(57) Ömer (Radiyallahu Anh) minberin üzerinde şöyle dedi:
Ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim şöyle buyuruyordu:
“Ameller ancak niyetlere göredir...”
Buhari 143, Müslim 1907/100, Ebu Davud 2201, Nesei 75, İbni Mace 4227, İbni Hazm Muhalla 3/231, İbnu’l-Carud 64, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/25, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1/59
(58) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz kılmak için ayağa kalktığı vakit, omuzlarının hizasında olana kadar ellerini kaldırırdı...”
Müslim 390/22, 23, İbni Huzeyme 456
(59) Muhammed bin Amr bin Âta şöyle dedi:
“Ebu Humeyd’i Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in on tane sahabesinin arasında işittim. Onlardan biri de Ebu Katade (Radiyallahu Anh) idi. Ebu Humeyd (Radiyallahu Anh) şöyle diyordu:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in namazını en iyi bileniniz şüphesiz ki, benim. Sahabeler ona:
−Neden? Sen hepimizden daha önce onun sohbetinde bulunmuş değilsin ve bizden daha çok da ona ittiba eden değilsin! dediler. Ebu Humeyd (Radiyallahu Anh):
−Hayır, ben Onun namaz kılışını hepinizden daha iyi bilirim, dedi. Sahabeler de ona:
−Öyle ise anlat, dediler. Ebu Humeyd (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaza kalktığı zaman, kıbleye yönelir ve ellerini omuzlarının hizasına kadar kaldırırdı sonra da Allah-u Ekber derdi.”
İbni Hibban 1865, Ebu Davud 730, 963, Nesei 3/34, Tirmizi 304, İbni Huzeyme 587, Beyhaki 2/267, Begavi 555, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/425
(60) Vail bin Hucr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in nasıl namaz kıldığına bakacağım, dedim. Buna müteakiben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e baktım. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaza kalkıp tekbir aldığında ellerini kulaklarının hizasına kadar kaldırdı...”
İbni Hibban 1860, Ebu Davud 727, Nesei 888, Darimi 1/314, 315, Humeydi 885, Abdurrezzak 2522, Tabarani Mucemu’l-Kebir 22/84, Darekutni 1/290, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/318
(61) Malik bin el-Huveyris (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaza girdiği vakit tekbir alır ve ellerini kulaklarının hizasına kadar kaldırırdı. Rükû ettiği ve başını rükûdan kaldırdığı vakit de yine ellerini kulaklarının hizasına kadar kaldırırdı.”
İbni Hibban 1863, Ebu Davud 745, İbni Mace 859, Tabarani Mucemu’l-Kebir 19/625, Tayalisi 1253, Darekutni 1/292, Tahavi el-Meani 1/224, Begavi 567, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/53
(62) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz kılmak için ayağa kalktığı vakit, omuzlarının hizasında olana kadar ellerini kaldırır sonra Allah-u Ekber der ve tekbir alırdı...”
Müslim 390/2223, İbni Huzeyme 456
(63) Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“İmam, Allah-u Ekber dediği vakit siz de Allah-u Ekber deyiniz!..”
Beyhaki 2/16, Ahmed bin Hanbel Müsned 10994, Albânî Sıfatu’s-Salat 86
(64) Sehl bin Sa’d (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zamanında insanlara, namazda iken kişinin sağ elini sol bileği üzerine koyması emredilirdi!”
Buhari 755, Malik 1/174, Beyhaki 2/28, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/336
(65) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim şöyle buyuruyordu:
“Biz Nebiler topluluğu sahur yemeğini tehir etmekle, güneş batar batmaz hemen iftar etmekle ve namaz kılarken sağ ellerimizi sol ellerimizin üzerine koymakla emrolunduk!”
İbni Hibban el-Mevarid 1770, 885, Tabarani Mucemu’l-Evsad 1905, 4261, Tabarani Mucemu’l-Kebir 10851, 11485
(66) Tavus (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazda iken sağ elini sol eli üzerine kor, sonra iki elini göğsü üzerinde bağlardı.”
Ebu Davud 759
(67) Vail bin Hucr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber namaz kıldım. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sağ elini sol elinin üzerine gelecek şekilde göğsüne koyuyordu.”
İbni Huzeyme 479, Beyhaki 2/30, Albânî Ahkâmu’l-Cenâiz 150
(68) Kabisatubnu Hulbin babasından rivayet ederek şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i namazdan çıkarken sağından, solundan cemaate döndüğünü ve Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i elini göğsüne koyarken gördüm.”
Ahmed bin Hanbel Müsned 22026, Albânî Ahkâmu’l-Cenâiz 150
(69) Ali bin Ebi Talib (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaza durduğu vakit namazı Allah-u Ekber ile açar, iftitah duasını şöyle yapardı:
وَجَّهْتُ وَجْهِىَ لِلَّذِى فَطَرَ السَّمَاوَاتِ، وَالْأَرْضَ، حَنِيفًا مُسْلِمًا، وَمَا أَنَا مِنَ الْمُشْرِكِينَ، إنَّ صَلاَ تِى، وَنُسُكِى، وَمَحْيَاىَ، وَمَمَاتِى لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، لاَشَرِيكَ لَهُ، وَبِذَالِكَ أُمِرْتُ، وَأَنَا أَوَّلُ الْمُسْلِمِينَ، اللَّهُمَّ أَنْتَ الْمَلِكُ لآ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ، سُبْحَانَكَ، وَبِحَمْدِكَ، أَنْتَ ربِّي، وَأَنَا عَبْدُكَ، ظَلَمْتُ نَفْسِى، وَاعْتَرَفْتُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي ذُنُوبِي جَمِيعًا إِنَّهُ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ، وَاهْدِنِى لِأَحْسَنِ الْأَخْلاَقِ، لاَ يَهْدِي لِأَحْسَنِهَا إِلاَّ أَنْتَ، وَاصْرِفْ عَنِّي سَيِّئَهَا، لاَ يَصْرِفُ عَنِّي سَيِّئَهَا إِلاَّ أَنْتَ، لَبَّيْكَ، وَسَعْدَيْكَ، والْخَيْرُ كُلُّهُ فِي يَدَيْكَ، وَالشَّرُّ لَيْسَ إِلَيْكَ، أَنَا بِكَ، وَإِلَيْكَ تَبَارَكْتَ، وَتَعَالَيْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ، وَأَتُوبُ إِلَيْكَ
“Veccehtu Vechiye Lillezi Fatere’s-Semavati Ve’l-Arda. Hanifen Müslimen Ve Ma Ene Mine’l-Müşrikine. İnne Salati Ve Nusuki Ve Mahyaye Ve Memati Lillahi Rabbi’l-Âlemine. La Şerikelehu. Ve Bizalike Umirtu Ve Ene Evvelu’l-Müslimine. Allahumme Ente’l-Meliku La İlahe İlla Ente. Subhaneke Ve Bihamdike. Ente Rabbi Ve Ene Abduke Zalemtu Nefsi Va’tereftu Bi Zembi Fağfir Li Zunûbi Cemian. İnnehu La Yağfiru’z-Zunube İlla Ente. Vehdini Li Ahseni’l-Ahlagi La Yehdi Li Ahseniha İlla Ente. Vasrif Anni Seyyieha La Yasrifu Anni Seyyieha İlla Ente. Lebbeyke Ve Sa’deyke Ve’l-Hayru Kulluhu Fi Yedeyke. Ve’ş-Şerru Leyse İleyke Ene Bike Ve İleyke Tebarekte Ve Tealeyte Estağfiruke Ve Etubu İleyke.”
Duanın Manası: “Ben yüzümü birleyici olarak gökleri ve yeri yaratan Allah’a çevirdim. Ben müşriklerden de değilim! Kuşkusuz ki, namazım, bütün ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, ortağı olmayan âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. Ben ancak bununla emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim. Ey Allah’ım! Melik Sensin, Senden başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur! Sana hamdederim ve Seni tüm noksanlıklardan tenzih ederim. Sen benim Rabbimsin, bende Senin kulunum. Ben nefsime zulüm ettim, günahımı itiraf ettim, günahlarımın hepsini bağışla. Günahları ancak Sen bağışlarsın. Beni ahlakın en güzeline ulaştır, ahlakın en güzeline ancak Sen ulaştırırsın. Ahlakın kötüsünü benden uzaklaştır. Ahlakın kötüsünü ancak Sen uzaklaştırırsın. Lebbeyk emrine itaatkâr olarak sa’deyk davetine icabet edici olarak huzurundayım. Hayrın tamamı Senin elindedir. Şer Sana ulaşamaz. Ben Senin içinim, dönüşüm Sanadır. Sen ne mübareksin, Sen ne yücesin. Senden bağışlanma istiyor ve Sana tevbe ediyorum.”
Müslim 771/201, Ebu Davud 760, 761, Nesei 896, Tirmizi 226, İbni Hibban 1774, Darekutni 1/287, 296, Beyhaki 2/74, İbni Hazm Muhalla 4/95, 96, Begavi 3/3435, Ahmed bin Hanbel Müsned 717
(70) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz için tekbir aldığı zaman kıraatinden önce biraz susardı. Ben dedim ki:
−Ya Rasulallah! Anam babam sana feda olsun! Tekbir ile kıraat arasında şu sukutunu ve ne dediğini bana söyler misin? Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
اللَّهُمَّ بَاعِدْ بَيْنِى، وَبَيْنَ خَطَايَاىَ كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ الْمَشْرِقِ، وَالْمَغْرِبِ، اللّهُمَّ نَقِّنِى مِنْ خَطَايَاىَ كَمَا يُنَقَّى الثَّوْبُ الْأَبْيَضُ مِنَ الدَّنَسِ، اللّهُمَّ اغْسِلْنِى مِنْ خَطَايَاىَ بِالثَّلْجِ، وَالْمَآءِ، وَالْبَرَدِ
“Allahumme, Baid Beyni Ve Beyne Hatayaye Kema Bâadte Beyne’l-Meşrigi Ve’l-Mağribi. Allahumme, Naggini Min Hatâyaye Kema Yunegga’s-Sevbu’l-Ebyadu Mineddenesi. Allahummeğsilni Min Hatayaye Bi’sselci Ve’l-Mâi Ve’l-Beredi,’ derim.”
Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Benimle günahlarımın arasını, doğu ile batının arasını uzaklaştırdığın gibi uzaklaştır. Ey Allah’ım! Beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi, beni hatalarımdan temizle. Ey Allah’ım! Benim hatalarımı karla, suyla ve doluyla yıka gider.”
Müslim 598/147, Buhari 757, Ebu Avane 1/989, Ebu Davud 781, İbni Mace 805, Darimi 1/283, Beyhaki 2/195, Begavi 574, İbni Hibban 1775, 1778
(71) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazı açtığı zaman şöyle dua ederdi:
سُبْحَانَكَ، اللَّهُمَّ، وَبِحَمْدِكَ، وَتَبَارَكَ اسْمُكَ، وَتَعَالَى جَدُّكَ، وَلآ إِلَهَ غَيْرُكَ
“Subhaneke Allahumme Ve Bihamdike Ve Tebarekesmuke Ve Teâlâ Cedduke Ve La İlahe Gayruke.”
Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Seni hamdin ile tesbih ederim. İsmin ne mübarektir, azametin ne yücedir. Senden başka hak ilah yoktur.”
Tirmizi 243, Ebu Davud 776, İbni Mace 806, Darekutni1/301, Hâkim 859, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 341
(72) Cübeyr bin Mutim (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaza girdiği vakit şöyle der idi:
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ مِنْ نَفْخِهِ، وَنَفْثِهِ، وَهَمْزِهِ
“Eûzu Billahimine’ş-Şeytani’r-Racim Min Nefhihi ve Nefsihi ve Hemzihi.”
Tayalisi 947, Ebu Davud 764, İbni Mace 807, Hâkim 1/235, Beyhaki 2/35, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/85, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2/54
(73) Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaza kalktığı vakit şöyle der sonra okurdu:
أَعُوذُ بِاللهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ مِنْ هَمْزِهِ، وَنَفْخِهِ، وَنَفْثِهِ
“Eûzu Billihi’s-Semii’l-Alimimine’ş-Şeytani’r-Racim Min Hemzihi Ve Nefhihi Ve Nefsih.”
Ebu Davud 775, Tirmizi 232, Darimi 1/282, İbni Mace 804, Darekutni 1/298, Beyhaki 2/34, Ahmed bin Hanbel Müsned 11473, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2/53
(74) Katade (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Enes bin Malik (Radiyallahu Anh)’ı işittim şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in arkasında namaz kıldım. Ebu Bekir, Ömer ve Osman (Radiyallahu Anhum)’un da arkasında namaz kıldım. Onlardan hiçbirinin ‘Bismillahirrahmanirrahim’i açıktan okuduklarını işitmedim!”
Ali bin Ca’d Ca’diyyât 922, İbni Huzeyme 496, İbni Hibban 1798-1799, Darekutni 1/314,
(75) Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ebu Bekir, Ömer ve Osman (Radiyallahu Anhum) ile beraber namaz kıldım. Onlardan hiçbiri ‘Bismillahirrahmanirrahim’i açıktan okumuyorlardı!”
Ali bin Ca’d Ca’diyyât 1373, İbni Huzeyme 496, İbni Hibban 1798, 1799, Darekutni 1/314, 316
(76) Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazda ‘Bismillahirrahmanırrahim’i okudu ve onu bir ayet saydı. Elhamdu Lillahi Rabbi’l-Âlemini ikinci ayet olarak, Errahmanirrahimi üçüncü ayet olarak, Maliki yevmiddini dördüncü ayet olarak addetti. İyyake Nağbudu Ve İyyake Nesteîni de böyledir, dedi ve beş parmağını bir araya topladı.”
İbnu’l-Münzir el-Evsad 1345, İbni Huzeyme 493, Hâkim 1/232
(77) Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), namazda kıraatini ayet ayet keserek yapardı. ‘Bismillahirrahmanirrahim’ der sonra durur, ‘Elhamdulillahi Rabbi’l-Âlemin’ der sonra durur, ‘Errahmanirrahim’ der sonra durur, Maliki Yevmiddîn... ve bu şekilde kıraatini tamamlardı.”
Hâkim 2909, Ebu Davud 4001, Darekutni 1/307, Beyhaki 2/44, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/302