(249) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Allah; Ben sizinle beraberim, eğer namaz kılar, zekâtı verir, Rasullerime iman eder, onlara yardım eder ve Allah’a güzel bir şekilde borç verirseniz, elbette sizin günahlarınızı örterim; sizi altından ırmaklar akan cennetlere sokarım demişti...”
Maide Suresi Suresi 12
(250) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Eğer Allah’a güzel bir şekilde borç verirseniz, Allah onu sizin için kat kat yapar ve sizi bağışlar. Allah karşılık verendir, halîmdir.”
Tegabun Suresi 17
(251) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar ve Allah’a güzel bir şekilde borç verenler, işte onlara (verdikleri) kat kat yapılır ve onlar için değerli bir ecir (karşılık) vardır.”
Hadid Suresi 18
(252) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Ey iman edenler! Belirli bir süreye kadar birbirinize borç verdiğiniz zaman onu yazın! Aranızda adaletli bir yazıcı onu yazsın! Yazıcı Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmasın, yazsın! Borcu olan da yazdırsın! Rabb’i olan Allah’dan korksun! Borcundan hiçbir şeyi eksik etmesin!
Eğer borçlu olan kimse aklı ermez yahut zayıf, ya da kendisi yazdıramayacak durumda ise velisi onu adaletle yazdırsın! Erkeklerinizden iki kişiyi de şahid tutun! Eğer iki erkek yoksa razı olduğunuz şahidlerden bir erkek iki kadın (şahidlik etsin)! Ta ki kadınlardan biri unuttuğunda diğeri ona hatırlatsın!
Şahidler çağrıldıkları zaman gelmekten kaçınmasınlar! Az olsun, çok olsun, onu süresine kadar yazmaktan üşenmeyin! Bu, Allah katında daha adaletli, şahidlik için daha sağlam, kuşkulanmamanız için daha elverişlidir...”
Bakara Suresi 282
(253) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
Eğer borçlu olan kimse aklı ermez yahut zayıf, ya da kendisi yazdıramayacak durumda ise velisi onu adaletle yazdırsın! Erkeklerinizden iki kişiyi de şahid tutun! Eğer iki erkek yoksa razı olduğunuz şahidlerden bir erkek iki kadın (şahidlik etsin)! Ta ki kadınlardan biri unuttuğunda diğeri ona hatırlatsın!
Şahidler çağrıldıkları zaman gelmekten kaçınmasınlar! Az olsun, çok olsun, onu süresine kadar yazmaktan üşenmeyin! Bu, Allah katında daha adaletli, şahidlik için daha sağlam, kuşkulanmamanız için daha elverişlidir...”
Bakara Suresi 282
(254) Huzeyfe (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Melekler sizden önceki ümmetlerden bir kimsenin ruhunu karşıladı. Melekler:
−Hayırdan bir şey yaptın mı? dediler. Bu kimse:
−Ben hizmetçilerime, sıkışık fakire mühlet veriniz müsamaha ediniz, diye emrederdim, dedi.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Bunun üzerine melekler:
−Ona müsamaha ediniz, dediler.”
Ebu Malik, Rıb’iyyin’den yaptığı rivayette şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Eli geniş olana kolaylık gösterir, eli dar olana mühlet verirdim…”
Buhari 1920, İbni Mace 2420
(255) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“İnsanlara borç veren bir tacir vardı. Borçlulardan eli dar olanı gördüğünde, hizmetkârlarına:
−Eli dar fakir kimseye geldiğinde, ona müsamaha ediniz! Umulur ki, Allah da bize müsamaha eder derdi. O kimse Allah’a kavuştuğunda Allah bu sebeple ona müsamaha etti.”
Buhari 1921, Müslim 815/31, Nesei 4709, İbni Hibban 5042, Tayalisi 2514, Begavi 2139