(1) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Sadece kıbleye doğru namaz kıl! Önünden hiç kimsenin geçmesi için bırakma! Eğer imtina eder geçmek isterse onunla savaş! O ancak bir şeytandır!”
İbni Hibban 2369, İbni Huzeyme 800
(2) Talha bin Ubeydullah (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Biriniz namazda önüne rahlin (deve semerinin arkasında ki yaslanılacak ağaç) gerisi kadar bir şey edinsin sonra (ona doğru) namaz kılsın!”
Müslim 499/241, Ebu Davud 685, Tirmizi 334, İbni Mace 40, Ahmed bin Hanbel 1388, 1398
Not: Sütre, namaz kılanın önünden geçilmesini engellemek için önüne koyduğu yarım metre yüksekliğindeki herhangi bir nesnedir.
Namaz kılan, Rabbinin önünde ona münacat edip seslenmektedir. Önünden biri geçtiğinde bu geçişle, münacat ve seslenişi kesilir, huşusu gider. Bu sebeple namaz kılanın önünden geçenin günahı büyüktür! Namaz kılanın önünden geçen kimse, bu fiiliyle ne büyük günah işlediğini bilmiş olsaydı, orada kırk sene bekler yine namaz kılanın önünden geçmezdi! Namaz kılanın önünden geçenin günahının büyüklüğü sebebiyle namaz kılan kimseye onunla kavga etmesine izin verilmiştir.
Namaz kılarken sütre edinmek vaciptir! Çünkü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sütre edinmeyi emretmiş, namazlarında onu kullanmaya devam etmiş ve sütresiz namaz kılmayı yasaklamıştır! Bu karinelerin hepsi sütrenin vacip olduğunu teyit etmektedir!
İfade edildiği gibi sütre edinmek, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in kavli, fiili ve takriri sünneti olarak sabittir. Bir sünneti ihya edip ona ittiba ederek onunla amel etmek sıratı mustakim üzere olmaktır.
Namaz kılanın önünden geçenler, namazı kesen varlıklardan olsa da namaz kılanın önünde sütrenin bulunması, namazının kesilmesine manidir. Sütre, gerisinden geçenlere namaz kılanın önünde bulunmasıyla izin verir. Sütre, namaz kılanın bakışlarının sağa sola kaymasına bu sebeple de huşusunun gitmesine mani olur. Namaz kılan sütre edinmekle, yahut sütreye doğru namaz kılmakla, başkalarının önünden geçerek günah işlemesine vesile olmaz.
(3) Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Biriniz insanlara sütre olacak bir şeye doğru namaz kıldığında ve bir kimse de önünden geçmek isterse onu geçmekten men etsin! Eğer ısrar ederse onunla savaşsın! Çünkü o, ancak bir şeytandır!”
Buhari 585, Müslim 505/528, Ebu Davud 697, Ebu Avane 2/43, Nesei 756, İbni Mace 954, İbni Huzeyme 816, Beyhaki 2/267, Ahmed bin Hanbel Musned 3/3443
(4) Amr bin Şuayb babası ve dedesi tarikiyle şöyle dedi:
“Bizler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber Seniyye’den Azahir’e denilen mevkiye indik. Namaz vakti geldi. Biz Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in arkasında olduğumuz halde bir duvarı sütre edinerek namaza durdu. Bir kuzu gelip Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in önünden geçmeye çalıştı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kuzuya engel olmak için çaba sarf etti hatta karnı duvara yapıştı. Kuzu Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in arkasından geçmeye mecbur kaldı.”
Ebu Davud 708
Not: Namaz kılanın önüne sütre koyması yukarıda belirttiğimiz gibi vaciptir! Bir kimse önüne sütre koymuş halde namaz kılarken biri gelir ve sütreyle namaz kılan arasından geçmek isterse, namaz kılan onun geçmesine müdahale eder ve onun geçmesine izin vermez! O kimse ısrar eder ve geçmeye çalışırsa namaz kılan onunla kavga eder, çünkü o şeytandır! Yukarıdaki hadiste de hüküm böyle gelmiştir. Alimler, namaz kılanın önünden geçmek isteyen kimseyi bundan alıkoymak için, önce yumuşaklıkla sonra daha ciddi sonra ısrar ederse sertlikle muamele edilmesi gerektiğini bildirmişlerdir.
(5) Sehl bin Ebi Hasme (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Her hangi biriniz sütreye doğru namaz kıldığı vakit, ona yaklaşsın, şeytan namazını aleyhine kesmesin.”
Ahmed bin Hanbel Musned 16090, Ebu Davud 695, Nesei 747, Tayalisi 1342, Humeydi 401, İbni Hibban 2373
(6) Sehl bin Sa’d (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in namaz kıldığı yer ile (kıble cihetindeki) duvar arasında bir davar geçecek kadar mesafe olurdu.”
Buhari 578, Müslim 508/262, Ebu Davud 696, İbni Huzeyme 804, İbni Hibban 2374, Tabarani Mucemu’l-Kebir5896
Not: Yukarıda ki, iki bapta varit hadislerde zikredilen hüküm farz veya nafile namazlarda namaz kılanın sütreye yakın olması ondan uzakta durmaması gerekir şeklindedir. Hadiste geldiği gibi, sütreye yakınlık sütre edinmek kadar gereklidir. Namaz kılanın secde ettiği yerle sütresi arasındaki mesafe en fazla bir koyunun geçeceği kadar mesafedir.
(7) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Ramazan ve Kurban Bayramı günleri (musallada) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in önüne (sütre için) bir harbe dikilir, sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona doğru namaz kılardı.”
Buhari 930, Müslim 501/245, Ebu Avane 2/48, Ebu Davud 687, Nesei 746, İbni Mace 1305 İbni Hibban 2377, İbni Huzeyme 798, 799, 801, İbni Hazm el-Muhalla 4/9, Beyhaki 2/269, Begavi 2/449, 450, Ahmed bin Hanbel Musned 2/131, 142
(8) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bayram günü namaz kılmak için namazgâha çıktığı vakit, emreder, bir harbe önüne konur, kendisi de ona doğru namaz kılardı. İnsanlar da Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in arkasında namaza dururlardı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu seferlerde de böyle yapardı. Emirlerin (bayram namazlarında) o harbeyi taşımaları bundan ileri gelmiştir.”
Buhari 576, Müslim 501/245, Ebu Avane 2/49, Ebu Davud 687, Nesei 746, Darimi 1/328, İbni Mace 941, Ahmed bin Hanbel Musned 4614
Not: Bu hadisten açık arazide de olsa yine sütreye doğru namaz kılmanın vacip olduğunu anlıyoruz. Dolayısıyla ister evde, ister mescidde, ister açık arazide namaz kılalım namazda önümüze sütre koymamız gerekmektedir.
(9) Amr bin Şuayb babası ve dedesi tarikiyle şöyle dedi:
“Bizler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber Seniyye’den Azahir’e denilen mevkiye indik. Namaz vakti geldi. Biz Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in arkasında olduğumuz halde bir duvarı sütre edinerek namaza durdu. Bir kuzu gelip Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in önünden geçmeye çalıştı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kuzuya engel olmak için çaba sarf etti hatta karnı duvara yapıştı. Kuzu Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in arkasından geçmeye mecbur kaldı.”
Ebu Davud 708
(10) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz kılıyordu. Bir ara bir koyun önünden geçmek istedi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun geçmesine engel olmak için kıbleye kadar say etti. Nihayet karnını kıbleye yapıştırdı ve onun önünden geçmesine izin vermedi. Koyun da onun arkasından geçti.”
İbni Huzeyme 827, Tabarani Mucemu’l-Kebir 11937, Hakim 934
Not: Yukarıda ki, hadislerde görüldüğü gibi Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), namaz kılarken önünden bir hayvanın geçmesine dahi izin vermemiş ve sütre edindiği duvara kadar koyunla adeta yarış yapmıştır! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in bu fiili, namazda sütre edinen kimsenin önünden geçilmesine izin vermemesi ve önünden geçilmesini engellemek için gerekirse, birkaç adım atıp ileriye doğru yürümesini caiz yapar.
(11) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Ben dişi bir merkebe binili olduğum halde geldim. O gün ben yeni buluğ çağına girmiştim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mina’da insanlara namaz kıldırıyordu. Safların bazısının önünden geçerek merkepten indim. Yayılması için onu saldım ve safa girdim, bunu hiç kimse bana reddetmedi.”
Malik 1/155/38, Buhari 236, Müslim 504/254, Ebu Avane 2/54, 55, Ebu Davud 715, Nesei 751, Tirmizi 337, İbni Mace 947, Abdurrezzak 2359, İbni Huzeyme 833, Beyhaki 2/273, Ahmed bin Hanbel Musned 1/219, 264
Not: İmamın sütresi cemaat için sütredir, başlığı altında kastedilen mana, cemaat halinde kılınan namazlarda sadece imam sütre edinir, o sütre aynı zamanda cemaat için sütre olur. Cemaatinde ayrı ayrı sütre edinmesi gerekmemektedir. Ancak camide de olsa münferiden kılınan nafile namazlarda sütre gerekmektedir. Caminin direklerini, oturan insanları vb. şeyleri sütre edinebiliriz.
(12) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Uyuyan kimsenin arkasında ve konuşan kimsenin arkasında namaz kılmayınız!”
Ebu Davud 694
(13) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gece namazını, ben yatağın üzerinde kıblesiyle kendisi arasında uzanmış olduğum halde kılardı. Vitir kılmak istediği vakit beni uyandırırdı. Ben de kalkar vitir kılardım.”
Buhari 588, Müslim 512/268, Ebu Avane 2/52, Ebu Davud 711, Nesei 758, İbni Huzeyme 524, İbni Hibban 2347, Beyhaki 2/275, Ahmed bin Hanbel Musned 6/50
Not: Uyuyan kişiyi sütre edinmeyle ilgili hadisler ilk bakışta birbirine muhalifmiş gibi gelebilir. Aslında bu iki hadis arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Alimler bu iki hadisi izah ederken değişik ifadeler kullanmışlardır.
Uyuyan kişinin uyku halinde farkında olmadan üstü açılır ve gözükmemesi gereken yerleri gözükür yahut istenmeyen bir durum söz konusu olur. Bu durumdaki kimseyi sütre edinen, kaçınılmaz mezkur durumlarla karşı karşıya kalacak ve gördüğü manzara namazını fesada uğratacaktır.
Ama kişi yatılı olduğu halde uyumuyor ve onun vücudundan bir yerinin açılması söz konusu değilse bu durumda Aişe (Radiyallahu Anha)’nın hadisinin mefhumuna göre amel edip onu sütre edinmede bir yasaklama yoktur. Yahut da gece karanlık ve uyuyan kişinin üzeri açılsa da bedeninden açılan kısım belli olmuyorsa bu durumda da onu sütre edinip ona doğru namaz kılmakta bir beis yoktur. Bu anlatılanların hepsi yapılması gerekli olmayıp zorunlu hallerde caiz olan şeylerdir. Alimler konuşan kişiyi sütre edinip ona doğru namaz kılmayı kerih görmüşlerdir. Bu fiilin kerih olmasına, konuşmanın namaz kılanın zihnini meşgul edip onun huşusuna mani olduğunu sebep olarak zikretmişlerdir.