Mevlid Kandili Haramdır!

İsminden de anlaşıldığı üzere Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğduğu gecedir. Yani kesin olmamakla beraber Rabiu’l-Evvel ayının on ikinci gecesine rastlamaktadır. Bu gecenin ne fazileti ne de ibadet ile geçirilmesi hakkında hiçbir rivayet sabit olmamıştır!

Dolayısıyla Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendi doğum gecesini ne kendisi ne ashabı ne de bizden öncekiler ibadet ile geçirmemiştır!

Bunun üzerine ilim ehli bu geceyi o maksatla ihya etmeyi ve mevlid okumayı, dinde ihdas edilmiş bir bid’at olarak kabul etmişlerdir! Nitekim okunan mevlidin de bid’at olduğu ilim ehilince malumdur!

Değerli alim Muhammed bin Salih el-Useymin (Rahmetullahi Aleyh) kendisine Mevlidi Nebevi’yi ibadet ile geçirmenin hükmü sorulduğunda, o şöyle cevap vermiştir:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğduğu gece kesin olarak bilinmemektedir! Aksine günümüzdeki bazı tarihçiler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğduğu gecenin Rebiu’l-Evvel ayının 9. gecesi olduğunu söylemektedirler. O halde Rebiu’l-Evvel ayının 12. gecesi yapılan ibadet ile geçirmenin tarihi yönden hiçbir dayanağı yoktur!

Mevlidi Nebevi’yi ibadet ile geçirmenin dini yönden de hiçbir dayanağı yoktur! Çünkü Mevlidi Nebevi’yi ibadet ile geçirmek, Allah’ın dininden olmuş olsaydı, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu yapardı veya ümmetine de bunu bildirirdi!

Eğer Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu yapmış veya ümmetine bildirmiş olsaydı, bu ibadet ile geçirme, günümüze kadar hadis kitaplarında korunmuş olurdu!

Çünkü Allahu Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ

“Zikr’i (Kur’an’ı) kesinlikle biz indirdik ve onu elbette biz koruyacağız!”

Hicr Suresi 9

Hadisler de Allahu Teâlâ tarafından alimler vasıtası ile korunmaktadır.

Mevlidi Nebevi diye bir şey olmadığına göre, bu geceyi ibadet ile geçirmenin Allah’ın dininden olmadığı anlaşılmış oluyor. Allah’ın dininden olmadığına göre, bizim Mevlidi Nebevi ile Allahu Teâlâ’ya ibadet etmemiz ve Allah’a tevessülde bulunmamız asla caiz değildir!

Allahu Teâlâ, rızasına ulaşmamız için bize belli bir yol tayin etmişse ki bu yol Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in getirmiş olduğu dindir. Allah’ın kulları olduğumuz halde, Allah’ın rızasına ulaşmamız için kendi yanımızdan bir yol çıkarmamız nasıl caiz olsun?

Allah’ın dininden olmayan bir şeyi Allah’ın dinine yerleştirmek olan bu hareket, Allahu Teâlâ’nın hakkına yapılan bir tecavüzdür! Yine bu hareket, Allahu Teâlâ’nın şu sözünü yalanlamayı içerir. Allahu Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

الْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ وَأَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَتِي وَرَضِيتُ لَكُمُ الإِسْلاَمَ دِينًا

“Bugün size dininizi kemâle erdirdim. Üzerinize nimetimi tamamladım ve din olarak da size İslâm’ı seçtim.”

Maide Suresi 3

Biz deriz ki, eğer bu ibadet ile geçirme dinin kemalinden olsaydı, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefatından önce olması gerekirdi. Dinin kemalinden değilse, bu takdirde dinden olması mümkün değildir!

Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

الْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ وَأَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَتِي وَرَضِيتُ لَكُمُ الْإِسْلاَمَ دِينًا

“Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Üzerinize olan nimetimi de tamamladım ve sizin için din olarak da İslam’dan razı oldum.

Maide Suresi 3

Her kim, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefatından sonra ortaya çıkmış olmasına rağmen, bu mevlid kandilini ibadet ile geçirmenin dinin kemalinden olduğunu iddia ederse, onun bu sözü yukarıdaki ayeti yalanlamayı içerir!

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü ibadet ile geçirmek, bid’at ve haramdır! Üstelik bu mevlid kandilini ibadet ile geçirme de ne şeriatın ne hissin ne de aklın onaylamadığı büyük çirkinlikler olduğunu işitmekteyiz!

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü yapanlar, içerisinde Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hakkında aşırıya giden kasideleri, nağmelerle söylemektedirler. Öyle ki, bu kimseler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i Allah’tan daha büyük bir hale getirmişlerdir! Biz bu durumdan Allah’a sığınırız.

Yine, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü yapanlardan kimisinin akılsızlıklarını ve saçmalıklarını işitmekteyiz! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğduğu kıssayı okuyan Mevlidhan;

“Mustafa dünyaya geldi” dediği anda herkes tek kişinin ayağa kalktığı gibi ayağa kalkarak;

“Şu anda Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ruhu aramıza geldi, ona saygı göstermek için ayağa kalkalım” demektedirler. Bu hareket, aptallığın ve akılsızlığın ta kendisidir!

Bu kimselerin ayağa kalkmaları caiz değildir! Çünkü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisi için ayağa kalkılmasını çirkin görürdü!

Ebu Miclez (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

Muaviye hac yaptı. Onu görünce Abdullah bin Zubeyr ve Safvan ayağa kalktılar. Muaviye’de onlara şöyle dedi:

Oturun! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şöyle buyurduğunu işittim:

“Kim insanların kendisi için ayağa kalkmalarından memnun olursa, ateşte/cehennemde evini veya oturacağı yeri hazırlasın!”

İbnu’s-Semmak Emali 26, Buhari Edebü’l-Müfred 977, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/93, 100, Ebu Davud 5229, Tirmizi 2755, Tayalisi 1053, Taberani Mucemu’l-Kebir 19/351, İbni Ebi Şeybe 5/234, Tahavi Şerhu Muşkili’l-Asar 1127, Beyhaki el-Medhal 720, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 357

Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hastalandı ve oturduğu halde namaz kıldı. Biz de Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in arkasında ayakta namaz kıldık. Ebu Bekir (Radiyallahu Anh), Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in tekbirlerini insanlara işittiriyordu. Bir ara Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize meyletti ve bizi ayakta gördü. Bize işaret etti biz de oturduk ve Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in namazına uyup oturarak namaz kıldık. Selam verdiği zaman Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sizler biraz önce neredeyse, İranlıların ve Rumların yaptığı gibi yapıyordunuz! Onlar kralları otururken kendileri onlara karşı ayakta dururlar! Sizler öyle yapmayınız! İmamlarınıza ittiba ediniz! İmam ayakta namaz kılarsa siz de ayakta namaz kılınız! Oturarak namaz kılarsa siz de oturarak namaz kılınız!”

Müslim 413/84, Ebu Avane 2/108, Ebu Davud 606, Nesei 1199, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/300, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2/122

Bu hadis, kıyamın ibadet türlerinden olmasının delillerindendir! Liderlere, ölülere, hocalara, öğretmenlere, dedelere, babalara ve benzeri şeylere karşı ayakta durmak veya onlar için ayağa kalkmak, kafirlere ait ta’zim ve saygı gösterme şekillerindendir!

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabı, insanlar içerisinde onu en çok sevenler olmalarına ve onu bizden daha fazla yüceltmelerine rağmen, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayatta olduğu halde kendisi için ayağa kalkılmasını çirkin görmesinden dolayı Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) için ayağa kalkmadıklarına göre, uydurma hayallerle ayağa kalkan bu insanlara ne demeli?

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü ibadet ile geçirme bid’atı, asırların en hayırlısı olan ilk üç asır yani sahabe, tabiin ve tebei tabinin dönemi geçtikten sonra meydana gelmiştir! Üstelik bu bid’atla birlikte dinin esasıyla ters düşen bu çirkin şeyler meydana gelmiştir. Bunun yanında erkeklerle kadınların birbirine karışması gibi daha başka çirkin şeyler meydana gelmiştir.

Muhammed bin Salih el-Useymin’in fetvâ ve risâleleri 2/298, 300