(1) Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“...Bir satışta iki şart helal değildir!..”
Ebu Davud 3504, Nesei 4644, Tirmizi 1234, Darimi 2//253, İbni Mace 2188, İbnu’l-Carud 601, Tayalisi 2257, Darekutni 3/7475, Hakim 2/17, Beyhaki 5/343, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/174, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1305
(2) Malik bin Evs (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Kendisi yüz dinarı sarf edecek (gümüş dirhemle bozacak birini) talep etmiştir. Müteakiben Talha bin Ubeydullah (Radiyallahu Anh) beni çağırdı ve birbirimizle pazarlık ettik. Nihayet benden yüz dinarı bozmak için alıp, altını elinin içinde evirip çevirmeye başladı. Sonra da:
−Hazinecim ormandan gelene kadar bekle, dedi. Ömer (Radiyallahu Anh)’da onları dinliyordu. Bunun üzerine Ömer (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
−Hayır, vallahi sen gümüşleri Talha’dan almadan ondan ayrılmayacaksın!
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Altını altın karşılığında satmak faizdir, ancak al ver diye peşin olması bundan müstesnadır. Buğdayı buğdayla satmak faizdir, ancak al ver diye peşin olması müstesnadır. Arpayı arpayla satmak faizdir, ancak al ver diye peşin olması müstesnadır. Hurmayı hurmayla satmak faizdir, ancak al ver diye peşin olması müstesnadır.”
Buhari 1998, Malik 2/636, 637, Ebu Davud 3348, Abdurrezzak 14541, Begavi 2057
(3) Ömer bin Hattab (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Buğdayı buğdayla (vadeli) satmak faizdir, ancak al ver diye peşin olması müstesnadır. Arpayı arpayla satmak faizdir, ancak al ver diye peşin olması müstesnadır. Hurmayı hurmayla satmak faizdir, ancak al ver diye peşin olması müstesnadır. Altını gümüş karşılığında satmak faizdir, ancak al ver diye peşin olması müstesnadır.”
Buhari 1996, Müslim 1586/79, Malik 2/636/38, Ebu Davud 3348, Nesei 4572, Tirmizi 1243, Darimi 2/258, İbni Mace 2259, İbnu’l-Carud 651, Begavi 2057, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/14, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1347
(4) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir satışta iki (fiyat isteyerek) satış yapmayı yasakladı ve şöyle buyurdu:
“Herkim bir satışta iki satış yaparsa, o kimse için, iki satıştan en düşük fiyatı almak yahut da faiz almak vardır!”
İbni Ebi Şeybe 5/55/9, Ebu Davud 3461, İbni Hibban Mevarid 1109, 1110, Hakim 2/45, Beyhaki 5/343, İbni Hazm Muhalla 9/16, Nesei 4646, Tirmizi 1231, İbnu’l-Carud, Begavi 2111, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/432, 475, 503, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 2326
Abdulvehhab bin Âtâ (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:
“Bir satışta iki satış yapmak demek, satıcı sana: Bu mal sana peşin on dirheme, vadeli yirmi dirhemedir demesi manasınadır.”
İmam ibni Kuteybe (Rahmetullahi Aleyh)’de mezkur hadisi bu şekilde tefsir etmiştir:
“Bir satışta iki şart, yasaklanan satış türlerindendir! Bu, bir şahıs bir malı nakit olarak bir dinara, iki ay vade ile iki dinara, üç ay vade ile üç dinara satın almasıdır ki, işte bu bir satışta iki satış yapmak demektir.”
İbni Kuteybe Garibu’l-Hadis 1/18
1) Muhammed bin Sîrîn (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:
“Eyyûb es-Sahtiyani, sana bu malı peşin on dinara, ileriki bir tarihe on beş dinara satarım demesini kerih görürdü!”
Abdurrezzak 8/137/14630
2) Süfyan es-Sevrî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:
“Sana peşin şu fiyata, vadeli ise şu ve şu fiyata satıyorum, dediğinde müşteri o malı götürse, iki fiyattan biri üzere satış meydana gelmediği müddetçe müşteri iki satış arasında muhayyerdir. Satış bu şekilde meydana gelse, bu satış mekruhtur! Bu bir alışveriş içinde iki alışveriştir, bu merduttur! Bu yasaklanan alışveriştir! Eğer sattığın malı müşterinin yanında aynı ile bulursan onu geri alırsın. Eğer müşteri onu kullandı ve yok ettiyse, senin için iki ücretin en azı ve iki vadenin en uzun olanı vardır.”
Abdurrezzak 8/136/14632
3) İmam Evzâî (Rahmetullahi Aleyh)’de, Süfyan es-Sevrî (Rahmetullahi Aleyh)’in görüşündedir.
4) İmam Nesei (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:
“Bir satışta iki şart helal olmaz!”
Nesei 7/288, 295
5) İbni Hibban (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:
“Bir şeyi vadeli yüz dinara, peşin olarak doksan dinara satmak yasaklanmıştır!”
İbni Hibban 11/347/4973
6) İbnu’l-Esîr (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:
“Bizim yukarıda zikrettiğimiz imamların sözleri, o sözlerin en doğrusu ve en meşhurudur.”
Garibu’l-Hadis
Ey Müslüman kardeşim! Bu gün tüccarlar arasında yayılan bu muamele, taksitli alışveriş ödemenin tehiri mukabilinde alınan ziyade ücret, ödeme tarihi uzadıkça ücretin artması, şer’i olmayan bir muameleden başka hiç bir şey değildir! Çünkü bu, insanlara kolaylık sağlamak, onlara şefkat etmek ve onların yükünü hafifletmek üzere ayakta duran İslam’ın ruhuna muhaliftir!
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Satarken, satın alırken, alacağını talep ederken ve borcunu öderken müsamahalı davranan kimseye Allah rahmet etsin.”
Tabarani Mucemu’l-Kebir 20/832, Hakim 1/126, Beyhaki 8123, 8125
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim yumuşak, uslu ve (insanlara tevazuu ile) yakın ise, Allah o kimseyi ateşe/cehenneme haram eder!”
Tabarani Mucemu’l-Kebir 20/832, Hakim 1/126, Beyhaki 8123, 8125
Herhangi bir satıcı, Allah’tan korksa, malını vadeli veya taksitle peşin fiyatına satsa, bu onun için daha kazançlıdır, hatta maddi yönden bile böyledir. Bu fiil müşterinin ona akın etmesini, devamlı ondan alışveriş yapmasını sağlayacaktır.
Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Herkim Allah’tan korkarsa, Allah onun için bir çıkış yolu yaratır. Ve onu hiç hesap etmediği bir yerden rızıklandırır.”
Talak Suresi 2, 3