Uğursuzluğa ve Uğura İnanmak

Uğursuzluğa inanmak, bir şeyin kötülük/şanssızlık getirdiğine inanmaktır.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Onlara bir iyilik gelince; Bu bizim hakkımızdır, derler. Eğer kendilerine bir fenalık gelirse Musa ve Onunla beraber olanları uğursuz sayarlardı!

A’raf Suresi 131

Araplardan biri yolculuk etmek ya da başka bir iş yapmak istediği zaman bir kuş tutar ve salıverirdi. Kuş sağ tarafa giderse uğurlu sayar ve o işe başlardı. Eğer kuş sol tarafa giderse bunu uğursuz kabul eder ve isteğinden vazgeçerdi!

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu davranışın hükmünü şu hadisinde bildirmiştir:

“Uğursuzluğa inanmak şirktir.”

Ahmed bin Hanbel Müsned 1/389, Albânî Sahihu’l-Cami’ 3955

Tevhidin kemaline ters düşen bu haram davranışa şunlar da girer:

(1) Ayların uğursuzluğuna inanmak. Safer ayında nikâh yapmamak gibi...

(2) Günlerin uğursuzluğuna inanmak. Her ayın son Çarşamba gününün sürekli şanssız bir gün olduğuna inanmak gibi...

(3) Rakamların uğursuzluğuna inanmak. 13 rakamı gibi...

(4) İsimlerin ya da özürlü insanların uğursuzluğuna inanmak. Kişinin, dükkânını açmaya giderken yolda tek gözlü birini görüp, bunu uğursuzluk kabul ederek geri dönmesi gibi...

Buna benzer tüm inanışlar haramdır ve şirktir! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunlara inanan kimselerden uzak olduğunu bildirmiştir.

İmran bin Husayn (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Uğur yapan ve yaptıran, kâhinlik yapan ve yaptıran, sihir yapan ve yaptıran bizden değildir!”

Taberani Mucemu’l-Kebir 18/162, Albânî Sahihu’l-Cami’ 5435

Uğursuzluk düşüncesine kapılan bir kimsenin yapması gereken şey, Abdullah İbni Amr (Radiyallahu Anh)’ın rivayet ettiği hadiste bildirilmiştir.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Uğursuzluk düşüncesi bir kimseyi işinden alıkoyarsa, o kimse Allah’a şirk koşmuştur!”

Sahabeler de şöyle dediler:

−Ey Allah’ın Rasulü! Bunun karşılığında ne yapmak gerekir!? Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

−“O kimsenin Ey Allah’ım! Senin verdiğin hayırdan başka hayır, Senin verdiğin uğurdan başka da uğur yoktur ve Senden başka ilah da yoktur, demesi gerekir.”

Ahmed bin Hanbel Müsned 2/220, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 1065

Az ya da çok kötümser olmak kişilerin tabiatında vardır. Bunun en önemli ilacı ise Allah (Azze ve Celle)’ye tevekkül etmektir.

Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Hangimizin aklına böyle bir şey gelmez ki! Fakat Allah, onu tevekkülle giderir.”

Ebu Davud 3910, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 430