Soru: Bakara Suresini her gün okumanın sevabı nedir?

Cevap: Bakara Suresinin okunduğu evden şeytan kaçar! Bundan daha büyük sevap olabilir mi? Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Bakara Suresini öğrenmekte büyük bereket olduğunu söylüyor!

Bakara Suresinin Fazileti

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، أَنَّ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ؛ ‏لاَ تَجْعَلُوا بُيُوتَكُمْ مَقَابِرَ، إِنَّ الشَّيْطَانَ يَنْفِرُ مِنَ الْبَيْتِ الَّذِي تُقْرَأُ فِيهِ سُورَةُ الْبَقَرَةِ

(1) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz! Muhakkak ki, şeytan içerisinde Bakara Suresi okunan evden kaçar!”

Müslim 780/212, Tirmizi 3036

Not: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) içerisinde Kur’an’ı Kerim okunmayan bir evi, kabirlere benzetmiştir! Çünkü kabirlerde Kur’an’ı Kerim okunmaz!

Albânî Ahkâmu’l-Cenâiz

عَنْ أَبِي مَسْعُودٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ؛ قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ؛ مَنْ قَرَأَ بِالْآيَتَيْنِ مِنْ آخِرِ سُورَةِ الْبَقَرَةِ فِي لَيْلَةٍ كَفَتَاهُ‏

(2) Ebu Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herkim bir gecede Bakara Suresi’nin sonundan iki ayeti okursa, artık o gece ona o iki ayet kifayet eder.”

Buhari 5103, 5145, 5146, Müslim 807/255, 808/256, Tirmizi 3042

(3) Ebu Umame el-Bahili (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kur’an’ı okumaya devam ediniz! Kuşkusuz ki, Kur’an kıyamet günü okuyucularına bir şefaatçi olarak gelecektir. İki Zehra’yı, (yani) Bakara Suresi ile Âl-i İmran Suresi’ni okumaya devam ediniz! Kuşkusuz ki, bu iki sure kıyamet gününde iki bulut kümesi yahut iki gölgeleyici şey yahut da gökyüzünde kanatlarını açmış saf saf iki alay kuş gibi gelecekler ve okuyucularını hararetten, ateşten koruyacaklar ve şefaat edeceklerdir. Bakara Suresi’ni okumaya devam ediniz! Muhakkak ki, Bakara Suresi’ni öğrenmek büyük berekettir! Onu terk etmek ise büyük ziyandır! Bakara Suresi’nin faydalarını ve bereketlerini temin etmeye kahramanlar bile muktedir olamazlar! (Yani güç yetiremezler!)”

Müslim 804/252, 805/253, Darimi 3394

عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ؛ إِنَّ اللهَ كَتَبَ كِتَابًا قَبْلَ أَنْ يَخْلُقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ بِأَلْفَى عَامٍ أَنْزَلَ مِنْهُ آيَتَيْنِ خَتَمَ بِهِمَا سُورَةَ الْبَقَرَةِ، وَلاَ يُقْرَآنِ فِي دِارِ ثِلاَثَ لَيَالٍ فَيَقْرَبُهَا شَيْطَانٌ

(4) Numan bin Beşir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kuşkusuz ki, Allah gökleri ve yeri yaratmadan iki bin yıl önce bir kitab yazdı. O kitaptan iki ayet indirerek, Bakara Suresi’ni mühürledi. (Yani kapattı) Bu iki ayet, bir evde üç gece okunmazsa, buna müteakiben şeytan o eve yaklaşır!”

Tirmizi 3043, Darimi 3390

(5) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni Ramazan zekâtını korumaya vekil tayin etti. Ben bir gece nöbette iken, birisi geldi ve zekat hurmalarından avuçlamaya başladı.

Onu yakaladım ve:

–Allah’a yemin olsun ki, seni Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e götüreceğim, dedim. O da:

–Kuşkusuz ki, ben ihtiyaç sahibiyim! Üzerimde de bana muhtaç bir aile (geçimi) var! Benim bu aldığım şeye şiddetli ihtiyacım var! dedi. Bunun üzerine ben de onu bıraktım. Sabah olunca Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdu:

–“Ya Eba Hureyre! Dün gece esirin ne yaptı?”

Ben de:

–Ya Rasulallah! Şiddetli ihtiyaçtan ve ailesinin çokluğundan şikayet etti. Ben de ona acıdım ve onu bıraktım dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdu:

–“Fakat o sana muhakkak ki, yalan söylemiştir o yine gelecektir!”

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine gelecek dediği için, onun geleceğini bildim ve onu gözetledim. O geldi ve hurmadan avuçlamaya başladı. Onu yakaladım ve:

–Seni elbette Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e götüreceğim dedim. O bana:

–Beni bırak! Çünkü ben muhtacım ve bakmam gereken büyük bir aile var bir daha dönmem! dedi. Ben de ona acıdım ve onu bıraktım. Sabah olunca Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdu:

–“Ya Eba Hureyre! Esirin ne yaptı?”

Ben de:

–Ya Rasulallah! Şiddetli bir ihtiyaçtan ve ailesinin çokluğundan şikâyet etti. Bende ona acıdım ve onu bıraktım dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

–“Fakat o sana muhakkak yalan söylemiştir ve yakında yine gelecektir!”

Onu üçüncü defa gözetledim. Geldi ve hurmadan avuçlamaya başladı. Onu yine yakaladım ve:

–Bu defa seni muhakkak Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e götüreceğim dedim ve:

–Üç defadır bir daha dönmem diyorsun ama yine geliyorsun, dedim. O bana:

–Beni bırak da sana bir takım kelimeler öğreteyim! Allah sana bu kelimelerle fayda ihsan eder, dedi. Bende ona:

–Bu kelimeler nedir? dedim. O da bana:

–Yatağına girdiğinde: “...اللهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَالْحَيُّ الْقَيُّومُ” ayetini sonuna kadar oku! dedi. Muhakkak seni Allah tarafından bir koruyucu sabaha kadar korur ve hiçbir şeytan sana yaklaşamaz! dedi. Ben de onu salıverdim. Sabah olunca Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdu:

–“Dün gece esirin ne yaptı?”

Ben de:

–Ya Rasulallah! O esir bana bir takım kelimeler öğreteceğini bunlar sebebiyle Allah’ın bana hayır ve yarar ihsan edeceğini söyledi. Ben de onu salıverdim dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

–“Bu kelimeler nedir?”

Ben de:

–Bana yatağıma girdiğimde; “...اللهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَالْحَيُّ الْقَيُّومُ” ayetini sonuna kadar oku! dedi ve yine bana o:

−Allah tarafıntan bir koruyucu seni sabaha kadar korur ve asla ayrılmaz! ve sana şeytan da yaklaşamaz! dedi diye cevap verdim. Sahabeler hayır öğrenmeye pek hırslı idiler. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

–“Dikkat! Bu esir çok yalancı olduğu halde sana doğru söylemiştir! Ya Eba Hureyre! Üç gecedir seninle konuşan kim biliyormusun?”

Ben:

–Bilmiyorum! dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

–“O şeytandır!”

Buhari 2142

(6) Ubeyy ibni Ka’b (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Bir hurma harmanı vardı. Hurmalar azalıyordu. Bir gece onları bekledim. Derken birden yeni buluğa girmiş çocuğa benzer bir hayvan (geldi), selam verdim; selamımı aldı. Buna müteakiben ona:

−Sen cin misin, yoksa insan mısın? dedim.

−Cinim, dedi.

−Bana elini uzat dedim. Bana elini uzattı. Eli köpek eli gibi tüyü de köpek tüyü gibiydi!

−Cinler bu şekilde mi yaratılmıştır? dedim.

−Cinler bilir ki, içlerinde benden daha çirkin bir adam vardır! dedi.

−Bana niye geldin? dedim.

−Senin sadaka vermeyi sevdiğin bize ulaştı. Bu nedenle senin hurmalarından nasibimizi almayı geldik, dedi.

−Sizden nasıl kurtuluruz? dedim.

−Kim, Bakara Suresinde ki; “...اللهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَالْحَيُّ الْقَيُّومُ” ayetini akşam okursa, sabaha kadar bizden korunur. Kim de bu ayeti sabahleyin okursa akşama kadar bizden korunur, dedi.

اللهُ لآ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَآءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ

Sabah olunca, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına geldim ve bu olayı, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e anlattım. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Habis doğru söylemiş.”

Nesei, Taberani, İbni Hibban, Tergib ve Terhib 2/87

(7) Ebu Eyyub el-Ensari (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

İçerisinde hurma bulunan bir ambarım vardı. Cin gelir o hurmadan alırdı. Bunu Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e şikâyet ettim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

–“Git! Onu görünce ‘Bismillah’ diyerek Allah’ın Rasulune cevap ver, de!”

Ben de onu yakaladım. Bir daha gelmeyeceğine yemin etti ve ben de onu serbest bıraktım. Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldiğimde şöyle buyurdu:

–“Yakaladığın kimse ne yaptı?”

Geri gelmeyeceğine yemin etti, dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

–“Yalan söylemiştir, yalanı üzerine geri döner!”

Onu diğer bir defa daha yakaladım. Geri dönmeyeceğine yemin etti ve ben de onu serbest bıraktım. Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldiğimde şöyle buyurdu:

–“Yakalayıp esir ettiğin ne yaptı?”

Geri dönmeyeceğine yemin etti, dedim. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

–“Yalan söylemiştir, geri döner!”

Onu tekrar yakalayıp:

–Seni Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e götürmeden bırakmam, dediğimde:

–Sana bir şey hatırlatacağım. Bu, Ayete’l-Kürsi’dir. Onu evinde oku, sana ne şeytan ve ne de başkası yaklaşamaz, dedi. Ben de onu serbest bırakıp Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldiğimde şöyle buyurdu:

–“Esirin ne yaptı?”

Onun bana söylediğini haber verdim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

–“O çok yalancı olduğu halde doğru söylemiştir!”

Tergib ve Terhib 3/309

(8) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Cibril (Aleyhisselam), Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına oturduğu sırada üstünden kapı açılmasını andırır bir ses işitti. Başını yukarı kaldırdı:

−“İşte şu, bugünden başka asla açılmamış bir kapıdır! Ondan bir melek indi. Bu melek, yeryüzüne inen bir melektir ki, bugünden başka asla inmiş değildir! Bana selam verdikten sonra:

−Ancak sana verilen ve senden önce hiçbir Nebiye verilmemiş bulunan iki nur ile müjdelen! Bu iki nur; Fatiha Suresi ve Bakara Suresi’nin son iki ayetidir! Bunlardan okuyacağın her bir harfe mukabil, mutlaka istediğin sana verilecektir!”

Müslim 806/254

(9) Ubeyy ibni Kâb (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Ya Eba Munzir! Yanındaki Allah’ın Kitabından en büyük ayet hangisidir bilir misin?”

Ben:

−Allah ve Rasulü en iyi bilendir dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine şöyle buyurdu:

–“Ya Eba Munzir! Yanındaki Allah’ın Kitabından en büyük ayet hangisidir bilir misin?”

Bu sefer ben:

–“...اللهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَالْحَيُّ الْقَيُّومُ” ayetidir, dedim. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) göğsüme vurdu da şöyle buyurdu:

–“Vallahi ilim sana afiyet olsun! Ya Eba Münzir!”

Müslim 810/258

(10) Useyd ibni Hudayr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Bir kere Useyd gece vakti Bakara Suresini okuyordu. Atını da yanında bağlanmıştı. Kur’an’ı okuyorken birden at deprenmeye başladı! Useyd sustu. O susunca at da sakinleşti. Useyd tekrar okumaya başladı. At yine şahlandı! Useyd sustu, at da sakinleşti. Bundan sonra Useyd bir daha okumaya başladı, at yine hırçınlaştı! Useyd de artık vazgeçti. Useyd’in oğlu Yahya ise ata yakın bir yerde yatmakta idi. Atın çocuğa bir zarar vermesinden endişe ederek çocuğu geriye çekti. Bu sırada başını kaldırıp göğe baktığında beyaz bulut gölgesine benzer bir sis içinde kandiller gibi bir takım şeylerin parlamakta olduklarını gördü. Sabah olduğunda Useyd, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e bunu söyledi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona şöyle buyurdu:

–“Oku ey Hudayr oğlu! Oku ey Hudayr oğlu!”

Useyd:

–Ya Rasulallah! Atın, Yahya’yı çiğnemesinden endişelendim! Çünkü çocuk ata yakın bir yerde idi. Başımı kaldırıp çocuğa gittim. Başımı göğe doğru kaldırdığımda, beyaz bulut gölgesine benzer bir sis içinde kandiller gibi birçok şeylerin parlamakta olduklarını gördüm. Artık bu beyaz gölge tabakası içindeki ışıklı parlak cisimler manzumesi göğe doğru çekilip çıktı. Nihayet onu görmez oldum, dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

–“Bilir misin onlar nedir?”

Useyd:

–Hayır, dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

–“Onlar meleklerdi! Kur’an’ı dinlemek için yaklaşmışlardı! Eğer okumaya devam etseydin, sabaha kadar seni dinlerlerdi. İnsanlar da onlara bakarlardı da onlar insanların gözünden gizlenemezlerdi!”

Buhari 5110

(11) Abdullah bin Bureyde, babasından rivayet ettiğine göre şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Bakara Suresi’ni öğreniniz! Onu öğrenmek berekettir, terk etmek ise hüsrandır! Fasit kimseler buna güç yetiremez!”

Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir müddet sustu ve şöyle buyurdu:

“Bakara Suresi ve Âl-i İmran Sureleri’ni öğreniniz! Kuşkusuz ki, o ikisi çiçek gibidirler. Kıyamet günü onlar öğrenenleri gölgelerler. O iki sure bir bulut yahut sıra sıra dizilmiş kuş sürüleri gibidirler. Kıyamet günü kabri açıldığı vakit Kur’an o kişiye nurani bir adam kılığında gelir ve:

−‘Beni tanıdın mı?’ diye sorar. O:

−‘Seni tanımadım!’ der. Kur’an:

−‘Ben gündüzleri seni susuz bırakan, geceleri uykusuz bırakan Kur’an’ım’ der. Sonra devamla:

−‘Her tüccar, kendi ticaretinin arkasındadır. Bugün sen bütün ticaretlerin arkasındasın,’ der. Sağ eline mülkü, sol eline ebediliği verir. Başına vakar tacını koyar. Ana ve babasına dünya ahalisinin asla elde edemeyeceği elbiseler giydirilir. Onlar:

−‘Bunlar bize niçin giydirildi!’ diye sorarlar. Onlara:

−‘Çocuğunuzun Kur’an’ı ezberlemesi sebebiyle,’ denir. Sonra o kimseye:

−‘Oku da cennetin derecelerinde ve makamlarında yüksel,’ denir. O kimse ister hızlı okusun ister tertil üzere okusun okuduğu müddetçe yükselir.”

Tertil: Kura’n’ı Kerim’i yavaş ve makama uygun okumaktır.

Darimi 3394

(12) Ukbe bin Âmir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Bakara Suresi’nin sonundan iki ayeti okuyunuz! Muhakkak ki, Rabbim o iki ayeti bana, ben Arş’ının hemen altındayken verdi.”

Ahmed bin Hanbel Müsned 14/21388, Taberani Mucemu’l-Kebir 17/780, Ebu Ya’la 1735, Heysemi 6/321, Albânî Sahîhu’l-Cami’ 183

Özetleyecek olursak Bakara Suresi’nin faziletleri şunlardır:

1) Bakara Suresi’nin okunduğu evden şeytan kaçar,

2) Bakara Suresi’nin okunmadığı eve şeytan girer,

3) Bakara Suresi’ni gece okuyan kişiyi, Allah sabaha kadar korur,

4) Bakara Suresi’ni okuyan kişiye, Bakara Suresi kıyamet gününde şefaatcı olacaktır,

5) Bakara Suresi nurdur,

6) Bakara Suresi çiçektir,

7) Bakara Suresi, kıyamet günü kendisini öğrenenleri gölgeler,

8) Bakara Suresi, kıyamet günü kendisini öğrenenlere şefaat eder,

9) Bakara Suresi’ni öğrenmekte büyük bereket vardır,

10) Bakara Suresi’ni terk etmek büyük ziyandır,

11) Bakara Suresi’ni okuyan kişiye her bir harfine mukabil, mutlaka istediği verilir,

12) Allah’ın Kitabında en büyük ayet, Bakara Suresi’ndedir.