Özürlü İnsanların Nikâhı İle İlgili Konular

(44) Küçük Çocukları Evlendirmenin Caizliği

(95) Süleyman bin Yesar (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) oğlunu kendi kardeşinin kızı ile evlendirdi. Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’nın oğlu, evlendiği gün küçüktü!”

Beyhaki 7/143/13817, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 6/228

(45) Anîn Kimsenin Nikâhı

(96) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Anîn iktidarsız olup cima yapamayan kimseye bir sene süre tanınır. Bu surede eşiyle cima ederse eder. Yoksa koca ile karısının arası tarafların şikâyetinde ayrılır.”

İbni Ebi Şeybe 3/331/2, Darekutni 6/324, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1911

(46) Hıyaru’l-Ayıb

(97) Ali bin Ebi Talib (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Her hangi bir kadın kendisinde; alaca, delilik, cüzzam yahut karn hastalıklarından biri olduğu halde nikâhlanırsa, onun kocası kadına dokunmadığı müddetçe onu tutmakta ve boşamakta muhayyerdir. Eğer adam kadına dokunmuş ise, fercini ihlal ettiği için adamın kadına mehir vermesi gerekir.”

Beyhaki 7/215/14229, Abdurrezzak 10677

Karn: Kadınların fercinde (cinsel organında) erkekğin zekerinin (cinsel organının) girmesine mani bir ur veya et parçası yahut kemiğin oluşmasıdır, bu durumların hepsi Karn diye adlandırılır.

İbnu Menzûr 13/334, 335 Lisanu’l-Arab

Bazı alimler de Karn hastalığını şöyle tarif etmişlerdir:

“Karn, kadının rahminde oluşan yumurta büyüklüğünde bir et parçasıdır ki, kadından gereken istifadeye mani olur yahut onun çocuk yapmasına engel olur.

(47) Eşlerden Önce Biri Sonra Diğeri İman Ettiğinde, Önceki Nikâh Geçerlidir! Yeni Bir Nikâh Akdine Gerek Yoktur!

(98) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kızı Zeyneb’i eski nikâhı ile kocası Ebi’l-As’a iade etti. Mehir ve benzeri bir şey yapmadı...”

Ebu Davud 2240, Tirmizi 1151, İbni Mace 2009, Hâkim 2811, Beyhaki 7/187, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1921

(48) Karısını Talakı Rıcî’ İle Boşayan Kimse Talaktan Vazgeçer ve Tekrar Eşine Dönmek İsterse Bu Caizdir Erkeğin Karısına Dönmesi Engellenemez!

(99) Hasanı Basri (Rahmetullahi Aleyh) Bakara Suresi 232. ayetin tefsiri hakkında şöyle demiştir:

“Bana Ma’kıl bin Yesar (Radiyallahu Anh) tahdis edip şöyle demiştir:

−Ben kız kardeşimi bir adamla evlendirdim. Bu adam kız kardeşimi boşadı. İddeti tamam olunca da gelip onu benden istiyordu. Ben de ona:

−Seni kız kardeşimle evlendirdim, onu sana aile döşeği yaptım ve her yönden ikram ettim. Buna rağmen sen kardeşimi boşadın! Sonra da gelmiş onu tekrar benden istiyorsun! Hayır! Vallahi, kardeşim sana ebediyen dönüp varmaz dedim! Ancak bu adam kendisinde beis olmayan bir kimseydi. Kız kardeşim de ona dönmek istiyordu. İşte bunun üzerine Allah Bakara Suresi 232. ayetin indirdi:

“Kadınları boşadığınız zaman iddetlerini bitirdiler mi, kendi aralarında güzelce anlaştıkları takdirde (eski) kocaları ile evlenmelerine engel olmayın! Bu içinizden Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimselere verilen bir öğüttür. Bu sizin için daha iyi ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilemezsiniz!”

Bunun üzerine ben:

−Ya Rasulallah! Şimdi ne yapayım? dedim. Ravi dedi ki:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in emri ile kız kardeşini eski kocasıyla evlendirdi.”

Buhari 5222, Darekutni 3/233/15, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1843

(100) Abbad (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

Hasanı Basrî (Rahmetullahi Aleyh)’i işittim şöyle diyordu:

−Bana Ma’kıl bin Yesar (Radiyallahu Anh) tahdis edip şöyle demiştir:

−Benim bir kız kardeşim vardı. İnsanlar onunla evlenmek için onu benden istiyorlardı. Bense onu kimseye vermiyordum. Nihayet amcamın oğlu bana geldi ve kız kardeş ile evlenmek üzere benden talep etti. Ben de kardeşimi onunla evlendirdim. Onlar Allah’ın hayat arkadaşı olmalarını dilediği kadar hayat arkadaşı oldular. Sonra amcamın oğlu kız kardeşimi talak-ı rıcî ile boşadı ve o iddetini tamamlayana kadar kardeşimi terk etti. Sonra amcamın oğlu bana geldi ve kardeşimi benden tekrar istedi. Ben de ona:

−Ey ahmak kişi! Kardeşimle evlenmek için insanlar onu benden talep ettiler, ben buna mani oldum. Sen onu benden talep ettin, ben seni tercih ettim ve onu seninle nikâhladım. Akabinde sen onu boşadın ve iddeti bitinceye kadar onu istemedin! Kardeşimle evlenmek için insanlar gelip onu benden isteyince, gelip ona talip oldun. Hayır, kendinden gayrı İlah olmayan Allah’a yemin ederim ki, onu sana ebediyen nikâhlamayacağım! dedim. Ravi dedi ki:

Buna müteakiben Ma’kıl bin Yesar (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Şu Bakara Suresi 232. ayet benim hakkımda indi:

“Kadınları boşadığınız zaman iddetlerini bitirdiler mi, kendi aralarında güzelce anlaştıkları takdirde (eski) kocaları ile evlenmelerine engel olmayın! Bu içinizden Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimselere verilen bir öğüttür. Bu sizin için daha iyi ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilemezsiniz!”

Aziz ve Celil olan Allah kız kardeşimin ona ihtiyacı olduğunu, onun da kız kardeşime ihtiyacı olduğunu elbette bildi ve bu ayeti indirdi. Bunun üzerine ben:

İşittim ve itaat ettim dedim kız kardeşimi onunla evlendirdim. Yeminimi bozduğum için de kefaret verdim.

Tayalisi 930, Ebu Davud 2087, Tirmizi 3164, Darekutni 3/234/16

Talak-ı Ricî: Bir talakla veya iki talakla kişinin karısını boşadığı talaktır. Bu talakta üç tuhur müddeti geçmediği sürece kişinin hanımına dilediğinde dönme imkânı vardır.