Muska, Nazar Boncuğu ve Cevşen Takmak Şirktir!

(1) Ukbe bin Amir el-Cuheni (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e on kişilik bir heyet/topluluk geldi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dokuzu ile beyatleşti (yani tokalaşrak islam’a girmelerini kabul etti) ve birinden el çekti! Dediler ki:

−Ya Rasulallah! Dokuzu ile beyatleştin, bunu neden terk ettin!? Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Şüphesiz ki, onun üzerinde temime (yani muska/cevşen) var!”

Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o muskayı/cevşeni eliyle kopardı, onun da beyatını kabul etti ve şöyle buyurdu:

مَنْ عَلَّقَ تَمِيمَةً، فَقَدْ أَشْرَكَ

−“Kim, temime (yani muska/cevşen) takarsa, muhakkak ki, Allah’a şirk koşmuştur!”

Ahmed bin Hanbel Müsned 13/19609, Heysemi 5/103, Albânî Silsiletu’l-Ehadisi’s-Sahiha 1/492

(2) Zeynep (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh), çarşıda ihtiyacını gördükten sonra evin kapısına geldiği eve gireceği zaman, yanımızda kendisinin hoşlanmayacağı bir şeyle ansızın karşılaşmamak için öksürüp tükürürdü. Nitekim bir gün Abdullah aynı şekilde eve geldi ve kapının önünde öksürdü. Bu sırada yanımda yaşlı bir kadın vardı, bana humre (denilen bir veba çeşidine) karşı rukye yapardı. Yaşlı kadın Abdullah’ın sesini işitince korkusundan sedirin altına gizlendi.

Abdullah eve gelip yanıma oturdu. Bu sırada boynumdaki ipi görünce, bana:

−Bu ip nedir? dedi. Ben de dedim ki:

−Humreden dolayı onunla bana rukye yapılan bir iptir. Abdullah hemen onu çekip koparıp attı ve şöyle dedi:

−Andolsun ki, Abdullah’ın ailesi şirkten uzaktır! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i şöyle buyururken işittim:

−“Şüphesiz ki, temaim ve tivele şirktir!”

Zeynep (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

−Allah’a yemin ederim ki, bir gün dışarı çıktım, biri bana baktı ve gözümden yaş aktı. Gözümü Yahudi bir kadına okuttuğum vakit yaş akması kesildi! Okutmayı terk ettiğim vakit ise gözümden yine yaş aktı! Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

−O ancak şeytanın işidir! Yahudi sana rukye yapıp sen şeytana itaat ettiğin vakit seni bırakıyor! Sen ona asi olduğun vakit parmağını senin gözüne sokuyor! Eğer sen, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yaptığı gibi yapsaydın daha hayırlı ve şifa bulmaya daha layık olurdun! Gözün ağrıdığı zaman, gözüne suyu serpersin ve şöyle dersin dedi.”

أَذْهِبِ الْبَاسَ، رَبَّ النَّاسِ، إِشْفِ، أَنْتَ الشَّافِي، لاَشِفَآءَ إِلاَّ شِفَاؤُكَ، شِفَآءً لاَيُغَادِرُ سَقَمًا

Duanın Manası “Ey İnsanların Rabbi! Hastalığını giderip, şifa ver. Sen şifa verensin. Senin şifandan başka hiçbir şifa yoktur. Hiçbir hastalık bırakmayacak şekilde şifa ver!”

Ahmed bin Hanbel Müsned 3615, İbni Mace 3530, Ebu Davud 3883

Temaim: Temimenin çoğuludur.

Temime: Nazar boncuğu ve muska demektir. Çocukların veya büyüklerin boyunlarına asılan veya kötülüğü özellikle de göz değmesini gidermesi veyahut da fayda vermesi için ev ve arabaların üzerine asılan boncuk ve kemiktir.

Temime; kulun, istenen ve arzulanan hayırlı işini tamamlanması veya zararı kendisinden savması için boynuna astığı veya edindiği, onda sebep olduğuna inandığı şeydir. Çünkü Allah-u Teâlâ o şeyi ne şer’î, ne de kaderi bir sebep kılmıştır.

O halde temime yani muska ve nazarlık, deriden, kâğıttan, boncuklardan veya ip gibi şeylerden edinilen ve boyun, göğüs, pazu ve bileğe veya evin kapısına ya da arabaya veyahut da herhangi bir yere asılan içerisinde Kur’an, Kur’an ayetleri, sure, zikir ve dualar olan muskalardır.

Bu, bazı kimselerin ishal ve kusma gibi iç hastalıkları gidermesi için karın bölgesine astıkları ve zamanımızda çokça gördüğümüz şeylerdir. Bazı kimseler arabasına ayı veya tavşanın başını koymakta veya arabasının dikiz aynasına boncuklar ve ağaçtan yapılmış tesbihler asmakta veya siyah kayışlar ve iplikler koymakta ve bunların trafik kazalarını savdıklarına, kötülük ve afetlere engel olduklarına inanmaktadırlar.

Bazıları da nazardan korunmak için içerisine küçük göz şeklinde zincir takmaktadırlar. Bütün bunlar, muska ve nazarlıkların tür ve şekilleridir ve hepsi de, eğer bu gibi şeylerin iyiliği sağlama ve zararı savmanın bir sebebi olduklarına inanıyorlarsa, şirktir!

Temime’nin Anlamları

a) Göz değmesini engellemek için boyna takılan bir nesne.

b) Sırma yahut ipe dizilen alacalı, beyazlı, siyahlı boyuna asılan boncuktur.

c) İçerisine sure veya koruma duaları yazılan kolyedir.

d) Çocukların boyunlarına asılan muskadır.

Tivele: Kadını kocasına, kocasını da karısına sevdirdiğini idda ettikleri şeydir. Bu, bir tür sihirdir ve halk arasında muhabbet muskaları diye bilinir. Gerçekte bu, muskanın bir türüdür ve sihirbaz onunla şirki rukye ile rukye yapar. Böylelikle kadını, kocasına, kocasını da karısına sevdirir.

(3) Ruveyfia bin Sabit (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Ya Ruveyfia! Her halde benden sonra hayat senin için uzun olacaktır. İnsanlara haber ver ki; herkim sakalına düğüm atarsa yahut boynuna göz değmemesi için boncuk (ve benzeri şeyler) takarsa yahut hayvan dışkısıyla veya kemikle istinca ederse, Muhammed o kimseden uzaktır!”

İstinca: Tuvalet temizliği.

Nesei 5082, Ebu Davud 36, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/108

(4) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kim, nazar boncuğu veya muska takarsa Allah’a şirk koşmuştur!”

Ahmed bin Hanbel Müsned 4/156, Albânî Silsiletu’l-Ehadisi’s-Sahiha 430, 492

(5) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Efsun yapmak, muska takmak ve muhabbet için okuyup üflemek şirktir!”

Ebu Davud 3883, İbni Mace 3530, İbni Hibban 1412, Ahmed bin Hanbel Müsned 13/19558, Albânî Silsiletu’l-Ehadisi’s-Sahiha 331

(6) Abdurrahman (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

Ben, Abdullah bin Ukeym (Radiyallahu Anh)’ın yanına girdiğimde yüzünde bir kızıllık vardı. Bunun üzerine kendisine:

−Temime (muska/cevşen) takmaz mısın? dedim. Bunun üzerine Abdullah bin Ukeym (Radiyallahu Anh) bana şöyle dedi:

−Temimeden (yani muskadan/cevşenden) Allah’a sığınırız! Kuşkusuz ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

مَنْ تَعَلَّقَ شَيْئًا، وُكِلَ إِلَيْهِ

−“Kim, (kendisine fayda verdiğine veya kendisinden zararı engellediğine inanarak muska, nazarlık ve buna benzer) bir şey takarsa, Allah onu o taktığı şeyle başbaşa bırakır!”

Ahmed bin Hanbel Müsned 13/19612, Tirmizi 2152, Hâkim 4/241, İbni Kani Mu’cem 2/117, Ebu Nuaym Marife 4419, İbni Ebi Asım el-Ahad ve’l-Mesani 2576, İbni Vehb el-Cami’ 674, Beyhakî 9/351, İbni Ebî Şeybe 5/429

(7) Ukbe bin Amir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

مَنْ تَعَلَّقَ تَمِيمَةً فَلاَ أَتَمَّ اللهُ لَهُ، وَمَنْ تَعَلَّقَ، وَدَعَةً فَلاَ، وَدَعَ اللهُ لَهُ

“Kim temîme takarsa Allah onu tamama erdirmesin! Kim boncuk gibi şeyler takarsa Allah onu korktuklarından emin kılmasın!”

Ahmed bin Hanbel 13/19610, İbni Hibbân 13/452, Hâkim 4/240, 463, Ebu Ya’la 3/295, Taberânî 17/297, Taberânî Musnedu’ş-Şamiyyin 234, Tahavî Şerhu Meâni’l-Âsâr 4/325, Beyhakî 9/350

(8) Ali bin Ebi Talib (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

تَعْلِيقُ التَّمَآئِمِ شُعْبَةٌ مِنْ شُعَبِ الْجَاهِلِيَّةِ

“Temîme (muska, cevşen, nazar boncuğu ve benzeri bir şey) takmak cahiliye şubelerinden bir şubedir!”

İbni Vehb el-Cami’ 667

Allâme Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:

“Bu dalalet yani sapıklık, günümüzde bedeviler, çiftçiler ve bazı şehirli insanlar arasında hâlâ yaygın bir durumdadır. Bunun bir benzeri de, bazı şöförlerin arabalarının önlerine ve aynanın üzerine astıkları boncuklardır. Bazıları ise arabasının önüne veya arkasına eski bir at nalı asmaktadırlar!

Yine başkaları evinin veya dükkânının önüne at nalı asmaktadırlar. Bütün bunları, göz değmesini ve nazarı kovmak için yaptıklarını idda etmektedirler. Bunun dışında daha büyük bela ve musibetler de vardır ki bunların da sebebi, tevhidi bilmemek ve tevhide aykırı olan şirki amellerdir.

Zira Nebilerin gönderilmesi ve kitapların indirilmesindeki gaye, putperestlerin amellerinden olan bu gibi şeyleri ortadan kaldırıp yok etmektir. Günümüzde Müslümanların cahil kalmalarını ve dinden uzaklaşmalarını, Allah-u Teâlâ’ya şikayet ederiz!”

Albânî Silsiletu’l-Ehadisi’s-Sahiha 1/490, 492

Cevşen Takmak Şirktir!

Cevşen diye bilinen ve insanların boynuna astığı, Kur’an ve Sahih Sünnette yeri olmayan uydurma bir şeydir! Cevşen, sözlükte “bir tür zırh ve savaş elbisesi” anlamına gelmektedir.

Terim olarak ise; Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e isnad edilip Cevşen-i Kebir ve Cevşen-i Sağir diye bilinen, birbirinden farklı uzun Kur’an ve Sahih Sünnette yeri olmayan bir duanın adıdır. Bu, Kur’an ve Sahih Sünnette yeri olmayan cevşeni şöyle açıklıyorlar. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Cebrail geldi ve bana dedi ki; Ya Muhammed! Sana birkaç kelime getirdim. Bunları senden önce hiçbir Nebiye getirmedim!”

Bu hadis dedikleri şey tamamen uydurma olup asılsızdır! Güya diyorlar ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) savaşta zırhını çıkartıp, cevşeni boynuna asmıştır! Allah (Azze ve Celle)’den biraz olsun korkan böyle bir şey söyleye bilir mi!?

Cevşenle muskanın arasında hiçbir farkı yoktur! Çünkü insanlar, her ikisini de kendilerini kötü şeylerden koruduğuna inanarak takıyorlar! Yoksa neden taksınlar ki!? Kişi vücudunun her hangi bir yerine kendini koruması için her hangi bir şeyi takması şirktir!

Muhammed Salih el-Müneccid şöyle demiştir:

“Bunları takan, Allah’tan başka bu eşyaların da fayda ya da zarar verdiğine inanırsa büyük şirk işleyerek müşrik olmuştur! Şayet onların, fayda ya da zarar gelmesine bir sebep olduğuna inanırsa ki, Allah bunları sebep kılmamıştır o kimse küçük şirk işlemiştir!”