Sırat Köprüsü, hesap ve mizandan sonra insanların üzerinden geçmesi için cehennemin üzerine kurulan bir köprüdür.
(1) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Bu köprü ayakların kayacağı bir yerdir.”
(2) Büyük sahabe Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) ise şöyle dedi:
“Sırat Köprüsü, keskin kılıç ağzı gibi ince ve kaygan bir yerdir!”
(3) Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh)’da şöyle demiştir:
“Bana, Sırat Köprüsü’nün kıldan ince ve kılıçtan da keskin olduğu haberi ulaştı.”
Buhari 7312, Müslim 183/302, Taberani, Terğib ve Terhib 7/163
Cehennemin üzerine kurulan bu köprünün iki yanında, kızgın demirlerden olup büyüklüğünü yalnız Allah’ın bildiği, baş kısımları eğri, sert ve keskin, geniş çengeller vardır ki Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunları Arabistan’ın Necd bölgesinde yetişen sa’dan dikenlerine benzetmiştir. Bu çengeller insanların dünyadaki amellerine göre kişilere musallat kılınır. Bazı insanlara hiç dokunmaz, bazılarını tırmalar ve dengesini bozar, diğer bazılarını da yakalayıp bırakmaz ve altındaki cehenneme yuvarlar.
İnsanların tamamı mü’min-kafir, salih-fasık ayrımı olmaksızın, Nebi ve Rasuller dahil öncelikle Ümmet-i Muhammed olmak üzere herkes Sırat Köprüsü’nden geçecektir. Bu esnada dünyada en çok ihlal edilen ve Allah katında değerleri çok büyük olan ‘emanet’ ve ‘rahim (yani akrabalık bağları)’ oraya gönderilir ve Sırat’ın sağlı sollu iki yanına dikilirler.
Dünyada hak dinin gereği olan amelleri yapıp sırat-ı müstakim (dosdoğru yol) üzere olan kimseler Sırat Köprüsü üzerinden de ayakları kaymadan geçecektir. Bunlardan bazıları amelleri karşılığında şimşek gibi, bazıları rüzgar gibi, diğer bazıları kuş uçuşu gibi, kimisi iyi cins bir at gibi, kimisi insan koşması gibi, bazısı da normal yürüyüşle geçerler. Onları bu şekilde geçiren amelleridir.
Bu esnada Nebimiz Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ümmetine olan düşkünlüğü ve merhameti sebebiyle köprü üzerinde dikilmiş ve ümmeti için Allah’a niyazda bulunarak:
−Rabbim! Selamet ver, selamet ver! der. Nihayet kulların amelleri yetersiz kalır, bazıları yürümeye güç yetiremez ancak emekleyerek ve sürünerek geçer ve kurtulurlar.
Bu dünyada sırat-ı müstakimden ayrılarak dinin gereklerini yerine getirmeyenler ise Allah’ın diledikleri hariç bu son günde köprüden geçemeyecek ve ayakları kayıp cehenneme yuvarlanacaktır.
Buhari 6472, 7312, Müslim 182, 183
Hadislerde zikredilen bu Sırat Köprüsü üzerinden geçiş Kur’an’ı Kerim’de cehenneme uğrama şeklinde ifade edilmiştir:
وَإِنْ مِّنْكُمْ إِلاَّ وَارِدُهَا كَانَ عَلَى رَبِّكَ حَتْمًا مَّقْضِيًّا ثُمَّ نُنَجِّي الَّذِينَ اتَّقَوا وَّنَذَرُ الظَّالِمِينَ فِيهَا جِثِيًّا
“Sizden herkes oraya (cehenneme) uğrayacaktır! (Bu) Rabbinizin üzerine aldığı kesin bir hükümdür. Sonra biz muttakileri (Allah’tan sakınanları) kurtarırız, zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız.”
Meryem Suresi 71, 72
Bu ayet ile hadisler bir arada düşünüldüğünde ortaya çıkan şey; Sırat Köprüsü üzerinden herkes geçecek, bu geçiş oradan geçip kurtulan mü’minlerin cehenneme uğratılmaları olacaktır. Yoksa herkesin cehenneme girmesi söz konusu değildir. Allah-u a’lem.
Müslim 2496/163, İbni Mace 4281, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/286 No: 26972
Sırat Köprüsünü geçip ateşten ebediyen kurtulan mü’minlere, cennet ile cehennem arasında bir köprü üzerinde bekletilerek dünyadayken aralarında meydana gelmiş olan haksızlıklar için kısas uygulanır. Haksızlıklardan arınıp tertemiz oldukları zaman onların cennete girmelerine izin verilir. O mü’minlerden her birisi cennetteki makamını, dünyadaki evinin yolunu nasıl biliyorsa ondan daha doğru bulur ve oraya varır.
Buhari 6448