Haccı Temettu

(44) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) temettu haccı hakkında sorulduğunda şöyle dedi:

Veda haccında Muhacirler, Ensar ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in eşleri ihrama girip telbiye getirdiler. Biz de ihrama girip telbiye getirdik. Mekke’ye geldiğimiz zaman Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Hediye kurbanını taklit edip beraberinde getirmiş olan kimseler müstesna, hac niyetiyle yaptığınız ihram ve telbiyelerinizi umreye çeviriniz!”

Bizler Beyti tavaf, Safa ile Merve arasını sa’y edip ihramdan çıktık, kadınlara geldik ve elbiselerimizi giydik. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Kurbanlığını taklit eden kimselere, kurban varacağı yere ulaşıncaya yani Mina’da kesilene kadar ihramın haram kıldığı şeylerden hiç biri helal olmaz!”

Sonra bize terviye günü öğleden sonra hac için ihrama girmemizi emretti. Biz Arafat’ta vakfe, Müzdelife’de geceleme, bayram günü Mina’da cemre atma ve tıraş gibi hac ibadetlerini bitirip akabinde Mekke’ye geldiğimiz, Beyti tavaf, Safa ile Merve arasını sa’y ettiğimiz zaman, artık bizim haccımız tamam olmuş ve üzerimize kurban vacib olmuştur.

Nitekim Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Hacca kadar umre ile faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurbanı bulamayan kimse üç gün hacda, yedi gün de döndüğünüz zaman, (toplamı) tam on gün oruç tutar. Bu ailesi Mescidi Haramda oturmayanlar içindir…”

Bakara Suresi 196

Ayetteki: “...döndüğünüz zaman...” tabiri, memleketinize döndüğünüz zaman demektir. Kurban olarak bir davar yeterlidir. Böyle yapanlar bir yılda iki büyük ibadeti, hac ile umre arasını birleştirmişlerdir. Çünkü Allah-u Teâlâ Kitabında hac ile umreyi cem etmeyi indirmiştir. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de bunu şeriat ve kanun yapmış ve temettu haccını Mekke halkından gayrı insanlar için meşru kılmıştır...

Buhari 1492

(45) Mutarrif bin Abdullah (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“İmran bin Husayn ölümü ile neticelenen hastalığında bana haber gönderip şöyle dedi:

Ben sana bazı hadisler söyleyeceğim olur ki, Allah benden sonra, bu hadislerle sana fayda verir. Eğer yaşarsam bu hadisleri kimseye anlatma! Eğer ölürsem ve sen de dilersen onları başkalarına söyle. Şüphesiz ki bana selam verilmiştir. İyi bil ki, Allah’ın Nebisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hac ile umrenin arasını cem etti. Sonra umreyi neshedici Allah’ın Kitabında ayet inmedi ve Allah’ın Nebisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de bunu yasaklamadı! Bir adam kendi reyi ile dilediği şeyi söylemiştir.”

Müslim 1226/168, Nesei 2726, Darimi 2/35, Tabarani Mucemu’l-Kebir 18/348, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/228

(46) Said bin Müseyyeb (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“Ali (Radiyallahu Anh) ile Osman (Radiyallahu Anh) Usfan mevkiinde bir araya geldiler. Osman temettu haccından veya hac zamanı umreden insanları yasaklıyordu! Bunun üzerine Ali (Radiyallahu Anh):

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yapmış olduğu işten ne istiyorsun ki, onu insanlara yasaklıyorsun? dedi. Osman (Radiyallahu Anh):

−Sen bizi bırak dedi. Ali (Radiyallahu Anh):

−Ben seni bırakmam! dedi. Ali (Radiyallahu Anh) Osman (Radiyallahu Anh)’ın bu tutumunu görünce ikisini cem edip umre ile hacca niyet ederek ihrama girdi.”

Müslim 1223/159, Nesei 1569

(22) Temettu Yapan Kişi Kurban Keser!

(47) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) temettu haccı hakkında sorulduğunda şöyle dedi:

Veda haccında Muhacirler, Ensar ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in eşleri ihrama girip telbiye getirdiler. Biz de ihrama girip telbiye getirdik. Mekke’ye geldiğimiz zaman Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Hediye kurbanını taklit edip beraberinde getirmiş olan kimseler müstesna, hac niyetiyle yaptığınız ihram ve telbiyelerinizi umreye çeviriniz!”

Bizler Beyti tavaf, Safa ile Merve arasını sa’y edip ihramdan çıktık, kadınlara geldik ve elbiselerimizi giydik. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Kurbanlığını taklit eden kimselere, kurban varacağı yere ulaşıncaya yani Mina’da kesilene kadar ihramın haram kıldığı şeylerden hiç biri helal olmaz!”

Sonra bize terviye günü öğleden sonra hac için ihrama girmemizi emretti. Biz Arafat’ta vakfe, Müzdelife’de geceleme, bayram günü Mina’da cemre atma ve tıraş gibi hac ibadetlerini bitirip akabinde Mekke’ye geldiğimiz, Beyti tavaf, Safa ile Merve arasını sa’y ettiğimiz zaman, artık bizim haccımız tamam olmuş ve üzerimize kurban vacib olmuştur. Nitekim Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Hacca kadar umre ile faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurbanı bulamayan kimse üç gün hacda, yedi gün de döndüğünüz zaman, (toplamı) tam on gün oruç tutar. Bu ailesi Mescidi Haramda oturmayanlar içindir…”

Bakara Suresi 196

Ayetteki: “...döndüğünüz zaman...” tabiri, memleketinize döndüğünüz zaman demektir. Kurban olarak bir davar yeterlidir. Böyle yapanlar bir yılda iki büyük ibadeti, hac ile umre arasını birleştirmişlerdir. Çünkü Allahu Teâlâ Kitabında hac ile umreyi cem etmeyi indirmiştir. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de bunu şeriat ve kanun yapmış ve temettu haccını Mekke halkından gayrı insanlar için meşru kılmıştır...

Buhari 1492

(48) Ebu Cemre (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“Ben, Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’ya temettu haccını sordum. Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) bana temettu haccı yapmamı emretti. Ben yine kendisine hediye kurbanını sordum. Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma):

−Temettu haccında, deve yahut sığır yahut davar kurban etmek veya deve ve sığır kurbanında ortak olmak vardır dedi. Ebu Cemre dedi ki:

−Bazı insanlar temettu haccını hoş görmezlerdi. Ben uyudum ve rüyamda şöyle gördüm. Bir insan:

−Temettu mebrur bir hacdır ve kabul edilmiş bir umredir diye nida ediyordu. Ben uyanınca Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’ya geldim ve rüyamı anlattım. Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma):

−Allah-u Ekber temettu haccı Ebu’l-Kasım (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetidir! dedi...”

Buhari 1605

(23) Kudum Tavafı ve İki Rekât Namaz Kılmak

(49) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sahabeleriyle Mekke’ye geldi. Müşrikler kendi kendilerine:

−Muhammed size doğru geliyor. Yesrib’in vebası onları iyice zayıflatmış bir haldeler, dediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunun üzerine sahabelere tavafın ilk üç şavtında koşmalarını, Yemen tarafında ki, iki köşe arasında yürümelerini emretti. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i tavafın bütün şavtlarında onlara koşmayı emretmekten men eden bir şey varsa o da ancak sahabelerine şefkati idi.”

Buhari 1540, Müslim 1266/240, Ebu Davud 1886, Nesei 2945, Tirmizi 863, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/290

(50) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hac ve umrede tavaf ettiği zaman, önce üç tavafı koşarak, dört tavafı da yürüyerek yapardı. Sonra iki rekât tavaf namazı kılar, sonra da Safa ile Merve arasını tavaf ederdi.”

Buhari 1548, Müslim 1262/233, Ebu Davud 1893, Nesei 2941, Darimi 2/42, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/30

(51) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Beyti ilk tavaf ettiği zaman, ilk üç tavafta koşar, diğer dört tavafta yürürdü. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Safa ile Merve arasında tavaf ettiği zaman da vadinin ortasında yine koşardı.”

Buhari 1603, Müslim 1261/230, Nesei 2942

(24) Haceru’l-Esvedi İstilam Edip Öpmek

(52) Zübeyr bin Arabi (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“Bir kimse, Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’yı Hacerü’l-Esved’in istilam edilmesinin hükmünü sordu. Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma):

−Ben, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Hacerü’l-Esved’i istilam ettiğini ve onu öptüğünü gördüm diye cevap verdi...”

Buhari 1545