allah güzeldir, güzelliği sever. Kibir; hakkı reddetmek ve insanları hakir görmektir!”

Müslim 91/147

(7) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Haruriye taifesi çıktığı zaman, Ali (Radiyallahu Anh)’ın yanına geldim. Ali (Radiyallahu Anh) bana:

−Şu kavmin yanına git onlara nasihat et! dedi. Bende Yemen hullelerinden olan en güzel bir hulle giydim.

Ravi Ebu Zumeyl dedi ki:

−Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) çok güzel ve görünüşü mükemmel bir adamdı. Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) dedi ki:

−Haruriyenin yanına geldim. Onlar:

−Merhaba ey ibni Abbas! Bu üzerindeki hulle de nedir? dediler. Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma):

−Beni ayıpladığınız şey de neymiş! Andolsun ki, ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in üzerinde hullelerden en güzel olanı gördüm, dedi.

Ebu Davud 4037

(4) Allah’ın Nimeti Kulun Üzerinde Görülmelidir!

(8) Ebu’l-Ehvas’ın babası Malik bin Nadlete’l-Cuşmiyy (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e kötü bir elbise içerisinde gelmiştim de bana şöyle buyurdu:

−“Senin malın var mıdır?”

Malik bin Nadlete’l-Cüşmiyy (Radiyallahu Anh):

−Evet, dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Malın hangi maldandır?”

Malik (Radiyallahu Anh):

−Allah bana deveden, koyundan, attan ve köleden birçok mal verdi, dedi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Allah sana mal verdiğinde, Allah’ın senin üzerindeki nimetinin ve kereminin eseri gözüksün!”

Ebu Davud 4063

(5) Kibir ve İsraf Etmeden Giyinmek!

(9) Amr bin Şuayb babası ve dedesinden (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“İsraf etmeden ve kibirlenmeden yiyiniz, tasadduk ediniz ve giyininiz!”

Nesei 2558, İbni Mace 3605