(148) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“...Kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır...”
Bakara Suresi 228
(149) Muaviye bin Hayda el-Kuşeyri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldim ve:
−Kadınlarımız hakkında bize neyi emredersin, dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Sizler yediğiniz şeylerden onlara da yediriniz, giydiğiniz şeylerden onlara da giydiriniz! Kadınlarınızı dövmeyiniz, onlara Allah senin yüzünü çirkinleştirsin diye beddua etmeyiniz ve evin dışında onlara küsüp terk etmeyiniz!”
Ebu Davud 2144, İbni Mace 1850, Hâkim 2/188, Begavi 2330, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/3, 5, Albânî Adabu’z-Zifaf 280
(150) İbni Ebi Zuâb (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Allah’ın kadın kullarını dövmeyiniz!”
Ebu Davud 2146, Darimi 2/146, İbni Mace 1985, İbni Hibban 4189, Albani Gayetu’l-Meram 251
(151) Hind binti Utbe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
Ya Rasulullah! Şüphesiz ki, Ebu Sufyan çok cimri bir adamdır. Bana ve çocuğuma yetecek kadar nafakayı vermiyor, ancak ben onun malından o bilmeden alıyorum, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Sen onun malından maruf bir şekilde kendine ve çocuğuna yetecek kadar al.”
Buhari 5465, Nesei İşretün’-Nisa 309, Darimi 2/159, İbni Mace 2293, İbnu’l-Carud 1025, İbni Hibban 4255, Humeydi 242, Darekutni 4/234, Begavi 2149, 2397, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/39, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2646
(152) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle buyurdu:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkimin iki eşi olur da onlardan birine diğerine nisbeten daha ziyade ilgi gösterir daha fazla meyil ederse ikisi arasında yapması gereken adaleti terk ettiğinden dolayı kıyamet gününde bir tarafı yamuk olarak gelir!”
İbnu’l-Carud 722, Ebu Davud 2133, Nesei 7/63, Tirmizi 1141, İbni Mace 1969, İbni Hibban 1307, Tayalisi 2454, Hâkim 2/186, Beyhaki 7/297, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/347
(153) Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha) şöyle haber verdi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ümmü Seleme ile evlendiği zaman onun yanında üç gece kaldı. Bu ilk kalıştan sonra nöbete geçerken şöyle buyurdu:
“Eşinin üzerinde senin hiçbir hakirliğin yoktur! Eğer istersen senin yanında yedi gün ikamet ederim. Senin yanında yedi gün ikamet ettiğim takdirde ise senden sonra diğer kadınlarımın yanında da yedişer gün kalırım.”
Müslim 1460/41, Malik 2/529, Ebu Davud 2122, Darimi 2/144, İbni Mace 1917, Darekutni 3/284, Abdurrezzak 10645, Tabarani Mucemu’l-Kebir 23/591, 592, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/292, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2019
(154) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
“Sevde binti Zem (Radiyallahu Anha) kendi nöbet gününü Aişe (Radiyallahu Anha)’ya bağışlamıştı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de Aişe (Radiyallahu Anha)’ya bir kendi gününü bir de Sevde (Radiyallahu Anha)’nın gününü ayırırdı.”
Buhari 5294, Müslim 1461/45, Ebu Davud 2135, Nesei İşretü’n-Nisa 48, Beyhaki 7/74, Begavi 2324
(155) Abdullah bin Zem’a (Radiyallahu Anh) şöyle haber verdi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hutbe irat etti bu hutbesinde şöyle buyurdu:
“Sizden biri karısını köle döver gibi dövmeye yeltenir! Belki o kimse günün sonunda onunla yatacaktır.”
Buhari 5002, Müslim 2855/49, Tirmizi 3343, Darimi 2/147, İbni Mace 1983, İbni Hibban 4190, Beyhaki 7/305, Begavi Mesabih 2419, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/17, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2031
(156) Abdullah bin Zem’a (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kişinin insanların yellenmesinden dolayı gülmesini yasakladı ve şöyle buyurdu:
“Niçin sizden biri karısını erkek deveyi döver gibi döver acaba!? Sonra belki o kimse karısıyla sarmaş dolaş olacaktır!”
Buhari 6026
(157) Muaviye bin Hayda el-Kuşeyri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldim ve:
−Kadınlarımız hakkında bize neyi emredersin, dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Kadınlarınızı dövmeyiniz! Onlara Allah senin yüzünü çirkinleştirsin diye beddua da etmeyiniz ve evin dışında onlara küsüp terk etmeyiniz!”
Ebu Davud 2144, İbni Mace 1850, Hâkim 2/188, Begavi 2330, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/3, 5, Albânî Adabu’z-Zifaf 280
(158) Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kıyamet günü Allah katında konum bakımından insanların en şerlisi, karısı ile münasebet eder o da onunla münasebet eder de sonra karısının sırrını yayan erkektir!”
Müslim 1437/123, Ebu Avane 4298, 4299, Ebu Davud 4870, Ebu Nuaym Hilye 10/193, 104, İbni Ebi Şeybe 3/449/2, İbnussünni 614, Beyhaki 14097, Begavi 3940, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/69
(159) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in eşlerinden Sevde (Radiyallahu Anh) Hicab ayeti indikten sonra bir ihtiyacından dolayı evinden dışarı çıkmıştı. Sevde iri yapılı bir kadındı. Bu sebeple kendisini tanıyanlara örtülü olsa da gizli kalmazdı. Ömer (Radiyallahu Anh) onu dışarıda gördü ve:
−Ya Sevde! Vallahi sen bize gizli kalmıyorsun! Sen evinden dışarı nasıl çıktığına iyi bak! dedi. Aişe (Radiyallahu Anha) dedi ki:
−Bunun üzerine Sevde (Radiyallahu Anha) evine dönüp geldi. O sırada Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim odamda idi ve akşam yemeği yemekte idi, elinde de etli bir kemik vardı. Bu halde iken Sevde (Radiyallahu Anha) içeri girdi ve:
−Ya Rasulullah! Ben bazı ihtiyacım için evimden çıktım. Ömer (Radiyallahu Anh) bana şöyle, şöyle söyleyip çıkışıma itiraz etti diye şikâyet etti. Aişe (Radiyallahu Anha) devamla dedi ki:
−Bunun üzerine Allah, Nebisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e vahiy etti. Sonra vahy hali kendisinden kaldırıldı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kemik elinde olduğu halde ve onu yere koymadan Sevde (Radiyallahu Anha)’ya şöyle buyurdu:
−“Siz kadınlara kendi ihtiyacınız için örtü içinde evlerinizden dışarı çıkmanıza izin verilmiştir.”
Buhari 4678, Müslim 2170/17
(160) el-Esved (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
“Ben Aişe (Radiyallahu Anha)’ya:
−Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) evinde ne yapardı dedim. Aişe (Radiyallahu Anha):
−Kendi ailesinin işinde, yani kendi evinin hizmetinde bulunurdu. Namaz vakti gelince de namaza çıkardı, dedi.”
Buhari 704
(161) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
“Bana, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) evinde ne yapardı? diye soruldu. Bende:
−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir insandı. Elbisesini temizler, koyununu sağar ve kendi işlerini kendi yapardı, dedim.”
Tirmizi Şemâil 293, Buhari Edebü’l-Müfred 541, İbni Hibban 2/36, Ebu Nuaym Hilye 8/331
(162) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Mü’minlerin iman yönünden en mükemmeli, onların ahlakı en güzel olanıdır! Mü’minlerin en hayırlısı, kadınlarına hayırlı olanıdır.”
Ahmed bin Hanbel Müsned 7406, Tirmizi 1162, İbni Hibban 4176, İbni Ebi Şeybe 6/88, Begavi 2341, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 284
(163) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Sizin en hayırlınız ehli için hayırlı olan kimsedir. Ben ehlim için sizin en hayırlı olanınızımdır.”
Tahavi Müşkül 3/211, Hâkim 4/173, Albânî Adabu’z-Zifaf 269
(164) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Size kadınlar hakkında hayırlı olmanızı vasiyet ederim! Kuşkusuz ki, kadın eğe kemiğinden yaratılmıştır! Bu kemikten en eğri şey üst tarafıdır. Eğer sen eğri kemiği doğrultmaya çalışırsan onu kırarsın! Onu kendi haline bırakırsan, daima eğri olmaya devam eder! Onun için kadınlar hakkında hayrı tavsiye edici olmanızı isterim!”
Buhari 3110, Müslim 1478/60, Nesei İşretu’n-Nisa 258, İbni Ebi Şeybe 4/184/4, Begavi 2332
(165) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kadın bir kaburga kemiğinden yaratılmıştır! Dilediğin bir tarz üzere doğru olamaz! Eğer ondan istifade etmek istersen, onda bu eğrilik olduğu halde ondan istifade edersin! İsteğine göre onu doğrultmak istersen onu kırarsın! Onun kırılması ise boşanmasıdır!”
Müslim 1468/59, Ebu Avane 4501, Humeydi 1168, İbni Hibban 4179, Begavi Mesabih 2416
(166) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Mü’min bir erkek mü’min bir kadından nefret etmesin! Eğer erkek onun bir huyundan hoşnut değilse diğer yahut başka bir huyundan hoşnut olabilir.”
Müslim 1469/61, Ebu Avane 4493, Begavi Mesabih 2417
(167) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Bayram günü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile namazda beraberdim. Hutbe okumadan önce ezansız ve kametsiz namaza başladı. Sonra Bilâl’a yaslanarak ayaküstü durup Allah’a karşı takvalı olmayı emir, Ona itaatli olmaya teşvik ederek halka vaaz ve nasihatte bulundu. Sonra kadınların olduğu yere geldi. Onlara da vaz ve nasihat etti ve şöyle buyurdu:
−“Sadaka verin, zira siz kadınların çoğu cehennem kütüğüdür!”
Kadınların en hayırlılarından yanakları kırmızı olan bir kadın ayağa kalkıp:
−Ya Rasulallah! Niçin, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Muhakkak ki, siz halinizden çok şikâyet eder, kocalarınızın ihsanına karşı nankörlük edersiniz!”
Bunun üzerine kadınlar kendi ziynet eşyalarını tasadduk etmeye başladılar. Bilâl’ın elbisesinin içine küpelerini ve yüzüklerini atıyorlardı.
Müslim 885/4, Darekutni 2/47/16, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/314, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 3/99
(168) Süleyman bin Amr bin el-Ahvas (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
Babam kendisinin Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile Veda Haccında beraber olduğunu ban tahdis etti. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Veda Haccında bir arada Allah’a hamd edip güzel senada bulundu. İnsanlara bazı hükümleri zikredip nasihatte bulundu. Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kadınlara karşı hayırlı olmanızı tavsiye ederim! Kuşkusuz ki, onlar sizin yanınızda esirlerdir. Kadınlardan bundan gayrına malik değilsiniz! Ancak kadınlar haddi aşmak gibi açık bir edepsizlik yaparlarsa onların yataklarını terk edin bu şekilde onları cezalandırınız! Yahut haddi aşmayacak şekilde onları dövünüz! Eğer onlar size itaat ederlerse, onların aleyhine bir yol aramayın!
Şüphesiz ki, sizin kadınlar üzerinde hakkınız vardır! Ve kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakları vardır! Sizin onlar üzerindeki hakkınız; kerih görüp istemediğiniz kimselere minderlerinizi çiğnetmemeleri ve evlerinize girmelerine izin vermemeleridir! Dikkat edin! Onların sizin üzerinizdeki hakları; onların giyim ve kuşamında ve yiyip içmesinde ihsanda bulunup güzel davranmanızdır!”
Nesei İşretü’n-Nisa 287, Tirmizi 1163, İbni Mace 1851, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/7273, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 7/54, Albânî Adabu’z-Zifaf 270
(169) Ebu Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Her hangi bir Müslüman kendi ev halkına infak ederse, bu infak onun için bir sadaka olur.”
Buhari 5450, Müslim 1002/48, Nesei 2544, Tirmizi 1965, Darimi 2/284, 285, İbni Hibban 4239, Tabarani Mucemu’l-Kebir 17/522, 523, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/120, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 729
(170) Sevban (Radiyallahu Anh) şöyle tahdis etti:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kişinin harcayacağı en faziletli para önce ailesine ve ailesinin içindeki kimselere harcayacağı paradır!”
Müslim 994/38, Nesei İşretü’n-Nisa 300, İbni Mace 2760, İbni Hibban 4242, Beyhaki 7/467, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/279
(171) Heyseme (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
Biz, Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) ile beraber oturuyorduk. Bir ara onun işlerinin vekili geldi ve içeri girdi. Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) ona:
−Kölelere azıklarını verdin mi? dedi. O:
−Hayır, dedi. Bunun üzerine Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
−Öyle ise hemen git ve onların azıklarını ver! Şüphesiz ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Kişiye günah olarak, malik olduğu kimselerin azıklarını hapsetmesi kifayet eder!”
Müslim 996/40, İbni Hibban 4241, Ebu Nuaym 4/22
(172) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) erkeklerden kadınlara benzemeye çalışanlara ve kadınlardan erkeklere benzemeye çalışanlara lanet etti!”
Buhari 5922, Tirmizi 2934, Begavi Mesabih 3419, Albânî Adabu’z-Zifaf 210
(173) Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Erkek erkeğe çıplak olarak, kadın da kadına çıplak olarak bakmasın! Bir tek elbise içinde erkek erkeğe, kadın da kadına mübaşeret etmesin!”
Mübaşeret: Bu kelime cildi cilde dokundurmak, çıplak bedeni çıplak bedene sürtmek ve benzeri manalara gelir ki, burada kast edilen şehvetle dokunup sürtünme demektir.
İbni Hibban 5574, Müslim 338/74, Ebu Avane 807, Ebu Davud 4018, Nesei İşretü’n-Nisa 347, Tirmizi 2793, Tabarani Mucemu’l-Kebir 5438, İbni Huzeyme 72, İbni Mace 661, Begavi 2250, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/63