(83) Abdullah bin Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Ey insanlar! Rahman’a ibadet edin! Yemeği yedirin ve selamı aranızda yayın! Selametle cennete girin.”
Tirmizi 1916
(84) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“İki kişinin yemeği üç kişiye yeter, üç kişinin yemeği de dört kişiye yeter.”
Buhari 5492, Müslim 2058/178
(85) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Bir kişinin yemeği iki kişiye yeter, iki kişinin yemeği de dört kişiye yeter, dört kişinin yemeği de sekiz kişiye yeter.”
Müslim 2059/179
(86) Ebu Şureyh el-Ka’bî (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin! Misafirin ikramı bir gün ve bir gecedir! Misafirlik müddeti üç gündür. Üç günden sonra misafire yapılan ikram ona sadakadır. Misafir için ev sahibini evinin dışına çıkartacak ve günaha sokacak şekilde ikamet etmesi helal olmaz!”
Sahabeler:
−Ya Rasulallah! Nasıl günaha sokar? dediler. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:
−“Ev sahibinin onun için hazırlayacağı bir şeyi yok olduğu halde misafir onun yanında kalmaya devam eder!”
Buhari 6099, Müslim 1726/15
(87) Abdullah bin Şakik (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
“Ben ve bir arkadaşım Selman (Radiyallahu Anh)’ın yanına girdik. Selman (Radiyallahu Anh) bize ekmek ve tuz ikram etti ve:
−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize külfet altına girmeyi yasaklamış olmasaydı, elbette sizin için külfete girerdim, dedi. Arkadaşım da:
−Tuzumuzun içinde keşke sağter de olsaydı, dedi. Bunun üzerine Selman (Radiyallahu Anh) ibriğini bakkala gönderip rehin bırakarak sağter getirttirdi ve onu tuzun içene döktü. Yemeğimizi yiyince arkadaşım:
−Bize rızık olarak verdiği şeye karşı bize kanaat veren Allah’a hamd olsun, dedi. Selman (Radiyallahu Anh)’da ona karşılık olarak:
−Rızıklandığın şeye karşı kanaatkâr olsaydın ibriğim bakkalda rehin olmazdı! dedi.”
Sağter: Bir bitki ismidir.
Hâkim 4/123, İbni Adiyy 3/1105, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/441
(88) Ebu Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi.
Ensar’dan Ebu Şuayb diye künyelenen bir adamın et satan bir kölesi vardı. Adam, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yüzünde açlığı gördü de gelip kasap kölesine:
−Bana beş kişiye yetecek kadar bir yemek yap. Muhakkak ki, ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i beş kişinin beşincisi olarak davet etmek istiyorum. Kuşkusuz ki, ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yüzünde açlığı bildim, dedi. Adam onları ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i beşin beşincisi olarak davet etti. Davetlilerle beraber bir adam daha geldi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) adamın kapısına ulaştığında şöyle buyurdu:
−“Bu adam bize tabi olup geldi. Eğer ona izin vermeyi dilersen onun için izin ver. Şayet geri dönmesini dilersen geri döner.”
Adam da:
−Bilakis ona izin verdim ya Rasulallah! dedi.
Buhari 1925, Müslim 2036/138
(89) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Farisi bir komşusu vardı. Adamın güzel çorbası olurdu. Farisi, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) için çorba yaptı sonra da davet etti. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Aişe (Radiyallahu Anha)’dan için şöyle buyurdu:
−“Bu da var mı?”
Farisi:
−Hayır, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:
−“Ben de yokum!”
Sonra adam davet için tekrar geldi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Bu da var mı?”
Farisi:
−Hayır, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Ben de yokum!”
Sonra adam davet için tekrar geldi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Bu da var mı?”
Farisi bu üçüncüsünde:
−Evet, dedi. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Aişe (Radiyallahu Anha) ile kalkıp itişerek adamın evine geldiler.
Müslim 2037/139
(90) Cebele (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
“Biz Medine’de Iraklılarla beraber bulunuyorduk. Bize ve insanlara o günlerde çok meşakkat ve kıtlık isabet etmişti de İbni Zübeyr (Radiyallahu Anh) bize hurma yediriyordu. Biz hurma yerken Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) bize uğrar ve:
−Hurmaları ikişer ikişer yemeyin! Muhakkak ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hurmayı çift, çift yemeyi yasakladı! Ancak sizler kardeşlerinize izin verirseniz bu müstesnadır, dedi.”
Buhari 2272, Müslim 2045
(91) Esma bin Yezid (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e bir taam/yemek getirildi. O taam bize ikram olarak arz olunduğu da biz:
−İştahımız yok! dedik. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:
−“Açlıkla yalanı birleştirmeyiniz!”
İbni Mace 3298
(92) Abdullah bin Busr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) babamın yanına misafir olarak indi. Biz ona taam ve vatbe yemeği sunduk. O da onlardan yedi. Sonra kendisine hurma getirildi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hurmayı yiyor, çekirdeği şehadet parmağı ile orta parmağı bir araya getiriyor ve iki parmağının arasında atıyordu. Sonra kendisine bir içecek getirildi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu da içti ve kalanı sağındaki kimseye verdi. Müteakiben babam Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in binek hayvanının dizgininden tuttu ve:
−Bizim için Allah’a dua etseniz, dedi. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
اللَّهُمَّ بَارِكْ لَهُمْ، فِيمَا رَزَقْتَهُمْ، وَاغْفِرْ لَهُمْ، وَارْحَمْهُمْ
−“Allahumme Barik Lehum Fima Razektehum. Vağfir Lehum Verhamhum.”
Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Onlara rızk olarak verdiğin şeylerde kendileri için bereketler ihsan et, onları mağfiret ve rahmet et.”
Müslim 2042/146, Ebu Davud 3730, Tirmizi 3647, İbnu’s-Sunni 476
(93) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Yemeğin en şerlisi yemek ihtiyacı için gelenin men edilip yedirilmediği, yemekten imtina eden kimselerin davet olunduğu velime yemeğidir!”
Müslim 1432/110
(94) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Yemeğin en şerlisi, zenginlerin çağırılıp da fakirlerin terk edildiği velime yemeğidir!”
Buhari 5260, Müslim 1432/107
(95) İkrime (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle diyordu:
“Şüphesiz ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gösteriş ve riya için davet verenlerin yemeklerinin yenmesini yasakladı!”
Ebu Davud 3754, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 627