(1) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Hristiyanların Meryem oğlu İsa’yı övmede haddi aştığı gibi siz de beni övmede haddi aşmayın. Ben ancak Allah’ın bir kuluyum. Benim için Allah’ın kulu ve Rasulü deyiniz…”
Buhari 3261, Darimi 2/320, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/23, 24
(2) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Sakın taptıklarınızı bırakmayın! Özellikle Vedd’den, Suva’dan, Yegûs’tan, Yeûk’tan ve Nesr’den asla vazgeçmeyin! dediler.”
Nuh Suresi 23
Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma), Allah (Azze ve Celle)’nin Nuh Suresi 23. ayetinin tefsirini yaparken şöyle dedi:
“Nuh (Aleyhisselam)’ın kavmindeki putlar zamanla Arap kavmine geçti!”
Vedd: Devmetu’l-Cendelde Kelb kabilesinin putu idi.
Suva: Huzeyl kabilesinin putu idi.
Yeûs: Mudara kabilesinin, sonra da Yemen’in Sebe şehrinin yanında el-Cevf mevkiinde Gutayf oğullarının putu idi.
Yeûk: Yemenli Hemedân kabilesinin putu idi.
Nesr: Himyer’in Zü’l-Kelâ hânedânının putu idi.
Bu isimler aslında Nuh (Aleyhisselam)’ın kavminden salih insanların isimleriydi. Bu salih kimseler vefat ettikleri zaman, şeytan onların mensup oldukları kavimlerine bunların adlarına hayatlarında oturdukları yerlere bir takım heykeller dikin ve onlara bu isimleri verin şeklinde vahiy etmiştir.
Onlar da bu heykelleri dikmiş ve salih insanların isimlerini yaptıkları heykellere vermişlerdir. Bu heykellere ilk zamanlarda ibadet edilmemiştir. Nihayet bunları diken nesil vefat edip bu heykellerle ilgili bilgiler unutulduğu zaman, bilgisizlikle bunlara tapılmıştır.”
Buhari 4935
(3) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Ey kitap ehli! Dininizde taşkınlık etmeyiniz!”
Nisa Suresi 171
(4) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Ey kitap ehli! Dininizde haksız yere taşkınlık etmeyiniz!”
Maide Suresi 77
a) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’nın ayeti tefsirdeki ifadeleri dikkatle düşünüldüğünde resim ve heykellerin yasaklanmasındaki hikmet ortaya çıkar.
b) Her ümmette şirkin yayılma sebebi, rabbani bilginin ve nebevi talimin reddedilmesi, toplumda günlük yaşamdan uzaklaştırılması ve bu şekilde unutulmasıdır.
c) Rabbani ilmin sahibi, nebevi metodu iyi bilen âlimlerin toplumlarda söz sahibi edilmemesi, nasihatleri dikkate alınmayıp onlara değer verilmemesi ilmin unutulmasının başlıca amilidir.
d) Şeytan, düşmanı insanı onun da kendi gibi cehennem ehlinden olması için haddi aşmaya götürür. Bunu tedricen yapar. Önce işe Allah dostu salih kimseleri haddinden fazla sevdirerek ve tazim ettirerek başlar. Sonra onların kabirlerini insanların hacetler kıblesi haline getirir ve onlara şu fiilleri fısıldar:
√ Onların kabri başında yapılan dua kabul edilmeye şayandır, der.
√ Onları Allah ile kendi aranızda aracı edininiz, der.
√ Onlara kabirleri başında sıkıntı ve isteklerinizi bildirin ve onlara dua edin, der.
√ Onların kabir ve türbelerinin başında kurban kesip yemekler yaparak, oraları bayram yerleri edinin ve onlara bu şekilde ibadet edin, der.
√ Kabirlere ve salih kimselerin türbelerine ibadeti, duayı, kurban kesmeyi ve benzeri fiilleri yasaklayanlar sizin en büyük düşmanınızdır. Onlarla savaşın ve onlara fırsat vermeyin, der.
Allah-u Teâlâ, şeytanın insandan dostlarına bu gibi şeyleri fısıldayıp salih insanlarla onların mücadele etmesini istediğini bize bildirmektedir.
(5) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
﴿وَإِنَّ الشَّيَاطِينَ لَيُوحُونَ إِلَى أَوْلِيَآئِهِمْ لِيُجَادِلُوكُمْ وَإِنْ أَطَعْتُمُوهُمْ إِنَّكُمْ لَمُشْرِكُونَ﴾
“Kuşkusuz ki, şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için vahyeder! Eğer onlara uyarsanız, kuşkusuz ki, siz elbette müşriklerden olursunuz!”
En’am Suresi 121
Yani şeytanın telkinine kanar ve sizler de kabirleri, türbeleri tapınak haline getirir, oralardan ihtiyaçlarınızın giderilmesini, hastalıklarınızın şifa bulmasını ister dua ederseniz; oralarda namaz kılar, kurban keserseniz müşriklerden olursunuz demektir.
(6) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
Ümmü Habibe ile Ümmü Seleme, Habeşistan’da gördükleri içinde resimler bulunan bir kiliseden bahsettiler. Bu kiliseyi Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e de anlattılar. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:
−“Onlar içlerindeki salih bir kimsenin vefat ettiğinde, kabri üzerine bir (türbe dikip) mescid yaparlar. İçine de o şekilleri resmederler. İşte onlar, kıyamet gününde Allah katında halkın en şerlileridirler!”
Buhari 527
Bu hadis de bize kabirlerin üzerine türbe yapmanın ve bu şekilde oraları mescid edinmenin bizi, Allah’ın yanında yaratılmışların en şerlisi haline dönüştürdüğünü bildirmektedir!