Ka’de Oturuşu ve Teşehhüt İle İlgili Konular

(1) Birinci Ka’denin Keyfiyeti

(172) Vail bin Hucr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“...Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) teşehhüt için oturduğunda sol ayağını yaydı ve sol elini sol bacağı ve diz kapağının üzerine koydu. Sağ kolunun iç kısmını ise, sağ bacağına gelecek şekilde koydu. Sonra parmaklarını başparmak ve orta parmağını halka yaptı. Sonra şehadet parmağını kaldırarak hareket ettiriyor ve onunla dua ediyordu.”

İbni Hibban 1860, Ebu Davud 727, Nesei 888, Darimi 1/314, 315, Humeydi 885, Abdurrezzak 2522, Tabarani Mucemu’l-Kebir 22/84, Darekutni 1/290, Beyhaki 2/72, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/318

(2) Ka’dede Bağdaş Kurmanın Nehyi!

(173) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle haber verdi:

“Abdullah, (babası) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’yı namazda teşehhüt için oturduğunda bağdaş kurduğunu görmüştür. Abdullah dedi ki:

−Ben o günlerde yaşı küçük olduğum halde onun oturduğu gibi oturdum. Babam beni bundan nehyetti ve:

−Oturuşta namazın sünneti sağ ayağını dikmen ve sol ayağını yaymandır. Ben:

−Kuşkusuz sen bunu yapıyorsun, dedim. Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma):

−Benim ayaklarım beni taşımıyor, dedi.”

Buhari 815

(3) Hastalık Veya Yaşlılık Sebebiyle Ka’dede Bağdaş Kurarak Oturmak Caizdir

(174) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle haber verdi:

Buhari 815

(4) Ka’dede Tahiyyat Okumak

(175) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir:

Elim, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in elinin içinde olduğu halde teşehhüdü bana öğretti.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana Kur’an’dan bir sure öğretir gibi şu teşehhüdü öğretti:

“Et-Tahiyyatu Lillahi Ve’s-Salavatu Ve’t-Tayyibatu, Es-Selamu Aleyke Eyyuhe’n-Nebiyyu ve Rahmetullahi ve Berekâtuhu, Es-Selamu Aleyna Ve Ala İbadillahi’s-Salihin. Eşhedü Ella İlahe İllallah ve Eşhedü Enne Muhammeden Abduhu ve Rasuluhu.”

Biz bu duayı, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aramızda iken böyle söylerdik, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ruhu kabzolunduktan sonra:

‘(Es-Selamu Aleyke Eyyuhe’n-Nebiyyu, yerine) Es-Selamu Ale’n-Nebiyyi’ demeye başladık...”

التَّحِيَّاتُ لِلَّهِ، وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّـبَاتُ، السَّلاَمُ عَلَى النَّبِيِّ، وَرَحْمَةُ اللهِ، وَبَرَكَاتُهُ، اَلسَّلاَمُ عَلَيْنَا، وَعَلَى عِبَادِ اللهِ الصَّالِحِينَ، أَشْهَدُ أَنْ لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ، وَرَسُولُهُ

Duanın Manası: “Bütün mülkler, ibadetler ve güzel sözler ancak Allah içindir. Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun. Selam, bizim ve Allah’ın iyi kullarının üzerine olsun. Allah’tan başka hak olarak ibadete layık hiçbir ilah olmadığına şehadet ederim. Ve yine Muhammed’in O’nun kulu ve rasulü olduğuna şehadet ederim.”

Buhari 6208, Müslim 402/55, Ebu Avane 2/228, Ebu Davud 968, Nesei 1169, Tirmizi 289, İbni Mace 899, Beyhaki 2/138, İbni Ebi Şeybe 1/326/5, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 321

(5) Ka’dede Nebiye Salatu Selam Okumak

(176) Abdurrahman bin Ebu Leyla (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Ka’b bin Ucre (Radiyallahu Anh) bana karşı geldi ve:

−Ey İbni Ebi Leyla! Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den işittiğim bir salât ve selam hediyesini, ben de sana hediye edeyim mi? dedi. Ben de:

−Evet, hediye et dedim. Ka’b bin Ucre (Radiyallahu Anh):

−Biz, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e sorduk ve dedik ki:

−Ya Rasulallah! Sizin Ehli beytinize has olarak salât nasıldır? Kuşkusuz ki, Allah bize sana nasıl selam vereceğimizi öğretmiştir. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize şöyle deyiniz buyurdu:

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ،

اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مَحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مَحَمَّدٍ، كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

−“Allahumme Salli Ala Muhammedin ve Ala Ali Muhammedin. Kema Salleyte Ala İbrahime ve Ala Ali İbrahime İnneke Hamidun Mecid.

Allahumme Barik Ala Muhammedin ve Ala Ali Muhammedin. Kema Barekte Ala İbrahime ve Ala Ali İbrahime İnneke Hamidun Mecid.”

Buhari 3168, Müslim 406/66, İbni Ebi Şeybe 2/390

(6) Teşehhüdü Gizli Okumak

(177) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Teşehhüdü gizlemek sünnettendir!”

Ebu Davud 986, Tirmizi 291, Hakim 838, 986

(7) İkinci Rekâtten Üçüncü Rekâta Kalkarken Tekbirle Beraber El Kaldırmak

(178) Ebu Humeyd Es-Saidi (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“...Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ikinci rekâttan üçüncü rekâta kalktığı zaman, ‘Allah-u Ekber’ der tekbir alır ve ellerini omuzlarının hizasına kadar kaldırırdı. Sonra namazın geri kalan rekâtlarını da işte böyle kılardı.”

İbni Mace 1061, Buhari 817, Ebu Davud 730, Tirmizi 304, İbni Ebi Şeybe 1/266, İbni Huzeyme 677, İbni Hibban 1872

(8) İkinci Ka’denin Keyfiyeti

(179) Ebu Humeyd Es-Saidi (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) selam vereceği oturuşta sol ayağını geri çekerek sağ bacağının altından sağ tarafına doğru çıkararak sol kalçası üzerine teverruk olarak otururdu.”

İbni Mace 1061, Buhari 817, Ebu Davud 730, Tirmizi 304, İbni Ebi Şeybe 1/266, İbni Huzeyme 677, İbni Hibban 1872

(180) Abdullah bin Ez-Zubeyr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) teşehhüt için oturduğu vakit oturuşunda sağ elini sağ bacağının üzerine, sol elini sol bacağının üzerine kordu. Şehadet parmağı ile işaret ederdi. Bunu yaparken de başparmağını orta parmağının üzerine koyardı. Sol eliyle sol diz kapağını lokma yapardı.”

Müslim 579/113

(9) İkinci Ka’dede Tahiyyat Okumak

(181) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir:

Elim, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in elinin içinde olduğu halde teşehhüdü bana öğretti.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana Kur’an’dan bir sure öğretir gibi şu teşehhüdü öğretti:

“Et-Tahiyyatu Lillahi Ve’s-Salavatu Ve’t-Tayyibatu, Es-Selamu Aleyke Eyyuhe’n-Nebiyyu ve Rahmetullahi ve Berekâtuhu, Es-Selamu Aleyna Ve Ala İbadillahi’s-Salihin. Eşhedü Ella İlahe İllallah ve Eşhedü Enne Muhammeden Abduhu ve Rasuluhu.”

Biz bu duayı, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aramızda iken böyle söylerdik, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ruhu kabzolunduktan sonra:

‘(Es-Selamu Aleyke Eyyuhe’n-Nebiyyu, yerine) Es-Selamu Ale’n-Nebiyyi’ demeye başladık...”

التَّحِيَّاتُ لِلَّهِ، وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّـبَاتُ، السَّلاَمُ عَلَى النَّبِيِّ، وَرَحْمَةُ اللهِ، وَبَرَكَاتُهُ، السَّلاَمُ عَلَيْنَا، وَعَلَى عِبَادِ اللهِ الصَّالِحِينَ، أَشْهَدُ أَنْ لآ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ، وَرَسُولُهُ

Duanın Manası: “Bütün mülkler, ibadetler ve güzel sözler ancak Allah içindir. Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun. Selam, bizim ve Allah’ın iyi kullarının üzerine olsun. Allah’tan başka hak olarak ibadete layık hiçbir ilah olmadığına şehadet ederim. Ve yine Muhammed’in O’nun kulu ve rasulü olduğuna şehadet ederim.”

Buhari 6208, Müslim 402/55, Ebu Avane 2/228, Ebu Davud 968, Nesei 1169, Tirmizi 289, İbni Mace 899, Beyhaki 2/138, İbni Ebi Şeybe 1/326/5, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 321

(10) İkinci Ka’dede Nebiye Salatu Selam

(182) Abdurrahman bin Ebu Leyla (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Ka’b bin Ucre (Radiyallahu Anh) bana karşı geldi ve:

−Ey İbni Ebi Leyla! Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den işittiğim bir salât ve selam hediyesini, ben de sana hediye edeyim mi? dedi. Ben de:

−Evet, hediye et dedim. Ka’b bin Ucre (Radiyallahu Anh):

−Biz, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e sorduk ve dedik ki:

−Ya Rasulallah! Sizin Ehli beytinize has olarak salât nasıldır? Kuşkusuz ki, Allah bize sana nasıl selam vereceğimizi öğretmiştir. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize şöyle deyiniz buyurdu:

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ،

اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مَحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مَحَمَّدٍ، كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

−“Allahumme Salli Ala Muhammedin ve Ala Ali Muhammedin. Kema Salleyte Ala İbrahime ve Ala Ali İbrahime İnneke Hamidun Mecid.

Allahumme Barik Ala Muhammedin ve Ala Ali Muhammedin. Kema Barekte Ala İbrahime ve Ala Ali İbrahime İnneke Hamidun Mecid.”

Buhari 3168, Müslim 406/66, İbni Ebi Şeybe 2/390

(11) Dört Şeyden Allah’a Sığınmak

(183) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herhangi biriniz son rekâtte ki, teşehhüdü bitirdiği zaman dört şeyden:

1) Cehennem azabından,

2) Kabir azabından,

3) Hayat ve ölümün fitnelerinden ve

4) Deccal’in şerrinden Allah’a sığınsın!”

Müslim 588/130, Nesei 1309, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 350

(184) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Allah’ın Nebisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dua ediyordu:

اللَّهُـمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ، وَعَذَابِ النَّرِ، وَمِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا، وَالْمَمَاتِ، وَشَرِّ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ

“Allahumme İnnî Euzu Bike Min Azabi’l-Kabri Ve Azabi’n-Nari Ve Fitneti’l-Mahya Ve’l-Memati Ve Şerri’l-Mesihi’d-Deccali.”

Müslim 588/131, Buhari 1300, Ebu Avane 2/235, Ebu Davud 983, Nesei 1309, Darimi 1/310, İbni Mace 909, Beyhaki 2/154, İbni Huzeyme 721, İbni Hibban 1019, Ahmed bin Hanbel Müsned 7242

(12) Teşehhüt Duası

(185) Ali bin Ebi Talib (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in teşehhüt ile selam arasında söylediği duanın sonuncusu şöyle demekti:

اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي مَا قَدَّمْتُ، وَمَا أَخَّرْتُ، وَمَا أَسْرَرْتُ، وَمَا أَعْلَنْتُ، وَمَا أَسْرَفْتُ، وَمَا أَنْتَ أَعْلَمُ بِهِ مِنِّي، أَنْتَ الْمُقَدِّمُ، وَأَنْتَ الْمُؤَخِّرُ لآ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ

“Allahummeğfirli Ma Kaddemtu ve Ma Ahhartu ve Ma Esrertu ve Ma Ağlentu ve Ma Esreftu ve Ma Ente Ağlemu Bihi Minni Ente’l-Mukaddimu ve Ente’l-Muahhiru La İlahe İlla Ente.”

Müslim 771/201, Ebu Avane 2/100, 101, 102, Ebu Davud 760/761, Tirmizi 3422, Tayalisi 152, İbni Hibban 1966, İbni Huzeyme 723, Beyhaki 2/32, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/95

(13) Selam Vererek Namazdan Çıkış

(186) Ali bin Ebi Talib (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Namazın anahtarı tuhurdur, namazın tahrimi tekbirdir, tahlili ise selamdır!”

Ebu Davud 618, Tirmizi 3, Darimi 1/175, İbni Mace 275, İbni Ebi Şeybe 1/260, Darekutni 1/360-379, Beyhaki 2/173, 379, Ebu Nuaym el-Hilye 8/372, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/123, 129

(187) Vail bin Hucr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber namaz kıldım. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sağ tarafına selam verdiğinde şöyle derdi:

“Es-Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berekâtuh.”

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sol tarafına selam verdiğinde de şöyle derdi:

“Es-Selamu Aleykum ve Rahmetullah.”

Ebu Davud 997

(188) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yüzünün beyazı görününceye kadar başını çevirerek selam veriyordu ve selamında şöyle diyordu:

“Es-Selamu Aleykum ve Rahmetullah. Es-Selamu Aleykum ve Rahmetullah.”

Ebu Davud 996, Müslim 581/117, Ebu Avane 2/238, Nesei 1324, Tirmizi 295, Darimi 1/310, İbni Mace 914, Darekutni 1/356, 357, Beyhaki 2/177, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/390, İbni Ebi Şeybe 1/332/34, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 326