Kandil Geceleri

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den ibadet ile geçirilmesi hakkında sahih bir hadis olmayan, ama ülkemizde ibadet ile geçirilen bazı kandil geceleri hakkında, Müslümanların bilinçlenmesi gerekiyor! Çünkü insanlar günlük ihtiyaçlarını karşılamak için alışveriş yaparken hangi mağazada daha ucuz hangi markette daha kaliteli diye araştırıyorlar!

Ama ahirette kendilerini kurtaracak olan işleri yaparken, acaba bu amelin yapılmasını Allah (Azze ve Celle) emretmiş midir? Veya Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu yapmış mıdır? Ya da sahabeler bunu uygulamış mıdır, diye araştırmıyorlar! Kişinin işlemiş olduğu amel, salih ise onu kabrinde görür ve mükâfatlandırılır. Eğer kişinin işlemiş olduğu amel, salih değilse onu kabrinde görür ve cezalandırılır!

Bu konu hakkında Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in haber verdiği gibi kişi kabrine girince:

“Daha sonra yüzü güzel, elbiseleri güzel ve kokusu hoş bir adam ona gelir ve der ki:

Seni sevindirecek şeyleri sana müjdeliyorum. Allah’tan bir rıza ve içinde ebedi nimetlerin bulunduğu cennetlerin müjdesini sana getirdim. İşte bu sana vaadolunan günündür. Mü’min kişi ona şöyle der:

Allah sana da hayırlı müjdeler versin, sen kimsin? Senin yüzün hayırlı şeylerle gelen kimsenin yüzüne benziyor. O kişi de ona:

Ben senin dünyada işlemiş olduğun salih amelinim der. Allah’a yemin ederim ki ben seni şöyle bildim. Allah’a itaat hususunda çabuk davranan bir kimse idin. Allah’a masiyet hususunda ağırdan alırdın. Bundan dolayı Allah seni hayırla mükâfatlandırdı. Sonra kâfir veya facir kişiye yüzü ve elbiseleri çirkin, kötü kokan bir adam gelir ve ona şöyle der:

Ben sana hoşuna gitmeyecek şeyleri bildiriyorum. İşte bu sana daha önce vaadolunan günündür, der ve onu Allah’ın azabı ile müjdeler. Oda şöyle der:

Sana da Allah hayır sözü işittirmesin! Sen kimsin? Yüzün kötü şeylerle gelen kimsenin yüzüne benziyor. O adam şu cevabı verir:

Ben senin kötü amelinim. Allah’a yemin ederim ki; Ben seni Allah’a itaatte işi ağırdan alan, Allah’a isyana hızlıca koşan bir kişi olarak biliyorum. Allah sana kötülüğünün karşılığını versin. Sonra ona gözleri görmeyen, kulakları duymayan ve konuşmayan, elinde bir balyoz bulunan bir kişi görünür. Bu balyozu bir dağın üzerine indirecek olsa o dağ toprak olur. Ona bu balyozla öyle bir darbe indirir ki bu darbe ile o kişi kabrinde toprağa döner!”

Buhari 1/243, 3/1260, 1294, Muslim 905/11, 2870/70, Malik Muvatta 1/188, 189, İbni Hibban 3120, Ebu Davud 4753, Terğib ve Terhib 7/67, 77, Nesei 2059, 2075, İbni Mace 4269, 4271, Ahmed bin Hanbel Musned 4/287, 288, No: 17803, 18733, 18815, Hâkim 1/37, 40, Tayalisi 753, Acurri eş-Şeria 367, 370

Eğer yaptığımız amellerin, kabrimizde karşımıza güzel bir şekilde çıkmasını istiyorsak, hadiste geçtiği gibi amellerimizin salih yani Kur’an ve Sahih Sünnete göre olması gerekiyor!

Maalesef günümüzdeki insanlar, hocalarından duyduğu şeyleri araştırmadan inanıp onunla amel ediyorlar! Ve bu hoca efendiler insanlara nasihat ederken okuduğu hadis, sahih midir, zayıf mıdır yoksa uydurma mıdır diye dikkat etmiyorlar! Sahih bir hadiste Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:

كَفَى بِالْمَرْءِ كَذَبًا أَنْ يُحَدِّثَ بِكُلِّ مَا سَمِعَ

“Kişiye her işittiğini söylemesi yalan olarak yeter!”

Muslim 5/5

Allahu Teâlâ şöyle buyuruyor:

وَإِنْ تُطِعْ أَكْثَرَ مَنْ فِي الْأَرْضِ يُضِلُّوكَ عَنْ سَبِيلِ اللهِ إِنْ يَتَّبِعُونَ إِلاَّ الظَّنَّ وَإِنْ هُمْ إِلاَّ يَخْرُصُونَ

“Eğer yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, onlar seni Allah’ın Yolundan saptırırlar! Onlar sadece zanna uyarlar ve yalandan başka söz de söylemezler!”

En’am Suresi 116

Bu konuya en güzel örnek, insanların kulaktan duyma ve birbirlerine söylediği şu uydurmadır hadistir!

Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

اللَّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِي رَجَبٍ، وَشَعْبَانَ، وَبَلِّغْنَا رَمَضَانَ

“Ey Allah’ım! Bize Receb ve Şaban’ı bereketli kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.”

Bu hadisi mevzudur yani uydurmadır! Ahmed bin Hanbel Musned 2346, 7/361, Nesei Ameli’l-Yevm Ve’l-Leyl 659, Tabarani Mucemu’l-Evsad 3939, Beyhaki Şuabu’l-İman 3534, 3815, Ebu Nuaym Hilye 6/269, Keşfu’l Hafa 1/554, Albânî Daîfu’l-Cami’ 4395

Demek ki biz, birinden bir hadis duyduğumuzda o hadisin kaynağını ve sahih olup olmadığını sormamız gerekiyor! Yoksa Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in hadisinde geldiği gibi hocalardan işittiğimiz şeyleri başkalarına söylediğimiz zaman, yalan söylemiş oluruz!

Allahu Teâlâ şöyle buyuruyor:

لُعِنَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ عَلَى لِسَانِ دَاوُودَ وَعِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ ذَالِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ

“İsrailoğullarından küfredenler, Davud ve Meryem’in oğlu İsa’nın lisanı üzere lanetlenmişlerdir! Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir!”

Mâide Suresi 78

Bu ayetin tefsirin de ibni Kayyım el-Cevziyye (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Bir insan bir şeyin haram olduğunu bile bile yaparsa, o insanda Yahudilikten bir cüz vardır! Kimde bir şeyin haram veya helal olup olmadığını araştırmadan yaparsa, ondada Hristiyanlıktan bir cüz vardır!”

Sünneti ve onun ahkamını iyi bilen, sünnetin nuruyla aydınlanan, onun gölgesinde gölgelenen, şeriata ve sünnete uymanın güzel kokusunu koklayan herkes, kandil gecelerinde yapılan amellerin, dinde çıkarılan bir sapıklık ve akılsızlık olduğunu iyi bilir. Müslüman bir kişi, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i sevmenin böyle olmadığını da çok iyi bilir.

Eğer Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i sevmek böyleyse, Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali ve diğer sahaber Allah onlardan razı olsun bu gibi amelleri niçin bizden önce yapmadılar? Said bin el-Museyyib ve diğer tâbiîn imamları Allah onlara rahmet etsin, bu gibi amelleri niçin bizden önce yapmadılar? Dört mezhep imamı ve diğer İslam âlimleri, bu gibi amelleri niçin bizden önce yapmadılar? Bu kimselerden hiçbirisi bunun gibi veya buna yakın hiçbir davranışta bulunmamışlardır!

Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün mescidde otururken eliyle yere düz bir çizgi çizip şöyle buyurdu:

“İşte bu Allah’ın dosdoğru yoludur!”

Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu çizginin sağına ve soluna küçük çizgiler çizip şöyle buyurdu:

“İşte bu yolların üzerinde insanları bu yola çağıran şeytanlar vardır!”

Daha sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), En’am suresi 153. ayetini okudu:

وَأَنَّ هَذَا صِرَاطِي مُسْتَقِيمًا فَاتَّبِعُوهُ وَلاَ تَتَّبِعُوا السُّبُلَ فَتَفَرَّقَ بِكُمْ عَنْ سَبِيلِهِ ذَالِكُمْ وَصَّاكُمْ بِهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

“Bu benim dosdoğru yolumdur, bu itibarla ona uyunuz! Diğer yollara uymayın! Aksi halde sizi Allah’ın yolundan ayırmasın! Allah size bunları sakınasınız diye vasiyet etmiştir!”

İbni Mace 11, Ahmed bin Hanbel Musned 1/435, Nesei Sunenu’l-Kübra 6/343, Said bin Mansur Tefsir 935, İbni Hibban 1/180, Tayalisi 241, Darimi 208, Begavi Şerhu’s-Sunne 97, Bezzar 5/113, 251, Acurri eş-Şeria 12, Ebu Nuaym Hilyetu’l-Evliya 6/263, Albânî Mişkât 1/36

(1) Mevlid Kandili

İsminden de anlaşıldığı üzere Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğduğu gecedir. Yani kesin olmamakla beraber Rabiu’l-Evvel ayının on ikinci gecesine rastlamaktadır. Bu gecenin ne fazileti ne de ibadet ile geçirilmesi hakkında hiçbir rivayet sabit olmamıştır!

Dolayısıyla Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendi doğum gecesini ne kendisi ne ashabı ne de bizden öncekiler ibadet ile geçirmemiştır!

Bunun üzerine ilim ehli bu geceyi o maksatla ihya etmeyi ve mevlid okumayı, dinde ihdas edilmiş bir bid’at olarak kabul etmişlerdir! Nitekim okunan mevlidin de bid’at olduğu ilim ehilince malumdur!

Değerli alim Muhammed bin Salih el-Useymin (Rahmetullahi Aleyh) kendisine Mevlidi Nebevi’yi ibadet ile geçirmenin hükmü sorulduğunda, o şöyle cevap vermiştir:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğduğu gece kesin olarak bilinmemektedir! Aksine günümüzdeki bazı tarihçiler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğduğu gecenin Rebiu’l-Evvel ayının 9. gecesi olduğunu söylemektedirler. O halde Rebiu’l-Evvel ayının 12. gecesi yapılan ibadet ile geçirmenin tarihi yönden hiçbir dayanağı yoktur!

Mevlidi Nebevi’yi ibadet ile geçirmenin dini yönden de hiçbir dayanağı yoktur! Çünkü Mevlidi Nebevi’yi ibadet ile geçirmek, Allah’ın dininden olmuş olsaydı, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu yapardı veya ümmetine de bunu bildirirdi!

Eğer Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu yapmış veya ümmetine bildirmiş olsaydı, bu ibadet ile geçirme, günümüze kadar hadis kitaplarında korunmuş olurdu!

Çünkü Allahu Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ

“Zikr’i (Kur’an’ı) kesinlikle biz indirdik ve onu elbette biz koruyacağız!”

Hicr Suresi 9

Hadisler de Allahu Teâlâ tarafından alimler vasıtası ile korunmaktadır.

Mevlidi Nebevi diye bir şey olmadığına göre, bu geceyi ibadet ile geçirmenin Allah’ın dininden olmadığı anlaşılmış oluyor. Allah’ın dininden olmadığına göre, bizim Mevlidi Nebevi ile Allahu Teâlâ’ya ibadet etmemiz ve Allah’a tevessülde bulunmamız asla caiz değildir!

Allahu Teâlâ, rızasına ulaşmamız için bize belli bir yol tayin etmişse ki bu yol Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in getirmiş olduğu dindir. Allah’ın kulları olduğumuz halde, Allah’ın rızasına ulaşmamız için kendi yanımızdan bir yol çıkarmamız nasıl caiz olsun?

Allah’ın dininden olmayan bir şeyi Allah’ın dinine yerleştirmek olan bu hareket, Allahu Teâlâ’nın hakkına yapılan bir tecavüzdür! Yine bu hareket, Allahu Teâlâ’nın şu sözünü yalanlamayı içerir. Allahu Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

الْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ وَأَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَتِي وَرَضِيتُ لَكُمُ الإِسْلاَمَ دِينًا

“Bugün size dininizi kemâle erdirdim. Üzerinize nimetimi tamamladım ve din olarak da size İslâm’ı seçtim.”

Mâide Suresi 3

Biz deriz ki, eğer bu ibadet ile geçirme dinin kemalinden olsaydı, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefatından önce olması gerekirdi. Dinin kemalinden değilse, bu takdirde dinden olması mümkün değildir!

Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

الْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ وَأَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَتِي وَرَضِيتُ لَكُمُ الْإِسْلاَمَ دِينًا

“Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Üzerinize olan nimetimi de tamamladım ve sizin için din olarak da İslam’dan razı oldum.”

Maide Suresi 3

Her kim, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefatından sonra ortaya çıkmış olmasına rağmen, bu mevlid kandilini ibadet ile geçirmenin dinin kemalinden olduğunu iddia ederse, onun bu sözü yukarıdaki ayeti yalanlamayı içerir!

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü ibadet ile geçirmek, bid’at ve haramdır! Üstelik bu mevlid kandilini ibadet ile geçirme de ne şeriatın ne hissin ne de aklın onaylamadığı büyük çirkinlikler olduğunu işitmekteyiz!

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü yapanlar, içerisinde Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hakkında aşırıya giden kasideleri, nağmelerle söylemektedirler. Öyle ki, bu kimseler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i Allah’tan daha büyük bir hale getirmişlerdir! Biz bu durumdan Allah’a sığınırız.

Yine, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü yapanlardan kimisinin akılsızlıklarını ve saçmalıklarını işitmekteyiz! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğduğu kıssayı okuyan Mevlidhan;

“Mustafa dünyaya geldi” dediği anda herkes tek kişinin ayağa kalktığı gibi ayağa kalkarak;

“Şu anda Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ruhu aramıza geldi, ona saygı göstermek için ayağa kalkalım” demektedirler. Bu hareket, aptallığın ve akılsızlığın ta kendisidir!

Bu kimselerin ayağa kalkmaları caiz değildir! Çünkü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisi için ayağa kalkılmasını çirkin görürdü!

Ebu Miclez (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

Muaviye hac yaptı. Onu görünce Abdullah bin Zubeyr ve Safvan ayağa kalktılar. Muaviye’de onlara şöyle dedi:

Oturun! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şöyle buyurduğunu işittim:

“Kim insanların kendisi için ayağa kalkmalarından memnun olursa, ateşte/cehennemde evini veya oturacağı yeri hazırlasın!”

İbnu’s-Semmak Emali 26, Buhari Edebü’l-Müfred 977, Ahmed bin Hanbel Musned 4/93, 100, Ebu Davud 5229, Tirmizi 2755, Tayalisi 1053, Taberani Mucemu’l-Kebir 19/351, İbni Ebi Şeybe 5/234, Tahavi Şerhu Muşkili’l-Asar 1127, Beyhaki el-Medhal 720, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 357

Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hastalandı ve oturduğu halde namaz kıldı. Biz de Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in arkasında ayakta namaz kıldık. Ebu Bekir (Radiyallahu Anh), Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in tekbirlerini insanlara işittiriyordu. Bir ara Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize meyletti ve bizi ayakta gördü. Bize işaret etti biz de oturduk ve Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in namazına uyup oturarak namaz kıldık. Selam verdiği zaman Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sizler biraz önce neredeyse, İranlıların ve Rumların yaptığı gibi yapıyordunuz! Onlar kralları otururken kendileri onlara karşı ayakta dururlar! Sizler öyle yapmayınız! İmamlarınıza ittiba ediniz! İmam ayakta namaz kılarsa siz de ayakta namaz kılınız! Oturarak namaz kılarsa siz de oturarak namaz kılınız!”

Muslim 413/84, Ebu Avane 2/108, Ebu Davud 606, Nesei 1199, Ahmed bin Hanbel Musned 3/300, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2/122

Bu hadis, kıyamın ibadet türlerinden olmasının delillerindendir! Liderlere, ölülere, hocalara, öğretmenlere, dedelere, babalara ve benzeri şeylere karşı ayakta durmak veya onlar için ayağa kalkmak, kafirlere ait ta’zim ve saygı gösterme şekillerindendir!

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabı, insanlar içerisinde onu en çok sevenler olmalarına ve onu bizden daha fazla yüceltmelerine rağmen, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayatta olduğu halde kendisi için ayağa kalkılmasını çirkin görmesinden dolayı Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) için ayağa kalkmadıklarına göre, uydurma hayallerle ayağa kalkan bu insanlara ne demeli?

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü ibadet ile geçirme bid’atı, asırların en hayırlısı olan ilk üç asır yani sahabe, tabiin ve tebei tabinin dönemi geçtikten sonra meydana gelmiştir! Üstelik bu bid’atla birlikte dinin esasıyla ters düşen bu çirkin şeyler meydana gelmiştir. Bunun yanında erkeklerle kadınların birbirine karışması gibi daha başka çirkin şeyler meydana gelmiştir.

Muhammed bin Salih el-Useymin’in fetvâ ve risâleleri 2/298, 300

(2) Regaib Kandili

Bu geceyi ihya etmek maksadıyla Receb ayının ilk Cuma gecesi yani akşamla yatsı arası kılınan on iki rekâtlık namazın ve bu gecenin fazileti hakkında dayanılan rivayet şudur:

Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Receb ayında tutulan orucun faziletini zikrettikten sonra şöyle buyurdu:

“O ayda bulunan ilk Cuma gecesinden gafil olmayın! Çünkü o, meleklerin regaib diye isimlendirdikleri bir gecedir. Kim, Receb ayının ilk perşembe gününü oruç tutar ve o günün, akşamla yatsı arasında on iki rekât namaz kılarsa, Allahu Teâlâ o kimsenin günahlarını bağışlar.”

Ebu Şame El-Baisu Ala inkari’l-Bida’i ve’l-Havadisi 39, 40

İbnu’l-Cevzi (Rahmetullahi Aleyh) bu hadis hakkında şunları söylemiştir:

“Bu hadis, Allah Rasulu (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in üzerine uydurulmuştur! Ali bin Abdullah ibni Cahdami bu rivayetiyle ilim ehli tarafından itham olunup yalancı sayılmıştır! Büyük âlim hafız Abdulvahhab (Rahmetullahi Aleyh)’i şöyle derken işittim:

“Bu hadisin ravileri meçhuldür! Ravilerle ilgili bütün kitaplarda onları aradım ama bulamadım!”

İbnu’l-Cevzi El-Mevdua 2/125, 126

İbnu’l-Cevzi (Rahmetullahi Aleyh) sözüne şöyle devam etmiştir:

Bu hadisi uyduran kimse bid’atın da çok aşırı gitmiştir! Çünkü bu namazı kılan kimse, önce gündüz oruç tutacaktır. Belki de o günün gündüzü çok sıcaktır, oruçlu olunca da akşam namazına kadar haliyle yemek yeme imkanı bulamıyacaktır. Akşam namazından sonra, bu namaz için uzun tesbihat sebebiyle kıyamda ve secdede duracak gayet eziyet çekmiş olacaktır.

Doğrusu ben, Ramazan ve teravih namazlarına nazaran insanların bunda, nasıl izdiham yaptıklarını gördüm ve kıskandım. Bilakis bu namaz halk indinde diğerinden daha büyük ve değerlidir. Çünkü bu namazda diğer beş vakit namaza gelmeyenler hazır bulunuyor.

Ebu Şame El-Baisu Ala inkari’l-Bida’i ve’l-Havadisi 30, İbnu’l-Cevzi el-Mevdua 2/127

Hafız Ebu’l-Hitab (Rahmetullahi Aleyh) ise şunu söyler:

“Regaib namazını uydurmakla itham edilen kimse Ali bin Abdullah ibni Cahdami’dir. Bu hadisi meçhul olan raviler üzerine uydurmuştur! Bu raviler hiçbir kitabta mevcut değildir!”

Ebu Şame El-Baisu Ala inkari’l-Bida’i ve’l-Havadisi 30

Hafız el-Iraki (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“İmam Rezzin, bu hadisin uydurma! olduğunu şöylemiştir.”

Çukayn Es-Sünenü ve’l-Mubiede’at 140

İmam Tartuşi (Rahmetullahi Aleyh) ise şu sözünü ekler:

“Receb ayındaki regaib namazı ise, Beytu’l-Makdis’de bizim bulunduğumuz yerde, hicri 480 senesinde ihdas edilmiştir. Bundan önce bu namazı ne gördük ne de duyduk!”

Tartusi El-Havadisu ve’l-Bida’i 133

İbni Kayyım el-Cevziyye (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Receb ayında tutulan oruç ile Receb ayının bazı gecelerini ibadetle geçirme konusunda zikredilen bütün hadisler, yalan ve Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e iftiradır! Yani uydurma olup asılsızdır!”

El-Menaru’l-Munif Fi’s-Sahih Ve’d-Daîf 89

Hafız ibni Hacer (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Receb ayında oruç tutmak, namaz kılmak, faziletli şeyler yapmak, sadaka vermek ve salih ameller işlemek hususunda gelen bütün hadisler, uydurma olup asılsızdır ve Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e iftiradır!”

Tebyînu’l-Aceb Bimâ Vuride Fî Fadli Receb 134

(3) Mirac Kandili

Receb ayının yirmi yedinci gecesidir. Sünnet ve bid’atler kitabının yazarı Receb ayındaki bid’atler bölümünde şunları söyler:

Mirac kıssasını okuyup, Receb ayının yirmi yedinci gecesini ibadet ile geçirmek ve bazı insanların bu geceye has bazı zikir ve ibadette bulunmaları bid’attır, yani sapıklıktır! Receb, Şaban ve Ramazan aylarında okunan ve sünnette de olmayan dualar da bid’at ve uydurmadır!

Şayet bunlarda bir hayır olmuş olsaydı, bizden öncekiler bunda bizleri geçerlerdi! Mubarek gece diye bilinen bu günleri ibadetle geçirmeye dair hiçbir delil sabit olmamıştır!

Şukayri Es-Sünenü ve’l-Mubtede’at 143

Receb Ayına Tazim/Saygı İçin Oruç Tutmak!

Haraşe bin el-Hurr (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

رَأَيْتُ عُمَرَ بْن الْخَطَّابِ، يَضْرِبُ أَكُفَّ الرِّجَالِ فِي صَوْمِ رَجَبَ، حَتَّى يَضَعُونَهَا فِي الطَّعَامِ، وَيَقُولُ: رَجَبُ وَمَا رَجَبُ؟ إِنَّمَا رَجَبُ شَهْرٌ كَانَ يُعَظِّمُهُ أَهْلُ الْجَاهِلِيَّةِ، فَلَمَّا جَآءَ الْإِسْلاَمُ تُرِكَ

Ömer bin el-Hattab (Radiyallahu Anh)’ı gördüm, Receb ayında oruç tutanların omuzlarına, orucu bırakıp yiyinceye kadar vuruyor ve şöyle diyordu:

“Receb nedir Receb! Receb ancak bir aydır ki, Receb ayına cahiliyye de tazim edilirdi! (Yani Receb ayına saygı gösterilirdi!) Ama İslam gelince, Receb ayı terk edildi!”

İbni Ebi Şeybe 2/345, Taberani Mucemu’l-Evsad 7/327, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 957, Caddetu’l-Beyda 1/38

İbni Teymiyye (Rahmetullahi Aleyh)’de Receb ayının yirmi yedinci gecesi ile ilgili olan namaz hakkında şöyle demiştir:

“Muteber alimlerin belirttiği gibi; İslam alimlerin ittifakıyla bu namaz meşru değildir! Bu ancak cahil ve bid’atcı kimseden meydana gelmiştir!”

Şukayri Es-Sünenü ve’l-Mubtede’at 1/89

Bu gecede mevlid okumak adet halini almıştır! Böylelikle bir bid’ata diğer bir bid’at eklenmiştir! İbni Kayyım el-Cevziyye (Rahmetullahi Aleyh)’de şöyle demiştir:

“Receb ayında tutulan oruç ile Receb ayının bazı gecelerini ibadetle geçirme konusunda zikredilen bütün hadisler, yalan ve Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e iftiradır! Yani uydurma olup asılsızdır!”

El-Menaru’l-Munif Fi’s-Sahih Ve’d-Daîf 89

Hafız ibni Hacer el-Askalani (Rahmetullahi Aleyh)’de şöyle demiştir:

“Receb ayında oruç tutmak, namaz kılmak, faziletli şeyler yapmak, sadaka vermek ve salih ameller işlemek hususunda gelen bütün hadisler, uydurma olup asılsızdır ve Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e iftiradır!”

Tebyînu’l-Aceb Bimâ Vuride Fî Fadli Receb 134

(4) Berat Kandili

Berat kandili, Şaban ayının ortasında olan 15. gecesine denilmektedir. Bu gecenin fazileti ile ilgili zayıf ve uydurma bazı rivayetler gelmiştir! Örnek olarak birkaçını zikredelim.

Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Allahu Teâlâ, Şaban ayının on beşinci gecesi dünya semasına iner ve kelb kabilesinin koyunlarının kılları sayısından daha çok günahları veya günah işleyenleri bağışlar.”

Bu hadisi zayıftır! Tirmizi 736 İbni Mace 1389

Ali (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Allah Rasulu (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Şaban ayının on beşinci günü olunca, oruç tutan kişi gecesini de ibadetle geçirsin!”

Bu hadisi zayıftır! İbni Mace 1388, Beyhaki Şuabu’l-İman 3542, İbnu’l-Cevzi El-İlelu’l-Mutenahiye 2/71

Bu hadis hakkında imam Busiri (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Bu rivayetin senedinde ibni Ebi Sebure vardır! İmam Ahmed bin Hanbel ve Yahya ibni Ma’in (Rahmetullahi Aleyh), bu adamın hadis uyduran bir kimse olduğunu söylediler!”

Busiri 2/10

Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Bu gecede Ademoğlundan her doğacak ve ölecek olan yazılır ve yine bu gecede onların amelleri yükselir ve rızıkları iner.”

Beyhaki Davud’ul-Kebir, Ebu Şame el-Baisu Ala İnkari’l-Bida’i ve’l-Havadisi 35

Bu hadis hakkında imam Beyhaki (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Bu hadisin senedinde hiç kimsenin tanımadığı meçhul olan kimseler vardır!”

Beyhaki Davud’ul-Kebir 189

Ebu Şame (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“Bu gecelerin fazileti ile senenin diğer geceleri arasında hiçbir fark yoktur!

Ebu Şame el-Baisu Ala inkari’l-Bida’i ve’l-Havadisi 35

Ancak bu hadislerin hiç birisi sahih değildir!

Not: Şaban ayının 15. gecesi yani berat kandili diye bilinen geceyi ibadet ile geçirmek bidattır! Yani gündüzünde oruç tutmak ve gecesinde namaz kılmak hakkında ki bütün hadisler uydurma olup asılsızdır! Ne Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ne de sahabeler, Şaban ayının 15. gecesini ibadet ile geçirmemışlardır!

Şaban ayının 15. gecesi hakkında şöyle bir sahih hadis vardır:

Ebu Musa el-Eşari (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Şüphesiz ki, Allahu Teâlâ Şaban ayının on beşinci gecesi (kullarına) bakar ve yarattıklarından hepsini mağfiret eder. Yalnız kendisine şirk koşanı ve düşmanlık eden, kin ve husumet besleyene mağfiret etmez!”

İbni Mace 1390, İbni Hibban 5665, Taberani, Beyhaki, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 3/135

Berat Kandilinde Kılınan Namaz

Büyük alim Ali ibni İbrahim (Rahmetullahi Aleyh) bu namaz hakkında şöyle demiştir:

“Şaban ayının ortasında, geceleyin kılmak için uydurulan bu namazda, onar defa ihlâs suresi okumak suretiyle cemaatle kılınıyor. Cuma ve Bayram namazlarından daha fazla önem verilen, yüz rek’atlık elfiye namazına gelince, hakkında ancak ya zayıf ya da uydurma haber veya eser gelmiştir. İmam Gazali’nin İhyayu Ulumu’d-Din isimli kitabında bu hadislere sahih demesine aldanmayın!”

Muhammed Tahir bin Ali el-Hindi Tezkiraiu’l-Mevdua 45

Hafız Iraki (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Berat gececinde kılınan namaz hakkındaki hadisler batıldır!”

Şukayri Es-Sünenü ve’l-Mubtede’at 144

İbnu’l-Cevzi (Rahmetullahi Aleyh)’de şöyle demiştir:

“Şüphesiz ki, bu namaz uydurmadır!”

İbnu’l-Cevzi el-Mevdu’at 2/127

İbni Teymiyye (Rahmetullahi Aleyh)’de buna benzer sözler söylemiştir.

İktidau’s-Sıtatu’l-Mustakim 2/632, 639

Bu Namazın Çıkış Tarihi

İmam Tartuşi (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“Bana Ebu Muhammed el-Makdisi haber vererek dedi ki:

Bu, namaz ilk olarak hicri 448 senesinde ihdas edilmiştir. Nablus şehrinde ibnu Ebi’l-Hamra adıyla tanınan birisi Beytu’l-Makdise geldi, güzel tilaveti vardı. Kalktı ve Mescidi Aksa da Şaban ayının on beşinci gecesinde namaz kıldı.

Arkadan ona birisi uydu ondan sonra bir başkası daha sonra bir diğeri eklendi, neticede namazı bitirinceye kadar kalabalık bir cemaat oldu. Bir sene sonra ibnu Ebi’l-Hamra denilen adam yine geldi ve arkasında birçok insan bu namazı kıldı. Daha sonra mescidde bu namaz yayıldı.

Böylelikle Mescidi Aksa da ve insanların evlerinde bu namaz kılınmaya başladı. Daha sonra bir sünnetmiş gibi günümüze kadar bu namaz devam edegeldi.”

Tartuşi El-Havadisu ve’l-Bida’i 132

Nitekim aynı şekilde bu gecenin ihyası için camilerde mevlid okunmaktadır. Bunun sebebi ise şeytanın bu cahillere amellerini süslü ve meşru göstermesidir!

Bazı kimseler insanların manevi gıdalarını tıkadığımız iddiasıyla bu makaleyi hoş görmeyebilirler! Ancak bu gibi insanlara, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Aişe (Radiyallahu Anha)’dan gelen sahih bir hadisini hatırlatmak isteriz!

Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

مَنْ أَحْدثَ فِي أَمْرِنَا هَذَا مَا لَيْسَ مِنْهُ فهُو رَدٌّ

“Her kim bizim şu işimizde/dinimizde ondan olmayan bir şeyi ihdas ederse o, merduddur/reddolunmuştur!”

Muslim 1718/18, Buhari 2492, Ebu Davud 4606, İbni Mace 14

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kim, bizden başkasının sünnetiyle amel ederse, o bizden değildir!”

Albânî Sahihu’l-Cami’ 5439

Buna binaen, SAHİH HADİSLERE dayanmayan herhangi bir amel manevi bir gıda olamaz!