Firdevs’in Köşkleri

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Şüphesiz ki, mü’minler kurtuluşa ermişlerdir. Onlar ki namazlarında huşu içindedirler. Onlar ki boş şeylerden ve yararsız işlerden yüz çevirirler. Onlar ki zekâtı verirler. Onlar ki, iffetlerini korurlar. Ancak eşleri ve ellerinin sahip oldukları (cariyeleri) hariç (bunlarla ilişkiden dolayı) kınanmış değillerdir.

Kim de bundan ötesine gitmek isterse, işte onlar haddi aşanlardır. Yine onlar, emanetlerine ve ahitlerine riayet ederler. Onlar namaza devam ederler. İşte asıl bunlar varis olacaklardır. Firdevs’e varis olan bu kimseler orada ebedi kalacaklardır.”

Mü’minun Suresi 1-11

Bu yüksek saraylar genel olarak namaz kılanlar için değil aksine namazı huşu içerisinde kılanlar içindir.

Asıl huşu kalbin huşusudur. Kalp huşulu olduğu vakit uzuvlarda huşulu olur. Allah’a boyun eğer ve emirlerine teslim olur.

Bu köşkler; faydasız, boş, batıl işlerle uğraşanların değil!

Bu köşkler; filmleri, dizileri izleyen, maçları takip eden ve müzik dinleyenlerin değil!

Bu köşkler; devamlı nizah eden kavgacıların ve dedikodu yapanların değil!

Bu köşkler ancak; boş sözden yüz çeviren huşulu, zekâtı veren kimselerindir ki onlar nefislerini ve mallarını temizlerler.

Onların kalpleri ince, nefisleri merhametli ve ruhları temizdir.

Bu köşkler, iffetlerini koruyan kimseler içindir.

Onlar öyle insanlardır ki, elbiseleri iffet ve hayâdır.

Onlar öyle insanlardır ki, emanetleri ve vaâdlerini yerine getirirler. Vaâdlerin ve emanetlerin kaybolduğu bu zamanda o insanlar ne kadar azdır!

Bu köşkler öyle insanlar için hazırlanmıştır ki, onlar namazlarına devam ederler. Namazlarını vakitlerinde kılarlar. Tadili erkâna ve huşuya riayet ederler.

Onlar, Firdevs cennetine mirasçı olacaklardır ve orada ebedi kalacaklardır.

Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sizden her birinizin iki makamı vardır. Biri cennette diğeri ise cehennemdedir. Kişi ölür de cehenneme giderse cennet ehli onun makamına varis olur. İşte Allah’ın ‘onlar varislerdir’ buyruğu buna işaret etmektedir.”

İbni Mace