(100) Ebu Musa (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Benim bir oğlum doğdu, ben onu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e getirdim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hurmayı çiğneyip onun ağzına koydu. Çocuğa bereketle dua etti ve onu bana geri verdi...”
Buhari 6150, Müslim 2145/24, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/193
(101) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Ebu Talha (Radiyallahu Anh)’nın hasta yatmakta olan bir oğlu vardı. Ebu Talha (Radiyallahu Anh) dışarı çıktı, ardından çocuk vefat etti. Ebu Talha (Radiyallahu Anh) dönüp geldiğinde:
−Oğlum ne yaptı? dedi. Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha):
−Çocuk olduğu halden daha sakindir, dedi. Ümmü Süleym (Radiyallahu Anh) kocasına akşam yemeğini getirdi, o da yemeği yedi sonra karısına isabet etti. Ebu Talha (Radiyallahu Anh) bu işi bitirince, Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha) ona:
−Çocuğu defnet dedi. Sabah olunca Ebu Talha (Radiyallahu Anh) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldi ve yaptıkları işi haber verdi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Siz bu gece gerdek mi yaptınız?”
Ebu Talha (Radiyallahu Anh):
−Evet, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dua etti:
−“Allahumme Barik Lehuma Fi Leyletihima.”
Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha) sonra bir oğlan doğurdu. Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:
−Ebu Talha (Radiyallahu Anh) bana:
−Bu çocuğu, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e götürene kadar muhafaza et! dedi. Enes (Radiyallahu Anh)’da çocuğu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e kadar götürdü. Ümmü Süleym (Radiyallahu Anh) Enes (Radiyallahu Anh) ile beraber bir kaç hurma göndermişti. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çocuğu aldı ve şöyle buyurdu:
−“Onunla beraber bir şey var mı?”
−Evet, birkaç tane hurma var dediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o hurmaları aldı, onları ağzında çiğnedi sonra çiğnenmiş hurmaları kendi ağzından alıp bebeğin ağzına damağına gelecek şekilde koydu ve çocuğa Abdullah ismini verdi.
Duanın Manası: “Ey Allahım! Bunlara bu gecelerini bereketli yap.”
Buhari 5548, Müslim 2144/23, İbni Hibban 4531
(103) Ebu Musa (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Benim bir oğlum doğdu, ben onu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e getirdim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona İbrahim ismini verdi.”
Buhari 5546, Müslim 2145/24, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/193
(104) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“İsimlerinizin Allah’a en sevgilisi, Abdullah ve Abdurrahman isimleridir.”
Müslim 2132/2, Ebu Davud 4949, Tirmizi 2833, Darimi 2/294, İbni Mace 3728, Hakim 7719, Beyhaki 9/306, Ahmed bin Hanbel Müsned 4774, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1176
(105) Selman bin Âmir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Çocuğun doğumuyla beraber akika vardır. Onun adına akika kurbanı kanı dökünüz ve çocuktan da ezayı gideriniz! (Yani çocuğun saçını kesiniz!)”
Buhari 5549, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/18, 215, Ebu Davud 2839, Nesei 4225, Tirmizi 1515, Darimi 22/81, İbni Mace 3164, Humeydi 823, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/18, 214, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1171
(106) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oğlan çocuğu için iki tane birbirine denk koyun ve kız çocuğu için de bir tane koyun kesilmesini emretti!”
Tirmizi 1513, İbni Mace 3163, İbni Hibban Mevarid 1058, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/31, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1166
(107) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hasan ve Hüseyin (Radiyallahu Anhuma) için ikişer tane akika kurbanı kesti.”
Nesei 4230, Tabarani Mucemu’l-Kebir 11838, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1164
(108) Semure (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Her doğan çocuk akikasına rehindir! Akika kurbanı doğumun yedinci günü kesilir, yedinci günde çocuğun ismi konur ve yedinci günde çocuğun başı tıraş edilir!”
Ebu Davud 2838, Nesei 4231, Tirmizi 1559, Darimi 2/81, İbni Mace 3165, İbnu’l-Carud 910, Tayalisi 909, Tabarani Mucemu’l-Kebir 6832, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/7, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1165
(109) Ali bin Ebi Talib (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hasan için akika kurbanı kesti ve şöyle buyurdu:
“Ey Fatıma! Hasan’ın başını tıraş et ve saçın ağırlığınca gümüş tasadduk et!”
Bunun üzerine Fatıma (Radiyallahu Anha) kesilen saçı tarttı. Saçın ağırlığı bir dirhem veya bir dirhemden daha az gelmişti.
Tirmizi 1556, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/390, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1175
(110) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Anneler, çocuklarını emzirmeyi tamamlamak isteyen kimse için tam iki sene emzirirler…”
Bakara Suresi 233
(111) Saîd bin Cübeyr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’ya Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat ettiğinde sen yaşça kim gibiydin? denildi. Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’da şöyle dedi:
−Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefat ettiğinde ben sünnet olmuştum. İnsanlar çocuklarını, buluğ çağına erişene kadar sünnet ettirmezlerdi!
Buhari 6238
(112) Sebra (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Çocuk yedi yaşına erdiğinde namazı emredin! On yaşına geldiğinde namaz kılmazsa dövün!”
Ebu Davud 493, Tirmizi 407, Darimi 1/273, İbni Ebi Şeybe 1/381, İbni Huzeyme 1002, Darekutni 1/230, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/01
(113) Er-Rübeyyi’ bin Muavviz (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Oruçlu çocuklarımıza boyalı yünden oyuncak yapardık. Onlardan biri yemek için ağladığı vakit iftar vaktine kadar ona bu oyuncağı verir eğlerdik.”
Buhari 1827, Müslim 1136/136, 137, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/359, 360
(114) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Dikkat ediniz! Hepiniz idarecidir ve hepiniz elinin altındakilerden sorumludur! Erkek kendi ev halkı üzerine idarecidir o da ev halkından sorumludur! Kadın da kocasının ev halkı ve çocukları üzerinde bir idarecidir ve o da onlardan sorumludur! Dikkat edin! Hepiniz idarecisiniz, hepiniz idare ettiğinizden mesulsünüz!”
Buhari 6987, Müslim 1829/20, Ebu Avane 7031, 7032, Ebu Davud 2928, Tirmizi 1705, İbni Hibban 4489, Ebu Yağla 5831, Beyhaki 6/287, Begavi 2469, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/111
(115) Süfyan es-Sevri (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
“Kişi çocuğuna hadis öğrenmesi için ısrar etmesi gerekir! Muhakkak ki, kişi çocuğundan hesaba çekilecektir!”
İbni Kayyım Tuhfetu’l-Mevlûd 196, Beyhaki Şuabu’l-İman 8659
(116) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Mü’minin misali, yaprakları düşmez yeşil bir ağacın misaline benzer.”
Müteakiben oradaki topluluk:
−O şu ağaçtır, o şu ağaçtır dediler. Ben de:
−O hurma ağacıdır demek istedim, ancak ben genç bir çocuk olduğum için utandım. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“O hurma ağacıdır.”
Sonra ben bunu babam Ömer (Radiyallahu Anh)’a söylediğimde o:
−Keşke onu söyleseydin, elbette şöyle şöyle olurdu, dedi.
Buhari 6088, Müslim 2811/63, Tirmizi 3026
(117) Sabit el-Bunani (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
“Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) bazı çocukların yanına uğradı ve onlara selam verdi. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de çocuklara böyle yapardı, dedi.”
Buhari 6192, Müslim 2168/15
(118) Anbese (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi.
“Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’yı yazıcıların yanındaki çocuklara selam verirken gördüm.”
Buhari Edebu’l-Müfred 1048
(119) Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ahlaken insanların en güzeli idi. Sütten kesilmiş olduğunu sandığım benim Ebu Ümeyr adında küçük bir kardeşim vardı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize geldiği zaman ona şöyle derdi:
−“Ya Eba Ümeyr! Nugayr ne yaptı?”
Nugayrla kardeşim oynar dururdu.
Nugayr: Serçeye benzer küçük bir kuşun adıdır.
Buhari 6152, 6153, Müslim 2150/30, Nesei Amelu’l-Yevm 334, 335, Tirmizi 1989, İbni Mace 3720, 3740, İbni Hibban 2308, Beyhaki 5/203, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/212
(120) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Bu kulağım duydu ve bu iki gözüm gördü. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) her iki eliyle Hasan’ın ellerini tuttu sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Ey Allah’ım! Onu sev kuşkusuz ki, ben onu seviyorum.”
Buhari Edebu’l-Müfred 249