(1) Ebu Galib el-Hayyat (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
“Enes bin Malik (Radiyallahu Anh)’ı bir kimsenin cenaze namazını kılarken gördüm. Cenazenin başı hizasında durdu. Cenazeyi kaldırıp götürdüklerinde, Kureyş veya Ensar’dan bir kadının cenazesi getirildi. Enes (Radiyallahu Anh)’a:
−Ya Eba Hamza! Bu falancanın kızı falandır; onun cenaze namazını kılsan, denildi. Enes (Radiyallahu Anh) onun cenazesini kıldırdı ve onun orta tarafında durdu. Cenazenin üzerinde yeşil bir örtü vardı. O anda aramızda el-Âlâ bin Ziyâd el-Adevi bulunuyordu. Enes (Radiyallahu Anh)’ın erkek ve kadına cenaze namazı kıldırırken değişik yerlerde duruşunu gördü ve:
−Ya Eba Hamza! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cenaze namazını kıldırırken bu şekilde senin erkeğe durduğun gibi ve kadına da durduğun gibi mi dururdu? dedi. Enes (Radiyallahu Anh):
−Evet, dedi.
Ahmed bin Hanbel Müsned 13112, Ebu Davud 3194, Tirmizi 1034, İbni Mace 1494, Tayalisi 2149, İbni Ebi Şeybe 3/195, Albânî Ahkâmu’l-Cenâiz 138, 139
(2) Semure bin Cundeb (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Nifaslı iken ölen, Ümmü Ka’bın cenaze namazını Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in arkasında kıldım. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun cenaze namazını kılarken orta tarafında durdu.”
Müslim 964/87, Buhari 1253, Ebu Davud 3195, Nesei 391, Tirmizi 1035, İbni Mace 1493, İbni Hibban 3067, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/1419, İbnu’l-Carud 544
Açıklama: Cenaze namazını kıldıracak imamın, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetinde geldiği gibi cenaze erkekse onun baş tarafında, kadınsa onun beli hizasında durması gerekir. Yukarıdaki hadisler böyle yapılmasına delalet etmektedir.
(3) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir cenazeye namaz kılmak için tekbir aldı ve ilk tekbirde ellerini kaldırdı. Sonra sağ elini sol elinin üzerine koydu.”
Tirmizi 1077, Darekutni 2/75, Beyhaki 4/38, Albânî Ahkâmu’l-Cenâiz 147
Açıklama: Normal namazlarda olduğu gibi cenaze namazında da iftitah tekbiriyle beraber elleri omuz veya kulak hizasına gelecek şekilde kaldırmak vaciptir. Yine normal namazda olduğu gibi eller göğüs ezerinde, sağ el sol elin üzerine konur.
(4) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir cenaze üzerine namaz kıldı, ona dört kere tekbir aldı ve bir kere selam verdi.”
Darekutni 2/72, Hâkim 1/360, Albânî Ahkâmu’l-Cenâiz 163
Açıklama: Hadiste de zikredildiği gibi cenaze namazı için dört kere tekbir alınır. İlk İftitah tekbirinde eller omuz hizasına veya kulak memeleri hizasına kadar kaldırılır. Diğer tekbirlerde ise eller kaldırılmaz! Göğüs üzerinde bağlandığı gibi sabit kalır.
(5) Ebu Umâme (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Cenaze üzerine kılınan namazda sünnet, birinci tekbirle beraber sırrı (yani içinde gizli) olarak Ümmü’l-Kur’an’ı (yani Fatiha’yı) okumak ondan sonra da üç kere tekbir almak ve sonunda selam vermektir.”
Nesei 1988, İbni Hazm Muhalla 5/129, Ahkâmu’l-Cenâiz 141
Açıklama: Cenaze namazında kıraat, birinci rekâtta İftitah tekbirini aldıktan sonra İstiaze, Besmele ve Fatiha okunur. Cenaze namazında kıraat açıktan yapılmaz, aksine ondaki kıraat gizlidir.
(6) Ebu Umâme bin Sehl (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Cenaze üzerine kılınan namazda sünnet; İmam tekbir alır. İlk tekbirden sonra o içinden sırrı olarak (Subhanekeyi okumadan) Fatihatu’l-Kitabı okur. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e selât-u selam getirir. Bundan sonraki üç tekbirde de cenazeye ihlâsla dua eder. Bunlarda kıraatten bir şeyi yapmaz! Sonra sağına döndüğü vakit içinden gizlice selam verir. İmamın arkasındaki kimselerin de imamın yaptığının aynısını yapması sünnettir.”
İbnu’l-Carûd 540, Beyhaki 4/39, Abdurrezzak 6428, Albânî Cenâiz 155
(7) İmam Şafiî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabı, Allah’ın izniyle Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünneti dışında hiçbir şey için sünnet ve hak tabirini kullanmazlar!”
Şafiî el-Umm 1/239, 240, Beyhaki 4/39, İbnu’l-Carud 265, Hâkim 1/360
Allâme Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:
“Cenaze namazında, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e getirilecek salâvat ifadelerine gelince, bu husustaki sahih hadisler arasında herhangi bir şey tesbit edemedim! Açıkça görüldüğü kadarıyla cenaze namazında salâvat için özel bir şekil bulunmamaktadır! Bunun yerine farz namazdaki teşehhüd hakkında sabit olan şekillerden birisi okunur.”
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ،
اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مَحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مَحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ
Açıklama: Cenaze namazı, içerisinde rüku, secde ve ka’de olmayan bir namazdır. Cenaze namazı ayakta dört tekbir ve selamla kılınan tek namazdır. Cenaze namazını kılınma şekli ise:
1) Önce cenaze namazı için kalbi niyet yapılır.
2) İlk iftitah tekbiri, bunun keyfiyetini yukarıdaki açıkladık. İftitah tekbirinin akabinde sessiz olarak İstiaze, Besmele ve Fatiha okunur.
3) İkinci tekbir, bu tekbirde el kaldırmak yoktur. İkinci tekbirin akabinde Salli ve Barik duaları okunur.
4) Üçüncü tekbir, bu tekbirde de el kaldırmak yoktur. Üçüncü tekbirin akabinde cenaze için dua edilir. Bu dua şöyledir:
اللَّهُمَّ اغْفِرْ لَهُ، وَارْحَمْهُ، وَعَافِهِ، وَاعْفُ عَنْهُ، وَأَكْرِمْ نُزُلَهُ، وَوَسِّعْ مُدْخَلَهُ، وَاغْسِلْهُ بِالْمَآءِ، وَالثَّلْجِ، وَالْبَرَدِ، وَنَقِّهِ مِنَ الْخَطَايَا كَمَا نَقَّيْتَ الثَّوْبَ الْاَبْيَضَ مِنَ الدَّنَسِ، وَابْدِلْهُ دَارًا خَيْرًا مِنْ دَارِهِ، وَأَهْلاً خَيْرًا مِنْ أَهْلِهِ، وَزَوْجًا خَيْرًا مِنْ زَوْجِهِ، وَادْخِلْهُ الْجَنَّةَ، وَأَعِذْهُ مِنْ عَذَابِ النَّارِ
Burada bu duadan başka dualar da vardır, onları öğrenmek isteyen kimseler, hadis kitaplarının cenaze bölümüne bakmalıdır.
5) Dördüncü tekbir, yine bu tekbirde de el kaldırmak yoktur. Dördüncü tekbirin akabinde de:
اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِحَيِّنَا، وَمَيِّتِنَا، وَشَاهِدِنَا، وَغَائِبِنَا، وَصَغِيرِنَا، وَكَبِيرِنَا، وَذَكَرِنَا، وَأُنْثَانَا، اللَّهُمَّ مَنْ أَحْيَيْتَهُ مِنَّا، فَأَحْيِهِ عَلَى الْإِسْلاَمِ، وَمَنْ تَوَفَّيْتَهُ مِنَّا، فَتَوَفَّهُ عَلَى الْإِيمَانِ. اللَّهُمَّ لاَ تَحْرِمْنَا أَجْرَهُ، وَلاَ تُضِلَّنَا بَعْدَهُ
Şeklinde hafif bir dua edilir ve selam vererek namazdan çıkılır.
İbni Mace 1498, Beyhaki 4/41
Cenaze namazını kılacak kimseler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in hadisinde geldiği gibi en az üç saf yapmaları gerekir. Bu, cenaze namazını kılacak kimseler için bir sünnettir!
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herhangi bir Müslüman vefat ederde Müslümanlardan üç saf onun üzerine cenaze namazı kılarsa, o kimse mutlaka bağışlanır.”
Ebu Davud 3166, Tirmizi 1028, İbni Mace 1490
(8) Avf bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir cenaze üzerine namaz kıldırdı. O’nun duasından şunları ezberledim:
اللَّهُمَّ اغْفِرْ لَهُ، وَارْحَمْهُ، وَعَافِهِ، وَاعْفُ عَنْهُ، وَأَكْرِمْ نُزُلَهُ، وَوَسِّعْ مُدْخَلَهُ، وَاغْسِلْهُ بِالْمَآءِ، وَالثَّلْجِ، وَالْبَرَدِ، وَنَقِّهِ مِنَ الْخَطَايَا كَمَا نَقَّيْتَ الثَّوْبَ الْاَبْيَضَ مِنَ الدَّنَسِ، وَأَبْدِلْهُ دَارًا خَيْرًا مِنْ دَارِهِ، وَأَهْلاً خَيْرًا مِنْ أَهْلِهِ، وَزَوْجًا خَيْرًا مِنْ زَوْجِهِ، وَأَدْخِلْهُ الْجَنَّةَ، وَأَعِذْهُ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ، وَمِنْ عَذَابِ النَّارِ
“Allahummağfir Lehu Verhamhu Ve Âfihî Vağfu Anhu Ve Ekrim Nuzulehû Ve Vassiğ Mudhalehu Vağsilhu Bi’l-Mâi Ve’s-Selci Ve’l-Beredi Ve Naggihî Minel Hatâyâ Kemâ Nakkayte’s-Sevbe’l-Ebyada Mine’d-Denesi Ve Edhilhu Daren Hayran Min Dârihi Ve Ehlen Hayran Min Ehlihi Ve Zevcen Hayran Min Zevcihi Ve Edhilhu’l-Cennete Ve Eizhu Min Azâbi’b-Gâbri Ve Min Azâbi’n-Nâri.”
Ravi, Avf bin Malik:
“Bu duayı işitince keşke bu ölünün yerinde ben olsaydım diye temenni ettim dedi.”
Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Ona mağfiret et, ona merhamet eyle, ona afiyet ver, onu affet, ona konaklayacağı yerde ikram et, gireceği yeri genişlet, su, kar ve dolu ile onu yıka, onu günahlardan beyaz elbiseyi kirden arındırdığın ğibi arındır. Ona şimdiki yurdundan daha hayırlı bir yurt, ailesinden daha hayırlı bir aile, eşinden daha hayırlı bir eş ver. Onu cennete girdir, kabrin ve ateşin azabından koru.”
Ravi şöyle dedi:
Avf bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Bu duayı işitince keşke bu ölünün yerinde ben olsaydım diye temenni ettim.”
Müslim 963/85, Nesei 62, Tirmizi 1025, İbni Mace 1500, İbnu’l-Carud 264, 265, Beyhaki 4/40, Tayalisi 999, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/23, 28
(9) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir cenaze üzerine cenaze namazı kıldığı zaman, ona şöyle dua ederdi:
اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِحَيِّنَا، وَمَيِّتِنَا، وَشَاهِدِنَا، وَغَائِبِنَا، وَصَغِيرِنَا، وَكَبِيرِنَا، وَذَكَرِنَا، وَأُنْثَانَا، اللَّهُمَّ مَنْ أَحْيَيْتَهُ مِنَّا، فَأَحْيِهِ عَلَى الْإِسْلاَمِ، وَمَنْ تَوَفَّيْتَهُ مِنَّا، فَتَوَفَّهُ عَلَى الْإِيمَانِ. اللَّهُمَّ لاَ تَحْرِمْنَا أَجْرَهُ، وَلاَ تُضِلَّنَا بَعْدَهُ
“Allahummeğfir Li Hayyinâ Ve Meyyitinâ Ve Şâhidinâ Ve Gâibinâ Ve Sagîrinâ Ve Kebîrinâ Ve Zekerinâ Ve Unsânâ. Allahumme! Men Ehyeytehu Minnâ Fe Ehyihi Ale’l-İslami Ve Men Teveffeytehu Minnâ Fe Teveffehu Ale’l-İmani. Allahumme! Lâ Tahrimnâ Ecrehu Ve Lâ Tudillenâ Bağdehu.”
Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Yaşayanımıza da, ölmüşümüze de, hazır bulunanımıza da, bulunmayanımıza da, küçüğümüze de, büyüğümüze de, erkeğimize de, kadınımıza de mağfiret et. Allah’ım! Bizden kimi hayatta bırakırsan İslam üzere yaşat. Bizden kimin de canını alırsan iman üzere canını al. Allah’ım! Bunun ecrinden bizi mahrum bırakma ve ondan sonra da bizi saptırma.”
İbni Mace 1498, Ebu Davud 2201, Tirmizi 1024, İbni Hibban Mevarid 757, Beyhaki 2/41, Albânî Ahkâmu’l-Cenâiz 157
Açıklama: Yukarıda izah edildiği gibi cenaze namazının üçüncü ve dördüncü tekbirlerinin akabinde cenaze için dua edilir. Üçüncü ve dördüncü tekbirlerle beraber bu metnini verdiğimiz dualar yahut burada metnini vermediğimiz diğer Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den sahih olarak rivayet edilen başka dualar edilir. Hadislerde geldiği gibi, üçüncü tekbirle beraber birinci duayı, dördüncü tekbirle beraber ikinci duayı okumak caizdir. Bununla beraber diğer sahih duaları da okumak caizdir.
(10) Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Üç haslet var ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onları yapardı ama insanlar onları terk etti! Birincisi, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazda selam verdiği gibi cenaze üzerine kıldığı namazda da selam verirdi...”
Beyhaki 4/43, Albânî Ahkâmu’l-Cenâiz 162
Açıklama: Bu hadiste cenaze namazında selam vererek namazdan çıkmanın, normal namazlarda selam vererek çıkmakla aynı olduğu bildirilmektedir. Yani cenaze namazında, sağa ve sola selam verilebilir. Yukarda geçtiği gibi cenaze namazında namazdan çıkış için verilen selamın bir kere ve sağ tarafa olduğu zikredilmektedir. Bu iki hadisten anlaşılan, bu iki şekildeki uygulamanın her ikisinin de caiz olduğu anlaşılmaktadır.
(11) Talha bin Abdullah bin Avf (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
“Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’nın arkasında bir cenaze namazı kıldım. Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma), Fatiha Suresini okudu ve onu cehri yapıp bize işittirdi. Namazdan çıkınca elini tuttum ve Fatiha’yı cehri okumasını sordum. Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
−O sünnettir ve haktır.”
İbni Hibban 3071, Buhari 1256, Ebu Davud 3198, Nesei 1986, Tirmizi 1027
Açıklama: Cenaze namazının ilk tekbirinde Fatiha’yı okumak Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetidir. Buradaki sünnetin anlamı, vacibin karşıtı manasındaki sünnet değildir. Aksine o, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in devamlı yapa geldiği yolu ve âdeti manasına olan sünnettir. Bu manasıyla sünnet vacib anlamını taşımaktadır. Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’nın Fatiha’yı açıktan okuması ise, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in her cenazede tekrarladığı bu Fatiha’yı insanlara öğretmek içindir. İnsanların bu vacibi bilmeden terk etmelerini istememiştir.