(4) Ömer (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Hafsa (Radiyallahu Anha)’yı Rıc’î Talak ile boşadı sonra ona döndü.”
İbni Mace 2016, Ebu Davud 2283, Nesei 3543, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2077, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 2007
(5) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
“Rifâa el-Kurazi karısını elbette talakı ile boşadı. Kadın ondan sonra Abdurrahman bin Zubeyr el-Kurazi ile evlendi. Bir müddet sonra kadın, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldi ve:
−Ya Rasulallah! Bu kadın Rifâa’nın yanında onun nikahlısı idi. Rifâa onu üç talakın sonuncusu ile boşadı. Rifâa’dan sonra bu kadınla Abdurrahman bin Zubeyr evlendi. Fakat ya Rasulallah! Vallahi Abdurrahman’ın beraberindeki şey ancak şu saçak gibidir, dedi ve kadın cilbabından sarkan bir saçağı eline alıp gösterdi. Ravi dedi ki:
−Bu sırada Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanında oturuyordu, Halid bin Saîd (Radiyallahu Anh)’de hücrenin kapısında kendisinin içeriye girmesine izin verilmesi için bekliyordu. Kadının bu sözlerini işitince Halid (Radiyallahu Anh) dışardan:
−Ya Eba Bekir! Ya Eba Bekir! Şu kadını Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanında apaçık söylediği o sözlerden men etmeyecek misin? diye seslenmeye başladı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’da tebessüm etmenin dışında bir şey yapmadı. Sonra kadına şöyle buyurdu:
−‘Her halde Rifâa’ya dönmek istiyorsun? Fakat sen ikinci kocan Abdurrahman’ın balçığından tadıncaya ve o da senin balçığından tadıncaya kadar bu dönüş olmaz!”
Elbette: Talakı, bain talakın diğer bir adıdır yani aynı manaya gelir. Bu talak kişinin eşine bir daha dönme imkanı olmayan talaktır.
Buhari 6062, Müslim 1433/111, Nesei 6/93, Tirmizi 1118, Darimi 2/161, 162, İbni Mace 1932, İbnu’l-Carud 683, Begavi 2361, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/34, 37, 38, 226, 229, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1887
(6) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Talak iki defadır. (Bundan sonra kadını) ya iyilikle tutmak, ya da güzelce salıvermek gerekir…”
Bakara Suresi 229
(7) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zamanında, Ebu Bekir (Radiyallahu Anh)’ın hilafetinde ve Ömer (Radiyallahu Anh)’ın hilafetinin ilk iki senesinde üç talak bir talak sayılırdı. Ömer bin el-Hattab (Radiyallahu Anh):
−İnsanlar kendileri için teenni olan bir işte acele etmek istiyorlar. Keşke istedikleri şeyi onların aleyhine olarak imza etsek dedi ve onu yani onların acele ettikleri şeyi insanlar aleyhine imza etti.”
Müslim 1472/15, Darekutni 4/46/137, Hakim 2793, Beyhaki 14972
(8) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Bir kimse karısını boşadığında üç veya daha fazla talakla boşamış olsa bile onun için karısına dönüş hakkı vardı. Bu nesh edildi ve Allah-u Teâlâ Bakara Suresi 229. ayetini indirdi:
“Talak iki defadır. (Bundan sonra kadını) ya iyilikle tutmak, ya da güzelce salıvermek gerekir…”
Ebu Davud 2195, Nesei 3556, Hakim 2/205, İbni Cerir 2/276, Beyhaki 7/337, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2080
(9) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) sünnete uygun talak hakkında şöyle dedi:
“Sünnete uygun talak kişi kadını her tuhur döneminde cima etmeksizin bir talak vererek boşar. Kadın üçüncü tuhura erince kocası onu son defa boşar.”
İbni Mace 2021, Nesei 3394, İbni Ebi Şeybe 4/3/1, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2051
(10) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Herkim, Allah’ın emrettiği gibi, sünnete göre boşamak isterse, o kimse kadın hayız olup sonra tuhura erinceye kadar onu gözetleyip beklesin! Yani ona yaklaşmasın! Sonra kadın tuhura erince onu temiz olarak cima etmeden boşasın! İki tane adamı da şahid yapsın! Sonra tekrar hayız olup sonra tuhura erinceye kadar onu gözetleyip beklesin! Bundan sonra o kişi dilerse karısına döner, dilerse bu şekilde karısını boşar.”
Beyhaki 7/332, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2051
(11) Mutarrif bin Abdullah şöyle dedi:
“İmran bin Husayn (Radiyallahu Anh), bir kimse karısını boşar sonra ona döner ve cima ederse; karısını boşarken ve ona dönerken şahid tutmaz ise böyle bir kimsenin hükmü nedir? diye soruldu. İmran (Radiyallahu Anh):
−Sünnete uymayan bir şekilde boşadın, sünnete uymayan bir şekilde döndün! Karını boşarken, ona dönerken şahid tut ve bir daha bu fiile dönme! dedi.”
Ebu Davud 2186, İbni Mace 2025, İbni Ebi Şeybe 4/10/11, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2078
(12) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Herkim, Allah’ın emrettiği gibi, sünnete göre boşamak isterse, o kimse kadın hayız olup sonra tuhura erinceye kadar onu gözetleyip beklesin! Sonra kadın tuhura erince onu temiz olarak cima etmeden boşasın! İki tane adamı da şahid yapsın!”
Beyhaki 7/332, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2051
(13) Ubeydullah bin Abdullah bin Utbe (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Ebu Amr bin Hafs bin Mugire, Ali bin Ebi Talib (Radiyallahu Anh) ile beraber Yemen’e gitmek üzere yola çıktı. Karısı Fatıma binti Kays (Radiyallahu Anha)’ya vekili ile haber gönderip kadının talakından baki kalan bir talakı da kullanarak onu boşadığını bildirdi. Haris bin Hişam ile Ayyaş Ebi Rebîa’ya kadının nafakası ile emrini verdi.”
Müslim 1480/41