Abdest Alırken Şöyle
Dua Ediyorum

Soru: Benim yapa geldiğim bir adetim var ki, bunun iyi mi, yoksa kötü mü olduğunu bilmiyorum! Mesela, abdest esnasında ayaklarımı yıkarken, Allah (Azze ve Celle)’ye, ayaklarımı Sırat’ta sabit kılması için Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in makamı ile dua ediyorum. Namazda da şöyle diyorum:

Ey Rabbim! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in makamı için beni bağışla, bana merhamet et ve bana müsamaha göster.

Böyle bir dua caiz midir? Bununla beraber şunun da bilinmesi gerekir ki, ben bu şekilde dua etmeyi adet haline getirdim ve inanıyorum ki, Allah Subhanehu ve Teâlâ, habibi yani candan dostu, Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile tevessül edenin duasını geri çevirmez!

Cevap: Bir kimsenin Allah’a, Sırat Köprüsü üzerinde ayaklarını sabit kılması için Allah (Azze ve Celle)’ye dua etmesi güzel bir duadır ve bunda bir sakınca yoktur! Allah (Azze ve Celle)’den hepimizin ayaklarını sabit kılmasını dileriz.

Lakin iki açıdan bu duaya hata girmiştir! (Yani bu dua iki yönden yanlıştır!)

Birinci Hata: Abdest alırken ayakların yıkanması esnasında bu duayı adet haline getirmektir!

Siz biliyorsun ki, abdest bir ibadettir! Bir Müslüman, bir ibadetin yapılış şeklini ne eksiltebilir ne de fazlalaştırabilir! Bilakis Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)e uyup ve Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yaptığı gibi ne fazla ve ne de eksik yerine getirmemiz gerekir!

(1) İbni Teymiyye (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Hiçbir kimse, sünnet olanın dışında dua ve zikir nevinden bir sünnet ortaya çıkaramaz ve bunu beş namazda yapıla gelen ibadetler gibi buna devam edemez! Bilakis bu, Allah (Azze ve Celle)’nin izin vermediği dinde bid’at çıkarmadır!”

Mecmu’ul-Fetava 22/510

Allah Rasulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)den abdest sırasında azaları yıkarken herhangi bir dua gelmemiştir! Bu konuda bir hadis gelmiş, ancak bu Allah Rasulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den geldiği sahih değildir!

(2) Hafız ibni Salah (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Bu konuda sahih bir hadis yoktur!”

Hafız İbni Hacer Telhîsu’l-Habîr 1/297

(3) İbni Kayyım (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Abdest alırken her uzvun yıkanmasında zikir olduğu hadisi batıldır!”

Menaru’l-Munîf 45

(4) Nevevi (Rahmetullahi Aleyh) abdestte uzuvlar yıkanırken dua hakkında şöyle demiştir:

“Uzuvlar yıkanırken dua etmenin aslı yoktur!”

Futuhat er-Rabbaniyye 2/27, 29

(5) Şeyh Muhammed bin İbrahim şöyle demiştir:

“Bazı insanlar, abdest esnasında her uzuv yıkanırken özel bir dua olduğunu söylemişler ve bu konuda bazı hadisler rivayet etmişlerdir! Ancak bunlar asla sahih değildir! Bilakis bu hadisler batıldır!”

(6) Abdulaziz bin Baz şöyle demiştir:

Bunların hiçbirinin aslı yoktur! Allah Rasulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den böyle bir şey gelmemiştir! Bu uzuvlar yıkanırken bu tür dualarla dua etmek müstehap değildir! Abdestte sadece şu iki şeyi yapmak müstehaptır:

Birincisi: Abdeste başlarken besmele çekmek. (Yani Bismillah demek)

İkincisi: Abdest aldıktan sonra da kelime-i şehadet getirmek.

(7) Ömer bin el-Hattab (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sizden herhangi bir kimse abdest alır ve abdest alışını tam yaptıktan sonra (şöyle dua) derse, muhakkak ki, ona cennetin sekiz kapısı açılır ve kendisi hangisinden isterse içeriye girer.”

أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ، وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ، وَرَسُولُهُ

Duanın Manası: Allah’tan başka hakkıyla ibadet olunan hiçbir ilah olmadığına, Allah’ın bir olduğuna ve ortağının bulunmadığına şehadet ederim. Yine şehadet ederim ki, Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Allah’ın Kulu ve Rasulüdür.

Müslim 234/17, Ebu Avane 1/225, Ebu Davud 169, Nesei 148, İbni Mace 470, Tirmizi 55, İbni Hibban 1050, Beyhaki 1/78, Abdurrezzak 142, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/145, 146, 153

Abdestte meşru (yani dinden) olan budur!

Şeyh Abdulaziz bin Baz Dersleri 13

İkinci Hata: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in makamı ile demektir!

Kuşkusuz ki, Allah Rasulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in makamı çok yücedir. Lakin, Allah (Azze ve Celle), dualara icabet etmek için bunu tevessül olarak kılmamıştır!

Allah Rasulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizleri böyle bir şeye yönlendirmemiştir! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizlere hayır olup da göstermediği hiçbir yol yoktur! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu şekilde bir tevessülü bizlere göstermemiştir! Böylelikle böyle bir duanın meşru (yani dinden) olmadığı bilinmiş oldu.

Kişi Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetine tabi olmaya hırslı olması gerekir. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetinde herhangi bir noksanlığa ve eksikliğe gitme! Dinde sonradan uydurulan ve dine sonradan sokulan bid’atlerden de uzak dur!

(8) Irbad bin Sariye (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün sabah namazını müteakip bize son derece tesirli bir nasihat etti. Bu nasihatin tesirinden gözler yaşla ve kalpler korku ile dolmuştu.

Ashab’tan bir adam:

Kuşkusuz ki, bu, vedalaşan kişinin öğütleridir! O halde ya Rasulallah! Bize neyi tavsiye buyurursunuz? dedi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu:

“Allah’a karşı takvalı olmanızı ve idareciniz Habeşistanlı bir köle bile olsa dinleyip itaat etmeyi size tavsiye ederim! Benden sonra birçok ihtilaflar göreceksiniz! Sonradan uydurma işlerden önemle sakınınız! Kuşkusuz ki, bunlar dalalettir! İçinizden herkim bunlara ulaşırsa benim sünnetime ve hidayet üzere olan Hulefa-i Raşidin’in yoluna sımsıkı sarılsın! Bu yolda dişlerinizi sıkınız!”

Ahmed bin Hanbel Musned 4/126, Darimi 16, Begavi 205, İbni Mace 42, Beyhaki 10/114, Taberani 1/78, Hâkim 1/96, Tirmizi 2815, Ebu Davud 4607