Şüphesiz ki, hamd Allah’a mahsustur. O’ndan yardım diler ve O’ndan bağışlanma isteriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülerinden Allah’a sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur. Kimi de saptırırsa onu da hidayete erdirecek yoktur. Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığına ve ortağı da olmadığına şahitlik ederim. Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Allah’ın kulu ve Rasulu olduğuna da şahitlik ederim.
“Cennete Girmek İçin Otuz Sebep” isimli bu risalede Allah’ın fazlıyla failinin cennete girmesine sebep olan amellerin zikredildiği birçok ayet ve sahih hadisleri topladım. Ancak burada itikadı ne olursa olsun bir kişi mezkur amelleri yerine getirdiğinde bu ameller onun cennete girmesine kefildir manası kastedilmemektedir.
Mümin olan kimseden başkası cennete giremez. Kâfir veya müşriklerden biri Allah’a imanın haricinde bu amellerden bazısını veya tamamını yerine getirse, bu amellerin o kimseye faydası dokunmayacak ve o kimse cennete giremeyecektir. Çünkü Allah (Azze ve Celle) şöyle buyuruyor:
“Andolsun ki, Sana ve senden öncekilere şöyle vahyettik; Eğer şirk koşarsan mutlaka amelin heba olur/boşa gider ve mutlaka hüsrana uğrayanlardan olursun!”
Zümer Suresi 65
Allah (Azze ve Celle) kâfirlerden bahsederek şöyle buyuruyor:
“Onların yaptığı her ameli getiririz ve onu etrafa saçılmış toz zerreleri haline getiririz!”
Furkan Suresi 23
Bundan dolayı İslam, her amelin kabul edilmesi için gereken ilk şart olmuştur. İkinci şarta gelince: Allah’ın yanında amelin kabulü için, Allah’a yapılan amele samimiyetin de arkadaşlık etmesi gerekir. Yani amel eden kimsenin ameliyle herhangi bir varlığı kastetmemesi ve o ameliyle sadece Allah’ın veçhini kastetmesi gerekir. Bunun delili Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şu hadisidir.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Şüphesiz ki, Allah halis olan ve sadece kendi vechi (yüzü) istenilen ameli kabul eder.”
Nesei 3126
Amelin kabul olması için gereken üçüncü şarta gelince: O da Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e uymaktır. Bu sebeple bu risalede Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sabit ve sahih hadisleri üzerine iktifa ettim.
Yüce Allah’a güzel isimleri ve yüce sıfatlarıyla tevessül eder, bu ve bütün amellerimizi kendi veçhi için halis kılmasını dilerim.
Bu amelle, beni ve bütün müslüman kardeşlerimi faydalandırmasını; bunun ecrini Selim bir kalp getirenin dışında mal ve oğulların fayda vermediği kıyamet gününde bana, babama ve anneme yazmasını istiyorum. Bu risalede doğrulara isabet ettimse o Allah’tandır, O’nun fazlı ile olmuştur. Hata ettimse o benden ve şeytandandır.