Mezarın Üzerine Ağaç Ya da Çiçek Dikmek!

(1) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki kabre uğradı ve şöyle buyurdu:

Bu iki kabrin sahibi azap olunuyorlar! Hem de büyük bir şeyden dolayı azap olunmuyorlar. Onlardan biri söz taşır, diğeri de bevlinden/küçük tuvaletinden sakınmazdı!”

Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yaş bir hurma dalı istedi ve getirilen bu hurma dalını ikiye ayırdı. Birini bir mezarın üzerine diğerini de diğer mezarın üzerine dikti. Daha sonra da Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Umulur ki, bunlar yaş olarak kaldığı müddetçe azapları hafifler.”

Buhari 1361, 6052, Müslim 292/111, Nesei 31 İbni Mace 347, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 178 ve 283

Bu olay, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in eseri ve azaplarının hafifletilmesine dair duası ile teberrük kabilindendir. Sanki Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu dalların canlı kalmasını, azaplarının hafifletilmesi ile ilgili ortaya çıkan durumun bir sınırı olarak tespit etmiş gibidir.

Bu kurumamış hurma dalında bulunup da kurumuş dalda olmayan bir özellikten ötürü değildir! İnsanlar birçok yerlerde ölülerin kabirlerine hurma ağacı yaprağı diktikleri görülmektedir! Onların bu hadisten dolayı bu kanaate sahip olduklarını zannediyorum. Fakat onların yaptıkları bu uygulamanın bu açıdan izah edilir bir tarafı yoktur!

Ahmed Şakir (Rahmetullahi Aleyh)’de şöyle demektedir:

Hattabi (Rahmetullahi Aleyh) doğru söylemiştir. İnsanlar aslı olmayan bu uygulamaya daha çok ısrar etmeye ve aşırı gitmeye başlamış bulunmaktadır! Özellikle de Mısır’da Hristiyanları taklid ederek bunu yapmaktadırlar! Artık kabirlere çiçek bırakmaya, kendi aralarında çiçek hediye etmeye bile başladılar!

İnsanlar çiçekleri yakınlarının ve bildiklerinin kabirlerine onları selamlamak, hayatta olanlara da güzel bir davranış gösterisinde bulunmak için koyuyorlar. Hatta bu adeta devletlerarası güzel ilişkilerde bir çeşit resmi gelenek haline geldi!

Müslümanların ileri gelenlerinin avrupa ülkelerinden birisine gittikleri takdirde onların büyüklerinin yahut da meçhul asker adını verdikleri kimsenin kabrine giderler ve oraya çiçek bırakırlar! Bazıları ise yine batılıları taklid ederek cansız yapay çiçekler koymakta ve bu yolda kendilerinden öncekilerin izlerinden gitmektedirler!

(2) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

Ben azap gören iki kabrin yanından geçtim. Şefaatim sayesinde o iki dalın yaş kaldıkları sürece azaplarının üzerlerinden kaldırılmasını arzu ettim.”

Müslim 8/231, 236

Bu ifade üzerlerinden azabın kaldırılmasının Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şefaati ve duası sebebiyle olduğu, dalların canlılığı sebebiyle olmadığı hususunda gayet açıktır.

Kabirler üzerine ağaç dikmek ve ya buna benzer bir şeyler dikmek asla caiz değildir! Hatta gül koymak bile meşru değildir! Çünkü bu selefin yaptığı işlerden değildir! Eğer bu bir hayır olsaydı mutlaka bu işi bizden önce onlar yaparlardı!

Allâme Muhammed Nâsıruddin el-Albânî Rahmetullahi Aleyh