Demokrasi İle Şeriat Gelmez!

Nebilik Yolu Üzere Hilafet

(1) Huzeyfe (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sizin aranızda Allah’ın dilediği müddetçe Nebilik kalır. Sonra Allah onu kaldırmayı dilediği vakit kaldırır. Sonra Allah’ın dilediği müddetçe Nebilik yolu üzere hilafet olur. Allah onu kaldırmayı dilediği vakit kaldırır. Sonra Allah’ın dilediği müddetçe sıkıcı bir hükümdarlık olur. Allah onu kaldırmayı dilediği vakit kaldırır. Sonra Allah’ın dilediği müddetçe zorba bir krallık olur. Allah onu da kaldırmayı dilediği vakit kaldırır. Sonra tekrar Nebilik yolu üzere hilafet gelir.”

Ahmed bin Hanbel Müsned 18434, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 5

Burada bu hadisi zikretmemizdeki maksat, Abdullah oğlu Muhammed Mehdî’nin, Nebilik yolu üzere olan ikinci hilafet devri halifelerinden olmasıdır. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu ümmetin tarih sayfalarını şu kısımlara ayırıyor:

1) Nebilik yönetimi merhalesi: Bu merhale Allah Rasulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in hayatı dönemidir.

2) Nebilik yolu üzere hilafet yönetimi merhalesi: Bu da raşid halifelerin yönetimi devridir. Ebu Bekir (Radiyallahu Anh)’ın halife seçilmesinden Ali bin Ebi Talib (Radiyallahu Anh)’ın şehid edilmesine kadar geçen dönemdir. Bazı âlimler Hasan bin Ali (Radiyallahu Anhuma)’nın emîrliğini de buna dâhil etmişlerdir. Bu şekilde hadiste vurgulandığı gibi hilafet otuz yıl sürmüş ve sonra hükümdarlık başlamıştır.

3) Baskıcı hükümdarlık yönetimi merhalesi: Bu hâkimiyet diğer hâkimiyete göre zalimlik derecesine ulaşmasa da içerisinde zulüm bulunan bir yönetimdir. Bu yönetim, Hasan (Radiyallahu Anh)’ın emîrliğinden sonraki Emeviler, Abbasiler, Memlukîler, Osmanlılar ve diğerlerinden ta ki yirminci asrın başlarında Osmanlı Devleti’nin yıkılışına kadar olan dönemdir.

Bu yönetim, bu zaman sürecinde tarih dönemlerinin tamamında İslam âlemi üzerinde birbirini takip eden her devlete şamildir. Ancak yönetimi raşid halifelerin yönetimine benzeyen Abdullah bin Zübeyr ve Ömer bin Abdulaziz (Rahmetullahi Aleyh) gibi insanlar bu hükümden istisna edilir. Onlar Kureyş’ten bu ümmetin idare işini üstlenenlerden sayılmışlardır.

4) Zorba krallık yönetimi merhalesi: Osmanlı devletinin düşmesinden şu anda ki asrımıza kadar devam eden dönemdir. Allah (Azze ve Celle)’den fazlı ve ihsanıyla bu dönemi bitirmesini diliyoruz.

Bu zorbalık; İslam âleminde hükümran olan her yönetim şeklini kapsar. İster krallık olsun, ister sultanlık olsun, ister particilik olsun! Bu zorbalık, birinci dünya savaşından sonra olduğu gibi kâfirlerin Müslümanlar üzerine yönetici olması gibi de olabilir…

Ya da cumhuriyet, demokrasi veya Allah’ın hakkı olan hâkimiyet ve kanun koymada O’nunla çekişen başka bir yönetim şekli de olabilir, bunların hepsi aynıdır…

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), İslam ümmetinin geçireceği bu devirleri zikrederken onları yönetim şekline göre sınıflandırmıştır. Onlar; Nübüvvet yolu üzere olan yönetim, içerisinde zulüm olan yönetim, şu anda olduğu gibi zorbacı yönetim şekilleridir.

5) Nebilik yolu üzere hilafet yönetimi merhalesi: Elbette bu merhale için çalışmak, hazırlık, Allah’ın yolunda kurban vermek, ilmi yaymak, Kur’an’a, Sahih Sünnete ve selefin yoluna uymak gerekir. Hiç şüphe yok ki bu ümmetin ilkleri ne ile salih kimseler oldularsa sonları da aynı şeyle salih kimseler olacaklardır.

İmam Malik bin Enes (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Bu ümmetin evveli ne ile ıslah olduysa, sonra gelenleri de öyle ıslah olur! O gün dinde olmayan şeyler, bugün de dinden değildir!”

Din, Mekke’de tebliğe başlanıldığında oranın efendileri, köleleri, güçlüleri, zayıfları, kadınları, küçükleri arasında garipti ve o, garip hale tekrar dönecektir.

Günümüzde nübüvvet yolu üzere yönetim merhalesinin başlangıcı, bu dini taşıyan gariplerdir. Onlar bu dini öğrenmekle, idrakle ve tatbikle taşıyacaklar. Bu din uğruna en şiddetli bela ve musibetlere tahammül gösterecekler. Onlar Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in:

“Benim sünnetime ve yol gösterici raşid halifelerin sünnetlerine uyun! Onlara azı dişlerinizle yapışın! İşlerin sonradan uydurulanlarından sakının! Her sonradan uydurulan şey bid’attır! Her bid’at dalalettir! Her dalalet ateştedir!”

Vasiyeti üzere sebat gösterirler. Bu garipler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetinden insanların ifsat ettiği şeyleri düzeltirler. Onlar, düşmanlarına ve kendilerine muhalefet edenlere üstün olarak Allah’ın yolunda cihad ederler. Onları terk eden ve yardımsız bırakan onlara zarar veremez! Allah’ın emri gelinceye kadar onlar bu durumda devam ederler.

Allah-u Teâlâ’dan bizi en şerefli Nebi’nin yolunda, ashabının yolunda ve din gününe kadar onlara güzellikle uyanların yolunda sabit kılmasını dileriz.

Abdurrahman Keylanî Kıyametin Alametleri Sayfa 119-123