1. Soru: Allah-u Teâlâ bizi niçin yarattı?
Cevap: Allah-u Teâlâ bizi kendisine ibadet etmemiz ve hiçbir şeyi O’na ortak koşmamamız için yarattı.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلاَّ لِيَعْبُدُونِ
“Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.”
Zariyat Suresi 56
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Allah’ın kulları üzerindeki hakkı, O’na ibadet etmeleri ve hiçbir şeyi O’na ortak koşmamalarıdır.”
Buhari 6421, Müslim 30/50
2. Soru: Allah’a nasıl ibadet ederiz?
Cevap: İhlâslı olarak; Allah ve Rasulünün emrettiği şekilde ibadet ederiz.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَمَا أُمِرُوا إِلاَّ لِيَعْبُدُوا اللهَ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ حُنَفَآءَ...
“Hâlbuki onlara ancak, dini yalnız Allah’a has kılarak ve hanifler olarak Allah’a kulluk etmeleri emrolunmuştu...”
Beyyine Suresi 5
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, bizim şu işimizde ondan olmayan bir şeyi ihdas ederse o, merduddur!”
Buhari 2492, Müslim 1718/18, Ebu Davud 4606, İbni Mace 14
3. Soru: Allah’a korkarak ve ümit ederek mi ibadet ederiz?
Cevap: Evet, Allah’a korkarak ve ümit ederek ibadet ederiz.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَادْعُوهُ خَوْفًا وَطَمَعًا
“…Allah’a korkarak ve ümit ederek dua edin…”
Araf Suresi 56
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Allah’tan cenneti ister ve ateşten de Allah’a sığınırım.”
Ebu Davud 1480, İbni Mace 3847
4. Soru: İbadette ihsan nedir?
Cevap: Allah’ı görüyormuşçasına ibadet etmektir. Biz O’nu görmesek de, O bizi görür.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
إِنَّ اللهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا
“…Şüphesiz ki, Allah sizin üzerinizde gözetleyendir.”
Nisa Suresi 1
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
الَّذِي يَرَاكَ حِينَ تَقُومُ
“Kalktığın vakit seni görür.”
Şuara Suresi 218
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“İhsan, Allah’ı görüyormuş gibi O’na ibadet etmendir. Sen O’nu görmesen de O seni görür.”
Müslim 10/7
5. Soru: Allah Subhanehu ve Teâlâ, Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i niçin gönderdi?
Cevap: Allah’a ibadet etmeye çağırmak ve O’na şirk koşmayı yasaklamak için gönderdi.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِي كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولاً أَنِ اعْبُدُوا اللهَ وَاجْتَنِبُوا الطَّاغُوتَ
“Andolsun ki, biz her millet için Allah’a kulluk edin, tağuta tapmaktan kaçının diye bir Rasul gönderdik...”
Nahl Suresi 36
“Nebiler kardeştir, dinleri ise birdir.”
Müslim 2365/145
6. Soru: Uluhiyet tevhidi nedir?
Cevap: Dua, adak, hüküm verme gibi ibadetlerle Allah’ı birlemektir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
فَاعْلَمْ أَنَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ
“Bil ki Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur...”
Muhammed Suresi 19
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kendisine çağıracağın ilk şey, Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah olmadığına şahadet etmek olsun.”
Buhari 1384, Müslim 19/31
7. Soru: La İlahe İllallah’ın manası nedir?
Cevap: Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
بِأَنَّ اللهَ هُوَ الْحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدْعُونَ مِن دُونِهِ الْبَاطِلُ
“Çünkü Allah hak’tır. O’nun gayrında ibadet ettikleri şey ise batıldır...”
Lokman Suresi 30
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, ‘La İlahe İllallah’ der ve Allah’ın gayrında ibadet olunan şeyleri inkar ederse onun malı ve kanı haram olur.”
Müslim 23/37
8. Soru: Allah’ın sıfatlarındaki tevhid nedir?
Cevap: Allah’ın kendisini vasıflandırdığı veya Rasulünün vasıflandırdığı şeyleri isbat etmektir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ وَهُوَ السَّمِيعُ البَصِيرُ
“O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O işitendir, görendir.”
Şura Suresi 11
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Rabbimiz Tebareke ve Teâlâ her gece (celaline yakışır şekilde) dünya semasına iner.”
Buhari 1096, Müslim 758/169
9. Soru: Tevhidin Müslümana faydası nedir?
Cevap: Dünyada hidayete ermesi ve ahirette de emniyette olmasıdır.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
الَّذِينَ آمَنُوا وَلَمْ يَلْبِسُوا إِيْمَانَهُمْ بِظُلْمٍ أُولَئِكَ لَهُمُ الْأَمْنُ وَهُمْ مُّهْتَدُونَ
“İman edenler ve imanlarına zulüm karıştırmayanlar. İşte onlar için eminlik vardır ve onlar hidayete erenlerdir.”
En’am Suresi 82
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kulların Allah üzerindeki hakkı, hiçbir şeyi kendisine şirk koşmayan kimseye azap etmemesidir.”
Buhari 5967, Müslim 758/169
10. Soru: Allah nerededir?
Cevap: Allah yedi kat semanın üstünde, Arş’ın üzerindedir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
الرَّحْمَانُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوَى
“Rahman Arş’a istiva etti.”
Ta-Ha Suresi 5
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Şüphesiz ki, Allah Kitapta ‘Rahmetim gazabımı geçti’ diye yazmıştır. O (kitap) Arşın üstünde, Allah’ın yanında yazılmış olandır.”
Levh-i Mahfuz: “Allah’ın katında bulunan ve kendisinde hiçbir şeyin eksik bırakılmadığı bir kitaptır. Allah-u Teâlâ mahlukatın kaderleri ile ilgili olarak bildiği şeyleri Levh-i Mahfuz’a yazıp tesbit etmiştir.”
Buhari 7426
11. Soru: Allah zatı ile mi yoksa ilmiyle mi bizimle beraberdir?
Cevap: Allah ilmiyle bizimle beraberdir. Bizi işitir ve görür.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
قَالَ لاَ تَخَافَا إِنَّنِي مَعَكُمَا أَسْمَعُ وَأَرَى
“Allah şöyle dedi: Korkmayın! Şüphesiz ki, Ben sizinle beraberim, işitir ve görürüm.”
Ta-Ha Suresi 46
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Şüphesiz ki, siz işiten ve yakın olana dua ediyorsunuz. Allah sizinle beraberdir.”
Müslim 2704/44
12. Soru: Günahların en büyüğü nedir?
Cevap: Günahların en büyüğü, büyük şirktir!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
إِنَّ اللهَ لاَ يَغْفِرُ أَنْ يُشْرَكَ بِهِ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذَالِكَ لِمَنْ يَشَآءُ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللهِ فَقَدِ افْتَرَى إِثْمًا عَظِيمًا
“Şüphesiz ki, Allah kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz! Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse andolsun ki, büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur!”
Nisa Suresi 48
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e Allah’ın Katında günahların en büyüğü hangisidir? diye soruldu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Seni yaratmış olduğu halde Allah’a bir benzer yaparak ibadet etmendir, (Yani Allah’a şirk koşmandır!)”
Müslim 86/141
13. Soru: Büyük şirk nedir?
Cevap: Dua ve benzeri ibadetleri Allah’tan başkasına yapmaktır!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
قُلْ إِنَّمَا أَدْعُو رَبِّي وَلاَ أُشْرِكُ بِهِ أَحَدًا
“De ki; Kuşkusuz ki, ben ancak Rabbime dua eder ve Rabbime hiç kimseyi ortak koşmam!”
Cin Suresi 20
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Büyük günahların en büyüğü Allah’a şirk koşmaktır!”
Buhari 6219
14. Soru: Büyük şirkin zararı nedir?
Cevap: Büyük şirk ateşte/cehennemde devamlı kalmaya sebep olur!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
مَن يُشْرِكْ بِاللهِ فَقَدْ حَرَّمَ اللهُ عَلَيهِ الْجَنَّةَ وَمَأْوَاهُ النَّارُ
“Herkim, Allah’a şirk koşarsa, andolsun ki, Allah cenneti ona haram kılar ve onun yeri ateştir/cehennemdir!”
Maide Suresi 72
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, Allah’a bir şeyi şirk koşarak ölürse ateşe/cehenneme girer!”
Müslim 93/151
15. Soru: Şirk ile yapılan amel fayda verir mi?
Cevap: Şirk ile beraber yapılan amel fayda vermez!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
لَوْ أَشْرَكُوا لَحَبِطَ عَنْهُمْ مَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ
“Şayet şirk koşmuş olsalardı, elbette ki, yapmış oldukları şey boşa çıkardı!”
En’am Suresi 88
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Allah Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyurdu: Ben şirk koşanların şirklerinden en müstağni olanım! Herkim, bir amel işler de, o amelde Benim gayrımı Bana ortak ederse o kimseyi ortak ettiği şeye terk ederim!”
Müslim 2985/46
16. Soru: Şirk Müslümanlarda mevcut mudur?
Cevap: Evet, şirk Müslümanlarda maalesef çok mevcuttur!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَمَا يُؤْمِنُ أَكْثَرُهُمْ بِاللهِ إِلاَّ وَهُمْ مُّشْرِكُونَ
“Onların çoğu ancak Allah’a şirk koştukları halde iman ederler.”
Yusuf Suresi 106
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Ümmetimden bir takım kabileler, müşriklere dahil olup da putlara ibadet etmedikçe/tapmadıkca kıyamet kopmaz!..”
Tirmizi 2316
17. Soru: Allah’tan gayrısına, evliyalar ve benzeri varlıklara dua etmenin hükmü nedir?
Cevap: Onlara dua etmek ateşe/cehenneme girdiren bir şirktir!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
فَلاَ تَدْعُ مَعَ اللهِ إِلَهًا آخَرَ فَتَكُونَ مِنَ الْمُعَذَّبِينَ
“Allah ile beraber diğer hiçbir ilaha dua etme! Yoksa buna müteakiben azab edilenlerden olursun!”
Şuara Suresi 213
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, Allah’ın gayrısındaki herhangi bir şeyi Allah’a benzer yapıp ona dua eder bir halde ölürse, ateşe/cehenneme girer.”
Buhari 4196
18. Soru: Dua, Allah-u Teâlâ’ya ibadet etmek midir?
Cevap: Evet, Dua, Allah-u Teâlâ’ya ibadet etmektir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُونِي أَسْتَجِبْ لَكُمْ إِنَّ الَّذِينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِي سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِرينَ
“Rabbiniz buyurdu ki: Bana dua edin size icabet edeyim. Şüphesiz ki, Bana ibadet etmekten kibirlenenler alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir.”
Gafir Suresi 60
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Şüphesiz ki, dua ibadetin tâ kendisidir!”
İbni Mace 3828, Tirmizi 3594
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Allah Subhanehu’ya duadan daha şerefli bir şey yoktur!”
İbni Mace 3829
19. Soru: Ölüler duayı işitirler mi?
Cevap: Ölüler duayı işitmezler!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
إِنَّكَ لاَ تُسْمِعُ الْمَوْتَى
“Şüphesiz ki, sen ölülere işittiremezsin!”
Neml Suresi 80
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَمَا أَنْتَ بِمُسْمِعٍ مَّنْ فِي الْقُبُورِ
“Sen kabirdeki kimselere işittirici değilsin!”
Fatır Suresi 22
Önemli Not: Kabre yani mezarlığa gidildiği zaman ölülere selam verilir.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Şüphesiz ki, arzda/yer yüzünde Allah’ın Seyyahun (gezici) melekleri vardır. Ümmetimin selamını bana ulaştırırlar.”
Ahmed bin Hanbel Müsned 3666
20. Soru: Ölüleri ve hali hazırda olmayan kimseleri imdada çağırır mıyız?
Cevap: Hayır, ne ölüleri ve hali hazırda olmayan kimseleri imdadımıza çağırmayız! Bilakis Allah-u Teâlâ’yı imdadımıza çağırırız.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
إِذْ تَسْتَغِيثُونَ رَبَّكُمْ فَاسْتَجَابَ لَكُمْ
“Rabbinizi yardıma çağırdığınız zaman size icabet eder…”
Enfal Suresi 9
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e üzüntü ve keder isabet ettiği zaman şöyle derdi:
“Ey Hayy! Ey Kayyum! Olan rahmetinle yardım diliyorum.”
Tirmizi 3755
İbni Kayyım (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:
“Başına bir bela geldiği vakit, kerem sahibi kimselerin sabrı ile ona sabret! O seni daha çok kerem sahibi yapar. Onu insanlara şikâyet ettiğin vakit, Rahim olan Allah’ı hiç merhameti olmayanlara şikâyet etmiş gibi olursun!”
İbni Kayyım Uddeti’s-Sabirin 90
21. Soru: Allah’ın gayrısını yardıma çağırmak caiz olur mu?
Cevap: Allah’tan başkasını yardıma çağırmak asla caiz olmaz!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ
“Ancak Sana ibadet eder ve ancak Senden yardım dileriz.”
Fatiha Suresi 5
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“İstediğin zaman Allah’tan iste, yardım dilediğin vakit de Allah’tan yardım dile!”
Tirmizi 2635
Şu beyti söyleyen ne güzel söylemiştir:
−Ey Âdemoğlu, benden ihtiyacını isteme!
−Kapıları örtülmeyen kimseden iste!
−Allah’tan istemeyi terk edersen kızar,
−Âdemoğlu ise, istendiği vakit kızar!
22. Soru: Yaşayan kimselerden yardım ister miyiz?
Cevap: Evet, o kimselerin güç yetirdikleri şeylerde onlardan yardım isteriz.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوَى وَلاَ تَعَاوَنُوا عَلَى الْإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ
“İyilik ve takva üzere yardımlaşın! Günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın.”
Maide Suresi 2
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kul kardeşine yardıma devam ettiği müddetçe, Allah da kulunun yardımındadır.”
Müslim 2699/38
23. Soru: Allah’ın gayrına adak adamak caiz midir?
Cevap: Allah’tan başkası için adak adamak asla caiz değildir!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
رَبِّ إِنِّي نَذَرْتُ لَكَ مَا فِي بَطْنِي مُحَرَّرًا فَتَقَبَّلْ مِنِّي
“Ey Rabbim! Şüphesiz ki, ben karnımdaki çocuğu azatlı olarak Sana adadım. Benden kabul et.”
Âl-i İmran Suresi 35
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim Allah’a itaat etmeyi adarsa, Allah’a itaat etsin! Herkim de Allah’a isyan etmeyi adarsa Allah’a isyan etmesin!”
Buhari 6568
24. Soru: Allah’ın gayrına kurban kesmek caiz olur mu?
Cevap: Allah’ın gayrına kurban kesmek asla caiz olmaz! Kuşkusuz ki, bu büyük şirktendir!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ
“Rabbin için namaz kıl ve kurban kes!”
Kevser Suresi 2
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Allah’ın gayrına kurban kesen kimseye Allah lanet etsin!”
Müslim 1978/44
25.Soru: Kabirleri tavaf etmek caiz midir?
Cevap: Kâbe’nin dışında bir yeri tavaf etmek asla caiz değildir!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَلْيَطَّوَّفُوا بِالْبَيْتِ الْعَتِيقِ
“Eski evi (Kâbe’yi) tavaf etsinler!”
Hac Suresi 29
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, Kâbe’yi yedi defa tavaf eder ve iki rekat namaz kılarsa bir köle azad etmiş gibi olur.”
İbni Mace 2956
26. Soru: Kabrin önünde olduğumuz halde namaz kılmamız caiz midir?
Cevap: Kabre doğru namaz kılmak asla caiz olmaz!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ
“Yüzünü Mescidi Haram tarafına (kıble istikametine) çevir.”
Bakara Suresi 144
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kabirlerin üzerine oturmayın ve onlara doğru namaz kılmayın!”
Müslim 972/97
27. Soru: Sihirle amel etmenin hükmü nedir?
Cevap: Sihirle amel etmek küfürdendir!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَلَكِنَّ الشَّيَاطِينَ كَفَرُوا يُعَلِّمُونَ النَّاسَ السِّحْرَ
“Fakat şeytanlar kafir oldular. Çünkü insanlara sihir öğretiyorlardı.”
Bakara Suresi 102
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Yedi büyük günahtan sakının! Allah’a şirk koşma ve sihir.”
Müslim 89/145
28. Soru: Falcı ve kahinin söylediklerini doğrular mıyız?
Cevap: Onların gaybi haberlerini asla doğrulamayız! Kuşkusuz ki, bu kişiyi İslam’dan çıkartan küfürdür!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
قُلْ لاَ يَعْلَمُ مَنْ فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ الْغَيْبَ إِلاَّ اللهُ
“De ki; Gökler ve yerdeki gaybı Allah’tan başka kimse bilemez!”
Neml Suresi 65
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim falcıya yahut kahine gider ve söylediği şeyi doğrularsa muhakkak ki, Muhammed’e indirileni inkar etmiştir!”
Ahmed bin Hanbel Müsned 3/9541
29. Soru: Herhangi bir kimse gaybı bilebilir mi?
Cevap: Allah’tan başka hiç kimse asla gaybı bilemez!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَعِنْدَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لاَ يَعْلَمُهَا إِلاَّ هُوَ
“Gaybın anahtarları Allah’ın indindedir. Onları ancak Allah bilir.”
Enam Suresi 59
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Gaybı ancak Allah bilir.”
Taberani
30. Soru: Müslümanların ne ile hükmetmesi gerekir?
Cevap: Kur’an ve Nebevi Sünnet ile hükmetmeleri gerekir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَأَنِ احْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللهُ
“Onların aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet!”
Maide Suresi 49
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Allah hakemdir. Dönüş O’nadır.”
Ebu Davud 4955
31. Soru: İslam’a zıt kanunlarla hükmetmenin hükmü nedir?
Cevap: Onlarla amel etmeye izin verildiği zaman en büyük küfür olur!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَمَنْ لَّمْ يَحْكُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللهُ فَأُولَـئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ
“Herkim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar kafirlerin tâ kendileridir!”
Maide Suresi 44
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
وَمَا لَمْ تَحْكُمْ أَئِمَّتُهُمْ بِكِتَابِ اللهِ، وَيَتَخَيَّرُوا مِمَّا أَنْزَلَ اللهُ، إِلاَّ جَعَلَ اللهُ بَأْسَهُمْ بَيْنَهُمْ
“Onların imamları (devlet idarecileri) Allah’ın Kitabı ile hükmetmez ve Allah’ın indirdiği hükümlerde muhayyerlik varmış gibi hareket ederse, muhakkak ki, Allah sıkıntılarını kendi aralarında yapar!”
İbni Mace 4019, Beyhaki, Taberani, Tergib ve Terhib 2/207, Albani Silsiletu’l-Ehadîsi’s-Sahiha 106
32. Soru: Allah’tan başkasına yemin etmek caiz midir?
Cevap: Allah’tan başkasına yemin etmek asla caiz değildir!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
قُلْ بَلَى وَرَبِّي لَتُبْعَثُنَّ
“De ki; Hayır! Rabbime andolsun ki, elbette siz diriltileceksiniz.”
Teğabun Suresi 7
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim Allah’tan gayrına yemin ederse muhakkak ki, Allah’a şirk koşmuştur!”
Ahmed bin Hanbel Müsned 2/6079
33. Soru: Nazar için boncuk ve şifa için muska takmak caiz midir?
Cevap: Nazar ve şifa için takmak asla caiz değildir! Çünkü muska takmak şirktir!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Allah sana bir zarar dokunduracak olsa onu O’ndan başka giderecek yoktur!”
A’raf Suresi 18
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kim, nazar boncuğu veya muska takarsa Allah’a şirk koşmuştur!”
Ebu Davud 3910, Tirmizi 1614, İbni Mace 3538, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/156, Albânî Silsiletu’l-Ehadisi’s- Sahiha 430, 492
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kim, (kendisine fayda verdiğine veya kendisinden zararı giderdiğine inanarak muska, nazarlık ve buna benzer) bir şey takarsa, Allah onu o taktığı şeyle baş başa bırakır!”
Ahmed bin Hanbel Müsned 4/445, Tirmizi 2152
34. Soru: Allah’a ne ile tevessül ederiz?
Cevap: Allah’ın isimleri, sıfatları ve salih ameller ile tevessülde bulunuruz.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَ لِلَّهِ الْأَسْمَآءُ الْحُسْنَى فَادْعُوهُ بِهَا
“En güzel isimler Allah’ındır. O isimlerle Allah’a dua edin.”
Araf Suresi 180
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Ey Allah’ım! Kendi nefsini isimlendirdiğin gibi Sana ait isimlerin tamamı ile Senden istiyorum.”
Ahmed bin Hanbel Müsned 1/391
35. Soru: Duada mahlukların/yaratılmışların aracılığına ihtiyaç var mıdır?
Cevap: Duada mahlukatın/yaratılmışın aracılığına ihtiyaç yoktur!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِي عَنِّي فَإِنِّي قَرِيبٌ أُجِيبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ إِذَا دَعَانِ فَلْيَسْتَجِيبُوا لِي
“Kullarım senden Beni sordukları vakit şüphesiz ki, Ben yakınım, dua ettikleri zaman dua edenin duasına icabet ederim.”
Bakara Suresi 186
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Şüphesiz ki, siz işiten ve yakın olana dua ediyorsunuz. Allah sizinle beraberdir.”
Müslim 2704/44
36. Soru: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in aracılığı nedir?
Cevap: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in aracılığı tebliğdir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
يَآ أَيُّهَا الرَّسُولُ بَلِّغْ مَآ أُنْزِلَ إِلَيْكَ مِنْ رَّبِّكَ
“Ey Rasul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et.”
Maide Suresi 67
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Ey Allah’ım! Tebliğ ettim mi? Ey Allah’ım! Tebliğ ettim mi? Ey Allah’ım! Tebliğ ettim mi?
Müslim 2887/13
37. Soru: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şefaatini kimden taleb ederiz?
Cevap: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şefaatini Allah’tan talep ederiz.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
قُلْ لِلَّهِ الشَّفَاعَةُ جَمِيعًا
“De ki; Şefaatın tamamı Allah’ındır.”
Zümer Suresi 44
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Ey Allah’ım! Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i hakkımda şefaatçı kıl.”
Tirmizi 3811
38. Soru: Allah ve Rasulünü nasıl severiz?
Cevap: Sevmek, itaat etmek ve emirlerine uymakla olur.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
قُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ
“De ki; Eğer siz, Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın! Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.”
Âl-i İmran Suresi 31
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Sizden birine ben kendisinden babasından, çocuğundan ve insanların tümünden daha sevgili olmadıkça iman etmiş olmaz!”
Buhari 170
39. Soru: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i övgüde haddi aşmamız caiz midir?
Cevap: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i övgüde haddi aşmamız asla caiz değildir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
قُلْ إِنَّمَا أَنَا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ يُوحَى إِلَيَّ أَنَّمَا إِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ
“De ki; Ben de ancak sizin gibi bir beşerim. Bana İlahınızın ancak bir ilah olduğu vahyolunuyor.”
Kehf Suresi 110
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Beni övmede haddi aşmayın! Ben ancak bir kulum, siz benim hakkımda Allah’ın Kulu ve Rasulü deyin!”
Buhari 6686
40. Soru: İlk yaratılan kimdir?
Cevap: Beşerden Âdem (Aleyhisselam) eşyadan da kalemdir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
إِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلآئِكَةِ إِنِّي خَالِقٌ بَشَرًا مِنْ طِينٍ
“Rabbin meleklere: “Şüphesiz ki, Ben çamurdan bir beşer yaratacağım, dediği vakit.”
Sad Suresi 71
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
إِنَّ أَوَّلَ مَا خَلَقَ اللهُ تَعَالَى الْقَلَمَ
“Muhakkak ki, Allah-u Teâlâ’nın ilk yarattığı şey kalemdir.”
Ebu Davud 4700, Tirmizi 2155
41. Soru: Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hangi şeyden yaratılmıştır?
Cevap: Allah, Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i nutfe’den (meniden) yaratmıştır.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
هُوَ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِّنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُّطْفَةٍ
“Allah sizi topraktan sonra da nutfe’den yarattı.”
Gafir Suresi 67
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Muhakkak ki, sizden birinin annesinin karnındaki yaratılması kırk gün nutfe olarak bir araya gelir.”
Buhari 6487
42. Soru: Allah’ın Yolunda CİHAD’ın hükmü nedir?
Cevap: Allah’ın Yolunda malla, canla ve dille CİHAD etmek farzdır.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
إِنْفِرُوا خِفَافًا وَثِقَالاً وَجَاهِدُوا بِأَمْوَالِكُمْ وَأَنْفُسِكُمْ فِي سَبِيلِ اللهِ ذَالِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ إِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ
“Gerek hafif olarak, gerek ağır olarak savaşa çıkın! Mallarınızla ve canlarınızla Allah’ın Yolunda CİHAD edin! Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.”
Tevbe Suresi 41
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Müşriklerle, mallarınızla, ellerinizle, canlarınızla ve dillerinizle CİHAD edin!”
Ebu Davud 2504, Nesei 3082, Darimi 5/258, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/1245, İbni Hibban, Hakim Müstedrek 2/81
43. Soru: Mü’minlere dostluk beslemek nedir?
Cevap: Muvahhid mü’minlere karşı sevgi duymak ve yardım etmektir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ
“Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdırlar.”
Tevbe Suresi 71
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Mü’min mü’mine karşı birbirine kenetlenmiş bir bina gibidir.”
Müslim 2585
44. Soru: Kafirlerle dostluk ve onlara yardım etmek caiz midir?
Cevap: Kafirlerle dostluk ve onlara yardım etmek asla caiz değildir!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
يَآ أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لاَ تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَآءَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِّنْكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ إِنَّ اللهَ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ
“Ey iman edenler! Yahudi ve Hristiyanları dostlar edinmeyin! Onlar birbirlerinin dostudurlar! Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz ki, o onlardandır! Şüphesiz ki, Allah zalimler topluluğuna hidayet etmez!”
Maide Suresi 51
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Şüphesiz ki, falanca oğullarının ailesi benim dostlarım değillerdir!”
Müslim 214/365, Buhari 5989
45. Soru: Veli kimdir?
Cevap: Veli, takvalı her mü’mindir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
أَلآ إِنَّ أَوْلِيَآءَ اللهِ لاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ الَّذِينَ آمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ
“Dikkat! Şüphesiz ki, Allah’ın dostlarına korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. Onlar Allah’a iman etmişler ve Allah’a karşı gelmekten sakınmışlardır.”
Yunus Suresi 62, 63
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Benim dostum Allah ve salih mü’minlerdir.”
Buhari 5989, Müslim 214/365
46. Soru: Allah Kur’an’ı niçin indirdi?
Cevap: Allah, Kur’an’ı, Onunla amel edilmesi için indirdi.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
اِتَّبِعُوا مَا أُنْزِلَ إِلَيْكُمْ مِنْ رَّبِّكُمْ وَلاَ تَتَّبِعُوا مِنْ دُونِهِ أَوْلِيَاءَ قَلِيلاً مَّا تَذَكَّرُونَ
“Rabbinizden size indirilen şeye uyun ve O’ndan başka velilere uymayın! Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!”
Araf Suresi 3
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kur’an’ı okuyun! Onunla amel edin! (Kur’an’ı öğretirken bir şey elde edip) yemeyin! Onunla (malı) çoğaltmayın!”
Ahmed bin Hanbel Müsned 3/428, 444
47. Soru: Kur’an’la yetinip hadisten geri durur muyuz?
Cevap: Kur’an’la yetinip hadisten geri durmayız!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَأَنْزَلْنَا إِلَيْكَ الذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ
“İnsanlara kendilerine indirilen şeyi açıklaman için sana da zikri indirdik.”
Nahl Suresi 44
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Şunu kesin olarak biliniz ki; Bana Kur’an ve O’nun bir misli daha (yani hadisler) verilmiştir. (Yakında) karnı tok olduğu halde rahat koltuğuna oturarak; Şu Kur’an’a sımsıkı sarılınız! O’nda helal olarak bulduğunuzu helal sayınız! Haram olarak bulduğunuzu da haram sayınız, diyecek bazı kimseler gelmek üzeredir! Dikkat! Şüphesiz ki; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in haram kıldığı şey, Allah’ın haram kıldığı şey gibidir!”
Buhari Tarihu’l-Kebir 7/288, Darimi 586, , Ahmed bin Hanbel 2/236, 483, 4/132, 6/8, Ebu Davud 4604 4605, Taberani 1/386, 4/181, 20/274, 283, İbni Mace 12, 13, İbni Hibban 13, Beyhaki Sünen 3/331, 332, 7/76, 9/204, Beyhaki Delail 6/549, Beyhaki İtikad 228, Tirmizi 2800, 2801, Hâkim 1/108, 190, İbni Şahin Nasihu’l-Hadis 685, Şafii Risale 89, 90, 225, 403, Şafii Müsned 729, 1154, Humeydi 551, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 882
48. Soru: Bir sözü, Allah ve Rasulünün sözünün önüne geçirir miyiz?
Cevap: Herhangi bir sözü, Allah ve Rasulünün sözünün önüne asla geçirmeyiz!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
يَآ أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لاَ تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَىِ اللهِ وَرَسُولِهِ وَاتَّقُوا اللهَ إِنَّ اللهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
“Ey iman edenler! Allah’ın ve Rasulünün önüne geçmeyin! Allah’tan korkun! Şüphesiz ki, Allah işitendir, bilendir.”
Hucurât Suresi 1
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Allah’a isyanda herhangi bir kimseye itaat yoktur! Kuşkusuz ki, itaat ancak maruftadır.”
Buhari 9/4036, Müslim 1840/39
49. Soru: İhtilaf ettiğimiz zaman ne yaparız?
Cevap: İhtilaf ettiğimiz zaman, Kitap ve Sahih Sünnete müracaat ederiz.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
يَآ أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَطِيعُوا اللهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ وَأُولِي الْأَمْرِ مِنْكُمْ فَإِنْ تَنَازَعْتُمْ فِي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ إِلَى اللهِ وَالرَّسُولِ إِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ ذَالِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلاً
“Ey iman edenler! Allah’a itaat edin! Rasule itaat edin! Ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin! Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, artık onu Allah’a ve Rasule döndürün! Şayet Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, bu daha hayırlı ve sonuç bakımından da daha güzeldir.”
Nisâ Suresi 59
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Size iki şey bıraktım ki, o ikisine sımsıkı sarıldığınız müddetçe asla sapıtmazsınız; Allah’ın Kitabı ve Nebi’nin sünnetidir.”
Malik Muvatta 1604, Bağdadi el-Fakih 1/94, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha
50. Soru: Dinde bid’at nedir?
Cevap: Şer’î delilin üzerinde kaim olmadığı her şeye bid’at denir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
أَمْ لَهُمْ شُرَكَاءُ شَرَعُوا لَهُمْ مِّنَ الدِّينِ مَا لَمْ يَأْذَنْ بِهِ اللهُ
“Yoksa onların ortakları, Allah o şeye izin vermediği halde dinden kendileri için şeriat mı yaptılar?
Şura Suresi 21
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim bizim şu işimizde (dinimizde) ondan olmayan bir şeyi ihdas ederse o merduddur/reddulunmuştur!”
Buhari 2492, Müslim 1718/18, Ebu Davud 4606, İbni Mace 14
51. Soru: Dinde bid’at-ı hasene var mıdır?
Cevap: Dinde bid’at-ı hasene yoktur!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
اَلْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ وَأَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَتِي وَرَضِيتُ لَكُمُ الْإِسْلاَمَ دِينًا
“Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Ve sizin üzerinize nimetimi tamamladım ve din olarak da sizin için İslam’dan razı oldum.”
Maide Suresi 3
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“İşlerin sonradan uydurulmuşlarından sakının! Şüphesiz ki, her sonradan uydurulan bid’attır ve her bid’at da dalalettir!”
Ebu Davud 4607, Tirmizi 2678
52. Soru: İslam’da güzel çığır açma var mıdır?
Cevap: Evet. Kendisine uyulması için hayır işinde başlangıç yapmak gibi.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقِينَ إِمَامًا
“Bizleri Muttakilere imam yap. (Yani hayır işlerinde numune yap)”
Furkan Suresi 74
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim İslam’da güzel bir çığır açarsa o kimseye onun ecri/sevabı ve kendisinden sonra onunla amel eden kimselerin ecri/sevabı vardır.”
Müslim 1017/15
53. Soru: İnsan kendi nefsini ıslah etmekle yetinir mi?
Cevap: Hayır. Kendisini ve ailesini mutlaka ıslah etmesi gerekir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
يَآ أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا قُوا أَنْفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ
“Ey iman edenler! Kendinizi ve ehlinizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun!”
Tahrim Suresi 6
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Şüphesiz ki, Allah-u Teâlâ her çobana güttüğü şeyden onu muhafaza mı etti yoksa ihmal mi etti diye soracaktır!”
Nesei İşaretü’n-Nisa 292, İbni Hibban 4492
54. Soru: Müslümanlara ne zaman yardım edilir?
Cevap: Rablerinin Kitabı ve Nebilerinin sünnetiyle amel ettikleri zaman.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
يَآ أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنْ تَنْصُرُوا اللهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ أَقْدَامَكُمْ
“Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a yardım ederseniz, Allah’da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.”
Muhammed Suresi 7
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Ümmetimden bir taife yardım olunmaya devam edecektir.”
İbni Mace 6