(1) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
خَتَمَ اللهُ عَلَى قُلُوبِهِمْ
“Allah onların kalplerini mühürlemiştir…”
Bakara Suresi 7
(2) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
لَهُمْ قُلُوبٌ لاَ يَفْقَهُونَ بِهَا وَلَهُمْ أَعْيُنٌ لاَ يُبْصِرُونَ بِهَا وَلَهُمْ آذَانٌ لاَ يَسْمَعُونَ بِهَا أُولَئِكَ كَالْأَنْعَامِ بَلْ هُمْ أَضَلُّ أُولَئِكَ هُمْ الْغَافِلُونَ
“Onların kalpleri vardır, kalpleri ile anlamazlar! Onların gözleri vardır, gözleri ile göremezler ve onların kulakları vardır, kulakları ile duyamazlar! Onlar hayvanlar gibidirler; aksine onlar daha sapıktırlar! Onlar gafillerin tâ kendileridir!”
A’raf Suresi 179
(3) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَا
“Onların kalpleri vardır, kalpleri ile aklederler.”
Hac Suresi 46
(4) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
كَذَالِكَ يَطْبَعُ اللهُ عَلَى قُلُوبِ الَّذِينَ لاَ يَعْلَمُونَ
“Allah bilmeyenlerin kalplerini işte böyle mühürler.”
Rum Suresi 59
(5) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
أَفَلاَ يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْآنَ أَمْ عَلَى قُلُوبٍ أَقْفَالُهَا
“Kur’an’ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerinin üzerinde kilitleri mi var?”
Muhammed Suresi 24
(6) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
إِنَّ فِي ذَالِكَ لَذِكْرَى لِمَنْ كَانَ لَهُ قَلْبٌ
“Şüphesiz ki, bunda kalbi olan kimse için elbette öğüt vardır.”
Kaf Suresi 37
(7) Ebi’l-Cağd ed-Damuri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kim, küçümseyerek üç Cumayı peş peşe terk ederse, Allah onun kalbini mühürler!”
Ebu Davud 1052, Nesei 1368, Tirmizi 500, İbni Mace 1125
(8) İyad bin Halife (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
Sıffın’da Ali (Radiyallahu Anh)’ın şöyle dediğini işitmiştir:
“Şüphesiz ki, akıl kalptedir! Merhamet/acıma duygusu, karaciğerdedir! Şefkat, dalaktadır! Nefes ise, akciğerdedir!”
Buhari Edebu’l-Müfred 547, 557