Nebi: Kureyş’ten Haşim oğlu Abdulmuttalib oğlu Abdullah oğlu Muhammed’dir. Adem oğlu Şit’in sülalesinden, Nuh oğlu Sam’ın sülasinden İbrahim oğlu İsmail (Aleyhisselam)’ın zürriyetinden olmadır.
Annesi: Âmine binti Vehb, Medine’deki Neccar oğullarındandır.
Mekke’de fil senesinde dünyaya gelmiştir. O doğmadan altı ay önce babası vefat etmiştir. O, altı yaşında iken de annesi vefat etmiştir. Önce dedesi Abdulmuttalib sonra da amcası Onun bakımını üstlenmiştir.
Koyun güderdi, okuması yazması yoktu. Bundan sonra da ticaretle meşgul olmuştu. Doğruluğu ve eminliği ile meşhurdu, bu sebeple el-Emîn diye lakaplanmıştı.
Yirmi beş yaşında iken Hatice (Radiyallahu Anha) ile evlendi ve altı çocuğu dünyaya geldi:
Kasım, Abdullah, Zeyneb, Rukıyye, Ümmü Gülsüm ve Fatıma.
Kırk yaşında iken kendisine vahiy inmiş, rasullükle görevlendirilmiş ve Allah’ı birlemeye, O’na ibadet etmeye, isim ve sıfatlarını tanımaya davete başlamıştır.
Mekke’de on üç sene kalarak kavmini Allah’a davet etmiştir. Mekke ehli Ona eziyet ettikten sonra Medine’ye hicret etmiştir. Sonra Mustafa (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) etrafındaki beldelerde de İslam’a davete devam etmiştir. İslam’ın yayılması için birçok elçiler, seriyyeler göndermiş, birçok gazveler yapmıştı.
Bir kere haccetmiş, o hacdan sonra hicri on bir senesinde Medine’de vefat etmiştir. Ebu Bekir (Radiyallahu Anh)’ın kızı olan hanımı Aişe (Radiyallahu Anha)’nın evine defnedilmiştir.
−Orta boylu idi.
−Saçı kıvırcık ve düz değil dalgalıydı.
−Cildinin rengi hafif kırmızıya çalar beyazdı.
−Gözleri siyahtı.
−Kirpikleri uzundu.
−Omuzları genişti.
−Kemikleri iriydi.
−Elleri ve ayakları tombulca idi.
−Öne eğilerek yürürdü.
−İki omzu arasında güvercin yumurtası büyüklüğünde nübüvvet mührü vardı.
−Cömertti.
−Cesurdu.
−Herkes tarafından güvenilirdi.
−İyi geçimliydi.
−Daima tebessüm ederdi.
−Onu gören, yahut meziyetlerini duyan onu severdi.
Onun ahlakı Kur’an idi. Kur’an’ın kızdığına kızar, razı olduğuna razı olurdu. Kendi nefsi için kızmaz ve intikam almazdı. Ancak Allah’ın haramları çiğnenirse, kızardı. Allah’ın salât ve selamı Ona olsun insanların en doğru sözlüsü, en vefakarı, en yumuşak huylusu, en iyi geçimlisi, çadırındaki bakire kızdan daha çok hayalıydı.
Bakışını kaldırmaz, genelde bakışı tefekkür için olurdu. Kötü sözlü ve lanet edici değildi. Kötülüğe kötülükle karşılık vermezdi. Fakat affeder ve bağışlardı. Kendisinden bir şey istendiği vakit ya verirdi, ya da güzel bir sözle karşılık verirdi. Katı kalpli sert mizaçlı değildi.
Hakkı çiğnemediği müddetçe kimsenin sözünü kesmezdi. Hakkı çiğnediği vakit nehyederek sözünü keserdi. Komşusunu korur, misafire ikram ederdi. Vaktini ya Allah için ya da zorunlu ihtiyaçları için harcardı. İyimserliği sever, kötümserliği çirkin görürdü. İki iş arasında muhayyer bırakıldığı vakit günah olmadığı müddetçe en kolay olanı seçerdi.
Kalbi kırık kimselerin ve mazlumun yardımına koşmayı severdi. Arkadaşlarını sever, onlarla istişare eder, onları gözetirdi. Hastalanan kimseleri ziyaret eder, görünmeyen kimseleri davet eder, vefat eden kimseler için dua eder, kendinden özür dileyen kimselerin özrünü kabul ederdi.
Onun yanında hak hususunda güçlü ve zayıf eşitti. Fasihliği ve ağır konuşması sebebiyle konuştuğunda, saymak isteyen, istese kelimelerini sayardı. Şaka yapardı; ancak sadece hak ve doğru söz söylerdi.
1) Allah katından insan ve cin topluluğuna gönderilmiş bir Nebi olduğuna iman etmektir.
2) Cebrail (Aleyhisselam) Kur’an’ı Ona indirmiştir.
3) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dini tam olarak tebliğ etmiş ve risalet emanetini eda etmiştir.
4) Onun şeriatı önceki şeriatların hükmünü kaldırmıştır. Onları terk edip Onun şeriatına uymak farzdır.
5) Nebilerin ve bütün mahlukatın en faziletlisidir. İsra gecesinde Mescid-i Aksa’da Nebilere namaz kıldırmıştır.
6) Ümmidir, Allah Ona hikmeti vermiştir.
7) Nebilerin sonuncusudur ve Ondan sonra ne Nebi ne de vahiy yoktur.
8) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) için şeri hükümlerde ismet sıfatı sabittir.
9) O, Allah-u Teâlâ’nın izni ile kıyamet gününde ümmeti için şefaat edecektir.
10) Sünnetinden sahih olan haberlere inanarak kabul etmek ve onlarla amel etmek vaciptir.
11) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in getirmediği her hangi bir hüküm reddolunmuştur.
12) O, beşerdir, Allah tarafından indirilmiş vahiy olmadan gaybı bilemez.
13) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in getirdiği her hangi bir şeyi yahut Onun yüce şahsiyetini küçümsemek caiz değildir.
14) Her hangi bir sözü veya hükmü, Mustafa (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sözünün veya hükmünün önüne geçirmek caiz değildir.
15) Mustafa (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i ilahlık mertebesine çıkarmak da caiz değildir.
16) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile tevessül etmek caiz değildir.
17) Kabrinin üzerine bina yapmak, kabrini yükseltmek ve mescit edinmek caiz değildir.
18) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den sahih olarak rivayet edilen hadiste geldiği gibi toprak Nebilerin cesedini çürütmez.
19) Allah’ın Kitabında Onun hakkında gelen ve kendinin ifade ettiği hükümlere iman etmek gerekmektedir.
Ey Müslüman kardeşim! Allah-u Teâlâ bize, kendi sevgisinin kazanılacağı en faziletli yolu göstermiş ve şöyle buyurmuştur:
“De ki, eğer siz Allah’ı seviyorsanız, bana uyun ki, Allah da sizi sevsin, günahlarınızı bağışlasın!”
Âl-i İmran 31
“Elbette Allah Rasulünde sizin için güzel örnekler vardır.”
Ahzab 21
Bu ayetler, Onun yoluna uymamızın vacip olduğuna delalet ediyor. Allah’ın salât ve selamı Onun üzerine olsun.
1) Allah-u Teâlâ için niyetimizi halis kılmak.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Ameller ancak niyetlere göredir. Her kişi için niyet ettiği şey vardır.”
Buhari 143
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Allah’a yemin olsun ki, ben günde yetmiş kez Allah’a tevbe edip bağışlanma diliyorum.”
Buhari 6245
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Müminin işi ne acayiptir. Onun işinin tamamı hayırdır; Bu müminden başkası için geçerli değildir eğer ona sevinç isabet etse, şükreder bu onun için hayırdır, eğer ona zarar isabet etse sabreder bu yine onu için hayırdır.”
Müslim 2999/64
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Şüphesiz ki, bir adam doğru söyler, nihayet o kimse Allah katında sıddık diye yazılır.”
Buhari 6070
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Allah kıskanır. Allah’ın kıskanması ise kişinin Allah’ın haram kıldığı şeyleri işlemesidir.”
Buhari 4302
6) Allah’a karşı takvalı olmak.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Ey Allah’ım! Ben senden hidayet, takva, iffet ve zenginlik istiyorum.”
Tirmizi 3717
7) Yakîn ve Allah’a tevekkül emek.
Ömer bin el-Hattab (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
لَوْ أَنَّكُمْ تَوَكَّلْتُمْ عَلَى اللهِ حَقَّ تَوَكُّلِهِ لَرَزَقَكُمْ كَمَا يَرْزُقُ الطَّيْرَ، تَغْدُوا خِمَاصًا، وَتَرُوحُ بِطَانًا
“Eğer siz hakkıyla Allah’a tevekkül etseydiniz, kuşların sabah aç çıkıp akşam (yuvalarına) tok döndüğü gibi muhakkak ki, Allah sizi rızıklandırırdı.”
İbni Mace 4164
8) Allah’ın dini üzere dosdoğru olmak.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Allah’a iman ettim, de. Sonra dosdoğru ol!”
Müslim 62/38
9) Hayır işlemeye acele etmek.
Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Benim Uhud Dağı kadar altınım olsaydı, ondan yanımda bir dinar olduğu halde üzerimden üç gece geçmesini istemezdim! Ancak zimmetimdeki bir borç dolayısıyla ayırıp da onu kabul edecek kimseyi bulmak maksadıyla saklamış olduğum altın müstesnadır!”
Buhari 15/7082, İbni Hacer Fethu’l-Bârî 14/7228
10) Salih amel işlemeye gayret etmek.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“İnsanların en hayırlısı ömrü uzun olup ameli iyi olandır.”
Tirmizi 2431
11) Allah’ın hükmüne bağlanmak.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Allah’a iman ettim de, Sonra dosdoğru ol!”
Müslim 62/38
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Kim bu işimizde olmayan bir şey ihdas ederse, O reddolunmuştur!”
Buhari 2492
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Kim bir hayra delalet ederse, ona hayrı işleyen gibi ecir vardır.”
Tirmizi 2808
14) İyilik ve takva üzerine yardımlaşmak.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Kim Allah yolunda savaşan bir savaşçıyı teçhiz ederse, o savaşmış olur. Kim de savaşçının ailesine hayırlı bir şekilde halef olursa o da savaş etmiş olur.”
Buhari 169
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Sizden hiç kimse kendi nefsi için sevdiğini kardeşi için sevene kadar iman etmiş olmaz!”
Buhari 169
16) İyiliği emredip kötülükten yasaklamak.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Sizden biri bir münker gördüğü vakit, eliyle değiştirsin, eğer gücü yetmezse dili ile değiştirsin. Yine gücü yetmezse kalbi ile değiştirsin, bu da imanın en zayıf olanıdır!”
Müslim 49/78
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Münafığın alameti üçtür; Konuştuğu vakit yalan söyler, vaat ettiği vakit yapmaz ve emanet bırakıldığı vakit ihanet eder.”
Müslim 108/59
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Şüphesiz ki, Allah zalime mühlet verir, onu tuttuğu vakit de bırakmaz kaçırmaz!”
Tirmizi 3309
19) Müslümanlara merhamet etmek ve yardımlaşmak.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez!”
Tirmizi 1987
20) Müslümanların ayıplarını örtmek.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Bir kul bir kulun dünyada açığını örterse, kuşkusuz ki Allah da onun kıyamet gününde açığını örter.”
Müslim 2590/72
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Şefaat edin ecir alırsınız. Allah, Nebisinin dili üzere sevdiği şeyleri hükmedecektir.”
Ebu Davud 5131
22) Kadınlara tavsiyede bulunmak.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Kadınlara tavsiyede bulunun!”
Buhari 3110
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Cebrail bana komşuyu o kadar tavsiye etti ki, hatta onun mirasçı edileceğini zannettim.”
Buhari 6006, 6007
24) Anne ve babaya iyilik etmek, akraba ziyareti yapmak.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa, misafirine ikram etsin. Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa, akraba ziyareti yapsın. Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa, hayır söylesin yahut sussun!”
İbni Mace 3672
25) Alimlere ve fazilet ehli insanlara saygı göstermek.
Ebu Musa el-Eşarî (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Haddi aşmadan, ifrat ve tefrit etmeden yaşlı Müslümana, Kur’an hafızına ve adaletli sultana ikram edip saygı göstermek, Allah’ı yüceltmektendir!”
Ebu Davud 4843
26) Hayır ehli kimseleri ziyaret etmek.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Sadece müminle arkadaşlık et ve yemeğini ancak muttakiler yesin!”
Ebu Davud 4832
27) Salih insanlara eziyet etmekten sakınmak.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kutsi hadiste şöyle buyuruyor:
“Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor; Kim benim dostuma düşmanlık ederse, kuşkusuz ki, ona harp ilan ederim!”
Buhari 6424, İbni Hibban 347
28) Allah’a karşı hüsnü zan beslemek.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Sizden herkes mutlaka Allah’a hüsnü zan besler halde ölsün!”
Ebu Davud 3113
29) Allah korkusundan ağlamak.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Allah korkusundan ağlayan kimse, süt memeye tekrar girmedikçe ateşe girmeyecektir! Allah’ın Yolundaki tozla cehennemin dumanı Müslüman kimsenin burnunda bir arada bulunmaz!”
Tirmizi 2413
30) Dünyada züht ve fakirliğin fazileti.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Sizden daha aşağıda olanlara bakın! Sizden yukarıda olanlara bakmayın! Bu Allah’ın nimetini iyi kavramanız için daha layıktır.”
Tirmizi 2632
31) Kanaatkâr, iffetli ve iktisatlı olmak.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Müslüman olmuş ve rızkı kendisine yetecek kadar olup Allah’ın verdiğine kanaat eden kimse kuşkusuz ki felaha ermiştir.”
Müslim 1054/125
32) Daima ölümü hatırlayıp, uzun emelli olmamak.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Dünyada bir garip yahut yolcu gibi ol.”
Tirmizi 2435
33) Allah’tan korkmak ve şüpheleri terk etmek.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Seni şüpheye düşüren şeyleri şüpheye düşürmeyen şeylere bedel olarak terk et!”
Tirmizi 2637
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Kalbinde zerre ağırlığında kibir olan kimse cennete giremez!”
Müslim 91/147
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“İyilik güzel ahlaktır. Günah ise, nefsinde hissettiğin ve insanların görmesini çirkin gördüğün şeydir.”
Müslim 2553/14
36) Kâfirlere benzemekten sakınmak.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Kim bir topluma benzerse; o, onlardandır!”
Ebu Davud 4031
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Her hangi bir kulu Allah idareci yapar da, o da halkını kandırır halde ölürse, mutlaka Allah ona cenneti haram eder!”
Müslim 142/227
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Haya imandandır.”
İbni Mace 4184
39) Güzel ahlakta örnek olmak.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yemesinde, içmesinde, giyiminde, yürümesinde, konuşmasında, muamelelerinde, namaz, oruç, zekât, hac ve cihad Allah’ın zikri gibi amellerinde örnekti.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) itikat, ibadet, giyim, yeme, içme, muamele, konuşma vb. işlerde kâfirlere benzemeyi yasaklamıştır.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in siretinden ve yolundan bir şeyler öğrendiğimiz gibi ondan sonra insanların en faziletlileri olan ashabından da bahsetmemiz iyi olur. Bu dinin âlemin her köşesine yayılması onların faziletinden kaynaklanır.
Sahabe: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile aynı dönemde yaşayıp Müslüman olarak ölen kimselerdir. Onları Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle diyerek övmüştür:
“Arkadaşlarıma sövmeyin! Muhammed’in canını elinde bulunduran Allah’a yemin ederim ki, siz Uhud Dağı kadar altın infak etseniz onların yaptığına, hatta yarısına bile ulaşamazsınız!”
Ebu Davud 4618
Yine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“İnsanların en hayırlısı benim asrımdır. Sonra onlardan sonra gelenler, sonra onlardan sonra gelenler.”
Hatib Bağdadi 14/241
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Ashabıma sövene, Allah lanet etsin!”
Ebu Davud 4650
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Ebu Bekir cennettedir, Ömer cennettedir, Osman cennettedir, Ali cennettedir, Talha cennettedir, Zübeyr cennettedir, Abdurrahman bin Avf cennettedir, Sa’d bin Ebi Vakkas cennettedir, Saîd bin Zeyd cennettedir, Ebu Ubeyde bin Cerrah cennettedir.”
Tirmizi 3992
Kur’an’ı ve Mustafa (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetini bize nakledenler onlardır. Onlar, şeriatı bizim için korumuşlardır.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şu buyruğu sebebiyle Mustafa (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetini anlama ve uygulamada onların ilmine müracaat etmeye ihtiyaç vardır.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Size gereken benim sünnetime ve raşid halifelerin sünnetine uymaktır. Onlara azı dişlerinizle yapışın.”
Tirmizi 2815
1) Ebu Bekir es-Sıddık (Radiyallahu Anh) Raşid Halifelerin İlkidir.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in arkadaşı ve halifesi, Fil yılından iki sene sonra dünyaya geldi. Kureyş’in reislerinden idi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in söylediği şeyleri tasdik etmeye acele etmesinden dolayı sıddık diye sıfatlandırıldı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun hakkında şöyle buyurmuştur:
“Kimi İslam’a davet ettiysem, mutlaka onun bir duraklama, tereddüt ve düşünmesi olmuştur. Ancak Ebu Bekir müstesna, ona İslam’dan bahsettiğimde hiç gecikmedi ve tereddüt de etmedi.”
Abdullah bin Ömer (Radiyallahu Anhuma)’ya, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zamanında kim fetva verirdi diye soruldu?
O:
−Ebu Bekir ve Ömer (Radiyallahu Anhuma) diye cevap verdi.
Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefatından sonra mürtetlerin karşısında durmuş, onlarla savaşmış ve:
−“Vallahi, namaz ile zekâtın arasını ayırt edenlerle elbette savaşacağım demişti.” Namazda çokça ağlar, malını Allah yolunda çokça harcardı. Hatta Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun hakkında şöyle buyurmuştur:
“Bana Ebu Bekir’in malının fayda verdiği gibi hiç kimsenin malı fayda vermedi.”
İbni Mace 94
Altmış üç yıl yaşadı ve vefat ettiğinde Mustafa (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına defnedildi.
2) Ömer bin Hattab (Radiyallahu Anh) Adil, Faruk.
Ebu Bekir (Radiyallahu Anh)’dan sonra Müslümanların ikinci halifesi olmuştur. Onun hakkında Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Benden sonra Nebi gelecek olsaydı, Ömer olurdu.”
Tirmizi 3931
Ömer (Radiyallahu Anh), İslam’a girdiğinde Allah onunla müşrikler arasındaki zayıf Müslümanları kuvvetlendirdi. Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle demektedir:
−Ömer bin Hattab (Radiyallahu Anh) Müslüman olduğu andan itibaren biz güçlendik. Biz o Müslüman olana kadar Kâbe’de namaz kılamıyorduk. Ömer (Radiyallahu Anh) Müslüman olduğu vakit onlarla savaştı, onlar da bizi bıraktılar biz de Kâbe’de namaz kıldık.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu bazı gazve ve seriyyelerin başına emir yapmıştır. Uhud savaşında Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanında sabit kalanlardandı. Çok takvalı idi, namazda çok ağlardı, mütevazı idi. Ömer bin Hattab (Radiyallahu Anh) şöyle derdi:
−Allah bana rahmet etmezse vay bana vay anama!
Kisraların tahtlarını yıkan, Rum beldelerine korku salan, onları Şam diyarından süren Ömer (Radiyallahu Anh)’dır. Onun zamanında doğuda ve batıda İslam fetihleri gerçekleşmiştir. İnsanlara imamlık yaparken sabah namazında Mecusi Ebu Lülü Allah lanet etsin Ömer bin Hattab (Radiyallahu Anh)’ı şehit etmiştir.
3) Osman bin Affan (Radiyallahu Anh) Sabreden, Şükreden Halife.
Mustafa (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in halifelerinin üçüncüsüdür. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu kızları Rukiyye ve Ümmü Gülsüm ile evlendirmiştir. O, çok ibadet eden, Allah’tan çok korkan, çok takvalı, çok temiz, daima Allah’a bağlı biri idi. Cennetle müjdelenen on kişiden birdir.
Tebük savaşında askeri, 590 deve, 50 at ile teçhiz etmişti de Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun hakkında şöyle buyurmuştur:
“Artık bu günden sonra Osman’a yaptığı şeyler zarar vermez.”
Tirmizi 3947
Hayâ ahlakının en bâriz örneklerindendi. Onun hakkında Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Ümmetimin haya bakımından en şiddetli olanı Osman bin Affan’dır.”
İbni Mace 154
Başka bir hadiste Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Meleklerin bile haya ettiği insandan ben haya etmeyeyim mi?”
Müslim 2401/26
Osman bin Affan (Radiyallahu Anh) ilk defa ümmeti bir Mushaf üzerine toplayan insandır. Hilafetinin sekizinci senesine yaklaşırken evinde öldürüldü. Onun hakkında Hassan bin Sabit (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir:
Secdelerin adresini en karışık işte kurban ettiler,
Geceyi tesbih ederek ve Kur’an okuyarak keserdi,
Sabredin, annem ve doğurduğu size feda olsun,
Bazen çirkin şeylere sabretmek de fayda verir.
4) Ali bin Ebi Talib (Radiyallahu Anh) Cennetle Müjdelenen On kişiden Biri.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in kızı Fatıma ile evlenmiş ve onunla mutlu bir hayat sürdürmüştür. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zamanında fakir olarak yaşamıştır.
Dırar bin Damre el-Kindi O’nun hakkında şöyle demiştir: Vallahi, o kuvvetli, fasih sözlü, adaletle hükmeden, etrafına ilim yayan; hikmetli konuşan, dünya ve süsünden uzak bir kimseydi. Gece ve karanlığında sükun bulur, yemin olsun, her şeyden ibret almaya çalışır, çok tefekkür eder, ellerini sağa sola hareket ettirir, kendi kendine konuşurdu…
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birçok savaşlara katılmıştır. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ali (Radiyallahu Anh) hakkında şöyle buyurmuştur:
“Senin benim katımdaki yerin, Harun’un Musa katındaki yeri gibidir.”
Buhari 3472
5) Zeyd bin Sabit (Radiyallahu Anh) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Vahiy Katibi, Allah’ın Kitabının Hafızı.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun hakkında şöyle demişti:
“Feraizi miras ilmi en iyi bileniniz Zeyd’dir.”
İbni Mace 154
Hendek gazvesine ve Ebu Bekir (Radiyallahu Anh)’ın hilafetinde Tebük gazvesine katılmıştır. Allah ondan razı olsun.
6) Muaz bin Cebel (Radiyallahu Anh) Âlimlerin İmamı.
Onun hakkında Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Haramı helali en iyi bileniniz, Muaz’dır.”
İbni Mace 154
Abid, zahit, namaza âşık, gece namazı kılar ve şöyle derdi:
“Ey Allah’ım! Gözler uyudu, yıldızlar battı, Sen dirisin, Kayyumsun. Ey Allah’ım! Benim cennete isteğim azdır, ateşten kaçışım zayıftır. Ey Allah’ım! Benim için yerine getireceğin bir ahit yap. Şüphesiz ki Sen vadine muhalefet etmezsin.” Şam’da otuz yaşına ulaşmamışken Amvas vebasından vefat etmiştir.
7) Ubade bin Samit (Radiyallahu Anh) Fatih, Mücahid.
Bin adam sayılan bir adam. Ömer (Radiyallahu Anh) onu Mısır’ı fethetmesi için Amr bin As’ın ordusu için yardım olarak göndermişti ve Mısır fethedilmişti.
8) Hamza bin Abdulmuttalib (Radiyallahu Anh) Şehitlerin Efendisi.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in amcası, Allah’ın aslanı ve Rasulünün amcası, süvari, Allah ve Rasulünün düşmanlarına helak edici bir kılıç. Uhud’da şehit olmuştur, Medine’ye defnedildi. Allah ondan razı olsun.
9) Bilal bin Rebah (Radiyallahu Anh) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Müezzini.
Ebu Bekir (Radiyallahu Anh)’ın vesilesiyle Müslüman olmuştur. Müşrikler ona çok büyük işkence etmişlerdir. İşkence altında onlara: ‘Ahad, ahad’ derdi. Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) onu satın alıp Allah için azat etmiştir. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birçok savaşlara katılmıştır. Şam’da vefat etmiştir. Bilal (Radiyallahu Anh) ölümü anında şöyle diyordu: Aksine ne mutlu bana, yarın sevgililere kavuşacağız. Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ve arkadaşlarına.
10) Selman el-Farisi (Radiyallahu Anh) Aslı Mecusi İdi, Hristiyan Oldu. Sonra Müslüman Oldu.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun hakkında şöyle demişti:
“Selman bizden Ehl-i Beyt’tendir.”
İbni Kesir 4/172 Tarih
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birçok savaşlara katılmıştır. Ömer (Radiyallahu Anh) onu Şam’da Medain şehrinin emiri yapmıştır. Abid, zahit, yünden yapılmış kalın elbise giyer, lüks olmayan yemekler yer, adaletli olarak vasat bir yaşam sürdürürdü.
11) Zübeyr bin Avvam (Radiyallahu Anh) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Havarisi.
Savaşların tanıdığı süvari ve ilk Müslümanlardan biri. Ömer (Radiyallahu Anh)’ın kendisinden sonraki halifeyi seçmeleri için oluşturduğu altı kişilik şura heyetinden biri. O cennetle müjdelenen insanlardandır. Eşi Ebu Bekir (Radiyallahu Anh)’ın kızı Esma (Radiyallahu Anha)’dır. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber birçok savaşa katılmıştır. Sıffin savaşında şehit olmuştur.
Bu zatların dışında sahabeler çoktur. Allah hepsinden razı olsun ve kendi gölgesinden başka gölge olmadığı günde arşının gölgesinde onların zümresinde bizi haşretsin.
Sahabeden sonra tabiin gelmiştir. Tabiin: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e iman etmiş, sahabeleriyle aynı dönemde yaşamış ama Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i görmemiş ve iman üzere ölmüş kimselerdir.
Onlar: Said bin Müseyyeb, Urve bin Zübeyr, İbrahim en-Nehai, Hasan-ı Basri, Muhammed bin Sirin, Mücahid, Katade, Şa’bi, Zühri, Ömer bin Abdülaziz vb. birçok kimsedir.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurarak onları tezkiye etmiştir:
“İnsanların en hayırlısı benim asrımdır, sonra onlardan sonra gelenler, sonra onlardan sonra gelenler.”
Buhari 6368
Onlar Tabiini gören, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in tezkiye ettiği üçüncü asrı geçmeyen ve İslam üzere vefat eden kimselerdir. Şeriat ilimleri ve onlara taalluk eden şeyler bunlardan sonra gelen sika âlimler tarafından nakledilmiştir. Allah onları dininin korunması için seçmiştir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Kuşkusuz ki, zikri biz indirdik ve muhakkak ki, onu biz koruyacağız!”
Hicr 9
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de:
“Bu dini her halefin sika olanları taşıyacaktır” buyurmuştur. Kur’an’ı ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetini koruyucu birçok kitaplar onlar tarafından kaleme alınmıştır. Onlar bu ümmetin hayırlı geçmişleridir.
Musannif burada “Mekke’de İbni Cüreyc. Medine’de Malik bin Enes ve İbni İshak. Basra’da Rebi’ bin Sabh, Said bin Arube, Hammad bin Seleme. Kufe’de Süfyan es-Sevri. Şam’da Evzaî. Horasan’da Abdullah bin Mubarek.” gibi bazı imamları zikrederek bu dine hizmet eden bütün salih imamlara işaret etmek istemiştir.
Bu âlimler aynı asrın yetiştirdiği mümtaz kimselerdir. Onlar Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in hadislerini senetleriyle toplayıp yazan ilk kimselerdir. Çünkü hadisler ve eserler tabiinin büyükleri zamanında, zihinlerinin berraklığı, hafızalarının genişliği sebebiyle henüz yazılmamıştı.
Bir de onlar, hadislerin Kur’an’la karıştırılmaması için hadislerin yazılmasını yasaklamışlardı. Beldelerde âlimler çoğalıp harici ve rafızilerden kaynaklanan bid’atler de çoğalınca, hadisler, sahabe ve tabiinin sözleriyle karışık olarak toplandı. Hadisleri senetleriyle bir araya getirip telif eden ilk insanlardır. Allah onlarından razı olsun.